Başkan Kayalar’dan önemli mesajlar

21 Haziran 2022

Menderes Belediye Başkanı Mustafa Kayalar’la birçok konuyu konuştuk. Genç başkan, iddialı projeleri hayata geçirmiş; geleceğe yönelik de planları var. Bu sefer lafı fazla uzatmayacağım. Başkan Kayalar, özetle şu bilgileri ve görüşlerini paylaştı:

“Vaatlerimizin yarısını hayata geçirdik. İlk defa bir kreş, kadın danışma merkezi ve giyim merkezi açtık. 30 tane park, 15 yeşil alan yaptık. Bu alanda hedefimize ulaştık. Sahil bölgesinde 5 tane sosyal işletme, kafeterya açtık. Birçok projeye imza atıyoruz. Asfalt, kilit parke, kaldırım çalışmalarımız devam ediyor. Menderes’in hiçbir yerinde bozuk yol kalmayacak şekilde çalışıyoruz. Büyükşehir Belediyesi, Özdere’de Gençlik ve Kamp Merkezi inşaatına başladı. Büyük bölümü tamamlandı. Bunun yanında, Büyükşehir’le birlikte yürüttüğümüz projelerimiz vardı, rekreasyon alanı, Tekeli Soğuk Hava Deposu, meydan projesi gibi bunların da projeleri çizilerek ihale aşamasına gelindi. Ben bu konuda Tunç Başkanıma teşekkür ediyorum, her zaman yanımızda oluyor. Bizim hedefimiz, bu projelerimizi 2024’e kadar hayata geçirmek. Sosyal belediyecilik kapsamında birçok çalışma yaptık. Her ay dar gelirli ailelerimize nakdi yardım yapıyoruz. Ramazan aylarında koli yardımı yapmakla kalmıyoruz, bunu yıl boyunca sürdürüyoruz. Bizi arayan ve talepte bulunan ailelerimize ulaşıyoruz. Tablet, bilgisayar, laptop yardımlarımız oldu. Eğitim alanında ciddi yardımlarımız oluyor, kırtasiye desteği veriyoruz öğrencilerimize. CHP olunca bu yardımlar artarak devam ediyor. Sosyal belediyecilik alanında hizmetleri tüm CHP’li belediyelerimiz gerçekleştiriyor. Askıda faturalar kapsamında elektrik faturaları ödeniyor. Şu anda elektrik faturaları, doğalgaz faturaları, mazot fiyatları, 3’e katladı. Bu konuda da askıda fatura bağışlarıyla birçok vatandaşımızın faturaları ödeniyor. Bütün vatandaşlarımıza dokunuyoruz.”

“Projelerimiz ortada, birçok iş yaptık. Menderes gelişen bir ilçe, sürekli inşaat oluyor. İnşaat olduğu için devamlı yollar kazılıyor. Doğalgaz geliyor, İZSU çalışma yapıyor, Telekom çalışma yapıyor ve yollar kazılıyor. Kazılıyor ve biz arkasından yama çalışması yapıyoruz. Bu durum biraz vatandaşı sıkıyor, yolların bozulması. Biliyorsunuz, Türkiye’de inşaat bittikten sonra elektrik, su, doğalgaz bağlanıyor. Biz Atatürk Caddesi’ni de, İnönü Caddesi’ni de bu yaz asfaltlayıp vatandaşımıza sunacağız.”

Başkan Kayalar’ın kamu kurumlarına bazı sitemleri var. Bana kalırsa bunlar haklı sitemler. İktidar temsilcilerinin, bu yazıdan sonra bunlara kayıtsız kalacaklarını sanmıyorum. Başkan Kayalar’ın sitemleri özetle şöyle:

“Bizden önceki dönemden kalan havuz projesi vardı. Yer Milli Emlak’ın. Biz tahsis istiyoruz 3 yıldır. Tahsis verilmiyor ve 3 senedir havuz inşaatı yarım. Milletimizin, Menderes’in parası burada yatıyor ve burası şu anda çürüyor. Biz bu inşaatı bir an önce bitirmek istiyoruz, ama tahsisini alamıyoruz. Şu anda devletten 17 tane tahsis istedik ve hiçbirini alamadık. Ben bu konuda AK Parti İlçe Başkanı ile temasa geçtim, onlar da ilgileneceklerini söylediler, ama herhangi bir tahsis alamadık. Tekeli’de Menderes Belediyesi’ne ait bir arazide okul var. Valilik bize, ‘Biz o okulu yenilemek istiyoruz, buranın tahsisini bize verir misiniz’ dedi. Biz 1 ay içinde meclisten karar çıkararak Milli Eğitim Bakanlığı’na tahsisini verdik. Menderes’e bir şey yapılacaksa her zaman yardımcı oluyoruz. Kim yaparsa yapsın bu benim ilçeme yapılan bir hizmet. Bir çivi çakılsa benim için önemli ve biz bir ayda tahsisi yaptık. Biz geldiğimizden bu yana sırayla tahsisler yazdık, pazaryeri için, havuz için, düğün salonu, halı saha yapmak için tahsis istedik. 17 tane tahsis var, hiçbirinden cevap gelmedi.” 

