Genleri değiştirmek mümkün

26 Ağustos 2021

Eskiden sanki DNA larımızın kontrolünde olan şeylermiş gibi hastalıkları onların yarattığını düşünürdük. Bu nedenle birisinin ailesinden çok sayıda kişi kalp nedeniyle ölmüş ise onların kalp hastalığına yakalanma olasılığı oldukça yüksek zannederdik.

Ancak epigenetik bilimi sayesinde artık hastalıkları yaratanın genler değil onları programlayan ortam olduğunu biliyoruz.

Örneğin herhangi bir hastalığı karşı genetik bir yatkınlık sahip olan kişilerin genleri hastalığı ifade etmek yerine sağlığı ifade ederse o kişiler söz konusu hastalığı geliştirmezler ve sağlıklı kalmaya devam ederler.

Mesela yeni şeyler yaparak veya yeni bilgiler öğrenerek deneyime bağımlı genleri harekete geçiririz. Bu genler kök hücreleri hasar görmüş hücrelerin yerine geçmek için bedenin ihtiyacı olan türdeki hücrelere dönüşmeleri yönünde talimatları vermekten sorumludurlar.

Dolayısıyla duygularınızı değiştirdiğinizde genlerimizin ifadesini de değiştirebilirsiniz çünkü DNA nıza yeni kimyasal sinyaller göndermektesinizdir ki, o da genlerimize farklı proteinler öğretmesi için talimatlar verecektir.

2016 kışında Washington Tacoma'daki ileri seviye eğitim programımız da ekibimle birlikte yüksek duyguların bağışıklık işlevi üzerindeki etkisini inceleyen bir çalışma gerçekleştirdik. Bunun için 117 gönüllüden eğitim programının başlangıcında ve sonunda yani 4 gün sonra tükürük örnekleri aldık. Bağışıklık sisteminin bir ölçüsü olan Immünoglobulin A (İgA) seviyesini ölçtük.

İgA inanılmaz güçlü bir kimyasaldır, o bağışıklık ve savunma sistemlerinden sorumlu en temel proteinlerden birisidir.

4 günlük eğitim programımız esnasında öğrencilerimizden her gün 3 defa 10'ar dakika boyunca Sevgi, Sevinç, esinlenme ya da Şükran gibi yüksek duyguları yönelmelerini istedik. Duygularımızı yükseltebilirsek bağışıklık sistemimizi güçlendirebilir miydik merak ediyorduk.

Yazının devamı...

Enerji temizlemenin 4 yolu

2 Temmuz 2021

Çevrenizdeki yaşam kesinlikle enerji sisteminizi etkiler.

Bedeniniz sadece gördüğünüz bu sınırlarla sınırlı değil. Bu sınırların çok ötesine uzanıyor. Biri size çok yaklaşırsa hemen mesafeyi artırmanız gerektiği hissine kapılırsınız değil mi. Halbuki bu kişi sana dokunmadı..

İşte o noktada birisinin size dokunması gerekli olmadığını fark ediyorsunuz. Ancak bu bile başlı başına bir gerginliğe neden olabiliyor çünkü vücut bu sınırların ötesinde.

Çünkü enerji biraz daha fazlasına yayılır. Ne kadar fazla yayılacağı yaşam enerjilerinizin ne kadar güçlü olduğuna bağlıdır. Yaşam enerjiniz gerçekten güçlü ise tüm bir odayı kendi enerjiniz ile doldurabilirsiniz. Aksi takdirde kısa bir mesafeye kadar uzanırlar. Çoğu insan için bu mesafe 7 ila 22 santimetre arasında olabilir. Yani tıpkı vücutta olduğu gibi bu alanınızda da kir birikir. Enerji sisteminizde de birçok kir biriktirebilirsiniz. Bu kirlerde beden temizliğindeki gibi su ile yıkanabilir.

Enerji sisteminizi temizlemek ile alakalı birkaç öncesi neslin yaptığı belirli yöntemler var.

