En iyisi yolculuğun mavisi

6 Haziran 2020

Gönlümüzce gezebileceğimiz günler gelene kadar ruhunuza çok iyi gelecek bir yaz tatiline ne dersiniz? Peki, maviliklere karadan değil de denizden bakmaya? Evet, Mavi Yolculuk bu günlerde belki de en iyi tatil seçeneği

Mavi Yolculuk denilince akla ilk gelen Bodrum’dur genelde. Bugün Bodrum ve Mavi Yolculuk denildiğinde insanların işin özünü ıskaladığını düşünüyorum. Ama Bodrum’a ömrünü adayan Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir Kabaağaçlı’yı ve Azra Erhat’ı okuyan herkesin bakış açısının değişeceğine eminim. Mavi Yolculuk’u da, Mavi Yolculuk geleneğini de başlatanlar onlardır! Halikarnas Balıkçısı’nın öncülüğünde; Azra Erhat ile Mavi Yolculuk’un isim babası Sabahattin Eyüboğlu, Bedri Rahmi Eyüboğlu gibi Türkiye’nin entelektüel pek çok ismi, Anadolu’nun Ege kıyılarındaki doğal ve kültürel güzellikleri içindeki bu yolculukları birlikte yaptı. Mavilikler eşliğinde yazdılar, çizdiler, sohbet ettiler, yaratıp ürettiler. Arkalarında çok büyük eserler bıraktılar, ama her şeyden de öte, kendilerini takip edenleri, okuyanları yalnızca müthiş bilgilerle donatmakla kalmadılar, gezme kültürünü de öğrettiler.

Zaten her şeyi sorguladığımız bu süreçte böyle bir tatil herkesin ruhuna çok iyi gelecektir. İsterseniz ailenizle, isterseniz arkadaşlarınızla Bodrum, Fethiye, Marmaris, Göcek, Bozburun gibi değişik limanlardan bütçenize, katılan kişi sayısına ve yolculuk sürenize göre seçim yapabilirsiniz.

Onlarca masmavi rota

Bodrum-Knidos-Gökova, Marmaris-Fethiye, Marmaris-Datça, Göcek-Bodrum, Fethiye-Kekova, Göcek-Kekova gibi ve burada yazmaya kalksam yerimin yetmeyeceği onlarca koyu içine alan o kadar çok program seçeneği var ki! Yola çıkmadan önce mutlaka Azra Erhat’ın “Mavi Yolculuk” kitabını okuyun derim. Gezdiğiniz yerleri efsaneleriyle, tarihiyle anlatan bu kitap, Mavi Yolculuk’un öyküsü ve tarihidir. Ama sadece bundan ibaret de değil. İnanın öylesine ufkunuzu açacak ki yalnızca Mavi Yolculuk rotasında değil, bundan sonra Anadolu coğrafyasında gezerken bambaşka bir gözle bakacaksınız her yere.

Bakalım mı kitaba, neler demiş Azra Erhat?

“Daha yirmi dört saat olmadı Mavi Yolculuk’tan döneli. Bakır tepsinin üstünde serili duruyor getirdiklerim. Odada bir deniz, bir yosun kokusu. Gökova’nın yellerine karışınca açıklık, sağlık soluyan bu koku, apartman odasının dört duvarı arasında can çekişiyor, ağlardan güverteye sıçrayan balıklar gibi keskin fırlayışlarla çevresini arıyor sanki.”

Yazının devamı...

Haydi kampa!

30 Mayıs 2020

O kadar bunaldık ki, tatil herkese iyi gelecek; ama biliyorum, nereye gitmeliyim, güvenli olur mu düşünceleri sizi yoruyor. Bir öneride bulunayım mı: Kampa gidin! Güvenli, keyifli ve hesaplı

Süreç normale doğru evrilme sinyalleri vermeye başlamış ve yaz da yaklaşırken, tatile gitmek istiyorum ama korkuyorum, nasıl daha güvenli ve izole bir tatil yaparım diye arayış içindeyseniz size önerim kamp tatili. Kamp yapmak doğru yer seçildiğinde oldukça güvenli, keyifli ve diğer tatillere oranla daha hesaplıdır. Biraz araştırarak deneyimli kampçıların tavsiyeleri doğrultusunda, kamp için gerekli malzemelerin neler olduğu konusunda yararlı bilgiler edinebilirsiniz. Bu bilgiler ışığında, şayet varsa, kafanızdaki soru ve çekincelerden arınıp güvenilir markaların internet sitelerinden eksiklerinizi tamamlayarak yola koyulabilirsiniz. Bulunduğunuz yerden çok uzaklaşmak istemiyorsanız size en yakın kamp alanlarında birkaç gün doğayla baş başa keyifli bir zaman geçirip evinize ve işinize huzur dolu olarak dönebilirsiniz.