 

Yazının devamı...

Çarpıcı açıklamalar

14 Haziran 2022

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’i makamında ziyaret ettim. Soyer’i Seferihisar Belediye Başkanlığı döneminden bu yana yakından takip ediyorum. Şunu net bir şekilde ifade etmem gerekiyor. Bürokrasiden belediye işleyişine; kentin sorunlarından siyasete kadar geniş bir yelpazeye hâkim olan bir Tunç Soyer var artık.

3 yılın sonunda Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na tam olarak oturmuş Tunç Soyer...

Başkan’ın bir numaralı gündem maddesi kentteki koku sorunu!

Koku sorunu; elbette bugünün sorunu değil. En azından benim bildiğim 25-30 yıldır sürekli kentin gündeminde...

Tunç Başkan’a bu konuyu sorarak başladım ve son olarak görevinden istifa eden İZSU Genel Müdürü Aysel Özkan’ın neden gittiğini öğrenmek istedim. Şu yanıtı verdi:

“Bu bir nöbet değişimidir, bürokrasi bizim hızımıza ne kadar ayak uyduruyor, ona bakarız. Artık bürokrasiyi tanıdığımı da düşünüyorum. O nedenle daha hızlı yol alınması gereken bir süreçteyiz. Büyük ölçüde değişiklikler tamamlandı. Koku meselesi tuz biber ekti, koku meselesinin çözümünü üretmekle sorumlu olan arkadaşların benden daha büyük bir gayretle, telaşla bakıyor olması lazımdı. Koku sorunu ile ilgili bir hocayla konuştum, ‘2 bin yıllık bir sorun’ dedi. Koku sorunu ile ilgili kriz masası kurduk. Aynı depremde, pandemide kurduğumuz gibi... Kriz masasında konunun tüm ilgilileri var. Akademisyenler de var. Çalışmalar yapılıyor. 2 haftadır kriz masası toplantıları sürüyor, daha genişletilmiş biçimde devam edecek. Kısa vadede akut sorunu çözecek çareler üretiliyor, inanılmaz güzel çözümler üretiliyor, orta-uzun vadede de mutlaka sorunu çözeceğiz. Kokunun pek çok nedeni var; Nisan-Mayıs’ta hiç yağmur yağmadı, kanallarda biriken teressübatın su eksikliği nedeniyle ortaya çıkması ve onun ısı artışıyla ortaya çıkan bir koku var. Tek sebep bu değil, daha birçok sebep var... Şu kadarını söyleyeyim; yağış rejimiyle çok ilgili, ısıyla çok ilgili ve tabii ki geçmişten gelen bazı sıkıntılarla çok ilgili. Bunların hepsinin çözümü var ve çözeceğiz.”

Basmane Çukuru olarak anılan, eski garajla ilgili geçtiğimiz aylarda Soyer ve AK Parti İzmir İl Başkanı Kerem Ali Sürekli bir araya gelmişti. Soyer, gelinen son noktayı şu sözlerle anlattı:

“Önce TMSF ile meseleyi çözmemiz lazım. Henüz daha çözülmedi, ama çözüme çok yaklaştığımızı söyleyebilirim, o iş yürüyor, ama bitmeden bir şey söylemek mümkün değil. Gönül ister ki belediye binası oraya yapılsın ama bu hem önce TMSF’nin iradesine bağlı hem de sonrasında bu konuyla ilgili kamuoyunu yoklamak isterim. Bir anket... Odaların görüşleri gibi, biraz kamuoyunu dinlemek isterim, çünkü bu belediye binası olacak. Sadece ben kendi kafama göre bir şey yapmak istemem.”

Yazının devamı...

İklim krizinde öncü belediye!