Mesela suyla abdest almak. Abdest temizliktir ancak beden temizliğinin çok daha fazlasını içeriyor.

Bu eylem etrafımızda birikmiş olan bütün pislikleri giderebilir. Bu sadece üzerinizdeki kirin akıp gitmesi ile ilgili değildir. Üzerinizdeki olmasa bile bir iş gününden sonra kafanız farklı şeylerle doluysa eve gelip duş aldığınızda yeniden doğmuş gibi hissedebilirsiniz. Bunu fark etmişsinizdir. Sadece vücudunu temizlemekle ilgili bir şey değil.

En başta Bedenin 5 elementten oluştuğunu anlamak gerekir. Toprak, hava, su, ateş, metal

Yazının devamı...

Sevmediysen zorlama

17 Haziran 2021

Hani derim ya bir insanı ilk görüşte sevdiniz sevdiniz sevmedinizse çok fazla zorlamayın. Ruhunuzun vardır bir bildiği :)

Etrafımızda bir enerji alanı var işte bu alan yani morfik alanımızda bizimle ilgili tüm kayıtları tutuyor...

Bu en gerçek iletişim aslında. Burada yanlış anlama mümkün değil. Bu yüzden birini görür görmez severiz ya da hoşlanmayız. Yada bazıları hakkında kuşkuya kapılırız.

Ha bu arada bazen birini görüyor ve diyorsunuz ki sanki daha önceden tanıyor gibiyim. Evet aslında onu ruhen tanıyorsunuz. Ve o kişi hakkında ilk olarak ne düşündüyseniz doğru olan genellikle o biliyor musunuz.

Çünkü burada yine bilinçaltımız devreye giriyor. Net bir şekilde hatırlayamasanız da size mesajları veriyor.

Kubilay Aktaş bunu şöyle anlatıyor: Bunlara 'benliğin alıcıları' (self receptors) adı verilir hücre zarında bulunan Bu yapılar niyetlerimiz ve kişiliğimiz ile ilgili bilgileri algılar. Sadece kendi benliğimizle ilgili değil çevreden gelen benlik bilgilerini de yakalarlar. İnsan çevreden gelen tüm etkileri bilinçaltı düzeyde yakalayabilir ve zaman içinde de anlayabilir.

Çevreden gelen her etki, farklı bedenlerde farklı etkiler gösterir. Bunda çevre faktörü, genetik kodlar ve doğum ânındaki kozmik etkiler gibi birçok etken rol oynar ve bunların tümü potansiyellerimizi oluşturur. Her insan bu anlamı ile özeldir. Çünkü evren kendisini tekrâr etmez...

Çevreden gelen her etki, kişiye özgü titreşimler olarak algılanır. Bâzı durumlarda iki kişinin titreşimi birbirine uyar ve halk arasında ‘yıldızın barışması’ tâbirini kullanırız. Bâzen aynı etkilere farklı tepkiler veririz. Burada belirleyici etken esmâlarımızın çeşitliliği, farkındalığımız ve tecrübelerimizdir. Esmâlar ise Rubûbiyet dâiresindeki sıfatlarımızdır.

Yazının devamı...

Çok istiyorsan çok tekrar et

3 Mayıs 2021

Eğer şu zamana kadar isteklerimiz gerçekleşmemişse, istemediğimiz şeyler başımıza gelmiş ve bizi mutsuz etmişse, bu durumun anahtarını rezonans kanununda bulacağız.

Rezonans kanunu öğrenip bunu nasıl kullanabileceğimizi anlamaya başladıktan sonra hayatımızda her şey mümkün.

Eğer istediğiniz kişi olabilseydiniz kim olmayı isterdiniz?

Ya hiçbir sınır hiçbir engeli olmasaydı?

Ya da hiç kimse sizi isteklerinizin gerçek dışı aşırı saçma ya da fazla iddialı olduğunu söylemeseydi? İstediğiniz kişi olabilseydiniz bütün yollar ve kapılar önünüze açık olsaydı kim olmak isterdiniz?

