Birlikte çözüm üretmek

Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye başkan adayı Binali Yıldırım ile Bahçelievler’deki seçim çalışmaları sırasında buluştuk.

Sivil toplum örgütleri ile bir araya gelen, vatandaşlarla sohbet eden, minibüsçülerle sorunları masaya yatıran, esnafın dertlerini dinleyen Yıldırım bir yandan çeşitli projelerini anlatırken diğer yandan birlikte çözüm üretmek kavramını sürekli olarak vurguluyor.

Örneğin, minibüsçülerle yaptığı toplantıda, “Sorunu olmayan ölüler ve deliler. Herkesin sorunu var. Burada bu sorunlar açıkça söylendi. Benim de istediğim bu, karnımızdan konuşmayalım, ağzımızdan konuşalım. Konuşarak, anlaşarak her sorunu çözeriz” diyor.

Bir başka mekânda bir araya geldiği gençlere birlikte çözüm üretmek gerektiğini belirtip, sorunun yabancısı olmadığını “Ben de kredi aldım sizin gibi. Bu kredilerin kısa vadede ödenmesi sorun oluyor doğru. Ama bu belediye başkanının yapacağı bir şey değil Ankara ile alakalı. ‘Ankara Ankara duy sesimizi’ diyeceğim” sözleriyle dile getiriyor.

Bir başka toplantıda konu ekonomik sıkıntılara geldiğinde Yıldırım, “İşsizlik var, ekonomik sıkıntı var. Onda da haklısınız ama bunlar geçici şeyler. Unutmayın biz bunu ilk defa yaşamıyoruz. Biz 2008 krizini yaşadık, 17-25 Aralık’ı yaşadık, 15 Temmuz’u yaşadık. Hepsinin üstesinden geldik mi? Yine bu sıkıntıların üstesinden gelecek kadrolar biziz” vurgusunu yapıyor. Ardından da ekliyor: “Konuşarak, anlaşarak her sorunu çözeriz. Çünkü biz 17 yıldır dağ gibi sorunları çöze çöze geliyoruz.”

İstanbul’un Türkiye’nin ekonomisini sırtladığını, İstanbul’un Türkiye için olmazsa olmaz olduğunu dile getiren Yıldırım, buraya tecrübenin gerektiğini söylüyor. O tecrübeye sahip olduğunu, İstanbul’un her ferdiyle ittifaklarının bulunduğunu vurgulamayı ihmal etmiyor.

Birlikte çözüm üretmekİşte tam bu noktada HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli’nin açıklamaları ile başlayan tartışmalar gündeme geliyor. Yıldırım öncelikle Kürt seçmenden HDP dışında en çok oyu alan partinin AK Parti olduğunu hatırlatıyor. Sonra da “HDP’ye oy veren Kürt seçmenden de oy alacağım. Onun da İstanbul’un geleceği için düşünceleri var. Her şeyden önce HDP aday göstermedi onları bağlayacak bir aday da yok. Ben İstanbulluların tamamının adayıyım” diyor.

Yani bir kez daha birlikte çözüm üretmenin gerekliliğine vurgu yapıyor.

“16 yıl boyunca bunu hep söyledim Anamıza babamıza biz karar vermiyoruz ki? Doğuştan gelen kimliğimiz bizim kimliğimiz ve onurumuzdur. Herkes onur duysun, gurur duysun” dedikten sonra şu hatırlatmayı yapıyor: “Cumhur İttifakı’nın adayıyım ama herkesten oy istiyorum. CHP’lilerden de istiyorum HDP’lilerden de. Hep söylüyorum. Biz yerel seçim yapıyoruz. İstanbullu hizmete oy verecek. Biz hizmetlerimizi, projelerimizi planlarken etnik kimliklerine, inançlarına, kime oy verdiklerine bakmadık…”