Göz çevresi estetiği

30 Ekim 2020

Göz çevremiz yüzümüzdeki en hassas bölgedir. Bu yüzden genetik faktörler, dış etmenler, hormonel değişikliler, kötü beslenme, fazla güneşe maruz kalma gibi nedenlerden çok fazla etkilenirler. Problemli göz çevresi kişiyi olduğunda daha yaşlı veya sağlıksız gösterebilir.

Günümüzde görselliğin ön planda olması ile birlikte estetik ve kozmetik konusundaki teknolojinin gelişmesi bizlere bu konuda çeşitli problemlere yönelik çözümler sunmaktadır.

Biz estetik cerrahlara en sık başvurulan göz çevresi problemleri, morluk, kırışıklık, ince çizgiler, göz kapağı düşüklüğü, gözaltı torbalanması ve yağ bezesi oluşumlarıdır. Bazen bir bazen de birkaç yöntem bir arada kullanılarak soruna yönelik cerrahi veya ameliyatsız çözümler tarafımızdan sunulmaktadır. Göz çevresi kırışıklıkları için en çok botoks uygulamasına başvururken, gözaltı torbalanması veya morlukları ihtiyaca uygun çeşitli mezoterapilerle tedavi edilir.

Mezoterapi seans sayısı yine kişinin ihtiyacı ve kullanılacak ürüne göre hekim tarafından belirlenir. Gözaltı ışık dolgusu başka bir seçenektir. Yine göz çevresi için hazırlanan özel peelingler özellikle gözaltı morluklarında etkili olabilmektedir. Gözaltındaki yağ dokusunun eksikliği kişiye yorgun bir görünüm verdiğinden hyaluranic asit içeren dolgularla o bölge desteklenir ve daha canlı bakışlara birkaç dakika içinde kavuşmak çok kolaylaşır. Yağ bezeleri için doktorun uygun gördüğü cerrahi yöntemler veya uygun lazerler kullanılabilir. Göz kapağı düşüklüğü de yine günümüzde düşüklüğün derecesine göre ameliyatlı veya ameliyatsız seçenekleriyle kişi için konforlu bir biçimde giderilir. Çoğunlukla sosyal hayattan kopmanızı gerektirmeyecek uygulamalara mutlaka ve mutlaka alanında uzman estetik cerrahlarla karar vermelisiniz.

Op. Dr. Eser AYDOĞDU

Yazının devamı...

Fibrocell ile yaşlanmaya çözüm

6 Mart 2020

Fibrocell İle Yaşlanmayı Durdurun

Cilt gençleştirme tekniklerinden olan kök hücre tedavisi yaşlanan ve genetik veya çevresel faktörlerle yıpranan ciltler için en çok tercih edilen uygulamalardan biridir. Temeli kişinin kendi kök hücresinin yine kendisinde kullanılmasından ibarettir.

İşlem oldukça basittir. Kulak arkasından Plastik Cerrah tarafından alınan minik bir biyopsi parçası kök hücre laboratuarlarında çoğaltılır. Alınan parçada bulunan ve cildimizi genç tutan fibroblast parçası laboratuarda 4 veya 6 hafta içinde çoğaltılarak yeniden enjeksiyona hazır hale gelir. Soğuk zincir kullanılarak taşınan kök hücre dokuları yine plastik cerrahınız tarafından ciltte hücrelerin canlılığını kaybettiği bölgelere enjeksiyon ile verilir. Bu işlem ortalama 4 haftada bir toplam 3 kez olacak şekilde tekrarlanır. İlk etkiler 2-3 hafta içinde görülse de ortalama 6 aya yayılan bir iyileşme ve gençleşme etkisi görülmektedir. Bir nevi cilt yaşlanmasında saatleri tersine çevirir.

Kök Hücre (Fibrocell) Tedavisinin başlıca etki alanlarını aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz.

Yıllar geçtikçe azalan kolajen etkisiyle belirginleşen kırışıklıkları azalması, yüzdeki gevşekliklerin toparlanması ve cilt tonunun dengelenmesi,

Boyun, gıdı ve dekolte bölgesinde yaşlanmaya bağlı azalan deri altı dokular nedeniyle meydana gelen sarkma ve deformasyonlar,

İzler ve cilt çukurlarının giderilmesi.