31 Mayıs 2022

Çiğli Belediye Başkanı Utku Gümrükçü göreve geldiğinden bu yana iklim krizine karşı duyarlı davranıyor. İzmir’de İklim Değişikli Müdürlüğü kurulan ilk belediye Çiğli oldu. Gümrükçü Avrupa Komisyonu tarafından Avrupa İklim Paktı Türkiye Büyükelçisi ilan edildi. Türkiye’de ilk kez bir ilçe belediye başkanı böyle bir göreve seçildi.
“Çiğli İklim Eylem Planı” çalıştayı yapıldı. Burada yapılan konuşmalar kitaplaştırıldı. “Düşük Emisyonlu ve İklim Dirençli Şehirler İçin Belediyelerin Kapasitelerinin Güçlendirilmesi Projesi” kapsamında dört belediye ortak hareket etme kararı aldı. Bunlardan biri Çiğli Belediyesi oldu. Başta da ifade ettim. Başkan Gümrükçü bu hassas konuda ekibiyle kafa yoruyor. Yapılanları ve yapılacakları Başkan Gümrükçü’den dinledim.
Özetle şunları söyledi:
“Dünya bir iklim krizi yaşıyor. Eskiye göre daha sıcak, uzun yazlar, karsız kışlar yaşamaya başladık. Geçen yıl nar tanesi gibi dolular düştü, fırtınalar, yoğun yağışlar oldu. Orman yangınları artmaya başladı. Bunların tamamı dünyanın dengesinin insanoğlu tarafından bozulmasından kaynaklı semptomlar. Biz fosil yakıtları tükettik, yeraltı kaynaklarını bitirme noktasına getirdik, tüketim çılgınlığı içindeyiz. Sadece kaynakların tükenmesi değil, bu durum iklime de yansıdı. Bunun için karbon salınımını azaltmamız lazım, envanterini çıkarmamız lazım. Bunlar devletlerin, ülkelerin görevi, artık belediyelerin de görevi. Farkındalık yaratmak gerektiğini düşünüyoruz. Biz Çiğli Belediyesi olarak mevsimlerin değişmesini, dünyanın ısınmasını engelleyemeyiz ama sadece bu süreçlerde azaltım yaparak katkı koyabiliriz. Bu tüm insanların görevi. Yarın susuzluğu hep birlikte yaşayacağız, çocuklarımıza daha iyi bir dünya bırakmak için çalışmalıyız. Ben geçtiğimiz yılın sonunda Avrupa İklim paktı tarafından Türkiye Büyükelçisi olarak bu konuları çalışmak üzere görevlendirildim. Belediye Başkanı olmadan önce de Çiğli’yi dirençli kent yapacağız diye sözümüz vardı halkımıza. Dirençli kentin çok başlığı var; depreme, pandemiye, salgına dirençli olmak da bunlardan bir tanesi. Şu anda iklim eylem planını hazırlıyoruz”

Öncü olmak istiyoruz

“Karbon salınımıyla ilgili organize sanayi bölgemiz yani doğaya dışarıdan müdahale eden bölgemiz var. Çöp tesisimiz var, onu yeni bir teknolojiye dönüştürdü Büyükşehir Belediyemiz, yenilenebilir enerji üretiyor, metan gazını bağladı, sera gazı etkisini azalttı. Büyükşehir’in arıtma tesisi bizde. Bunların yanı sıra belediyenin güneş enerjisine özendirilmesi, tarımsal ürünlerin desteklenmesi gibi birçok kalem var. Biz farkındalık yaratmak için Hopa’dan başladık, tam 21 günlük seyahatle, Türkiye’nin 3 tarafını rüzgar ve güneş enerjisiyle mazotsuz gezdiler. Aruzda yolculuk bitti, duyurular yapıldı. Belediyelerimiz karşılama düzenledi. Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu projenin en büyük destekçisi, projeye dahil oldu, arkadaşlarla görüntülü konuşuldu. Şimdi sürecin sonucunda uğranılan limanlardan, illerin sınırından su örnekleri aldık. Deniz kirlilik ölçümlerini yapacağız, canlı çeşitliliği ile ilgili bilgi sahibiyiz. Barış Karadeniz, Sinop Milletvekilimiz geçtiğimiz günlerde 25’e yakın ile giderek balıkçılarla tek tek görüştü. Deniz kirliliği, iklim değişikliği, balıkçıların sorunları bunları raporlaştırıp Türkiye’nin gündemine katkı koymak gibi bir amacımız var. Çiğli olarak bu konularda öncü olmak gibi bir arzumuz var. Bu konuların belki günlük siyaset içinde karşılığının olmadığını düşünebilir insanlar ama gerçekten çocuklarımıza düzgün bir dünya bırakmak istiyorsak eğer, bugünden bu konuyu görmeli, sorumluluk almalıyız. Biz üzerimize düşen görevleri belediye olarak yerine getirmeye çalışıyoruz.”

