Martı Procesi!

İstanbul Kabataş İskelesi milyonlarca vatandaşın kullandığı, deniz, demir yolu ve kara yolu ulaşımının merkezlerinden biriydi. 2016 yılında zamanın Belediye Başkanı Kadir Topbaş, transfer merkezi yapıyoruz sloganıyla Martı Projesi’ni başlattı. Projeye göre kıyıya martı şeklinde bir iskele, altına galeriler, otopark, arka tarafına kara ulaşımı için beton tüneller yapılacaktı. Bilim insanlarının, mimarların itiraz ve eleştirileri yok sayılarak proje başlatıldı. Bazıları hakkında dava bile açıldı. Kıyı tahrip edilerek denize ok gibi çıkan beton iskeleler yapıldı. Geri dönüşü olmayan zararlar verildi. Yolcular mağdur edildi. Milyonlar harcandı. Ancak proje hatalıydı. Uygulamada yürümedi. Ve geçen yılın sonunda yine İBB kararıyla iptal edildi. Şu anda yarım kalmış durumda. Enkaz Ekrem İmamoğlu’nun sırtına yüklendi.

Yapılan onca tahribat, harcanan milyonlar ne olacak, hesabını kim verecek derseniz? Ne kimseden hesap soruluyor, ne kimse hesap vermeye niyetli görünüyor!
Diyeceğimiz; ciddi bir proje söz konusu olduğunda bilime, uzmanlara, ustalara daha işe başlamadan kulak vermeli.

Sonra dövünmek işe yaramıyor.

ECEVİT

Kanal İstanbul projesini Bülent Ecevit’in 1994 seçim kampanyasında ortaya attığı konuşulurken... CHP İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak TBMM’de açıklama yaptı, dedi ki:

- O zaman İstanbul’da seçimlerden sorumlu kişi de bendim. Ama tarihi bir olayı burada düzeltmemiz lazım. O zamanlar bize akademisyenler, bilim insanları geldiler. Dediler ki “Bu kanalın verimliliği yok, Montrö tartışmaya açılacak. Bu kanalı siz gündemde tutarsanız, Türkiye’nin başına böyle sorunlar gelir” deyince Sayın Ecevit’le birkaç toplantı yapıldı. Projeden vazgeçildi.

İŞGAL

İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu geçenlerde Edirnekapı’daki Zabıta Daire Başkanlığı’nı ziyaret etti. Burada kendisine İBB’ye ait gayrimenkullerde çok sayıda işgalci bulunduğu anlatılınca: “ İstanbul’u, kimsenin işgal etmesine müsaade etmeyeceğim” dedi, “İstanbul 1922’de işgalden kurtuldu, yeniden işgaline izin vermeyeceğiz” diye ekledi. Esnafın kaldırım işgaline de değindi.

Şu sıralarda özellikle Kadıköy ve Şişli’de esnaf kaldırım işgalinde birbiriyle yarış halindedir. Başkan umarız bir ara bu iki ilçenin çarşılarını şöyle bir dolaşır, durumu gözleriyle görür. Aksi takdirde sözleri havada kalır.

Camilerin düzeni...

Camilerde ayakta namaz kılamayanlar için bir kenara sıralar yerleştirilmeli mi? Diyanet İşleri Başkanlığı buna (muhtemelen kiliselere benzememesi için) izin vermedi. Ayakta duramayanların portatif iskemlelerle saf tutmasını tavsiye etti. Bu konular zaman zaman gündeme gelir. Araştırmacı yazar Ali Rıza Özdemir derine iniyor:

“Atatürk 1928 yılında İstanbul Darülfünunu İlahiyat Fakültesi’nden bir grup bilim insanı tarafından hazırlanan bir reform taslağını reddetti. Gerekçesi bu taslağın ‘İslam’ın özüne aykırı’ olmasıydı.

‘Dini Islah Beyannamesi’ adındaki bu taslakta şu hususlara yer verilmişti:

· Camilere sıralar ve elbiselikler konulmalı,

· Camilere ayakkabıyla girilecek bir düzen yapılmalı,

· Camilere müzik aletleri sokulmalı.

Atatürk, sadece bu taslağı reddetmekle kalmadı, komisyonu da dağıttı.”

SİDNEY

1980 yılında Ermeni teröristlerce şehit edilen Türkiye’nin Sidney Başkonsolosu Şarık Arıyak ve Güvenlik Ataşesi Engin Sever, Avustralya’nın Sidney kentinde mütevazı bir törenle anıldı. Avustralya ilgilileri katili ihbar edene verilecek ödülün 1 milyon liradan 4 milyon liraya çıkarıldığını bildirdiler.

Merak ettik. Bizim şehit diplomatlar Türkiye’de anılıyor mu? Eskiden anılıyordu. Ancak artık özel anma günü düzenlenmiyor, şehitler gününde diğer şehitlerle birlikte anılıyormuş. Şehit diplomatlarımıza Avustralya’nın gösterdiği kadar ilgi gösterilmiyor anlayacağınız...