Kuantum fiziğinin kuantum biyolojisinin modern matematiğin epigenetiğin bulguları sayesinde istediğimiz kişiye dönüşmemizi sağlayan etkinin inancın gücü olduğu gittikçe daha belirgin şekilde ortaya çıkmaktadır. Sağlıktan hastalığı bağışıklık sisteminden hormon metabolizmasına kendi kendimize iyileştirme gücünden mutluluğa ne kadar yatkın olduğumuzu kadar her şey bir şekilde belirlenir.

Sınırlar sadece kafamızın içindedir. Geri kalan her şey için önümüzde sonsuz olasılıklar uzanır.

Araştırmalar inançlarımızın sadece kendi hayatımızı değil etrafınızdakilerin hayatında bile etkilediğini göstermektedir Düşüncemizin ve hislerimizin gücüyle hayatımızda görmek istediğimiz bütün değişimleri gerçekleştirme imkanı sahibiz. Yine inancımız sayesinde DNA mızı bile değiştirebilir kendi kendimize iyileştirme gücümüzü tetikleyebilir hayatımızı mutluluk ve Neşe getirebilir ve bize mümkün görülen her şeyi ulaşabiliriz.

Yazının devamı...

Hayali gerçeğe dönüştürmek

7 Nisan 2021

Meditasyon bilinçli ve bilinçaltı zihinler arasında kapı açar. Tüm o istenmeyen davranış ve alışkanlıkların bulunduğu bilinçaltının işletim sistemine girmek için meditasyon yapar ve onları yaşamlarımızda bizi destekleyecek pozitif türleri ile değiştiririz.

Bilinçaltı kapısının açıldığı iki zaman vardır-gece yatağa yattığınızda ve sabah uyandığınızda. Bu yüzden sabah veya gece meditasyon yapmak iyi fikirdir. Çünkü Alfa veya Teta evresine geçmek daha kolay olacaktır.

Omurganızı dik tutmak için dimdik oturduğunuzda, gözlerinizi kapattığınızda, bir dizi bilinçli nefes aldığınızda ve içe döndüğünüzde, doğal olarak sempatik sinir sisteminden parasempatik sinir sistemine geçiş yaparsınız. Fizyolojinizi acil durum koruma sisteminden (Savaş/ kork/ kaç) uzun süreli inşa projeleri için içsel koruma sistemine (büyüme ve onarım) değiştirirsiniz. Beden rahatlarken Alfaya geçmeye başlayacaktır.

Yer. Yalnız olabileceğiniz ve dış dünya bağlılığına katılmayacağınız rahat bir yer olmalı. Sakin özel ve kolay erişilebilir bir yer olduğundan emin olun. Her gün bu yere gidin ve orayı özel yerinize dönüştürün. Bu yerde güçlü bir bağ kuracaksınız. Burası dağılan egonuzu ehlileştirmek eski benliği aşmak yeni bir benlik yaratmak ve yeni bir kader hazırlamak için sık sık ziyaret ettiğiniz yer olacaktır. Zaman içinde orada olmayı dört gözle bekleyeceksiniz.

1. Adım bilinçaltı zihne girmek için sessiz bir ortamda gözlerinizi kapatın.

2. Adım. Beden ve zihin de kendimizle ilgili neyi değiştirmek istediğinizin farkına vararak bellekten silmek istediğiniz bir duygu tespit edin.

3. Adım. Yüce bir güce kim olduğunuzu kendinizle ilgili neyi değiştirmek istediğinizi ve neler sakladığınız itiraf edin sonra bedeni zihinden kurtarmak ve çevrenizdeki unsurlarla bağlarınızı kopartmak için hangi duygu teslim ettiğinizi yüksek sesle ifade edin. (Benim …… korkum var gibi)

4. Adım. Son olarak bu kısıtlayıcı evreyi yüce zihne teslim edin ve ondan sonra bu sorunun sizin için en uygun şekilde çözülmesini isteyin.

Yazının devamı...