Hayali gerçeğe dönüştürmek

7 Nisan 2021

Meditasyon bilinçli ve bilinçaltı zihinler arasında kapı açar. Tüm o istenmeyen davranış ve alışkanlıkların bulunduğu bilinçaltının işletim sistemine girmek için meditasyon yapar ve onları yaşamlarımızda bizi destekleyecek pozitif türleri ile değiştiririz.

Bilinçaltı kapısının açıldığı iki zaman vardır-gece yatağa yattığınızda ve sabah uyandığınızda. Bu yüzden sabah veya gece meditasyon yapmak iyi fikirdir. Çünkü Alfa veya Teta evresine geçmek daha kolay olacaktır.

Omurganızı dik tutmak için dimdik oturduğunuzda, gözlerinizi kapattığınızda, bir dizi bilinçli nefes aldığınızda ve içe döndüğünüzde, doğal olarak sempatik sinir sisteminden parasempatik sinir sistemine geçiş yaparsınız. Fizyolojinizi acil durum koruma sisteminden (Savaş/ kork/ kaç) uzun süreli inşa projeleri için içsel koruma sistemine (büyüme ve onarım) değiştirirsiniz. Beden rahatlarken Alfaya geçmeye başlayacaktır.

Yer. Yalnız olabileceğiniz ve dış dünya bağlılığına katılmayacağınız rahat bir yer olmalı. Sakin özel ve kolay erişilebilir bir yer olduğundan emin olun. Her gün bu yere gidin ve orayı özel yerinize dönüştürün. Bu yerde güçlü bir bağ kuracaksınız. Burası dağılan egonuzu ehlileştirmek eski benliği aşmak yeni bir benlik yaratmak ve yeni bir kader hazırlamak için sık sık ziyaret ettiğiniz yer olacaktır. Zaman içinde orada olmayı dört gözle bekleyeceksiniz.

1. Adım bilinçaltı zihne girmek için sessiz bir ortamda gözlerinizi kapatın.

2. Adım. Beden ve zihin de kendimizle ilgili neyi değiştirmek istediğinizin farkına vararak bellekten silmek istediğiniz bir duygu tespit edin.

3. Adım. Yüce bir güce kim olduğunuzu kendinizle ilgili neyi değiştirmek istediğinizi ve neler sakladığınız itiraf edin sonra bedeni zihinden kurtarmak ve çevrenizdeki unsurlarla bağlarınızı kopartmak için hangi duygu teslim ettiğinizi yüksek sesle ifade edin. (Benim …… korkum var gibi)

4. Adım. Son olarak bu kısıtlayıcı evreyi yüce zihne teslim edin ve ondan sonra bu sorunun sizin için en uygun şekilde çözülmesini isteyin.

Yazının devamı...

Bilinçaltını dönüştürmek

3 Nisan 2021

Meditasyon sözcüğünü kullandığımda aklınıza mabedin önünde bağdaş kurmuş bir halde oturan sakallı bir yoginin veya benzer pozisyonda başka bir insanın görüntüsü gelebilir. O birey sizin için "sessiz olmanın" Zihni boşaltmanın tüm dikkatini tek bir düşünce vermenin ya da meditasyonun başka herhangi bir varyasyonun aktif olarak katılmanın yolu olarak anladığınız şeyin temsili olabilir.

Pek çok meditatif teknik vardır. Ama ben meditasyonun en arzu edilen faydalarını üretmeninize, kendiniz olmaktan ve düşüncelerinizden, inançlarınızdan eylemlerinizden ve duygularınızdan uzaklaşıp bu şeyleri gözlemlemeye başlamanız için bilinçaltı zihnin işletim sistemine erişimi kazanmanıza yardımcı olmaktır. Bir kez oraya ulaştınız mı beyninizi ve bedeninizi yeni bir zihin programlamaya hazır hale getirebilirsiniz.

Sanskritçede meditasyon yapmak "benliği işlemek" anlamına gelir.

Eski siz olmaktan vazgeçmeye karar verin.