Etkisi diğer cilt gençleştirme tedavilerine göre daha uzun süren kök hücre uygulaması, kişinin kendi hücrelerinin kullanılması sebebiyle herhangi bir alerjik reaksiyon oluşturmaz ve hasta açısından konforlu bir işlemdir.

Yazının devamı...

Göz Kapağı Estetiği

4 Ocak 2020

Göz Kapağı Estetiği

Göz çevremiz yüzümüzdeki en hassas bölgedir. Bu yüzden genetik faktörler, dış etmenler, hormonel değişikliler, kötü beslenme, fazla güneşe maruz kalma gibi nedenlerden çok fazla etkilenirler. Problemli göz çevresi kişiyi olduğunda daha yaşlı veya sağlıksız gösterebilir. Günümüzde görselliğin ön planda olması ile birlikte estetik ve kozmetik konusundaki teknolojinin gelişmesi bizlere bu konuda çeşitli problemlere yönelik çözümler sunmaktadır.

Biz estetik cerrahlara en sık başvurulan göz çevresi problemleri, morluk, kırışıklık, ince çizgiler, göz kapağı düşüklüğü, gözaltı torbalanması ve yağ bezesi oluşumlarıdır. Bazen bir bazen de birkaç yöntem bir arada kullanılarak soruna yönelik cerrahi veya ameliyatsız çözümler tarafımızdan sunulmaktadır. Göz çevresi kırışıklıkları için en çok botoks uygulamasına başvururken, gözaltı torbalanması veya morlukları ihtiyaca uygun çeşitli mezoterapilerle tedavi edilir. Mezoterapi seans sayısı yine kişinin ihtiyacı ve kullanılacak ürüne göre hekim tarafından belirlenir. Gözaltı ışık dolgusu başka bir seçenektir. Yine göz çevresi için hazırlanan özel peelingler özellikle gözaltı morluklarında etkili olabilmektedir. Gözaltındaki yağ dokusunun eksikliği kişiye yorgun bir görünüm verdiğinden hyaluranic asit içeren dolgularla o bölge desteklenir ve daha canlı bakışlara birkaç dakika içinde kavuşmak çok kolaylaşır. Yağ bezeleri için doktorun uygun gördüğü cerrahi yöntemler veya uygun lazerler kullanılabilir. Göz kapağı düşüklüğü de yine günümüzde düşüklüğün derecesine göre ameliyatlı veya ameliyatsız seçenekleriyle kişi için konforlu bir biçimde giderilir. Çoğunlukla sosyal hayattan kopmanızı gerektirmeyecek uygulamalara mutlaka ve mutlaka alanında uzman estetik cerrahlarla karar vermelisiniz.

Yazının devamı...

Cildimiz İçin Gençlik İksiri

12 Kasım 2019

Güzelliğiyle kralları kendine aşık eden Mısır Kraliçesi Kleopatra, ismiyle bugün bile güzellik anlayışına katkı sağlamaktadır. Cildimiz için faydalı peptidler içeren Gençlik İksiri dediğimiz uygulama; zamana yenik düşen cildimizdeki deformasyonları gidermede en etkili yöntemlerdendir. İçeriğinde bulunan Peptid solüsyonları, Biotin, Folik Asit gibi B vitamini kombinasyonları, Retinol, Hyaluronik Asit gibi cildin gençleşmesini sağlayan faktörler zamana yenik düşen yapıyı onararak tazelik sağlar. 7-10 gün aralarla uygulanan 3 veya 4seans sonrası cildin nem dengesi düzenlenir, savunma mekanizması güçlenir, gözenekler sıkılaşarak ince çizgiler kaybolur, akne oluşumu engellenir ve cildinrenk tonu düzenlenir. Yıllara yenik düşen cilt altındaki kollajen yapı yeniden düzenlenir ve dış etmenlere karşı savunması güçlenir.

