Huzur ve mutluluk şehri İzmir

Mavi bayraklı plajları, güneşi, kumu ve serin denizinin yanına kültür ve tarihi dokusunu ekleyin, sonra Ege’nin benzersiz tatlarına erişin; huzur ve mutluluk peşinizden gelir İzmir’de.

Huzur ve mutluluk şehri İzmir


İzmir… Adını bile duyduğumda tıpkı imbat esintisi gibi içimi huzur ve mutlulukla dolduran şehir. Anadolu’nun en Batı kıyısında yüzünü Ege’ye çevirmiş bu güzel şehirdeyseniz yapabileceğiniz çok şey var.

İzmir Körfezi eskiden sanayi nedeniyle çok kirliydi. Körfez’den geçerken nefes alamazdınız. Fakat başarılı bir şekilde yürütülen “Yüzülebilir Körfez” hedefli arıtma seferberliği çok iyi sonuçlar verdi yıllar içinde.

Mavi Bayrak diye nitelikli plaj, marina ve yatlara verilen uluslararası çok önemli bir çevre ödülü var.  Dünyada 50 ülkede uygulanan Mavi Bayrak programı kapsamında Türkiye, İspanya ve Yunanistan’dan sonra üçüncü sırada yer alıyor. İzmir ise 24’ü halk plajı olmak üzere toplamda 52 mavi bayraklı plajıyla, Türkiye’de Antalya ve Muğla’nın ardından üçüncü sırada. İzmir Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’de ilk kez bir Mavi Bayrak Koordinasyon birimi kurdu ve bu birim çok yoğun şekilde çalışmalarını sürdürüyor. İzmir’in bu kadar çok mavi bayraklı plaja sahip olabilmesinin nedeni de arıtma konusunda çok başarılı çalışmalara imza atılmasıdır. İzmir AB standartlarında su arıtma çalışmalarıyla Türkiye’de ilk sırada yer alıyor.

İzmir’de Çeşme, Güzelbahçe, Urla gibi yakın yerlerdeki mavi bayraklı plajları tercih etmenizi öneririm.

Huzur ve mutluluk şehri İzmir


Marsilya’nın kurucuları Foça’dan

İzmir’deyseniz ya da oralara kadar gittinizse, bir Çeşme, Alaçatı, Urla, Türkiye’nin ilk Citta Slow (Yavaş Şehir) unvanlı Seferihisar, adını civar adacıklarda yaşayan foklardan alan (Phokaia) Foça kaçamağı yapmadan olmaz. Çeşme ve Alaçatı’ya nispetle Urla, Seferihisar ve Foça daha sakindir. Özellikle Foça’da hem eski hem de yeni Foça’ya gitmenizi öneririm. Hele ki sizin için tatil yalnızca deniz, güneş ve kum değilse, Foça size hem tarih hem arkeoloji hem deniz hem de Ege’yi sunacaktır armağan olarak. Bu arada Marsilya’yı Anadolu’dan giden Foçalı denizcilerin kurduğunu biliyor muydunuz?

Gezecekseniz ve mutlaka kültür isterim diyorsanız Bergama ve Efes de İzmir’e hem yakın hem yeme içme açısından da epey imkân sunan yerler. Efes tarafına geçerseniz mutlaka Şirince ve tabii Pamucak sahilini de öneririm.

Huzur ve mutluluk şehri İzmir


Urla’nın teruarı

Ama İzmir’de değişik ne yapabiliriz bunların dışında derseniz, size birkaç önerim olabilir. Bence siz her durumda İzmir’in güzel ilçesi Urla’ya gidin ve doğaya saygı duyanlar için bir nefes alma durağı olarak kurulmuş olan, ilhamını sadelikten alan Kuşçular köyünde Teruar Urla’yı görün. Kurucu şef Osman Serdaroğlu’nun Urla’nın teruarından mahsullerle oluşan mutfağını da mutlaka deneyimleyin. Çok güzel bir yer, kalmak için mutlaka rezervasyon yaptırmanızı öneririm ve 15 yaş altında çocuk kabul edemediklerini de belirteyim. Hayatınızdaki rutine biraz ara vermek istiyorsanız burası size çok iyi gelecektir.

Urla’ya gelmişken Pizzeria Luna Romana’ya da mutlaka uğrayın. Kesinlikle hayatınızda yiyeceğiniz en iyi pizzalardan biri sizi bekliyor orada. İzmir’den özel olarak oraya sırf pizza yemek için giden bir sürü arkadaşım var. Karşıyaka’ya da yeni bir yer açma hazırlığında olduklarını duydum. İzmir’de de olmaları çok iyi olur.

Kahveye ne dersiniz?

Dondurma, tatlı için Alsancak ve Çeşme’de Arpege Patisserie tavsiyemdir. Ekmekleri de her daim pek lezzetli görünüyor. Eh tüm bunların üzerine harika bir kahveye ne dersiniz? O zaman Karşıyaka Nazım Hikmet Bulvarı’nda Coffeerem Roastery&Works derim. Hakan ve İrem İme’nin çalışmalarını görün, iyi kahve ile tanışın, hele hele soğuk kahvelerini mutlaka deneyin. Hayatımda daha önce kahve içmemişim ben diyeceksiniz emin olun. İzmir’in keyfini çıkarmanız dileğiyle iyi tatiller.