Amirallerin gecesi

104 emekli amiralin Montrö’yü savunan ortak bildirisi öyle anlaşılıyor ki, en az birkaç gün gündemin birinci maddesi olacak. Böylece işsizlik, enflasyon, korona virüs vs. ikinci plana düşecek.

İlk yansımalar... Hemen her olaydan sonra iktidar bloğunun bölüneceği umuduna kapılan muhalefet, Amiraller Bildirisi ile bir anda ikiye bölündü. CHP amirallerden yana tavır aldı. Sözcü Faik Öztrak amirallerin bildirisinden darbe iması çıkarılamayacağını kaydetti, “amiraller fikir öne sürmüşlerdir” dedi.

DEVA Partisi ve Gelecek Partisi, bildiriden “darbe iması” çıkardılar. Ahmet Davutoğlu Montrö’nün önemine değinmekle birlikte amirallerin açıklamayı gece yapmasını eleştirdi.

İYİ Parti Genel Başkan Meral Akşener,  bildiriyi “Zevzeklik” olarak niteleyip “İktidar partisine üzerinde tepinme fırsatı doğmuştur” derken  Parti Sözcüsü Yusuf Ağıralioğlu bildiride aynen iktidar mensupları gibi “darbe iması” görenlerden... Genel Başkan Başdanışmanı, İzmir Milletvekili Dr. Aytun Çıray’ın görüşü ise partisiyle tamamen tersti:

“Bir emekli tabip teğmen olarak metnin altına imzamı atıyorum.”

Amiraller bildirisinin ilk imzacısı olan Ergun Mengi’nin de İyi Parti’de yönetici görevinde bulunduğu bildirildi.

Bu olayla kamuoyu muhalefet partilerini daha yakından görmek ve daha iyi tanımak fırsatını buldu... Bu da önemli...

MONTRÖ KİLİDİ

104 amiralin imzaladığı ve Türkiye’de gündemi altüst eden bildirinin odak noktası Montrö Sözleşmesi’dir.

Birkaç gün önce de 126 emekli diplomat aynı konuda aynı doğrultuda bildiri yayımlamıştı.

Montrö, Karadeniz üzerindeki ABD-Rusya çekişmesinin hassas noktası olduğu için önem kazanıyor.

Karadeniz, Rusya’nın sıcak denizlere inme kapısı ve tüm dünyayı ilgilendiren bir enerji ikmal hattıdır.

Rusya’yı batıdan ve güneyden çevrelemek isteyen ABD, Karadeniz’e serbestçe geçmek ve Rusya’nın çıkış kapısını kontrol etmek için Montrö’nün koyduğu kısıtlamalardan rahatsızdır.

Kanal İstanbul da Montrö’yü geçersiz kılma ihtimalinden dolayı tartışma konusu olmaktadır.

Karadeniz’e çıkmak ABD için o kadar önemli ki Yunanistan’ın Dedeağaç Limanı ile Bulgaristan’ın Burgaz Limanı arasında bir kanal açmak dahi NATO’nun gündemine alınmıştır.

Bu dev projeyi başarırlarsa Boğazlar baypas edilecektir.

ABD, Romanya ve Bulgaristan deniz kuvvetlerini güçlendirmeyi de programına almıştır.

Karadeniz üzerindeki çekişmenin artması ve Türkiye’nin iç siyasetine giderek daha da olumsuz yansıması büyük olasılık taşıyor.

AVUKATLAR

Nisan yani dün “Avukatlar Günü” idi. Bir hak arama ve savunma mesleği olan avukatlık, adaletten uzaklaşıldığı için, bu ülkenin en zorlu uğraşlarından biri haline geldi. Avukat aynı zamanda insanların yalnızlığını paylaştığı kişidir. Bakınız, ömrünün 12 yılını hapiste geçiren şair Nâzım Hikmet avukatı İrfan Emin’e astokrişle (adını şiirin baş harfleriyle yazarak) nasıl sesleniyor:

İ yi günlerimde çok eller uzanır ellerime

R esmimi suratımı başköşeye asarlar

F akat demir kapıların her kapanışında üzerime

A rdında taş duvarlarım her kaldığım zaman

N e arayan beni ne soran

E eeehh daha iyi be, bunun böyle olduğu

M innetin ve borçluluğum yalnız sana kalsın

İ yi günlerimde benim unuttuğum insan eli

N asılsın?

KOVİD

Ordu CHP Milletvekili Dr. Mustafa Adıgüzel çarpıcı bir açıklama yaptı. Dedi ki:

- Çin kaynaklı aşının etkinliği konusunda ciddi sorular var. Aşının iki dozunu da olmuş, üzerinden yeterli zaman geçmiş kişiler aşıya rağmen hastalanıyor. Ağır hastalık geçirenler de var. Sadece Ordu Sağlık Müdürlüğü’nde aşılaması tamamlanmış 80 personel geçtiğimiz günlerde Kovid oldu. Bunlardan sadece bir tanesi aşısızdı.

Durum bu kadar vahim mi gerçekten?

Anlaması hiç de zor değil. Hastalanan ve ölen insanların kaçta kaçı birinci ve ikinci aşıyı yaptırmıştır? Bu oranlara bakarak durum saptanabilir.

Bu rakamları geçenlerde Ankara Milletvekili Murat Emir Sağlık Bakanı’na sordu. Yanıt alamadı. Ölenlerin kaçta kaçı aşılı? Aşılananların kaçta kaçı ölüyor? Rakamlar açıklanmalı. Gerçekler bilinmeli.

OYUNCU

Küçükçekmece’de tek başına yaşayan 28 yaşındaki Şükriye Bulgurcu evinde ölü bulunmuş. Güzel ve alımlı bir kız olan Bulgurcu, üniversite sinema-TV bölümünden mezunmuş. Hayalinde dizi oyunculuğu varmış. İddiaya göre, Bulgurcu yediği yemekten zehirlenmiş. Durumu kötü olunca teyzesini arayan Bulgurcu’nun ölümüne gıda zehirlenmesinin sebep olduğu ileri sürülmüş. Neden ambulansı aramamış, bu belli değil. Genç kızın cenazesi Adli Tıp morguna kaldırılmış, sonra Hatay’a götürülüp toprağa verilmiş.

Gazete haberleri bu yönde. Genç kızın yediği yemeğin analiz raporu yok mu? Adli Tıp raporunda ölüm sebebi olarak ne gösteriliyor? Bu bilgiler gazete haberlerinde yer almıyor.

Şüpheli bir ölüm var ortada. 

Adli Tıp raporunu neden kimse merak etmiyor?

MAVİ

İsim babalığını Cem Gürdeniz’in yaptığı Mavi Vatan kavramının iktidar tarafından da benimsenmiş olması önemli bir güç birliği oluşturuyordu. Yunanistan basını Cem Gürdeniz’in adını sık sık anıyor, Mavi Vatan kavramı Atina üzerinde ürkütücü ve caydırıcı bir etki yapıyordu.

İktidar ile amirallerin karşı karşıya gelmesi ve Cem Gürdeniz’in gözaltına alınması bu güç birliğinin bozulması açısından da üzücüdür.