Yazının devamı...

Konjonktürel CHP’li değiliz

17 Mayıs 2022

Yıllarını CHP’ye vermiş isimlerin başına geliyor. İl başkanlığı döneminde çalışkanlığı ile dikkat çekti. Son yerel seçimlerde Narlıdere Belediye Başkan adayı olunca aslında herkes şaşırdı. Çünkü onun ilçesi Karşıyaka idi. Ancak o bunu ‘parti görevi’ olarak gördü ve kabul etti.

Narlıdere’de gerçekten çok güzel işlerin altına imza atıyor. Özellikle dönüşüm projelerine kulak kabartmanızda fayda var. Ali Engin’den bahsediyorum. Bu köşeyi okuyanlar bilir. Bu tür ifadeleri kolay kolay birisi için kullanmam. Ancak Başkan Engin, bunları gerçekten hak ediyor. Kendisiyle zaman zaman bir araya gelip gündemi değerlendiriyoruz. Bu sefer siyaset konuştuk ve geçmişe gittik. Başkan anlattı ben dinledim. Engin’in, açıklamaları özetle şu şekilde:
“Rahmetli babam Köy Enstitüsü’nde öğretmendi. Çocukluğumuzdan beri politik bir ailede büyüdük. Babam da Cumhuriyet değerlerine bağlı, ilerici, aydın bir insandı. Biz de aslında CHP’ye olan tutku çocukluk ve gençlik yıllarımızda başladı. Biz sol örgütlerden ziyade yaşımız gereği, bizden öncekiler daha sol fraksiyonlara meyil etmişler, bizim ise CHP, altı ok meylimiz vardı. Benim lise yıllarım böyle geçti. İzmir’e üniversite okumaya geldim, İzmir’de Bornova ve Karşıyaka’da CHP örgütü ile oldum. 90’lı yıllardan sonra ise yönetici oldum. 1999’da parti baraj altında kaldığında, herkes partiden kaçarken biz ilçe yönetiminde, il yönetiminde görev yaptık. Ben il başkan yardımcısı, il yöneticisi, ilçe sekreteri, yıllarca kurultay delegeliği yaptım. 3 yıl il başkanlığı yaptım, ardından milletvekili adaylığı sürecim oldu. Belediye başkanı oldum.

%15-20’ye hapsedilemez

Özetle aslında çocukluğumdan beri bu kültürün, bu ortamın içinde ve içselleştirmiş durumdayım. Geçici, konjonktürel CHP’li değiliz. Parti barajın altında kaldığında, 1999 yılında biz ilçe ve il yöneticisiydik İzmir’de. Parti o günlerden bugünlere geldi. Ben siyasete girdiğimden beri gerek aile değerlerim gerekse de pozitif kişiliğim, iş dünyasından gelmemin de etkisiyle daha çok uzlaşma kültürü, empati yapabilmeyi benimsedim. Siyaset ve iş yaşamımda sadece CHP’ye oy verenleri değil toplumun diğer kesimlerini de yakından tanıma fırsatı buldum. Bu açıdan siyasete girdiğimizden beri şunu sorguladık; CHP yüzde 15’e yüzde 20’ye hapsedilemez. Atatürk yüzde 15’e hapsedilemez. Ülkemizin kurucusu Atatürk. Laiklik, dindarlar dahil herkese lazım. İnanç baskısı, otoriter bir anlayış hem laiklik bu yönden kolaylaştırıcı hem de demokrasi herkes için lazım. Bu değerleri nüfusun sadece yüzde 10’unun, 15’inin gibi göstermek Atatürk’e de, laikliği de, demokrasiye de yazık. Ben hep bunu savunmuşumdur, çünkü toplumu da tanıdığım için.