Örneğin mutlu olmak istiyorsanız bir adım mutsuz olmaktan vazgeçmektir. -sizi mutsuz eden düşünceleri düşünmeyi acı, ıstırap, keder ve kırgınlık duygularını hissetmeyi bırakırsınız. Zengin olmak istiyorsanız büyük olasılıkla sizi yoksul yapan şeyleri yapmayı bırakmaya karar vermelisiniz. Sağlıklı olmak istiyorsanız sağlıksız bir yaşam biçimi sürmeyi bırakmanız gerekir.

Bu yüzden gözlerinizi kapatıp sessizleşerek bedeninizi dinginlik evresine geçirerek dış dünyamızdaki uyarıcıları kapatırsanız nasıl düşündüğünüzün ve hissettiğinizi farkına varabilirsiniz. Ve dikkatinizi bilinçaltı zihin ve beden evrelerinize vermeye başlayıp otomatik bilinçaltı programlarına aşina olur ve onların bilinç seviyesine ulaşmalarını sağlarsanız meditasyon yapıyor olur musunuz? Yanıt evettir.

Diğer bir deyişle bilinçli olarak eski benliğinizi gözlemlersiniz artık o olmaktan çıkarsınız. Farkındalıksız olmaktan farkındalıklı olmaya geçiş yaptığınızda subjektif zihninizi somutlaştırırsınız. Bilinçli katılımınız sizi o bilinçaltı programlardan ayırmaya başlar ve size onları kontrol etme gücü verir.

Artık birlikte ateşlemeyen sinir hücreleri birlikte ağ örmezler. eski benliğin nörolojik donanımını budadıkça aynı genlere benzer şekillerde sinyallerde göndermezsiniz.

Yazının devamı...

Ne düşünüyorsan onu yaşarsın

22 Mart 2021

Evet ne düşünüyorsak onu yaşarız.

Çünkü o düşünce evrende kuantum olasılık olarak vardır. Siz ona güç verdiğiniz anda gerçekliğe dönüşür.

Dr. Joe Dispenza zihin gücüyle yani beynimizi değiştirerek yaşamımızı etkileyebileceğimizi söyler ve bunu şöyle anlatır:

"Mevcut gerçekliğimize razı olmak zorunda değiliz. Her an yeni bir gerçeklik oluşturabiliriz. Hepimiz bu beceriye sahibiz. Çünkü iyi veya kötü, düşüncelerimiz yaşamlarımızı etkiler.

Eminim bunu daha evvel duymuşsunuzdur ama çoğu insanın bu cümleye gerçekten inanıp inanmadığını merak ediyorum.

Düşüncelerimizin yaşamlarımızı somut etkilediği fikrini gerçek anlamıyla kabullenmiş olsaydık, yaşamak istemediğimiz tek bir düşüncenin bile gözden kaçmasına izin vermemek için çaba göstermez miydik? Ve sürekli sorunlarımızı saplantı haline getirmek yerine tüm dikkatimizi istediğimiz şeylere yöneltmez miydik?

Bir düşünün: Bu ilkenin doğru olduğunu gerçekten bilseydiniz, tek bir gün bile kaçırır mıydınız ve farkında olmadığımız herhangi bir düşüncenin kaybolmasına izin verir miydiniz?

Eğer inanıyorsanız o zaman çevreniz mi düşüncelerinizi kontrol ediyor yoksa düşünceleriniz mi çevrenizi kontrol ediyor? Çevre beyninizde farklı devreleri açtıkça etrafındakilerle aynı şeyleri düşünmeye başlarsınız. Aynı insanları görür aynı yerlere gidip aynı şeyleri aynı anda yaparken beynimizdeki farklı devreleri açan dış ortam bildiğiniz her şeyle aynı düşünmenize sebep olur. Tanıdık her şeyle aynı olduğunuzu düşündüğünüz sürece neyi daha fazla ortaya çıkarmış oluyorsunuz? Yaşam aynı yaşam ve kuantum yasası sana hala uygulanıyor. Sadece her şeyle aynı düşünüyorsun ve aynısını daha da çok yaratmaya devam ediyorsun yapmanız gereken değişmek gerçekten değişmek ve daha iyi düşürmektir.

Yazının devamı...

Feng shui enerji temizliği nasıl yapılır?

