Sinema sanatının virüsle imtihanı

Koronavirüs salgını nedeniyle ertelenen vizyon filmleri ve festivaller, kapalı salonlar, duran setler... Koronavirüs, kolektif bir sanat olan sinemaya büyük bir darbe vursa da, sinema dünyası alternatif çözümlerle üretimine ve yoluna devam ediyor...

Sinema salonların kapanması, festivallerin ve filmlerin vizyon tarihlerinin ertelenmesi ve setlerin durmasıyla sinema sektörü koronavirüs salgınından çok etkilendi. Peki sektör bu durumla nasıl ve hangi yöntemlerle başa çıkıyor? Festivalleri projelerinden yönetmenlerin paylaşımlarına sanal market projelerinden paylaşıma açılan filmlere sinema dünyası felç geçirmiş değil, alışılmadık ve farklı yollarla sinema severlere ulaşıyor.

Festivaller...

Sinema sanatının virüsle imtihanı


Bu dönemde dünyanın dört bir yanından festivallerin ertelenme haberleri geldi. Tribeca’dan Sofya’ya İstanbul’dan Selanik’e festivaller uzun sürede hazırladıkları seçkilerini izleyicileriyle buluşturamıyor. Ancak sessizce salgının kontrol altına alınmasını beklemiyor, izleyicilerine karantinada da ulaşmaya çalışıyorlar. Örneğin New York’un önemli festivali Tribeca, seçkisindeki filmlerden bir bölümünü basın ve sinema profesyonellerine açma kararı aldı. Bu, filmlerin eleştirilerinin yazılmasına ve dağıtımcıların bu filmlerin haklarını satın almasına olanak sağlayacak. Selanik Film Festivali’nin George Perec’in “Species of Spaces” kitabından yola çıkarak “Spaces” adını alan projesi hem sinemacıların yaratımını desteklemesi hem de izleyiciyle buluşturması açısından heyecan verici. Aralarında Jia Zhangke, Ildikó Enyedi, Radu Jude ve Türkiye’den Tarık Aktaş’ın da olduğu yönetmenler evlerinde üçer dakikalık kısa filmler çekip festivalin sunduğu online imkanla paylaşıma açıyorlar.

10-21 Nisan tarihlerinde düzenlemesi planlanan ve ertelenen İstanbul Film Festivali ise MUBI üzerinden yakın dönemde festivalden ödülle dönmüş 12 filmlik bir seçkiyi takipçileriyle paylaşıyor. Aralarında Eskil Vogt’un “Körlük / Blind”, Pelin Esmer’in “İşe Yarar Bir Şey” ve Bruno Dumont’nun “Camille Claudel, 1915”inin de olduğu 12 film, MUBI’nin 30 günlük deneme süresinden yararlanılarak ücretsiz izlenebiliyor. Ertelenen 18. Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali’ni seçtiği filmleri online olarak kadınlarla buluşturuyor. Filmmor ekibi paylaşımla ilgili “Kadınların sinemasının bir başka hayrı daha, hepimize iyi gelsin” diyor.

Yönetmenler ve film üretimi

Festivaller ve gösterimlerde bir araya gelemeyen yaratıcılar ve izleyiciler, sosyal medya üzerinden buluşmayı sürdürüyor. Yönetmenlerin paylaştıkları film önerileri, onların ilhamları, keşifleri ve bazen de ‘suçlu zevkleri’ni öğrenmeye vesile oldu. Ketumluğuyla bilinen Jean Luc Godard, sosyal medya üzerinden salgın dönemini yorumladı. Pedro Almodovar, karantina günlüklerini İspanyol gazetesi El Diario’da yayınlamaya başladı. Altın Palmiyeli Apichatpong Weerasethakul, bahçesindeki erik ağacı üzerinden yaşam ve ölüm döngüsünü konu alan bir metin kaleme aldı. Bu örnekler, yaratıcıların yeni filmlerinin yerini tutmaz ama şurası kesin: Yönetmenler iç dünyalarını farklı yollarla takipçilerine açıyorlar. Üretimin gelecekte devam etmesi içinse çözüm sanal buluşmalarda... Cannes’ın sinema üretimi için büyük önem taşıyan film marketinin dağıtımcıların da desteğiyle sanal bir modelle denenmesi söz konusu. İstanbul Film Festivali’nin yapım platformu Köprüde Buluşmalar’da önümüzdeki günlerde yönetmenler ve yapımcılar yüz yüze değil ama online olarak bir araya gelecek.

Sinema salonlarına destek

Sinema sanatının virüsle imtihanı


Bağımsız sinema salonlarının bu zorlu dönemde ayakta kalabilmesi bu dönemden sonra kolektif film izleme deneyimine dönülebilmesi için önemli. Salonlara destek festivaller ve dağıtımcıların projeleriyle mümkün. Bu konuda ilk harekete geçenlerden biri Göteborg Film Festivali’ydi. Dağıtımcılarla bir araya gelen ve yakın dönem sanat filmlerinden oluşan bir seçkiyi kendi platformu üzerinden erişime açan festival, izleyicilerin bilet paralarının yarısını bağımsız salonlara aktaracağını açıkladı. Üstelik salon seçme seçeneğiyle... Buna benzer bir projede Türkiye’de de hayata geçirildi. Başka Sinema, aralarında 56. Antalya Film Festivali’nin ödül şampiyonu “Bozkır”, Dardenne Kardeşler’in Cannes’dan En İyi Yönetmen Ödülü’yle dönen “Le Jeune Ahmed - Genç Ahmed”i gibi vizyona girmemiş filmleri Blu TV üzerinden gösteriyor. Bilet ücretinin bir bölümü de Başka Sinema’nın bağımsız salonlarına aktarılıyor.