Nihayet Sayın Genel Başkanımız, parti genel başkanı olduktan sonra bunun farkında olarak CHP’yi geniş toplum kesimlerine açtı. Üniversitelere baş örtülü girilebileceğini ilan etti. O günden beri Türkiye’de başörtüsü sorunu yok. Yani bu sorun kendiliğinden, kavgasız, gürültüsüz, para harcamadan çözüldü. Kızlarımız daha fazla bir bedel ödemeden çözüldü. Çok iyi oldu. Şimdi artık sıra Türkiye’nin diğer sorunlarında. Temel insan hakları, herkesin kanunlar önünde eşit olması, zenginlikten, ülkenin ürettiği değerden ortak pay alması, meslek sahibi olması, saygın Türkiye Cumhuriyeti’nin yurttaşı olması, kendi ana dilini, inancını, kültürünü yaşayabilmesi, insanların inançlarından, kökenlerinden, dillerinden dolayı dışlanmadığı, devlet kadrolarının buna göre tanzim edilmediği bir Türkiye’yi özlüyoruz.”

Yazının devamı...

Vali Köşger’in yoğun İzmir İktisat Kongresi mesaisi...

27 Nisan 2022

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün çağrısıyla 1923’te toplanan İzmir İktisat Kongresi’nin 100 yıldönümünü önümüzdeki yıl kutlayacağız. Bu kongrenin önemini herhalde bilmeyen yoktur diye düşünüyorum.

Bu konuda İzmir Valisi Yavuz Selim Köşger’in önemli bir çalışması var. Köşger, göreve geldikten kısa bir süre sonra rafa kaldırılan ya da üzerine gidilmeyen İktisat Kongresi binası projesini tozlu raflardan indirdi. 1979’da yıkılan binanın aynı yere yapılması için düğmeye basan Köşger, yoğun bir mesai harcıyor.

Geçen hafta sosyal medya hesabından bu konuda bir açıklama yapan Yavuz Selim Köşger, “İzmirimizin önde gelen kültür varlıklarından İzmir İktisat Kongresi binası artık anılarda kalmayacak. Yıkılan binanın yer tapusu alındı. Kongrenin 100. yılında, aslına uygun şekilde inşa edilecek yeni kongre binasını, 2023’te hizmete alacağız ve İzmir’e çok yakışacak” dedi.

Bu sözler gerçekten dikkatimi çekti ve heyecanlandım. Küçük bir araştırma yaptım. Yer tapusunun hiç de o kadar kolay alınmadığını öğrendim. Arsanın İngiltere’de yaşayan sahibi ilk önce burayı satmak istemedi.

Acil kamulaştırma kararı alınsa bile sürecin en az 6 ay süreceğini öngören Vali Köşger, ikna için devreye girdi. Yaklaşık iki hafta süren görüşmeler olumlu neticelendi ve arsa alındı.

Şimdi İktisat Kongresi’nin yapıldığı tarihi binanın aynısı yine aynı yerine yapılacak. Proje çalışmaları sürüyor, kısa sürede sonra ihaleye çıkılacak ve çalışmalar başlayacak.

Vali Bey’le bu konuyu konuştum, özetle şunları söyledi: “Göreve geldikten sonra böyle bir konu olduğundan bana bahsedildi. Mustafa Kemal Atatürk’ün çağrısıyla toplanan İktisat Kongresi’nin binası 1970’li yılların sonunda yıkılmış. Kongrenin 100. yılını 2023 yılında kutlayacağız. Kongreyi yapabileceğimiz bir bina bulunmuyor. Biz de binanın aynı yerine yapılması için çalışma başlattık. Acil kamulaştırma kararı alınsa bu 6 ay sürecekti. Bizim böyle bir zamanımız yok. Arsa sahibini ikna ettik. Tapusunu aldık.  İktisat Kongresi binasını aslına uygun bir şekilde yapacağız. Dışı 100 yıl önceki gibi olacak. İçi ise modern ve son teknolojiyle inşa edilecek. Kongreler orada yapılacak. Binaya girenler, tarihi atmosferi yaşayacak. İktisat Kongresi’nin 100. yılında büyük bir toplantıya İzmir olarak ev sahipliği yapacağız.”

Umarım, her şey yolunda gider ve bina zamanında yetişir.

Yazının devamı...

Z kuşağı, siyasilerin radarında!

19 Nisan 2022

Genel seçimlere bir yıldan fazla süre var ama çoğumuz seçimle yatıp seçimle kalkıyoruz. Ben seçimlerin zamanında yapılacağını düşünenlerdenim. Zaten TBMM’de kabul edilen son seçim yasasının geçerli olması, Nisan’dan önce bir yarışın olması pek mümkün görünmüyor. 2023’te 64 milyon seçmen sandık başına gidecek. Bu rakamın yüzde 16’sını Z kuşağı oluşturuyor. Yine 6.5 milyon genç ilk defa oy kullanacak. Bu durum açıkçası siyasi partilerin gençlere yönelik politikalar üretmeye zorluyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan gittiği her ilde gençlerle bir araya geliyor. Yine CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener de gençlere yönelik verdikleri vaatlerle dikkat çekiyor.

