Nil Kural

Nil Kural

nil.kural@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

2010’da gişede çok başarılı olan “Titanların Savaşı”nın devamı, tanrılar arasında aile çatışması üzerine kurulmuş

İnsanlık yine tehlikede

Filmde Zeus’un oğlu Perseus’u Sam Worthington canlandırıyor.

İlk filmde Kraken adlı canavarı alt eden Zeus’un yarı tanrı oğlu Perseus’u filmin başında inzivaya çekilmiş, günlerini oğluyla ilgilenip balıkçılık yaparken görüyoruz. Derken bir gün babası Zeus onu ziyaret ediyor ve insanların tanrılara ibadet etmedikleri için güçlerini kaybettiklerini anlatıyor. Zeus bu durumun yer altında Hades gözetiminde tutuklu olan babaları Kronos’un serbest kalması anlamına geleceğini, bunun yalnızca kendileri için değil, insanlık için de bir felaket olacağını söylüyor. Ancak Perseus tanrılara yardım etmeyi kabul etmiyor. Poseidon ve Zeus yer altına indiklerinde Hades ve Ares’in Cronos’u serbest bırakacaklarını öğrenerek ihanete uğradıklarını anlıyorlar. Perseus’un, oğlunun ve insanlığın geleceği için bir kez daha mücadele etmesi gerekiyor.
“Los Angeles”ın yönetmeni John Liebesman’ın imzasını taşıyan film, ticari bir eğlence yapımı olarak temellerini tanrılar arasında süren aile çatışmaları üzerine kuruyor. İnsanlığı, kendi meseleleri yüzünden birbirine giren tanrıların gazabından korumak da yine tanrısal bir güç taşıyan baş kahramanımıza düşüyor. 3D çalışmasında bir sorun olmamasına rağmen nefes aldırmayan ve adeta ambale eden aksiyonun sinemadan çıktıktan sonra akılda kalacağını söylemek güç..

Haberin Devamı

“Titanların Öfkesi / Wrath of the Titans”
Yön.: Jonathan Liebesman
Oyn.: Sam Worthington (Perseus), Liam Neeson (Zeus), Ralph Fiennes (Hades), Edgar Ramirez (Ares), Toby Kebbell (Agenor), Rosamund Pike (Andromeda)
Sen.: Dan Mazeau,
David Johnson
Gör.: Ben Davis
Müz.: Javier Navarrete

“Büyük Mucize”

‘Yeşil’ aile filmi

Başrollerini Drew Barrymore ve John Krasinski’nin paylaştığı aile filmi “Büyük Mucize / Big Miracle”, Kuzey Kutup dairesinde mahsur kalan bir gri balina ailesinin kurtarılma çabalarını konu alıyor. Kurtarma gönüllüleri ise Barrymore tarafından canlandırılan Greenpeace üyesi Rachel ve muhabir eski sevgilisi Adam’dır (Krasinski). “License to Wed” (2007) ve “He’s Just Not That into You”nun (2009) yönetmeni Ken Kwapis’in imzasını taşıyan film, çoğu eleştirmenden geçer not aldı.

Haberin Devamı

“Pamuk Prenses’in Maceraları”

Pamuk Prenses ülkesi için savaşıyor

Çarpıcı görsel anlatımıyla öne çıkan yönetmenlerden Tarsem Singh (“Immortals”, “The Fall”) yeni filmi “Pamuk Prenses’in Maceraları / Mirror Mirror”da bilindik Pamuk Prenses masalına el atıyor.
Bu modern uyarlamada da kötü kraliçe (Julia Roberts) Pamuk Prenses’i (Lily Collins) kıskanır ve ülkenin başına geçmesini istemediği için ölüme gönderir. Ancak hayatı Kraliçenin hizmetkarı tarafından bağışlanan Pamuk Prenses, ormanda Yedi Cüceler ile tanışır. Ormana gönderilmeden önce Pamuk Prenses yakışıklı prensiyle de (Armie Hammer) tanışmıştır. Ancak Kraliçe onunla kendisi evlenmeyi ve prensin ülkesinin zenginliğinden yararlanmayı planlamaktadır. Pamuk Prenses, Yedi Cüceler’le birlikte krallığı ve prensi için savaşmaya başlar.
Tarsem Singh’in filminin görsel yönünün hayal gücünü zorlayan bir ilginçlikte olduğu inkar edilemez. Ancak aynı şeyi kafası karışık metin için söylemek mümkün değil. Singh çocuk filmi yapmak ile savaşan bir prensesle masalı yapıbozuma uğratmak arasında kalmış gibi. Filmin son sahnesini Bollywood filmi finaline dönüştürerek yaptığı absürt dokunuşları filmin geneline yaysa, daha matrak bir film ortaya çıkacakmış ama bundan kaçınmış. Görselliğini bir yana bırakırsak, karşımızdaki tuhaf ve bir yere ait olmayan hibrit bir modern Pamuk Prenses uyarlaması.

Haberin Devamı

“Kaos: Örümcek Ağı”

Komplonun tam ortasında

“Musallat”ın yardımcı yönetmeni Cem Gül’ün ilk filmi “Kaos: Örümcek Ağı”nın başrollerinde Gökhan Mumcu, Rojda Demirer ve Cemal Hünal var. Aksiyon türündeki film, özel efektlerinden oyunculuklarına, senaryosundan karakterlerine kadar türünün en dipteki örneklerinden biri.

“Şansa Bak”

Kanserin mizahı ve dramı

İlk filmi “All the Boys Love Mandy Lane” ile dikkat çeken yönetmen Jonathan Levine, yeni filmi “Şansa Bak / 50/50”de, kanser hastası Adam Lerner’ı (Joseph Gordon-Levitt) odağa alıyor. 27 yaşındaki gazeteci Lerner, kansere yakalandığını öğrenir. Bu hastalık, kız arkadaşı Rachael (Bryce Dallas Howard), en yakın arkadaşı Kyle (Seth Rogen) ve Alzheimer hastası babasına bakan annesi Diane (Anjelica Huston) ile ilişkilerini alt üst eder. Lerner’ın ihtiyaç duyduğu destek, hayatına hastalığı nedeniyle giren genç terapist Katherine McKay’den (Anna Kendrick) gelecektir.
Levine, bağımsız filminde hem dram hem komedi yönü olan bir anlatımı tercih ediyor ve finalde dramın dozunu artırmasına karşın iyi bir denge tutturuyor. Oyuncu kadrosunun performansları da üst düzeyde.