Eskişehir’de dans festivali

22 Şubat 2020

İlk kez gidenlerin Venedik, Amsterdam veya Paris’e benzettikleri Eskişehir, 23 Şubat’a kadar dans gösterileri, DJ performansları ve yarışmalara ev sahipliği yapıyor

İç Anadolu’da bulunan ve içinden geçen Porsuk Çayı etrafındaki cıvıl cıvıl atmosferle genelde şehre ilk ayak basanlarda bir sahil şehri izlenimini bırakan Eskişehir, son yıllarda turizm sektöründe oldukça revaçta. Kimileri Eskişehir’i Porsuk Çayı’ndaki gondollar dolayısıyla Venedik’e, kimileri de teknelerden ötürü Amsterdam ve Paris’e benzetir. 2013 yılında ulusal bazda düzenlenmeye başlanan, her geçen sene gelişip büyüyen ve artık uluslararası bir etkinlik ve Avrupa’nın en büyük dans festivallerinden olan Eskişehir Dans Festivali’nin sekizincisi dün başladı. 23 Şubat’a kadar Tasigo Hotel’de yapılacak.

Bu etkinliğe Avrupa’nın en büyük dans festivallerinden yaklaşık 3 bin 500 kişi katılıyor. Üç gün boyunca dünyanın ve Avrupa’nın önde gelen performans sanatçılarının eğitimleri, sahne gösterileri, tüm gün boyunca süren DJ performansları, yarışmalar, etkinlikler ve dans partileriyle her gün 19 saat süren bu festivalin bilmeniz gereken önemli birkaç kuralı da var. Öncelikle hatırlatayım ki Eskişehir, varsa çocuklarınızla birlikte gezmek için ideal bir şehirdir. Ama bu festivalde 18 yaş sınırı var. Etkinlik düzeni ise ayakta, bu da bir dans festivalini oldukça renkli kılıyor bence.

Biletlerinizi internetten alabiliyorsunuz, hangi günler kaç etkinliğe katılacağınıza, hatta 10.00-06.00 arası süren etkinliklerin hangi kısmına, saat kaçtakilere katılmak istediğinize karar verebileceğiniz çok çeşitli imkânlar sunuyorlar bilet satışlarında. Bu yıl program çok güzel ve renkli, incelemeden kararınızı vermeyin. Çok beğenecek ve çok eğleneceksiniz.

Yazının devamı...

New York Times’ın listesinde

25 Ocak 2020

Kültür ve inanç turizminde öne çıkan Hatay UNESCO’nun gastronomi alanında “Yaratıcı Şehirler Ağı” kapsamına alındıktan sonra ilçesi Antakya'da New York Times tarafından 2020’de görülmesi gereken yerler listesine girmeyi başardıAkdeniz’in en doğusunda, bir yanı Suriye’ye, bir yanı da Akdeniz’e bakan Hatay’ın, Asi Nehri’nin iki yakasına yayılan en büyük ve en güzel ilçesi Antakya, New York Times’ın “2020’de görülmesi gereken 52 yer” listesinde 34. sırada gösterildi. Epey geç kalınmış da olsa Antakya’nın böyle anılması çok sevindirici. Son yıllarda pek çok yenilik yapıldı Antakya’da ve görünen o ki bunlar dünyanın gözünden kaçmadı. Antakya, çok önemli bir destinasyon; üstelik mutfağı da bir o kadar ilgi çekici. Türkiye’de son yıllarda atak yapan gastronomi turizmi, kültür ve inanç turizmi ile birleşen rotalarıyla şehre ilginin artmasını sağladı.

Yaratıcı şehir

Bu arada Hatay, UNESCO tarafından Gaziantep’ten sonra gastronomi alanında “Yaratıcı Şehirler Ağı”na Türkiye’den alınan ikinci şehir oldu. UNESCO, 600 çeşit yemek ve tatlının yanı sıra mutfak kültürünün yaşatılmasını başaran bir medeniyetler beşiği olan Hatay’ın bu bağlamda dünyada öncü şehirlerden olduğunu belirtti. Hatay Arkeoloji Müzesi, binlerce yıllık tarihe sahip Antakya’nın yeni ve eserlerin sığabileceği, güzel bir sunumla ziyaretçilere kendini tanıtabileceği müze gereksinimi karşılamak üzere yapıldı ve ziyarete açıldı.

Antakya binlerce yıllık tarihinin yanı sıra Hıristiyanlık için de çok önemli bir bölge. Dünyanın ilk kilisesi olarak kabul edilen ve Habibi Neccar Dağı yakınlarında bulunan St. Pierre Kilisesi de uzunca süre restorasyondaydı ve o da yeniden ziyaretçilerini kabul etmeye başladı.