İzmir’de ise yaklaşık 500 bin genç ilk kez oy kullanmak için sandık başına gidecek. AK Parti ve CHP İzmir İl başkanları bunun önemini kavramış ki gençlerle bir araya gelmeyi ihmal etmiyor.

AK Parti’nin tecrübeli ismi İl Başkanı Kerem Ali Sürekli (57) Ramazan ayı süresince gençlerle iftar ve sahur programı yapmayı ihmal etmiyor. Onlarla sohbet ediyor, langırt oynuyor. Yine AK Parti İl Gençlik Kolları’nın düzenlediği programlarda onlarla buluşuyor. Partinin şimdiye kadar yaptıklarını ve yapacaklarını anlatıyor. Burada bir parantez daha açmak gerekiyor. AK Parti’de siyaset yapan gençler özellikle üniversitelerde yoğun bir çalışma içerisinde. Bu da benim oldukça dikkatimi çekiyor.

CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel (45) de gençlerle ayrı bir önem veriyor. Yücel, geçtiğimiz günlerde o da üniversite öğrencileriyle iftar da buluştu. İftar sonrası gitar çalıp şarkı söyleyen Yücel, gençlere güzel bir selam çakmış oldu!

MHP’de yoğun program

MHP İzmir teşkilatı, yoğun bir Ramazan dönemi geçiriyor. İl Başkanı Veysel Şahin her akşam iftarda vatandaşlarla, partililerle bir araya geliyor. MHP, her yıl olduğu gibi bu yıl da dar gelirli vatandaşlarla erzak desteğinde bulunuyor. Veysel Şahin’le konuştum, yaptıkları çalışmaları şöyle anlattı:

“Kendimizi, yaşadığımız şehirlerde sorumluluk altında hissediyoruz. Biz de bir nebze olsun insanımızın yanında olmak gayesiyle elimizden geldiği kadar, gücümüzün yettiği kadar Genel Başkanımızın başlatmış olduğu yardımlaşma ve kardeşlik kampanyamıza hizmet ediyoruz. İlçelerimizde komisyonlar kurarak, ekipler oluşturduk. Sosyal medyadan iletişim bilgilerimizi dağıttık. İftardan sonra saat 23.00’e kadar ihtiyaç sahiplerine  yardım paketlerimizi ulaştırıyoruz. Kampanyamız sayı ile sınırlı değil, gücümüzün yettiği yere kadar ekmeğimizi vatandaşlarımızla paylaşmaya hazırız. İlçe başkanlarımız, yöneticilerimiz ve gönüllü arkadaşlarımızla, yani tüm gücümüzle sahadayız. Kurulan ekiplerimiz de ay boyunca sahada olacak.”

Yazının devamı...

Bu tartışma bitmez!

14 Nisan 2022

30 Ekim’de meydana gelen deprem, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ana hizmet binasına da zarar verdi. Uzun tartışmalar sonrası binanın yıkılmasına karar verildi. Hatta yıkım ihalesine bile çıkıldı. İhaleyi kazanan firma bugün yarın açıklanacak ve bina yıkılacak.