Bu iğneli mezoterapi yöntemi, uygun olan her cilt yapısına her yaş bandında yapılabilir. Mat, cansız, olduğundan daha problemli, kırışık, nemsiz ve yaşlı gösteren ciltler tarafından en çok tercih edilen mezoterapi yöntemlerindendir. Öncesince lokal anestezik kremlerle yüz bölgesinin uyuşturulması işlem sırasında kişi için büyük konfor sağlar.

İşlem sonrası normal hayata hemen dönülmesi özellikle zaman problemi yaşayanlar için büyük bir konfor sağlar. Kleopatra Gençlik İksiri içeriğindeki bileşenler güvenilirlik olarak test edilmiş ve FDA onayı almıştır. İşlem için mutlaka uzman hekimler tercih edilmelidir.

Yazının devamı...

Göğüs Küçültme Estetiği

14 Eylül 2019

En sık yapılan meme estetiklerinden biri olan meme küçültme ameliyatı ihtiyacı olan kadınlar için bu konudaki sıkıntılardan büyük bir kurtuluş yoludur. Vücut orantısına göre büyük memeler en çok bel ve sırt ağrıları, sürtünme nedeniyle oluşan tahriş ve pişikler, kıyafet seçememe, ağırlık nedeni ile sütyen askısı izleri oluşması, çok ileri vakalarda dolaşım bozukluklarına sebep olmaktadır. Sağlık dışında da kıyafet seçememe ve görüntü olarak da kişiyi mutsuz eder.

Meme ameliyatları vücut gelişiminin tamamlanmasından itibaren yapılabilir. Öncesinde doktorun tercihine göre meme ultrasonu veya mamografi çekilmesi ileriki yıllarda değerlendirme açısından sağlıklı olur. Ameliyat öncesi değerlendirmede kişinin vücut ölçüleri ve isteğine göre meme değerlendirilir. Daha sonra yapılacak teknik belirlenir. Ameliyat ters T ve lolipop şeklinde olmak üzere 2 şekilde yapılır. Ters T tekniği meme altı kesisi ve meme başından ucuna uzanan tek bir çizgi kesisi ile olur. Lollipop tekniği ise meme ucunun halka şeklinde kesilmesi ve meme altına uzanan tek bir çizgi hattı ile yapılır. Her iki teknikte de fazla cilt ve meme dokusu çıkarılarak istenilen büyüklüğe ulaşmak hedeflenir. Ameliyatta amaç meme ucu sinirleri ve süt kanallarını korumak olsa da bazen meme büyüklüğü nedeni ile bu bölgeler operasyondan etkilenebilir. Ameliyatın tekniğine göre memede izler görülür. Eğer yara iyileşme sorunu yoksa, hasta sigara kullanmıyorsa ve ameliyattan sonra yara izi için kremlerine zamanında başlayıp düzenli kullandıysa yaklaşık 1 sene sonra ince ve şeffaf izler kalır.

Ameliyat sonrası dönemi genelde ağrısız ve rahat geçer. Doktorun verdiği ilaçlar ağrıyı rahatlıkla baskılar. Operasyondan yaklaşık 1 hafta sonra kişi rahatlıkla işe dönebilir. Kişinin yaşam kalitesi operasyon sonrasında hızla yükselir.

Yazının devamı...

Yüz Estetiğindeki Yenilikler

26 Ağustos 2019

İPLE YÜZ GERME

Teknoloji geliştikçe genç görünmek için hem biz estetik cerrahlar hem de siz hastalarımız daha az komplikasyonlu yöntemleri tercih ediyor. Fakat bir iple askılama işlemi ameliyatlı yüz germe işlemine alternatif değildir. Ameliyat süreci kadar zamanı olmayan, ameliyat olmak için engeli olan, iş hayatından uzaklaşamayan, yüzünün belli bölgelerinden rahatsız olan ve genç yaşlarda ve sarkma olmuş yüzlerde çoğunlukla iple askılama tercih ediliyor. Bazen fokuslu ultrason ve kollajen aşısı ile kombine edilebiliyor.

