İstanbul’da plaja gitmek

Eskiden İstanbul’da denize girilirdi! İstanbullular, yaz geldiğinde Ege’ye, Akdeniz kıyılarına gider oldular. Ama bu dönemde uzaklara kaçmak zorunda değiliz! İstanbul’da kurallara uyulan, gidilecek plajlar var

Kuzeyinde ve güneyinde iki denize kıyısı olan, ortasında da bu iki denizi birleştiren bir Boğaz’a sahip tek şehirdir İstanbul. Türkiye’nin bu en kalabalık şehrinin sakinlerini şehrin kıyılarında göremezsiniz. İstanbullular için deniz tatili Ege ya da Akdeniz demektir genelde. Yaz gelince herkes Ege’ye ya da Akdeniz’e kaçma planları yapar ve kaçar da! Biraz geriye gidelim. Çocukluğumda biz Bebek’te sandal kiralayıp denize girerdik. Bizden önceki nesiller ise İstanbul kıyılarında, özellikle Boğaz’ın bugün akla hayale gelmeyecek noktalarındaki plaj ve denize girme imkânlarını anlatırlardı bize yıllar yılı.
İstanbul’da eskiden Lido, Yüzme İhtisas vardı, ismi “Suada” olarak değişen Galatasaray Adası, Florya Plajı, İstanbul’un bir ilçesi olan, her biri ayrı bir mahalleye tekabül eden ve aralarında su yolu dışında ulaşımın mümkün olmadığı Prens Adaları’ndaki su sporları kulüpleri ve daha birçok yer aslında İstanbul’da eskiden denize girmenin ne kadar rahat ve kolay olduğunu gözler önüne seriyordu.

İstanbul’da plaja gitmek


Süreyya Plajı efsanesi

Evet, biz yazları İstanbul’da denize girerdik. Ben Bebekli olduğum için hiç Florya’dan denize girmedim. Ya Bebek’te girerdik ya da bize çok uzakmış gibi görünen Kilyos’a giderdik. Yaşım itibarıyla yetişemediğim, yalnızca fotoğraflardan görüp büyüklerden dinlediklerim de var elbette. Örneğin şıklığı ve zarifliğiyle efsane haline gelmiş olan Süreyya Plajı ile çocukken bile yerini gösterdiklerinde “Burada nasıl olur da plaj olur” dediğim Salacak Plajı. Bebek’ten kalkıp Kartal’a yüzmeye mi gidilirmiş, Çiftehavuzlar’da denize mi girilirmiş derdik.

Biz zaman içinde bambaşka bir İstanbul’a alışmaya başladık, çok şey değişti. Marmara Denizi’ni suyun kirliliği nedeniyle çoğu kimse tercih etmezdi. Boğaz ise her daim akıntılar nedeniyle temiz kalan bir suya sahiptir. Ama o akıntılar aynı zamanda Boğaz’da yüzmeyi zor ve tehlikeli hale sokar. Çok iyi yüzücü olmayı gerektirir Boğaz’da yüzmek.

Uzaklarda arama!

İçinden geçmekte olduğumuz bu süreçte, özellikle en büyük sıkıntıyı çeken İstanbullular nefes almak için illa uzaklara gitmek zorunda değiller. Her şey planlandığı gibi gitmedi, gitmiyor da. O nedenle pek çok işletme açmadı kapılarını ama gene de gidilebilecek epeyce yer var. İstanbul Valiliği geçtiğimiz günlerde İstanbul’da denize girilebilecek yerleri, alınan bir dizi önlemle birlikte açıkladı. Valiliğin listesinde Adalar, Arnavutköy, Bakırköy, Beykoz, Beylikdüzü, Büyükçekmece, Çatalca, Kadıköy, Küçükçekmece, Sarıyer, Silivri, Şile ve Tuzla ilçelerinden toplamda 84 plaj var. Bu listeden size uyan bir yeri seçip gidin bence. Çünkü işin güzel yanı, valiliğin plaj listesinden çok daha uzun bir önlem genelgesi var. Mutlaka bilmeniz gereken önemli bir detay ise valiliğin listesindeki plajlar dışındaki yerlerde denize girmenin yasak olduğu. Gerek işletmelerin, gerekse plajları kullanan kişilerin Kovid-19 önlemlerine aykırı davranışlarının cezai yaptırımı olduğunu da hatırlatalım.


İstanbul’da plaja gitmek


Nerede denize girilir:

Liste uzun ama haydi gelin size bu listeden birkaç plaj önereyim: Favorim her zaman Karadeniz kıyısıdır. Gümüşdere, Demirciköy, Kilyos, Kısırkaya, Rumeli Feneri, Riva, Çilingoz, Ağva, Uzunkum, Ağlayan Kaya ilk tercihlerim olurdu. Karadeniz hırçındır, her sene birilerini alır götürür. İyi yüzmek de fayda etmez. Kurallara uymayı ihmal etmeyin.

Boğaz’da Tarabya, Marmara’da ise Kumburgaz, Caddebostan, Suadiye, Yeşilköy, Adalar derim. Geçen hafta Adalar’da tam üç yangın çıktı. En sonuncusu çok büyüktü ve hepsi de insan elinden çıkan yangınlardı. Lütfen Adalar’a gelirseniz çok duyarlı davranın!

Tedbirlere en iyi şekilde uyalım, maskeleri ve çöpleri ne denize ne de karaya atmayalım. Geleceğe doğayı güzel bırakmak ümidiyle İstanbul kıyılarında keyifli günler diliyorum.