İTTİFAK DERTLERİ

Muhalefetteki altı parti; CHP, İYİ Parti, Demokrat Parti, Saadet, DEVA ve Gelecek Partisi’nin katıldığı Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem çalışması tamamlandı. Çalışmanın ay sonuna doğru altı liderin katılacağı ortak bir toplantıyla açıklanması bekleniyor.

Bir internet sitesinde yer alan haber göre, ortak açıklamanın tarihi ile birlikte oturma düzeni de konuşuluyormuş. Kemal Kılıçdaroğlu altı liderin katılacağı programda lider veya partilerin alfabetik sırayla oturmasını öneriyormuş. Öneri kabul görürse parti sıralaması CHP, DEVA, Demokrat Parti, Gelecek Partisi, İYİ Parti ve Saadet Partisi şeklinde olurken, liderlerin isimlerine göre sıralama Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan’dan başlayacak. Bir öneri de liderlerin yaş sıralamasına göre dizilmesi. Bu takdirde Karamollaoğlu en başta yer alacak.

***

Gelecek Parti Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Kılıçdaroğlu ve Akşener ile yaptığı görüşmelerde yeni bir ittifak modeli önermiş. Eğer bu model kabul edilirse ittifaka katılabileceklerini bildirmiş. Halen Gelecek Partisi ve DEVA ittifak dışı malum. Davutoğlu, mevcut ittifaka katılırsa AKP’nin bunu “CHP’ye eklemlendiler” şeklinde propagandayla kötüye kullanacağı kanısındaymış. Yüzde 2-3 oya sahip küçük partilerin büyüklerle eşit görünme hevesinin ittifakın kurulmasını ve işleyişini zorlayacağı anlaşılıyor.

TARİKAT KÜLTÜRÜ

Tarikatlar konusunda araştırma yapan Prof. Esergül Balcı, en az 1 milyon çocuğun ve gencin tarikatlarca eğitildiği görüşünü her fırsatta ifade ediyor.   

Acaba bu tür eğitimin çocuklar üzerinde ne gibi etkileri var?

Eğitimcilere göre...

- Tarikatlarda çocuklara ve gençlere teslimiyetçi kültür aşılanır.

- Eğitim, lidere sorgusuz sualsiz inanma ve itaat üzerine kuruludur. Bu yapı bireyin hür düşünce sistemini yok eder.

- Kişinin dünya görüşü, ait olduğu tarikat tarafından şekillenir.

- Tarikatta liderin yönlendirdiği tek tip insan yaratılır.

- Çocuk ve gençler şeyhin karşısında bir şeyi yanlış da bulsa söyleyemez. Çünkü saygısızlık sayılır. Böylece bireylerin ve toplumun sorgulama yeteneğini geliştirmesi, doğrulara yönelmesi önlenir.

Tarikat kültürüne sağduyulu Müslümanlar da karşı duruyor.

ÖNLEM

Tıp öğrencisi Enes Kara’nın  baskılardan bunalarak hayatına kıyması gide gide “Tarikatlar kapatılsın, kapatılmasın” tartışmasına uzandı. Tarikatların kapısı olmadığı için kapatamazsınız! Kapatmak fikri gerçekçi değildir ama şu önlemler pekâlâ alınabilir:

- Kamu kaynaklarından yararlanmasınlar.

- Belediye olanakları sağlanmasın.

- Siyasi partiler tarafından oy deposu olarak kullanılmasın.

- Eğitim alanından ellerini çeksinler.

- Siyasete karışmasınlar.

Tarikatlar siyasilerin hoşuna gidiyor. Çünkü tarikat şeyhini kendilerine çekince binlerce oy kendiliğinden geliyor. Siyasiler bu kolaycılıktan vazgeçsin. Yoksa bu durum düzelmez.

GÖRMEZ

Kadıköy, Beşiktaş, Bakırköy, Beyoğlu kaldırımları kafe, lokanta ve birahanelerin işgali altında. İşgalci esnaf hiçbir kural tanımadığı gibi görme engelli yurttaşlar için çizilen pütürlü (kabartmalı) şeritlerin üzerine de masa ve sandalye koyarak işe yaramaz hale getiriyor

Televizyon ekranında görme engelli bir yurttaşla yapılan röportaja rastgeldik. Gözleri görmeyen bu vatandaş esnafın engelliler için çizilen çizgileri iptal etmesini eleştirdi. Geçenlerde böyle saygısız bir esnafla konuşmuş. Ona demiş ki:

“Neden boşuna dükkân kiralıyorsunuz. Masa ve sandalyeleriniz kaldırımda. Çay ocağını da kaldırıma koyun olsun bitsin.”

Peki, görme engelli vatandaşın gördüğünü gözü açık belediye zabıtaları görmüyor mu? Belli ki göre göre izin veriyorlar.

ATAMAN

O bizim kahramanımızdı. Çalıştırdığı Efes basketbol takımı, geçen yıl bütün takımları geride bırakıp Avrupa şampiyonu oldu. O Avrupa’nın en başarılı koçu ilan edildi.

Ancak bu yıl bir haller oldu. Birkaç hafta önce İstanbul’daki Barcelona maçında hakeme ısrarla uzun uzun itiraz edince sahadan atıldı.

Geçen hafta da İspanya’da yine aynı takımla oynanan maçta hakeme bağırıp çağırmaya başladı. Neye itiraz ettiği belli değildi. Sonunda kendini attırmayı yine başardı.

Bu kadarla kalmadı. Kendisini ıslıklayan İspanyol seyirciye kollarını havaya kaldırarak işaretler yaptı. Meğer geçen yıl kupayı ben kaldırdım, diyormuş!

Takım iki maçta da başa baş mücadele ediyordu. O sahadan atılınca moraller bozuldu, takım iki maçta da yenildi.

Koçun ruhsal kişiliğinde bir denge sorunu baş gösterdi.

Kendi parlak geleceğini kendisi zora soktu.