Simit çorba...

Simit çorba...


Ankara Ticaret Odası Başkanı Sinan Aygün, 9 aylık gazete arşivlerini taramış, Devlet Bakanı Kemal Derviş' in bu süre içinde en çok kullandığı terim ve sözcükleri ortaya çıkarmış.
"Faiz, kur politikası, döviz piyasası, makro ekonomik dengeler, sıkı maliye politikası, Hazine'nin borçlanma maliyeti, borçlanma ihtiyacı, borç anaparası, faiz dışı fazla, Dünya Bankası, IMF, gözden geçirme çalışmaları, performans kriterleri vs."
Sinan Aygün, aynı dönemde halkın en çok kullandığı sözcüklerleri de şöyle tesbit etmiş:
"Geçim sıkıntısı, işsizlik, ekmek kuyruğu, mutfak masrafı, pazar, bakkal borcu, odun - kömür parası, doğalgaz faturası, su faturası, telefon faturası, çocukların defter - kitap parası, maaş, karın tokluğu, ay sonu, simit, çorba, bulgur pilavı, makarna vs."
Arada bir tek ortak sözcük bile yok.

"Üstün insan" kendinden verir; sıradan insanlar başkalarından alır."
Konfüçyüs


Okurumuz yolda "Nevşehir 65, Derinkuyu 36" tabelasını görmüş. 5 kilometre sonra ise "Nevşehir 60, Derinkuyu 30" tabelasına tesadüf etmişti. Nasıl olur da 5 kilometre sonra Derinkuyu 6 kilometre kısalırdı. Soruyu değerli okurumuz Mete Neptün yanıtladı:
"Uzaklıklar tamsayı ile ifade edildiği için 0.5 ve daha büyük küsurat yukarıya, daha küçükler aşağıya yuvarlanır. Örneğin ilk tabeladaki mesafeler: Nevşehir 64.9 km. ve Derinkuyu 35.6 km olabilir.
5.2 km yol aldığınızı düşünün. Nevşehir 59.7 km ve Derinkuyu 30.4 km olacaktır. "

Tszkung, Konfüçyüs’e sormuş:
- Köyünde herkes tarafından sevilen bir insan için ne düşünürsünüz?
- Enderdir...
- Ya herkes tarafından nefret edilen biri için ne dersiniz?
- Bu da enderdir. Daha uygunu; iyiler tarafından sevilen, kötüler tarafından nefret edilen kişidir...

RTÜK üyeleri Salkım Hanım’ın Taneleri’ni izlemiş ve sakıncalı bulmuşlar... Amma "uyarı" cezası vermeleri halinde TRT Yönetim Kurulu’nun görevden alınması gerektiğinden "ağır olur" diye bu cezayı vermemişler! RTÜK Başkanı Nuri Kayış, film özel televizyonda gösterilse 1 gün kapatma cezası verirdik, diye konuşmuş.... Böylece RTÜK hem TRT’yi cezadan kurtarmış, hem de özel televizyonlarda gösterimini önlemiş oluyor. Eğer bunca tartışmadan sonra film halkın önüne çıksa büyük tepkiler alacaktı. TRT kurtarıldı... Filmin büyük hasılat potansiyeline rağmen sinemalarda gösterilmemesi de başka bir muamma tabii...

Ülkede gelişme var!.. 10 yıl önce Tansu Hanım’ın Nanelerini konuşuyorduk... Şimdi Salkım Hanım’ın Tanelerini...
Haldun Ertem


Çocukluğumuzda her yıl Aralık ayının ikinci haftası "Yerli Malı Haftası" idi. Okullarda kuru incir, kuru üzüm, portakal ile kutlanırdı.
Portakalın iyisi İsrail'den gelir olmalı ki "Yafa alma yerli al" diye de bir slogan duyulurdu.
İthal bilinç entelleri hala dalgasını geçer o günlerle..
Sanki ithal muz, kivi, ananas ile toplum çok mutlu oldu...
Sanyi Fransız peyniri ile ekonomi kurtuldu!
Peki ne oldu?
Yıllar içinde "Yerli Malı Haftası" unutuldu.
Her malın yabancısı sevildi, sevdilirdi. Mağaza ve dükkan adları İngilizce, Fransızca, İtalyanca'ya dönüştü. Yabancı marka modernliğin, yerli mal kıroluğun, alaturkalığın simgesi oldu.
Peki sonra ne oldu?
Türkiye üretmeyen, ürettiğini satamayan, yarıdan çoğu işsiz bir ülke oldu gördüğünüz gibi...
Borç parayla ithal malı sigara içen... Ayağındaki külodu "Marks and Spencer" den satınalan... Sıra borçları ödemeye geldi mi çoluk çocuğunun boğazından kesen... Para çıkışmayınca borç ödemek için parça parça memleketi satan zavallı bir ülkeyiz artık...
Fransız bakanlar Fransız otomobiline biner. İngiliz'in etinde "Buy British" yazar. İngiliz Kraliçesi ziyaret ettiği ülkelerde dahi İngiliz otomobiline biner. Her ülke kendi üreticisine saygı duyar. Destekler.
Türkiye'de ise "Yerli malı kullan" sloganı hala dinozorluk sayılır.
Ulusal Sanayici ve İşadamlar Derneği USİAD her türlü aleyhte propagandaya rağmen bu yıl da "Yerli Malı Haftası" nı kutluyor.
Sendikalar ve sivil örgütler nedense oralı değil...
Diyor ki USİAD Başkanı Kemal Özden:
- Eğer adam olmaya, ayağa kalkmaya niyetliysek yerli malına ağırlık vereceğiz. Yerli üretimin önündeki engelleri kaldıracak.. Bir malın yerlisi varsa onu kullanacağız... Ya da işsizlik, üretimsizlik, borç harç içinde sürüenceğiz.