Başkan Acar iddialı!

Aliağa Belediye Başkanı MHP’li Serkan Acar, iş yaparken “sessiz” çalışmayı seviyor. Demek istediğim işin şov kısmıyla hiç mi hiç ilgilenmiyor. Geçtiğimiz günlerde kendisiyle sohbet etme fırsatı buldum. İlçeyi, yaptıklarını ve kendisine yönelik eleştirileri sordum. Samimi yanıtlar aldım.

Aliağa Belediyesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi işbirliğiyle hayata geçirilecek meslek hastanesinin ilçeye dolayısıyla da İzmir’e ivme kazandıracağını söylüyor Başkan Acar, “Aliağa sanayi ve liman şehir olarak Ege’nin hatta Türkiye’nin önemli şehirlerinden biri. İş kazalarının ve iş kazası riskinin yoğun olduğu bir şehir. Bu nedenle bölgede uzun zamandır içinde mikro cerrahi ve yanık ünitesi olan hastane talebi vardı. Bir anlamda meslek hastalıkları hastanesi… Lakin bu hastaneyi, bir meslek hastalıkları hastanesi olarak algılamamak lazım çünkü iş kazalarının sayısı bellidir. Yılda ortalama 3 bin tane iş kazası meydana geliyorsa, bu hastane de yılda 3 bin kişiye mi hizmet verecek, hayır. Bu hastaneyi özgün kılan yanı çevresel hastalıklar hastanesi olacak olması. Yani bir tanı merkezi; kaynağında, daha hastalık olmadan çözüm üreten bir merkez olacak. Bugün ülkemizde hastalığının kaynağı bilinmeyen yaklaşık 1.5 milyon insan var. Bu alanda sadece Aliağa’da da değil, Türkiye genelinde de öncü rol üstlenecek. Bir yandan da dünya bazında kriterlere sahip olması nedeniyle sağlık turizmini de getirecek. Hem Aliağa’da sağlık açığını kapatacak bir misyonu üstlenecek hem de Aliağa’ya sağlık turizmiyle ciddi katkı sağlayacak” dedi. 

“Hastane bu zamana kadar neden bitmedi?” şeklindeki eleştirileri sordum hemen, Başkan Acar şunları söyledi: “Biz 2019’un Ocak ayında Dokuz Eylül Üniversitesi’yle mutabakata vardık. Bir olguyu yatırım programınıza alır ve bir süreç yaşarsınız. Bunun bürokratik altyapısı, ihale süreci gibi süreçleri vardır. Bu dünyada böyledir. 2019 Ocak’ta Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü Nükhet Hotar ile görüşüyorsunuz ve mutabık kalıyorsunuz.

Akabinde, biz şubat ayı meclisimizde üniversiteye yer tahsisi yaptık, belediye arazisini üniversiteye tahsis ettik. Mart ayında ise bir irade ortaya koyduk, ‘Bu hastaneyi yapacağız’ dedik ve temel atma töreni yapıldı. Verdiğimiz arazi bir tarlaydı, imar yoktu, bunun da bürokratik bir süreci vardı. Geçtiğimiz günlerde Kamil Okyay Sındır ile de bir araya geldik, kendisi, ‘Temel atma töreni yaptınız’ dedi. Temel atma semboliktir, ‘Ben buna başlıyorum, niyet ettim’ demektir.

Ardından Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na giderek, ‘Biz buraya hastane yapmak istiyoruz’ dedik. Çünkü ilk önce 1/100.000’lik planlarını yapmanız lazım. Ardından 1/25.000, 5000, 1000’lik planları da yaptık. Büyükşehir’in itirazları oldu ardından planlarımız askıya çıktı ve kesinleşti.

2021’in Ağustos ayı itibariyle inşaatının da yüzde 30’unu bitirdik. 28 ayda bunların hepsini bitirdik. Bunu eleştiren insanlar, ‘Bu sürede ne yaptınız kardeşim, niye bu kadar bekledi?’ diyenler, kendi örneklerini versinler. Böyle bir işin bir benzerini, hatta daha küçüğünün örneğini versinler. 1 yıldır Büyükşehir binasının yıkılıp yıkılmayacağı tartışılıyor. Bırakın yeni bina için tek adım atmayı, sadece yıkılıp yıkılmayacağını tartışan insanların, 2 yılda hastaneyi bitiren bir insanı eleştirebiliyor olması sadece komik. Varsa örnekleri, daha hızlı yaptıkları, o zaman ben, ‘Evet ya, daha iyi olmamız lazım’ diyeyim. Kendi personelimden de Dokuz Eylül Üniversitesi’ndeki arkadaşlarımızdan da Allah razı olsun. Yapılabilecek en hızlı süreçte, şu an örneği olmayacak şekilde bir çalışma yapıldı. Eleştiren insan keşke çıkıp, ‘Bak sen 2 senede 1 hastane yaparken, biz 6 ayda, 1 yılda bu hastaneyi yaptık’ diyebilse, ben de ‘Haklısınız’ diyebilsem. Ama örneği yok. Yapmayı bırakın, daha 1 yıldır Büyükşehir binasına ne yapacaklarına karar veremediler…”

Başkan Acar iddialı

‘Muhalefet sık gelsin’

Başkan Acar, Aliağa’da muhalefetin söylediklerini her zaman dikkate aldığını ancak bazı çıkışların yersiz olduğunu savunuyor, “Eksiğiniz olabilir, biz her şeyi dört dörtlük yapıyoruz değil, muhalefetin amacı da iktidarı diri tutmak, iktidarın da kendini çek etmesidir. Biz de onların her eleştirisinde kendimizi çek ediyoruz. Eğer bir eksiğimiz varsa, hatamız varsa düzeltmeye çalışıyoruz. Muhalefetin ne söylediği de, bizim ne yaptığımız da halkımızın gözü önünde gerçekleşiyor. Halkımız haklıyı, haksızı, doğruyu, yanlışı görüyor. Analiz edip bir karar veriyor, biz kendimizce doğru bildiğimiz noktada yürümeye çalışıyoruz. Muhalefetle ilgili bir sorunumuz yok. Daha sık gelip ifade ederlerse gözlemlerini, düşüncelerini daha mutlu olurum. Çünkü senede bir, 2 senede bir gelerek, Aliağa’nın gündemini yakalayamıyorlar, akışı kaçırıyorlar” dedi.