Yıkıma şiddetle karşı çıkanlar var. Onların başında da Mimarlar Odası geliyor. Odanın İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı İlker Kahraman, binanın güçlendirilmesi gerektiğini savunuyor: “Biz binanın yıkılmaması gerektiğini ve haklı olduğumuzu düşünüyoruz. Kent için bir kayıp olacak, bu yanlıştan dönülmesini istiyoruz. Konuyu yargıya taşıyacağız. Yüksek Kurul, buna ‘hayır’ demişken, burada çok da yapılacak bir şey kalmadı. Sürecin takipçisi olacağız. Bu konuda çok aceleye gerek yok, ‘Bir an önce yıkalım’ gibi bir süreç de var, ihaleler yapılıyor. Bunun da anlamının çok olmadığını düşünüyorum, çünkü henüz ortada yıkılırsa ne olacak, olmalı gibi bir şey yok, ama yıkım için ihale yapılıyor. Burada çok dikkatli olunması lazım, o alan yıkıldıktan sonra yıllarca boş kalma ihtimali var. Binayı yeniden yaptığınızda da ısıtma, soğutma, aydınlatma sistemini yenileyeceksiniz. Bunlar da güçlendirme maliyeti içinde düşünüldüğü için yüksek çıkıyor. Orada kazık temeller var, o temellerle zemin güçlendirilmiş durumda. Kazık temellerde birtakım korozyonlar olduğu söyleniyor, ama biz bunun olamayacağını öngörüyoruz. Hava almayan bir yerde korozyonun olamayacağını öngörüyoruz. Bu temeller buradan kalkmadan buraya yeni bir temel yapılabilecek mi? Temeller nasıl kaldırılacak? Güçlendirme maliyetini geçelim, bu soruların cevabını kimse vermedi şimdiye kadar. Bunlar da göz önüne alınmalı, kolaylıkla söküp yerinden alabileceğiniz türden değil onlar. Orada bir yapılaşma var, denizin içinde, toprak altında. Binayı yeniden yapmak için onu çıkarıp yenisini koymanız gerekli ya da bodrum kat yapmayı planlıyorsanız oradakileri komple çıkarmalısınız. Bu da ayrı bir mühendislik işi. Bunun maliyeti hiç tartışılmadı. Bu iş aslında güçlendirmeden çok daha dertli, zorlu bir iş. Olayı farklı boyutlarıyla ele almak lazım.”

Kahraman’ın bakış açısı bu şekilde! Ancak bana kalırsa orta hasar almış bir binanın güçlendirilmesi çok doğru olmaz. İzmir, deprem bölgesinde. Kentin içinden fay hatları geçiyor ve her biri patlamaya hazır bomba gibi. Bunu da es geçmemek gerekir diye düşünüyorum.

Yıldırım’a ziyaret

İzmirli depremzedeler, İZDEDA Başkan Haydar Özkan’ın öncülüğünde, geçenlerde Ankara’ya gitti. En büyük sorun, kredi faizlerinin çok yüksek olması. Bu konuda seslerini duyurmak için son AK Parti İzmir Milletvekili Binali Yıldırım’ı da ziyaret ettiler. Özkan, görüşmenin olumlu geçtiğini söyledi: “Kendileriyle bir konuda anlaştık. Dernek olarak bir çalışma yapacağız, kredi ihtiyacı olanları tespit edeceğiz. Kentsel dönüşüm kredisi değil de deprem destek kredisi gibi bir şeyin çalışmasını yapabilmek için krediye ihtiyacı olanları tespit edeceğiz. 75 bin depremzedenin hepsi mi, yoksa mesela Karşıyaka bölgesinde evini kendi yaptıranlar oldu, az hasarlı olup dönüşüm yapmak istemeyenler var, bunları düşeceğiz. Evini TOKİ’ye yaptırmak isteyenin listesini yapacağız. Tekrar Binali Bey’e gideceğiz, kendisi bakanlıklar seviyesinde devreye girecek.”

Şu an depremzedelerden envanter formunu doldurulması isteniyor. Yıldırım’ın konuya el atması, sorunun yüzde 50 çözüldüğü anlamı taşıyor! Umarım, ucuz kredi talebi olumlu bir şekilde sonuçlanır.

Yazının devamı...

‘TOKİ-İZBETON birlikte yapsın’

17 Mart 2022

İzmir depreminin üzerinden 2 yıl geçti. Acılar hala taze. Sorunlar ise dağ gibi. TOKİ, yuvaları yıkılan aileler için belirlenen alanlarda evleri tamamladı, bir bölümünü teslim etti. Aynı şekilde Bayraklı Şehir Hastanesi’nin hemen yanındaki bölgede de inşaatlar hızla devam ediyor. Nisan-Mayıs’ta tamamlanan evler depremzedelere teslim edilecek.

Ancak evleri orta ve ağır hasar vatandaşlar kara kara düşünüyor. Kredilerin yüksek olmasından yakınıyorlar. Konuyu çok yakından takip ediyorum.

Henüz ortada anlaşılarak yeniden yapılan bir bina yok! Döviz kurundaki yükseklik müteahhitlerin de belini büktü. Yeni binalar için verilen bedeller her geçen gün arttı. İzmir Depremzedeleri Dayanışma Derneği kooperatifleşme kararı aldı. Kooperatif aracılığıyla orta ve ağır hasarlı evlerin dönüşmesi için önemli bir adım attı.