Yazının devamı...

Sömestirde kar keyfi

18 Ocak 2020

Çocukların dört gözle bekledikleri sömestir tatili başladı. Kayak yapmak, karla kaplı doğada güzel bir tatil geçirmek için bu önerilere göz atmanızda yarar varKışa denk gelmesinden ötürü sömestir tatili için çoğumuzun aklına hemen kar tatili ve kayak yapmak geliyor. Hava sıcaklıkları bu yıl yine mevsim normallerinde seyretmiyor. Meteoroloji raporları da tatil döneminde Türkiye’nin Batısı ile Güney kesimlerinde kar beklenmediğini duyuruyor ama geri kalan bölgelerin çoğunda kar var. Bu durumda eğer hâlâ tatil planları yapmadıysanız size birkaç önerim olabilir. Kar ve kayak denince ilk akla gelen ve en popüler yerlerden biri tabii Kartalkaya. En büyük avantajı İstanbul ve Ankara’ya yakın oluşu. Kartalkaya’da Dorukkaya Ski&Mountain Resort ve 1978’de kurulmuş olan Kartal Otel, pistleri, iyi konaklama imkânları, eğlence konseptleri, snowparkları çocuklar için sundukları imkânlarıyla öne çıkıyor. Kartalkaya’da “Lüks butik dağ oteli” konseptiyle hizmet veren Kaya Palazzo&Ski Mountain Resort ise kış tatili anlayışınızı tamamen değiştirebilir. Bu sezon hizmete sunulan “Palazzo Luxury Chalet” adını verdikleri villalarıyla dünya standartlarında bir dağ deneyimi sizleri bekliyor.




Palandöken şehir merkezine yakın
Erzurum’un 7 kilometre güneybatısında 2000-3176 metre yükseklikler arasında bulunan ve şehir merkezinden 20 dakikada ulaşılabilen Palandöken Kayak Merkezi de kayak ve snowboard için Türkiye’nin gözde merkezlerinden. Sway Hotels, Dedeman Palandöken Ski Lodge, Dedeman Palandöken, Polat Erzurum Resort Otel, dağdaki otellerden bazıları. Palandöken biraz daha profesyonellere ve kayak sevdalılarına yönelik bir yer ve burada da snowboard ve kayak eğitim kampları düzenleniyor ilgilenenler için. Şayet dağda yer bulamazsanız şehir merkezinde konaklayabilir ve kayak yapmak istediğinizde kısa sürede kayak merkezine kendi aracınızla ya da şehrin sunduğu imkânlarla ulaşabilirsiniz.

Yazının devamı...

Marakeş’te mavi düşler

11 Ocak 2020

Düşlerinizdeki siyah-beyaz Casablanka’dan, koyu Berberi çadırlarına; oradan mavi şehir ve kırmızı tuğladan mimarisiyle Marakeş’e, bir renk senfonisi sunar size Fas Yıllar önce sinema tarihinin kült filmlerinden “Casablanca” ile ünlenen Fas, dünyanın en güzel ve en renkli ülkelerinden. Afrika kıtasının kuzeybatısında Atlas Okyanusu ve Akdeniz’e kıyısı olan Fas’a, çok sıcak olduğu için yaz ayları dışında hemen her ay gidilebilir. Organize bir turla gidecekseniz değişik konseptlerde ve değişik uzunluklarda turlar sunuyor acenteler. Bu turların kapsamında genellikle Casablanca (Kazablanka), Marakeş ve Fez şehirleri vardır. Vaktiniz çok dar olabilir, ama çölde safari yapmak, Berberi çadırlarında konaklamak, Atlas Dağlarını görmek, Atlantik kıyısındaki muhteşem şehir Essaouria, ulaşımı zor olduğu ve vakit aldığı için çoğu acentenin programına almadığı Mavi Şehir diye bilinen Chefchaouen (Şafşavan) mutlaka bir Fas gezisinin olmazsa olmazları arasında.
Her gittiğiniz yerde karşınıza çıkacak çarşılara bayılacaksınız. Marakeş’teki UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne giren Jemaa el Fna Meydanı’nı ve elbette renkli çarşısını mutlaka görün; ama her zaman çok kalabalık olan bu çarşıda tedbiri elden bırakmadan gezmelisiniz.




Son yıllarda Fas, özellikle Marakeş YSL (Yves Saint Laurent) Müzesi’nin açılmasıyla tüm dünyanın ilgisini üzerine çekiyor. Majorelle Bahçeleri içinde yer alan bu müze mutlaka ziyaret edilmeli.

Yazının devamı...