7 Şubat 2021

Çinli bilgelere göre insanın sahip olduğu 3 çeşit şans vardır. Bunlardan birincisi doğuştan gelen şanstır ve bunun değişmez olduğuna inanırlar. İkincisi İnsanın kendi seçimleri ve kararları ile oluşturduğu şanstır ve bu değişebilir. Üçüncüsü ise dünyevi şanstır ve doğanın enerjilerini kullanmakla ilgilidir. Bu şansta kişi tarafından değiştirilebilir.

Çinliler iyi şans enerjisine " SHENG CHI" ismini verirler ve eğer bu enerjiyi bulunduğunuz mekana çekerseniz tüm hayatınız değişir derler. "Seng chi" enerjisini aktive etmek özellikle feng shui de çok kullanılır. Zaten her yerde olan sheng chi enerjisi evlerde aktif hale getirilerek ve akışı düzenlenerek zenginlik, mutluluk ve iyi bir yaşam şansı yükseltilir.

Sheng Chi adı verilen bu iyi feng shui enerjisi, sağlığınız ve refahınız için faydalı olan parlak, canlandırıcı feng shui enerjisidir.

Pozitif Chi Sheng Chi Plajda yürürken yaşadığınız enerji ile ifade edilebilir; Kıyı havasındaki yüksek negatif iyon sağlığınız için faydalıdır. Bu, yemyeşil bir ormanda veya doğanın geliştiği herhangi bir yerde deneyimlediğiniz enerjiye benzer (Japonlar "odun banyosu" veya "orman banyosu" derler).

Sheng Chi, iyi bir feng shui enerjisi akışı, temiz hava ve bol miktarda doğal ışık ile uyumlu bir iç ortamda deneyimlenebilir.

Evinizde iyi bir feng shui enerjisi oluşturmak, alanınızdaki mevcut enerji kalitesine bağlı olarak biraz çaba gerektirebilir. Bazı evler veya ofisler, iyileştirilmesi nispeten kolay olan nötr bir enerji kalitesine sahiptir. Aksine, bazı alanların, temizlenmesi ve iyileştirilmesi için çok daha fazla çaba ve bağlılık gerektiren, olumsuz değilse de çok düşük bir enerjisi vardır. İyi bir alan temizleme seansıyla başlamak, alanınızda Sheng Chi oluşturmaya başlamanın her zaman iyi bir yoludur.

Sheng Chi'nin Tersi Doğada her şeyin dengesi olduğu gibi, pozitif enerjinin karşılıkları vardır. Sheng Chi'nin tersi, Sha ve Si Chi adı verilen düşük feng shui enerjileridir. Bunların her ikisi de mümkün olduğunca evinizin içinde ve çevresinde en aza indirilmelidir.

Si Chi, çürüme ve durgunluk ile ilişkilidir ve çevresinde depresif veya yıkıcı bir güce sahiptir. Si Chi'nin en yaygın biçimlerinden bazıları dağınıklık, kir ve çöpün yanı sıra tıkalı kanalizasyon, sızdıran musluklar ve kırık pencere perdeleri gibi enerjiyi engelleyen veya yok eden şeylerdir.

Yazının devamı...

Toprakla enerji temizliği

25 Ocak 2021

Toprağın canlı olduğu bundan yaklaşık 50 yıl önce fark edilmiştir. Toprakta bazı canlıların yaşadığı 100 yıldır biliniyordu ama tamamına yakınının canlı olduğunun keşfi çok yenidir.

Bu konuda İlk adım 1950'li yılların başında Amerikalı bilim adamı Waksmann tarafından atılmıştır.

Waksmann hastanedeki yorucu çalışmalarından biraz olsun uzaklaşabilmek için şehrin dışında bir gezinti yapmaya çıkmıştı. Kuş sesleriyle cıvıldaşan köy yolunda büyük ağaçlarla dolu olan bir mezarlığın yanından geçiyordu. Waksmann mezarlar arasında gezinen 80 yaşlarındaki mezarcıyı gördü. Onunla konuşmaya başladı. Ve yaşlı adamın 60 yıldır aynı işi yaptığı ve bu süre içinde bir kere bile hastalanmadığını öğrendi. Peki ama bunca mikroplu hastalıktan ölen ve cesetleri toprağa gömülen insanlar neden bir mikrop yuvası haline gelip bütün insanlığın ve tabii ki ilk önce mezarcının başına sıkıntı yaratmıyordu?