‘İşi siyasete döktüler’

İzmir’de hükümetin en önemli temsilcisi AK Parti İzmir İl Başkanı Kerem Ali Sürekli’nin bu konuyu sordum, şunları söyledi, “Depremzedeler üzerinden siyaset üretmeye çalışıyorlar. Geri planda iktidarı suçlayıcı dezenformasyon yapıyorlar kendi beceriksizliklerini örtmek için. Depremzedelerimizle bizi karşı karşıya getirmek istiyorlar. Biz burada çok büyük işler yaptık depremzedelerle ilgili. İsteklerin birçoğu karşılandı, görüşüyoruz, isteklerini de takip ediyoruz. İktidar birçok şey yapmıştır, yine yapacakları vardır, biz de yerel yöneticiler olarak takip ederiz. Tabi onlar bizden istiyorlar ama ‘Siz iktidarın yereldeki temsilcilerisiniz bu mesajlarımızı iletin’ diyorlar. Tabi ki biz icra makamı değiliz, kanun, yönetmelik, yasa var. Türkiye’nin diğer illerinde uygulananlar var. Gönlümüzden onların her istediğini yapmak isteriz. Depremzedelerin sıkıntısı bizim sıkıntımızdır, onları haklı görüyoruz ama lütfen iktidarın yaptıklarını da görelim. 1999 depremini yaşadı İstanbul, oradan nereye geldik, çok şey yapıldı. Devletimiz bu konuda çok şey yaptı. Başta devlet, genel iktidar ve yerel idare ile el ele verdik ve ne güzel işler yaptık. Ancak yerel idare sonrasında süreçten koptu ve işi siyasete döktü ve kendi üstüne düşüne yapmıyor.”

“Biz Tunç Soyer’in daveti üzerine grup başkanvekilimizle gitmiştik, özellikle depremzedeler için görüşme yaptık. Ben kendi inisiyatifimle, kendi görüşüm olarak Ankara ile görüşmeden ‘Gelin TOKİ ile İZBETON ele ele versin, geçmişte EVKA’lar gibi projeler var, birlikte çalışma yapsınlar. Depremzedelerin mağduriyetini giderelim bu hem kentsel dönüşüme hem de Türkiye’ye örnek olsun’ dedim. Başkan dinledi, ‘Bakalım’ dedi. İl Başkanlığımızı ziyaretlerinde CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel de vardı, orada da konuyu samimi olarak açtım. Başkan dışarı çıktı, muhteşem bir açıklama yaparak, tweet attı. Yapılan görüşmenin verimli olduğunu söyledi, ‘Depremzedelerin sorununu çözeceğiz’ dedi. ‘Kentsel dönüşüm için ışık yakacağız’ dedi ve sonra ses gelmedi. Çünkü Büyükşehir işi siyasete döktü. Depremzedeler için yapılacak ne varsa biz çalışırız yaparız. Altını çizerek söylüyorum kanunlar, yasa ve yönetmelikler çerçevesinde biz siyasiler hukuki sürece destek oluyoruz, olacağız. İZDEDA’dan şunu istiyorum. Yapılanları kabul edelim, takdir edelim. Eksiklerimizi ‘Çadır kurarız’ gibi yaklaşımlarla değil, Büyükşehir’in ve CHP’li siyasetçileri yönlendirmesiyle değil, gelin görüşelim. Geçenlerde de görüştük, kredi konusunda 20 yıllık sıfır faiz diyorlar. Kendi cephelerinden haklıdırlar, devlet de 200 bin liralık krediyi 400 bine çıkardı, tekrar değerlendirilebilir. Kredi şu andaki piyasa şartlarının en altına çekildi, tekrar değerlendirilir ama bunlar diyalogla olur. Diyaloğun adresi de Çevre ve Şehircilik Bakanlığıdır. Kanuni düzenlemeyi yapacak olan da parlamentodur. Bu çerçevede bunlar konuşulur.”

Vali Köşger toplayabilir

Depremzedelerin sıkıntısı gerçekten çok büyük. Evlerini dönüştürecek bütçeleri yok. Bayraklı’da daire başı istenilen paralar 500 ila 750 bin lira arasında değişiyor. Daha fazla isteyenlerin olduğunu da duydum. Ancak düşük ücretli çalışanların ya da emeklilerin bu paraların kredilerini ödemeşi çok zor. Bayraklı’da hala yıkılmayı bekleyen onlarca bina var.

Yazının devamı...