Bilene danışın

Salgın dolayısıyla en uzun ve zorlu kısıtlamalar Türkiye’nin en kalabalık şehri İstanbul’da yaşandı. O yüzden önerilere İstanbul’a en yakın kamp yerlerini sıralayarak başlamak istedim. Elbette daha pek çok kamp alanı bulmak mümkün. Bunlar benim iyi ve güvenilir bulduklarım. Kafanıza takılan her türlü soruya cevap bulabileceğiniz, kamp ve kampçılık konusunda son derece deneyimli, bilgili ve benim de en güvendiğim iki isim önermek istiyorum size: Melike Dede ve Gökhan Konaş. Kendilerine Instagram hesaplarından ulaşabilir, web sitelerinden de her türlü bilgiyi edinebilirsiniz. Instagram:                                @melkeontheroad,                   @tekbasinadaolur.                   Web: www.melkeontheroad.com, www.tekbasinadaolur.com.

Sağlık ve huzurla geçecek günler dileklerimle.

Erikli Yaylası

Yalova’nın Çınarcık ilçesine bağlı ve Çınarcık’tan birkaç kilometre uzaklıkta bulunan Erikli Yaylası hem ulaşımı kolay hem de tam doğayla baş başa kalınacak, dinlenilecek bir yer. Ücretli kamp alanı tuvalete sahip; çadırınızı alana girdikten sonra dilediğiniz yere kurup keyfinize bakın. Tertemiz havasıyla yürüyüş, trekking gibi etkinlikler için de ideal olan Erikli Yaylası’nda telefonların genelde çekmediğini hatırlatayım. Ama zaten bu da kampçılığın olmazsa olmazlarından değil midir?

Yazının devamı...

Turizmin yeni kodları

23 Mayıs 2020

Yeni kuralların ve önlemlerin geçerli olacağı turizmde, temmuz ayını hedefleyen acenteler güvenli tatil seçenekleri sunmaya hazırlanıyor

Seyahat etmek moral ve motivasyon sebebidir. İnsanlar elbette seyahat etmek istiyorlar, isteyecekler. Henüz kesin konuşmak için erken gibi görünse de sanırım temmuz ayında turizm sektörü artık yavaş yavaş önünü görebilecek.

Bazı genelgeler yayınlandı. Kurallar ve uygulama detayları henüz acentelere ulaşmadı ama bunlar belli olduğunda herkes kendi yolunu bu kurallar doğrultusunda belirleyip çizmek zorunda. Bundan sonra hayatımızın bir parçası olacak bu kriterleri elbette tüketici de arayacak seyahat edeceği acentede, konakladığı yerde, ulaşımda, yemek yediği lokantada ve diğer tüm noktalarda.

Acenteler şimdiden önlemlerini almaya ve programlarını yapmaya başladı bile. Bazı kaçınılmaz değişiklikler de olacak turizm sektöründe. Örneğin kitle turizminin yerini butik turlar ve kültür turları alacak. Dijital platformları daha verimli kullanmak zorunda kalacaklar. Örneğin bu süreçte bazı acenteler misafirleriyle Zoom programları üzerinden buluştu, çeşitli seminerler, e-geziler düzenledi. Bunu ileride de devam ettirecekler gibi görünüyor. Seyahat öncesi bilgi paylaşımı için artık fiziksel ortamlar yerine bu platformları kullanacaklar.

Küçük araçlarla turlar

Oteller birçok konuda dijital sisteme geçecek ve belki eskisi gibi tam kapasiteyle hizmet vermeleri mümkün olmayacak. Otellerdeki açık büfeler, restoranlardaki oturma sistemleri tamamen yeni kurallara uygun hale getirilecek. Hijyen ve dezenfekte kuralları her alanda öne çıkacak.

Bazı acenteler temmuz ayından itibaren az sayıda misafirle, küçük araçlarla ulaşılabilecek mesafelere turlar düzenlemeyi planlıyor. Bundan sonra tura katılacak misafirlerden Kovid-19 testi istenmesi, bunların yakında uygulanacak olan hızlı testlerle acentelerin anlaşacağı özel hastanelerde yapılması, rehber ve araç kaptanlarının da her hafta bu testleri yaptırması, araçlarda özel hijyen kitlerinin bulundurulması, araçların sürekli temizlik ve dezenfekte işlemlerinin yapılması, fiziksel mesafenin korunması acentelerin baş gündemi.

Yazının devamı...

Romanlarla yolculuk

16 Mayıs 2020

Bu hafta sizi kütüphanemden seçtiğim romanlarla farklı şehirlere sıra dışı bir yolculuğa davet ediyorum

Lise yıllarında Ferit Edgü’nün “Kimse” adlı romanı, ardından da bir yıl sonra “O / Hakkâri’de Bir Mevsim” yayımlanmıştı. Kendimi bildim bileli sistemli bir şekilde okuyan ben, o sıralar sürekli bir şeyler yazmaya çalışıyor ve hayalimde normalde çıktıklarımdan farklı bir sürü yolculuğa çıkıyordum. Bu iki kitabı piyasaya çıkar çıkmaz satın alıp bir solukta okumuştum. Sonrasında ise aklımda tek bir şey vardı artık: Hayatı sadeleştirmek, bir sırt çantasına iki üç parça bir şey atıp yola çıkmak ve gizemli Hakkâri’nin o muhteşem doğasını yaşamak; küçük bir köy evinde yazı yazmak, karda mahsur kalmak ve bir köy kahvesinde çay içip karın dinmesini beklemek!

