EFELERİN EFES’İ

Anadolu Efes basketbol takımı Avrupa’nın en büyük basketbol organizasyonu olan Euroleague’de ikinci kez şampiyon oldu.

Üstelik bu başarı ünlü kulüpler basketbole daha büyük paralar yatırırken kazanıldı.

Finalde yendiğimiz Real Madrid’in bütçesi 44 milyon euro, play off’ta elediğimiz Armani Milan’ın yıllık bütçesi 30 milyon eurodur. Efes’in bütçesi ise Real Madrid’in adeta yarısı kadar, yani 25 milyon euro büyüklüğünde.

Başarı, takımı uyumlu oyunculardan kurmak, iyi yönetmek, iyi çalıştırmak, motivasyon vermekten geçiyor.

Efes bu kadroyu dört yıl önce kurdu. Bir yıl final oynadı, iki yıl üst üste şampiyon oldu. Üstelik bu başarıyı adeta bir emekliler takımıyla elde etti. Takımda Simon 37 yaşında, Dunston 35, Beaubois 34, Moerman 34, Pleiss 33, Singleton 33, Andersson 33 yaşında. Başarıda en büyük pay ise koç Ergin Ataman’la birlikte iki süper ve sempatik oyuncuda; Micic ve Larkin. Onlar da Efes’e geldiklerinde böylesi süper oyuncular değillerdi. Burada büyüyüp yıldızlaştılar.

Noktayı koyarken, bu kulübü 1976’dan beri yöneten Anadolu Holding Başkanı Tuncay Özilhan ile zafere katkıda bulunan tüm isimleri kutlayalım. Futbolda bir yıl Barcelona, ikinci yıl Real Madrid’le final oynayıp, iki yıl üst üste Avrupa’nın en büyüğü unvanını aldığımızı düşünelim... Zaferin büyüklüğü sanırız o zaman daha iyi anlaşılır.

BAŞARI

Kulüp yöneticilerine tavsiye...

Rakibiniz başarı kazandığı zaman tebrik edip, kendi sporcularınıza örnek göstermeyi unutmayın

O tak-dirde sizin sporcularınız daha çok çalışır, rakibi yenme şansı elde eder.

Rakip takımı başarısından dolayı kutlamak yerine başarısını yok sayarsanız

Kendi sporcu ve taraftarınıza da bunu telkin ederseniz...

Fanatizmin çukurunda patinaj yapar...

Yerinizde sayarsınız.

SÖZ

“Dans ederken müziğin sesini duymayanlar sizi deli zanneder.”

Nietzche.

EKMEKÇİ

Mustafa Ekmekçi ustamızı ölümünün 25. yılında özlemle anıyoruz.

Darbe dönemleri dâhil her devirde en cesur yazıları yazdı.

Hiç unutmadığım sözüdür:

- Bu cesur yazıları nasıl yazıyorsun, diye sormuşlardı.

- Korka korka, demişti.

YİNE HATALAR

Maltepe mitingini izleyen CHP’liler Kemal Bey’in şu sözlerine takıldılar:

“Diyorlar ki ama CHP de geçmişte böyle yaptı, şöyle yaptı. Evet, hatalar oldu ve evet biz bugün çok mükemmel bir parti iddiasında da değiliz. Ama biz hatalarımızdan ders çıkarmasını bilen bir partiyiz. Siz de, Allah da şahidimdir ki kendimizi geliştirmek ve düzeltmek için çok çaba harcıyoruz.”

Hataların kabulü yani özeleştiri, aydın çevrelerde takdir toplayabilir. Ancak halk katında olumlu etki yapmaz. Çünkü lideri eziklik ve suçluluk duygusu içinde gösterir. “Düzeltmek için çaba harcıyoruz” derseniz, o da hâlâ düzeltememişsiniz anlamına gelir.

Kemal Bey, CHP’nin geçmişteki hatalarını sık sık dile getiriyor. Ancak bu hatalar nedir açıkça söylemiyor. CHP 1923-1950 arasında iktidar olduğuna göre bunlar Cumhuriyet devrinde yapılan hatalardır. Peki, nedir onlar? İktidar CHP’nin yaptığı devrimleri yıllardır “hata” olarak niteliyor. Kemal Bey iktidara mı hak veriyor?
Peki, Osmanlı’nın külleri üzerinde çağdaş Cumhuriyet’i kuran, bir ulusu yoktan var eden, Türkiye’nin dünyanın saygın ülkeleri arasında yer almasını sağlayan CHP’nin sevapları yok mudur? Kemal Bey Cumhuriyet dönemiyle ilgili hiç iyi bir şey anımsamıyor mu? Bunlar da merak ediliyor.

DİĞER YENİ YAZILAR