Saros’tan Çanakkale’ye

Yılın hangi zamanı olursa olsun, en güzel şeylerden biridir Gelibolu Yarımadası’nda yol almak! Yolunuz, Çanakkale Boğazı’nın muhteşem manzarasıyla taçlanan, asırlar boyu pek çok efsane ve tarihi olaya ev sahipliği eden bu bölgeden geçiyorsa hiç acele etmeden keyfini çıkarın

İstanbul, Tekirdağ ve Edirne yönlerinden gelip, yolların kesiştiği Keşan’dan güneye doğru dönünce birazdan yolun sağ tarafında sakin ve çok güzel bir körfez göze çarpar; Ege’nin kuzeybatısında, anakaraya sığındığı son nokta olan Saros Körfezi... Sanayi bölgelerinden uzakta, kendi kendini temizleyen körfez diye de bilinir. Müdavimleri ve yazlıkçılar gelir genelde buraya. Bu körfezin pırıl pırıl denizi, özellikle dalış meraklıları için en güzel noktalardan biridir. Burada sürekli yaşanan bir yerleşim merkezi yoktur, ama belli noktalarda otel, pansiyon ve kiralık ev bulabilirsiniz. Ayrıca restoranlar, kafeler ve kamp yapmak isteyenler için de kamp alanları var. Yolunuzu Saros Körfezi’nin sahiline çevirmenize değer.

Saros’tan Çanakkale’ye


Biraz sonra yolun solunda Çanakkale Boğazı tüm haşmetiyle gözükmeye başlayacak. Bolayır tabelasından sapın. Bolayır, belki de Saros Körfezi ile Çanakkale Boğazı’nı aynı anda görebilen tek nokta olduğu için, tarih boyunca geçiş noktası ve stratejik bir yer olmuştur. Bolayır’da, Orhan Gazi’nin oğlu, Gelibolu Fatihi Gazi Süleyman Paşa’nın ve vatan şairi Namık Kemal’in türbelerini ziyaret edebilirsiniz.

Bir müddet sonra yol artık Çanakkale Boğazı kıyısında devam eder. Gelibolu’ya geldiğinizde isterseniz buradan Anadolu yakasına geçerek Lâpseki üzerinden yola devam edebilirsiniz; ama her durumda Gelibolu’ya mutlaka girin! Çanakkale Savaşları’ndaki en ağır çatışmalara sahne olan Gelibolu, Çanakkale’nin güzel bir ilçesi…

Kıyıda bulunan Piri Reis Müzesi’ni ve Gelibolu Savaş Müzesi’ni gezin. Limaniçi’nde pek çok restorandan istediğinize gidin. Benim her zaman tercihim feribot iskelesinin yanındaki Gelibolu Balık Restoran’dır.

Saros’tan Çanakkale’ye


Öyküler eşliğinde

Artık yol boyunca Çanakkale Savaşları’nın destansı öyküleriyle Lâpsekili Priapos’un mitolojik öyküsü size eşlik edecektir. Doğanın güzelliğinin keyfini sürerek Gelibolu Yarımadası’nda yola devam ederken Boğaz’ın çok daraldığı bir noktada, Antik Çağ’da Hero ile Leandros efsanesinde anlatılan şehirlerin bulunduğunu biliyoruz. Avrupa yakasında Hero’nun yaşadığı Sestos ve karşı tarafta da Leandros’un yaşadığı Abydos. Bu acıklı hikâye nedense hep İstanbul’daki Kız Kulesi’ne atfedilir, ama çıkış yeri Çanakkale Boğazı’dır.

Saros’tan Çanakkale’ye


İçinde 45 Türk ve 34 İtilaf Devletleri mezarlığı ve anıtı bulunan Gelibolu Yarımadası Milli Parkı’ndasınız artık. Bence Eceabat’a gelmişken Bigalı köyünü görün. Atatürk’ün kısa süre karargâh olarak kullandığı müze evi ve yol üzerindeki tabyaları, şehitlikleri ziyaret ederseniz yabancı şehitlikleri de ihmal etmeyin.

Görülmesi gerekenler

Yolu uzatmak isterseniz Çanakkale Şehitliği ve Şehitler Abidesi ile Seddülbahir de görülesi noktalardır. Eceabat ya da Kilitbahir’den Çanakkale’ye geçebilirsiniz. Çanakkale’de şehri mutlaka yürüyerek gezin.

Çanakkale Deniz Müzesi ve sahilde sergilenen ünlü Nusret Mayın Gemisi’nin kopyası, Aynalı Çarşı, Surp Kevork Ermeni Kilisesi, açıksa Manfred O. Korfmann kütüphanesi, Tıflı Camii, Kurşunlu, Yalı Camii ve tabii sahilde duran Troya filminde kullanıldıktan sonra Çanakkale’ye hediye edilen tahta at Çanakkale’de mutlaka görülmesi gerekenler. Çanakkale’ye gelmişken öğle ya da akşam yemekleriniz için Yalova Restoranı tercih edebilirsiniz. Detaylara indikçe önünüze açılan bu muhteşem hazineyi keyifle keşfetmeniz dileğiyle iyi tatiller.