İddiasının altında ezilen bir aksiyon

“Tenet”te, Christopher Nolan’ın kendi iddiasının üzerine bir de pandemide kapalı olan sinemaları kurtarma iddiası ekleniyor. Zaman kuramlarına dayanan casusluk filminde Nolan ya kendisinden ya da izleyicisinden çok şey bekliyor

Christopher Nolan ve sıradan bir proje mi? Bu, hiç olmadı. “Inception/Başlangıç” ve “Interstellar/Yıldızlararası” ile bir ruh kardeşliğine sahip yeni bilimkurgu aksiyonu “Tenet” ise Nolan’ın hesap etmediği sıra dışı yeni bir iddiayı da taşıyor: Pandemi sonrası sinemalarda yaşanan durgunluğu sonlandıracak büyük gişe filmi! Bu gerçekleşebilecek mi? Dünyanın dört bir yanındaki izleyicilere bağlı. Bu bilinmezi bir kenara bırakıp film, kendi iddialı metnini ve aksiyonunu nasıl taşıyor diye bakmadan önce, sır gibi saklanan hikâyeyi ve sürprizleri ele vermeden özetleyelim: Denzel Washington’ın oğlu John David Washington tarafından canlandırılan Kahraman adlı ana karaktere Üçüncü Dünya Savaşı’nı önleme görevi verilir. Gelecekten gelen bir teknoloji, Dünya’nın sonunu getirme potansiyeli taşımaktadır. Kahraman’ın elinde fazla ipucu yoktur: “Tenet” kelimesi ve bir el hareketinin rehberliğinde, bu teknolojinin izini sürer. Görevini yerine getirmeye çalışırken Neil adlı başka bir casusla tanışır. İkili, fizik ile zaman kuramlarının da devreye girdiği bu bulmacayı çözerken yolları, Hindistan’da bir silah tüccarına da, Sovyetler döneminin gizli bir şehrinden çıkmış Rus oligark Andrei Sator ile eşi Kat ve oğluna da uzanır.


İddiasının altında ezilen bir aksiyon


Casusluk komplosu

Ana akım sinemayı, izleyicisinin çözmesini istediği bulmacalarla birleştiren ve bu yüzden özel bir yer edinen Nolan’ın filmleri, metninin gizlerini izleyicilere anlatan karakterler ve anlarla dolu, bu kaçınılmaz: “Yıldızlararası”nda kara deliğin anlatıldığı bölümlerini hatırlayalım veya “Başlangıç”ta DiCaprio’nun karakterinin rüya mimarisi üzerine ders niteliğindeki gezintilerini... “Tenet”de soluk aldırmayan aksiyon sahneleri ve çözülen casusluk komplosu arasında bu açıklamalara ihtiyaç duyuyor.

Metin yok oluyor

Ancak bu kez, Nolan, ses kadar sessizliğe de ihtiyaç duyulduğunu hesaba katmıyor ve “Yıldızlararası” ile “Başlangıç”ta yakaladığı dengeyi tutturamıyor. Yönetmenin çağa dair yakaladığı yaklaşan kıyamet ve insanlığın kendisinden sorumlu olduğuna dair üzerinde durulması gereken fikirleri, koşturmanın arasında kendilerini dinletemiyor. Hiç sessizlik olmayınca müzik duyulmuyor. Aksiyonun, komplonun akışına kapılıp metne aldırmamak da bir seçenek değil! Nolan’ın uzun yıllar üzerinde çalıştığı, filmin aksiyon yapısını da taşıyan şimdi ile gelecek arasındaki komplo, göz ardı etmek için çok baskın, anlaşılmak içinse çok uçucu. Kâğıt üzerinde işlediğine şüphe olmayan iddialı metin, filmin temposu içinde yok oluyor. Adından başlayarak kurulan palindromik yapı, filmin tadını çıkarmak için çok hızlı geçip gidiyor. Nolan, bu kez ya kendisinden ya izleyicisinden çok şey bekliyor.

İddiasının altında ezilen bir aksiyon



“Tenet”

Yönetmen: Christopher Nolan

Oyuncular: John David Washington (Kahraman), Elizabeth Debicki (Kat), Robert Pattinson (Neil), Kenneth Branagh (Andrei Sator), Aaron Taylor-Johnson (Ives)

Senaryo: Christopher Nolan

Görüntü Yönetmeni: Hoyte Van Hoytema

Müzik: Ludwig Göransson