Artık icraat zamanı!

Yerel seçimlerin üzerinden 15 ay geçti. Özellikle yeni belediye başkanları bu süreci belediyeyi, ilçeyi tanıyarak geçirdi; yapılanları/yapılmayanları gördü. Geçen süreçte araya koronavirüs girdi. Belediyeler enerjilerini buraya harcadı. Ancak bu dakikadan sonra bizler belediyelerden icraat bekliyoruz. Bunu hiçbir şey yapılmıyor anlamında söylemiyorum. Özellikle İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden ve dolayısıyla Tunç Soyer’den beklenti çok büyük. Soyer, İzmir’i çok daha iyi tanıdı. Atacağı adımları biliyor, önceden hesaplıyor.

Trafikle ilgili yapılacak hamleler önemli. Bu konuda projeler hazır. İzmirliler, bunları somut olarak önümüzdeki süreçte görmek istiyor. Buca metrosu, Çiğli tramvayı, Alsancak, Yeşildere trafiğinin rahatlaması vs... Bu projelerin her birinin yakın takipçisiyiz.

Kocaoğlu’nun PM yanıtı

CHP’de kurultay öncesi kulislere Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun, eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nu alabileceği yansıdı. Kocaoğlu, bu konuda bir talebinin olmadığını net olarak ifade etti. “Listeye yazılırsanız tavrınız ne olur?” sorusuna, kendisine has üslubuyla yanıt verdi, “Kasaptaki ete soğan doğranmaz” dedi. Birçoklarına göre Kocaoğlu, PM üyeliği için açık kapı bıraktı. Kocaoğlu’nun bu yanıtı için, “İlginç” yorumunu yapmakla yetinenler oldu. Bakalım CHP lideri, Kocaoğlu’nu listeye alacak mı?

Farklı vali profili

İzmir Valisi Yavuz Selim Köşger’i ziyaret edenlere sordum: “Nasıl bir Vali?” Herkes olumlu şeyler söyledi. Babacan ve titiz tavrı, herkesin dikkatini çekiyor. Vali Köşger, geçen hafta ilçe turuna çıktı. Gittiği yerlerden biri de Foça’ydı. Yıllardır atıl halde olan Fransız Tatil Köyü’nü inceledi. Bu güzel yerin bu şekilde durması, eminim Vali Bey’i de hayrete düşürmüştür. Kendisi, bu konuyla ilgili olarak, “Bunca yıl o milli servet, atıl vaziyette kalmış. Onu hem ekonomiye hem de turizme kazandırmak için bir çalışma yapacağız. Bu çalışmanın da ön değerlendirmesini yapmak istedim. Ziyaret ettim, yerinde gördüm. Çalışmalarımız olacak” değerlendirmesinde bulundu.

İzmir’de farklı bir vali profili olduğunu sevinerek söylemek isterim. Umarım Vali Köşger, sorun yumağı haline gelen konulara çözüm getirir. Yerel yönetimlerle uyumlu bir çalışma içinde olunursa da kazanan İzmir olacaktır.

Bu sözlere kulak verin!

Bulaşıcı Hastalıkları Önleme Derneği (BUHASDER) Başkanı, Enfeksiyon Uzmanı Prof. Dr. Şükran Köse, çok önemli açıklamalarda bulundu. Köse’nin bazı sözlerini sizlerle paylaşmak isterim:

“Maske, İzmir’de doğru kullanılmıyor maalesef. İnsanlar restoranlarda 4-5 kişilik, hatta sayıca daha fazla gruplar olarak, maskesiz otuyorlar. Bu durum, deniz kenarlarında da böyle... İzolasyon ve sosyal mesafeye dikkat edilmiyor. Hastalık için doğru tedbirler uygulanmıyor. İkinci dalga diyoruz, fakat ülkemizde henüz birinci dalga sonlanmış değil. Bu sebeplerle önlem almamız gerekiyor. Sosyal mesafe ve el yıkamanın önemini anlamamız şart! Bu öyle bir hastalık ki, vücutta yarattığı tahribat ayrı, psikolojik olarak yarattığı tahribat ayrı. Belki de hastalığı geçirenler, ileride başka sıkıntılarla karşımıza çıkacaklar, onu da bilemiyoruz şu anda. Vizit yaptığım bir esnada, bir hastanın yatağının üzerinde zıpladığını gördüm. ‘Ne yapıyorsun?’ diye hayretle sordum. ‘Virüs düşsün, gitsin kaçsın diye zıplıyorum’ cevabını verdi.”

Hoca, son anlattıklarıyla hastalığın psikolojik yönünü de ortaya koyuyor. 

Hastalık, kimseye davul zurnayla gelmiyor. Onun için maske ve sosyal mesafe kurallarına uyalım. Uymayanları da çekinmeden uyaralım!