Hayat kurtarma fırsatı

Emre, 9 yaşında bir ilkokul öğrencisi. Ama küçük yaşına rağmen bedeninde en ağır yüklerden birini taşıyor.

Doktorlar, Emre’ye lösemi teşhisi koydu. Yaşaması, ilik nakli olmasına bağlı.

Ne yazık ki birinci derece yakınlarından tam olarak uygun bir donör tespit edilemedi.

Ardından kritik bir arayış başladı. Güney Kıbrıs, Almanya ve Türkiye’den uyumlu donörler bulundu.

***

Ama talihsizlikler yaşandı. Almanya ve Güney Kıbrıs’taki iki adaya, verdikleri iletişim bilgilerinden ulaşılamadı.

Bir Alman donör de yaşı büyük olduğu için doktorlar tarafından uygun bulunmadı. Türkiye’deki bir donör de son anda yardımı reddetti.

Emre’ye, son çare olarak babasından ilik nakli yapılacak. Ama babasının uyum oranı 10’da 5.

Bu hafta yapılacak operasyonla nakil gerçekleştirilecek. Tam uyumlu donörlere göre kısmi vericiden nakilde tedavi şansı daha düşük.

Ama ailesi, Emre’nin fazla zamanı kalmadığı için bu yöntemi deniyor.

Emre’nin, felsefe öğretmeni olan babası Ömer Faruk Çatal’ın bu konuda çok önemli bir çağrısı var.

Böyle zorlu bir hastalıkla mücadele ederken ailelerin donör bulma konusunda yalnız bırakıldığını vurgulayan Çatal, şu mesajları veriyor:

“Türkiye’de 1500 lösemi hastası, donör bekliyor. Almanya’da, sisteme kayıtlı 2 milyonun üzerinde donör var. Türkiye’de ise 310 bin.

Almanya’da bize 2 günde uygun bir donör bulunduğu yönünde dönüş oldu. Kendi ülkemizde ise bekleyişimiz 80 gün sürdü.

Oysa böyle hayati bir konuda çok daha yaygın bir sistem kurulabilir. Örneğin, askerlik yapan herkesten örnek alınarak sisteme işlenebilir.

Ya da yeni doğan her bebekten alınan örnek, sisteme eklenebilir.

Bunlar benim bulduğum yöntemler. Araştırılırsa, çok daha fazla yöntem bulunabilir.

İnsanlarımız daha fazla bilinçli olmalı. Sağlık Bakanlığı, yetkili makamlar ve hastaneler, çocuk kadar donörün sağlığını da önemsiyor.

Emre için başlattığımız kampanyamız sürüyor. Bizim için artık geç ama diğer çocuklara umut olabilir. Çünkü, yaşam bekleyişi çok zor.

Donörlerden olumsuz haber alınca yaşadığımız hayal kırıklığının tarifi mümkün değil.” Hepimizin elinde bir çocuğun hayatını kurtarma fırsatı var.

Hem de bunu yapmak; Kızılay’a başvurup, donör olup sisteme kayıt yaptırmak kadar kolay.

Bunun mazereti yok.

Hayatta bundan daha önemli yapacak ne işimiz olabilir ki?