Belediye baskını

İstanbul Mali Şube ekipleri, CHP’li Maltepe ve Silivri belediyelerine baskın yaparak bazı evraklara ve bilgisayarlara el koydular.
Maltepe baskını “senfoni orkestrası ihalesi” ve Silivri baskını çöp ihalesiyle ilgili...
İstanbul Anakent Belediye Meclisi üyelerinden CHP’li Hakkı Sağlam anlatıyor:
- Geçen yıl Sancaktepe Belediyesi denetim komisyonunda görevliydim. Sancaktepe Belediyesi’nin 6 başkan yardımcısı, 21 müdürü, 1 belediye başkanı var.... Kiralanan araç sayısı 75.... Bu araçların nerede kullanıldığını saptayamadık. Buna benzer şekilde 7 ayrı işlemde usulsüzlük saptadık. Muhalefet şerhi koyduk. Kartal Savcılığı’na suç duyurusunda bulunduk. Fakat İçişleri Bakanlığı soruşturma izni vermedi...
Neden? Sancaktepe’nin ne farkı var?
Sancaktepe Belediyesi AKP’li... Başka sebep görünmüyor...
* * *
Hakkı Sağlam daha büyük yolsuzluklara değiniyor...
Sayıştay yaptığı incelemeler sonucu, İstanbul Anakent Belediyesi’nin 2007 yılı için 65 milyon, 2008 yılı için 95 milyon (eski parayla trilyon) fazla veya hatalı ödeme yaptığı kanaatine varmıştır...
2007 yılında yapılan fazla ve hatalı ödemeler için Başkan Kadir Topbaş bugüne dek herhangi bir işlem yapmamıştır. 2008 için de yapmayacağı buradan anlaşılıyor.
Müteahhitlere yapılan kuşkulu ödemeler Maltepe ve Silivri belediyelerindeki yolsuzluklardan kat kat fazla...
Hakkı Sağlam hem 2007 hem 2008’deki fazla ödemeler için suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi telefonda... Sonucu merak ediyoruz...

İleri üniversite!
12 Eylül referandumu sonrası “ileri demokrasi!”ye geçtik ya... Ne menem bir şey olduğunu her gün yeni örneklerle görüyoruz. Son örnek... Fatih Emniyet Müdürlüğü 30 Kasım 2010 günü İstanbul 1. Sulh Ceza Mahkemesi’ne başvurarak İstanbul Üniversitesi’nin Beyazıt’taki fakülte, yüksekokul ve idare binalarında bir yıl boyunca istediği an, istediği kişileri, istediği şekilde arama yetkisi talep ediyor.. Mahkeme, “milli güvenlik, kamu düzeni, genel sağlık, genel ahlak... vs.” ile gerekçelendirilen talebi bir günde kabul ediyor.. Üniversitenin Beyazıt’taki fakülte binalarına asılan karara göre polis suç işlenmesini önlemek amacıyla fakülte girişlerinde şüphelendiği kişileri özel defterlerine kadar arayabilecek. Bunun için üniversiteden herhangi bir yetki talep etmesi gerekmeyecek.
TKP avukatları mahkemenin kararına itiraz ettiler. Hangi gerekçelerle mi?
- Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu’na göre, arama kararı makul bir suç işleme şüphesi bulunan veya suçüstü durumundaki kişiler hakkında belirli bir zaman ve belirli mekânda yapılması şartıyla sınırlandırılmıştır.
- Ortada somut hiçbir şüphe ve sebep bulunmaksızın bir genel arama kararı verilmiştir.
- Bir yıl süreli arama kararı olmaz. Hukukta, ileride ortaya çıkabilecek soyut durumlar açısından arama yapılması gibi bir durum bulunmamaktadır.
Hukuk bÖyle diyor. Bizim ileri demokrasi tersini...

Tutuk
Haberi Milliyet’te okuyoruz...
Ergenekon sanıklarının yargılama süreleri 3 yılı dolanlar tahliye kararı beklerken, Adalet Bakanlığı bu sürenin 10 yıl olduğuna işaret ediyor... Kimi hukukçular ise sürenin 4 yıl olduğu görüşünde...
Kimse kesin bir şey söyleyemiyor...
Dramatik olan ise şu.
Ergenekon davalarını birbiri üstüne koyup mahkemelerin önüne yığmışsınız...
Hukukun egemen olduğu ülkelerde tek celsede bitecek davalar bu ülkede yıllarca sürüyor.
Devlet davaların uzamasından ve insanların mağdur edilmesinden üzülmek...
Hatta tazminat ödemek ne kelime...
Davaların bitmemesinin suçunu tutukluların üzerine yüklüyor. Suçlu olup olmadığı belirsiz insanları aylar hatta yıllarca hapis yatırıyor...
Ya da şu mu?
İktidarın etkisindeki yargı, davaları bitmeyecek şekle sokup muhalifleri bu bahaneyle süresiz hapis yatırıyor.

Soru: Erdoğan’ın grup konuşmasında 27 Aralık tarihini Atatürk’ün Ankara’ya geliş yıldönümü olarak değil de Mehmet Akif’in ölüm yıldönümü olarak anması neyi açığa çıkardı?
Yanıt: Önem verdiği kişiler sıralamasını...
Haldun Ertem

Sezgin!
Partinin Doğu ve Güneydoğu’daki Kürt kökenli vatandaşlarla daha sıcak iletişim kurmasını sağlamak... Böylece partiyi o bölgede güçlendirmek amacıyla CHP’ye önce üye yapılıp ardından PM, onun da ardından MYK’ya alınan... Eski Diyarbakır Baro Başkanı Sezgin Tanrıkulu sizce hangi ilin hangi ilçesinden üyedir?
Bu sorulur mu, herhalde Diyarbakır’dan diyeceksiniz, doğal olarak... Siz öyle demeye devam edin, biz bir dostumuzun bu konuda kulağımıza fısıldadıklarını aktaralım.
“Sezgin Tanrıkulu, CHP Tüzüğü’nün 12. maddesi uyarınca partiye MYK kararıyla alındı. Üye kayıtları sadece ilçelere yapılabildiği için Kemal Kılıçdaroğlu imzasıyla adı hemen o gün İstanbul, Şişli İlçe Başkanlığı’na bildirildi. Sezgin Tanrıkulu, CHP Şişli üyesidir.”

Âkif
Ölümünün 74. yılında anılan Mehmet Âkif Ersoy’un pek hatırlanmayan dizeleri:

Müslümanlık nerde! Bizden geçmiş insanlık bile
Âlem aldatmaksa maksad, aldanan yok, nafile!
Kaç hakiki Müslüman gördümse, hep makberdedir
Müslümanlık, bilmem amma, galiba göklerdedir!

Cübbeli Ahmet Hoca, “Askerlerin aleyhine neden konuşayım?” demiş.
Nedeni var mı hoca? Demokrat olmanın birinci koşulunu yerine getirmek için tabii ki!
Fahrettin Fidan