Salda’nın doğal mirası

Bize turkuaz renkli suları ve bembeyaz kumsalıyla göz kırpan Salda Gölü, Mars’taki Jezero Krateri’ne benzerliğiyle gündemdeyken şimdi de UNESCO’nun “Dünya Doğal Mirası” listesine girmeyi bekliyor

Mart geldi ve bahar yüzünü göstermeye başladı. Mavinin binbir tonuyla gezginlerin ilgisini çeken Salda Gölü bu kez doğal güzelliğinin bir miras olarak korunmasına yönelik çabalarla gündemde. Salda Gölü Koruma Derneği, Salda Gölü’nün “Dünya Doğa Mirası” sayılması için UNESCO’ya başvurdu. Bu sevindirici bir haber. Yerli turistlerin son yıllarda farkına vardığı Salda Gölü, aslında yıllardır yabancı turistlerin ilgi odağındaydı. İstanbul ile Antalya arası turlarda Salda Gölü herkes için gezinin sonuna doğru eşsiz bir doğa harikasının tadını çıkarmanın mutluluğunu yaşadığı önemli bir mola yeriydi.

Salda, Göller Bölgesi’nde bulunan ve binlerce yıl önce jeolojik bir çökmeyle oluştuğu düşünülen, denizden bin 200 metre yüksekte ve 44 kilometrekare yüzölçümüne sahip bir göl. Türkiye’nin en temiz ve en derin tatlı su gölü olan Salda’nın bir başka özelliği de 184 metre derinliğiyle dünyanın en derin üçüncü gölü unvanına sahip olması.

Çevresindeki bembeyaz kıyıların sırrı magnezyumda. Gölün suyunun bazı cilt hastalıklarına iyi geldiği ve toprak yapısı nedeniyle de bazı hastalıkları tedavi edici özelliklere sahip olduğu bilim adamları tarafından onaylanmıştır.

Salda Gölü tüm bu özellikleri ve güzelliğiyle onun yeni farkına varan Türk gezgini için bir cazibe merkezi haline dönüştüğü günlerde çok ilginç başka bir konuyla gene gündemin en üst sıralarına oturdu. NASA geçen sene, tam da bizler yedi ay sürecek Mars keşif yolculuğunu ilgiyle takip ettiğimiz günlerde, Salda Gölü’nün Mars’taki Jezero Krateri ile benzer bir mineral oluşumu ve jeolojik yapıya sahip olduğunu açıklamıştı.

Mars’ta yapılması planlanan araştırmalar aslında bir yaşam alternatifi araştırması. Dünya ile benzerlikleri arayıp bulmaya çalışıyorlar. Salda Gölü’nde biyolojik yolla üretilen karbonat bulunduğunu açıklayan uzmanlar, Mars’tan alınacak numunelerle orada hangi tür minerallerin olduğunu araştıracak. Uzmanlar, Jezero ile Salda arasında, morfolojik açıdan ve uzaktan algılama yöntemiyle mineralleri arasında benzerlikler kurmuş. Salda Gölü’ndeki ilkel bir canlı türü olan algler, manyezit bir tür karbonat oluşturuyormuş. Algler hayat ve atmosferi oluşturma açısından çok önemli.

Salda’nın doğal mirası

Burdur sınırları içerisindeki Salda Gölü’nün jeolojik yapısı ile Mars’taki Jezero Krateri arasındaki benzerlikler araştırılıyor.

Bilinçli gezginler olmak

UNESCO’ya yapılan başvuruda NASA ve bilim insanlarının Salda’ya verdiği önem, Mars’taki Jezero Krateri’ne benzerliğine yer verilirken, göldeki tek hücreli canlı oluşumunun halen devam ettiğine de vurgu yapıldı. Göldeki ekolojik zenginliğin yanı sıra 2013’te yapılan çalışma sonucu belirlenen 301 sucul ve karasal bitki türünden 2’sinin endemik olduğu, ayrıca bölgedeki 110 kuş türünden 75’inin de Bern Sözleşmesi kapsamında koruma altında olduğu belirtildi. Devlet tarafından Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edilen Salda Gölü için yapılan UNESCO başvurusu bu şartlarda daha da önem kazanıyor.

Burada bizlere çok büyük bir sorumluluk düşüyor: Bilinçli gezginler olmak. Bu salgın sürecinde doğayı ve içindeki her şeyi gözümüz gibi korumamız gerektiğini gördük.

Isparta, Denizli, Antalya gibi civar gezileriyle birleştirmek ve buraya da mutlaka uğramak isterseniz özel kamp alanlarında kamp yapabilir, gölün çevresinde yürüyebilir, bisiklete binebilir, eşsiz fotoğraflar çekebilirsiniz. Salda Gölü’nü korumak için aslında mümkün olduğunca göle girmemek de önemli. Bize Göller Bölgesi’nde turkuaz renkli suları ve bembeyaz kumsalıyla göz kırpan Salda Gölü’nün geleceğe bırakacağımız mirasın önemli bir parçası olduğunu unutmadığınız bahar heyecanını da yüreğinizde hissedeceğiniz sağlıklı    geziler diliyorum.