İzin verirler miydi acaba kahvede oturmama? Ne güzel dertlerimiz oluyor gençken. Hayallerimden çok daha fazlasının gerçekleşeceğini bilemezdim elbette o zamanlar.

Bugün görüyorum ki Melih Cevdet Anday’ın deyişiyle “gözlem gücünü anlatı ustalığından alan” Ferit Edgü, bu ustalığıyla meğerse beni de benden almış, rehberlik mesleğine ve yazmaya doğru giden hayat yolumdaki en önemli kilometre taşlarından biri olmuştu.

Murathan Mungan’ın usta kaleminden

Şimdi de sevgili dost Murathan Mungan’ın “Paranın Cinleri” ve “Harita Metod Defteri” kitaplarıyla Mardin’e dokunalım. İlk olarak “Paranın Cinleri”ni okumanızı öneririm. Murathan Mungan “Bütünüyle özyaşamöyküsel malzemeyle çatılmış olan ‘Paranın Cinleri’ gibi ‘Harita Metod Defteri’ de, içinde yaşanmış bazı olayların, anların, onların bende bıraktığı izlerin, izlenimlerin yer aldığı, hafızamın gerçeklere sadakatine yaslanan, tamamı anılardan oluşan bir anlatı kitabıdır” diyor.

Murathan Mungan’ın usta kaleminden çıkan bu iki kitabı okurken onun hayatının koridorlarının sizi Mardin’in sokaklarına, evlerine çıkardığını görecek, kendinizi insanlarla sohbet ederken, onlarla gülüp ağlarken, taşlara, uçurtmalara, bulutlara ve daha da önemlisi tarihe dokunurken bulacaksınız.

Yazının devamı...

Haydi online tura!

2 Mayıs 2020

Belirsizliklerle dolu günler geçiren turizm sektöründe, özellikle kültür turizmi düzenleyen bazı acenteler alanında uzman rehberlerin sunumlarıyla online geziler başlattı

Turizm acenteleri hiçbir şekilde önlerini göremiyor, yeni planlar yapamıyor, yeni tarihler açıklayamıyor. Her boş geçen gün bu sektör için büyük zarar ve görülüyor ki her şey düzelse bile eski hayata ancak kademe kademe dönülebilecek.

Turizmin en verimli sezonu sayılan ilkbahar ayları, bu yıl yoğun geçecek gibi görünüyordu. Tüm seyahat acenteleri bu aylar için plan ve yatırımlarını yapmıştı. Mayıs ayı belki ramazan nedeniyle çok yoğun geçmeyebilirdi; oysa mart ve nisan aylarında herkesin takvimi doluydu. Şimdi tam da gezme döneminde birdenbire her şey bir anda durunca acentelerin yaptıkları tüm yatırımlar havada kaldı, iptaller ve ertelemeler yaşandı. Bu aylarda yapılması planlanan tüm geziler en yakın tarih olan sonbahara ertelendi.

Ne kadar süreceği kestirilemeyen bu zaman zarfında herkes işsiz kalacaktı belli ki. Bir yandan devletten gelecek destek beklenir, diğer yandan da ayakta kalmak için nasıl bir çözüm üretilebilir diye düşünülürken, harekete alışık olan bu sektörün işverenleri geçici bir süreliğine de olsa ilginç bir yöntem buldu.

Rehberli e-turlar

Madem kimse yerinden kıpırdayamıyor, madem seyahat edilmiyor biz de bu zamanı değerlendirip oturduğumuz yerden online geziler yapalım fikriyle çıktı herkes bir anda ortaya. Hemen hemen her acentenin zaten bu tarz bir alışkanlığı vardı ama bu süreçte bunu biraz daha farklı ve daha yoğun değerlendirebildi. Amaç kendini hatırlatmak ya da unutturmamak değil. Bir gezgin gezmekten zevk aldığı acenteyi de rehberi de unutmaz elbette ama gezmeden ve gezdirmeden duramayan insanların sektörüdür turizm. Kültür turizmi alanında çalışan bazı acenteler potansiyel misafir kitlelerinden ayrı kalmamak, portföylerine yeni misafirler de katmak amacıyla herkese açık etkinlikler başlattı.

Bunlar genelde “e-tur” diye adlandırılan online geziler. Her acente turlarını planladığı gibi ele aldı bu etkinlikleri. Öncelikle kendi bünyelerindeki uzman rehberlerin sunumlarıyla İstanbul’dan Boğaziçi, Fener - Balat, Galata ile Mardin, Göbeklitepe, Efes Troya, Gaziantep, Zeugma Müzesi, yurt dışından Fas, Ürdün, İran, Hindistan gibi destinasyonlardan seçtikleri ilginç yerleri katılımcılara gezdiren online gezileri başlattılar.

Yazının devamı...