Aronofsky’nin en cesur filmi

Siyah Kuyu” ve “Bir Rüya için Ağıt”ın da aralarında olduğu filmlerle Amerikan sinemasının özgün isimleri arasında yerini alan Darren Aronofsky, yeni filmi “anne! / mother!”la “Siyah Kuğu”dan sonra bir kez daha gerilim türüne dönüyor. Film, Venedik Film Festivali’ndeki gösterimin ardından “ya sev ya nefret et” yapıtları arasındaki yerini aldı. Bunun nedeni ise cesareti ve iddiası.

Film, bir şair (Bardem) ve onun yanan evini yeniden inşa eden genç eşinin (Lawrence) sakin hayatlarıyla açılıyor. Bir gün eve gelen bir adam (Harris) ve ertesi gün gelen eşi (Pfeiffer) bu sakin yaşamı alt üst eder. Şair, yaratım krizlerini bu yeni ziyaretçilerle aşarken eşi durumdan hiç memnun değildir.

Filmin metni birçok okumaya açık bir yapıda. Aronofsky’nin de aralarında olduğu yaratıcılar üzerine inşa edilmiş olarak görülebilir. Ama daha işleyen bir okuma Aronofsky’nin daha genel bir dünya yaratım sürecini İncil referansları üzerinden yeniden kurduğu. Filmin senaryosunun iddiası bir yana Aronofksy’nin kariyeri açısından ilginç olan filmin kaotik final bölümünde elini hiç korkak alıştırmadan yakaladığı sertlik ve cesaret. Diğer bir deyişle Amerikan sinemasının uzun süredir güvenli seçimlerle ve formüllerle ilerleyen filmlerine benzememesi. “anne!” söyledikleriyle ve yarattığı hislerle tartışma yaratmaya açık. Ama Aronofsky’nin güvenlik sınırlarını umursamadan aşması “anne!”yi yılın en ilginç filmlerinden biri yapıyor, orası kesin.

Haftanın diğerleri

Aronofsky’nin en cesur filmi

“Kurtlar Vadisi”nin film uyarlamalarının dördüncüsü “Kurtlar Vadisi Vatan” adını taşıyor. Yönetmen koltuğunda Serdar Akar’ın oturduğu film, Polat Alemdar ve ekibinin 15 Temmuz gecesi yaşadıklarına odaklanıyor. Haftanın diğer bir yerli filmi Tolga Baş’ın yönettiği, başrolünde Çetin Altay’ın bulunduğu komedi “Firardayız”. İlker Savaşkurt’un imzasını taşıyan ve hapishanede tecavüz suçlularının bulunduğu bir koğuşta geçen “Damat Koğuşu”nun oyuncu kadrosunda Barış Atay ve Caner Erdem var. Yunus Ozan Korkut’un yönettiği ve belgesel türündeki “Benim Varoş Hikayem” ise Adana’dan insan manzaraları sunuyor.

“Lego” animasyon serisinin üçüncü halkası “Lego Ninjago Filmi / The Lego Ninjago Movie”, Charlie Bean, Paul Fisher ve Bob Logan’ın imzasını taşıyor.

Fransa yapımı komedi “Ay’ın Sırrı / Moonwalkers”, Antoine Bardou-Jacquet’in ilk filmi.

Korku başyapıtına 40. yıl hediyesi

Aronofsky’nin en cesur filmi

İtalyan yönetmen Dario Argento’nun korku sinemasının seyrini değiştiren korku başyapıtı “Suspiria” bu yıl 40 yaşında ve bir gün yaşlanmadı. Nitekim bu hafta gösterime giren restore edilmiş kopyası sinema severlere zamanın filme dokunmadığını kanıtlamayı bekliyor. Olaylar Argento’nun sanat tasarımıyla göz kamaştırdığı bir bale okulunda geçiyor ve yeni bir öğrencinin gelmesiyle yaşanan dehşeti konu alıyor. Argento’nun kurduğu dünyanın eşsizliğiyle korku sinemasının en değerli yapıtlarından birini yaratmıştı.