Waksmann bu sorunun peşine düştü ve gördü ki toprağa giren her ceset daha 20 saate varmadan bütün mikroplardan temizleniyordu. Ve toprakta bu işle vazifelendirilmiş yüzlerce tür bakteri bulunmaktaydı.

Waksmann cesetlerde bulunması mümkün olan bir sürü hastalıktan sadece veremin hangi bakteriler tarafından temizlendiğini araştırdı ve bunların, stroptomyces adı verilen bakteriler olduğunu keşfetti. Toprağın bu müthiş sırrı Waksmann'a Nobel ödülü kazandırmıştır. Özellikleri birer birer ortaya çıkmaya başlamıştır.

Toprak, o kadar canlıdır ki onun kesme şeker büyüklüğünde ki her parçasında en az 1 milyar faydalı canlı yaşar.

Avucunuzu dolduran bir avuç toprak 100 milyar civarında ki canlının cansız gibi görünen muhteşem dünyasıdır.

Toprak su olduğu müddetçe diridir... Ve içinde çok çeşitli canlıyı barındırmaktadır. Su kesildiğinde canlılık durur ama yeniden suyun gelmesi ile ölü gibi duran toprak yeniden dirilir. Toprağın içinde tohumlarında yeniden dirilmeleri bu canlılıktan dolayıdır.

Yazının devamı...

Dünyanın enerji ağları

17 Ocak 2021

Dünya’nın kendine özgü bir enerjisi var. İnsan bedenini saran sinir sisteminde akan enerji gibi, dünya yüzeyi altında da negatif ve pozitif radyasyon akımları var. Bunlar, yerin jeolojik yapısının elektriksel girdabından doğuyor ve enerji ağları olarak dünyayı sarıyor. İşte bu Yeryüzünün Enerji Kanallarına "Ley hattı" deniyor.

Ley kelimesi ”toprağın temizleyici şeritleri” anlamında kullanılmış.

Çeşitli toprak enerjileri var. Bazıları insan sağlığı için iyi, bazıları zararlıdır. Dünya altından akan bu enerji negatif ve pozitif enerji akım hattı olarak ikiye ayrılıyor.

Negatif hatlar “Kara Akım”, Pozitif hatlar ise “Beyaz Akım Hatları” olarak adlandırılıyor.

“Kara akım” Çin geleneğinde Sha adıyla bilinir. Sha yaşamı yok edici ve sağlığı kötü şekilde etkileyici bir özelliğe sahiptir. Çin geleneğine göre bir yerde “yin” veya “yang”ın gereken orandan fazla olması dengesizliğe yol açar. Bu yüzden özellikle eski Çinliler binalarını kurarken bu enerji dengesini bozmamaya çok dikkat ederlerdi.

İnsan katliamının veya diğer üzücü insan trajedilerinin enerjisinin hala güçlü olduğu topraklarda bu enerjiyi biriktirebildiği için akış dengesini bozabiliyor o yerde bir "kara akım hattı" oluşuyor.

Toprağa yerleşen bu enerji negatif yayın yaparak orada bulunan insanları enerji olarak uyarabiliyor. Bu “Kara Akım Hattı” üzerinde oturmak duygu düşünceleri etkileyerek insanları agresif yada hasta yaparak ev ortamını etkileyebiliyor.

Veya güçlü jeopatik strese sahip binaların (hasta bina sendromu) içinde de bulunabilir. Yeraltı su akımları, belirli maden yatakları veya farklı fay hatları gibi çeşitli yeraltı oluşumları, bir insan konutuna zarar verebilecek belirli elektromanyetik alanlar yayar."Pathic" terimi burada hem bir hastalığı hem de hastalığın tedavisini gösterir. Ayrıca, belirli enerjilere karşı hissetme, algılama veya hassas olma yeteneğini de gösteriyor. (telepatik)

Yazının devamı...