İple asma yöntemlerinden bazılarını birkaç başlıkta özetleyebiliriz;

ÖRÜMCEK AĞI

Cerrahinin birçok alanında kullanılan PDO iplikler bu yöntem için de kullanılır. Hekimle birlikte hastanın da isteğine göre ortalama 50-60 kadar ip yelpaze şeklinde yüz hattına yerleştirilir. İşlem sonrası hafif morluk ve ödem görülebilir. Lokal anestezi kullanılır. Yaklaşık 3 hafta kadar yüzün ovalanmasından kaçınmak gerekir. Etkisi ortalama 1-2 sene kadar sürer.

FRANSIZ ASKI

Fransa ‘da geliştirilen silikon kaplamalı ve esneyebilen iplerle yapılan asma yöntemidir. Yüzdeki sarkmaları düzenlemek ve yüz hattını toparlamak için uygulanan güvenli bir asma tekniği olan Fransız Askısı lokal anestezi ile yapılabileceği gibi genel anestezi altında yapılan başka ameliyatlarla da kombinlenebilir. Tüm yüz için uygundur. Kişinin ihtiyacına göre 2 ila 12 adete kadar ip kullanılabilir. İpler yüzden geçip baş derisine sabitlenir. Herhangi bir dikişe gerek yoktur. İpin esnek yapıda olması mimiklerle beraber hareket etmesini sağlar, silikon yapısı ise kopmaları engeller. Böylece işlem sonrası yüz asimetrisi oluşmaz. Tüm yüz için işlem süresi 45 dk civarındadır. İşlemden birkaç gün sonra normal hayata rahatça devam edebilirsiniz. Ortalama 4 yıl kalıcılığı vardır.

V LİFT

Yazının devamı...

Yaz Mevsiminde Dökülen Saçlar İçin

28 Haziran 2019

Günümüzde saç dökülmesi artık sadece orta yaşlı kişilerin değil 20’li yaşlardaki gençlerin de sorunu. Saç dökülmesini etkileyen faktörleri ise 4 ana başlık altında toplayabiliriz; beslenme sorunları, psikolojik etkenler, fizyolojik hastalıklar ve dış etmenler. Saç dökülmesinin düzenli devam ettiği durumlarda mutlaka bir doktora gidilmesi gerektir. Saç dökülme sorununda ilk işlemin saç ekimi olmayabilir, önce sorunun nedeninin bulunması gerekir.

Eksik ve yetersiz beslenmeler; fast food alışkanlıkları, kilo vermek için yapılan ağır diyetler ve buna bağlı vitamin ve mineral eksiklikleri saçlarda belirgin dökülmeye sebep oluyor. Yine uzmanına danışılmadan saç bakımı adı altında kullanılan sağlıksız kimyasallar da saç dökülmesinin başlıca sebepleri arasında sayılabilir. Dış faktörler olan çevre kirliliği, radyasyon yayan cihazla, bilgisayarlar, elektromanyetik kirlilik gibi faktörlerin saç dökülmelerini tetikleyebilir. Psikolojik faktörler arasında ise üniversite sınav kaygısı, gelecek, iş kaygısı ve aşk acısı gibi stres yaratan durumlar var.

Saç analiziyle birlikte bazen de gerekli tetkikleri yaptıktan sonra, tedavi protokolü oluşturulur. Saç dökülmesinde tedaviye başlamadan dökülmenin nedeni ortaya koyduktan sonra; beslenmeye bağlı bir saç dökülmesi varsa diyetisyen ile ekip çalışması içerisinde özel bir beslenme program oluşturulur. Saçın büyümesini sağlamak ve dökülmesini azaltmak için özel besinler öneriliyor. Eğer strese ya da kaygıya bağlı bir sorun ise kişiyi psikolog ile birlikte değerlendirilir. Hastalıklara bağlı ve dış etkenlere bağlı bir dökülme varsa, hastalığın tedavisi için dış etkenlerin uzaklaştırılmasını önerilir.

Eğer dökülme yeni başlamışsa ve saçlı deride bir açılma veya seyrelme yoksa; ilaçlar, losyon ve şampuan yeterli iken, dökülme fazla ve seyrelmeler fazlaysa saç mezoterapisi, saç kök hücre serumu, saç prp, saç aşısı ve saç dolgusu işlemlerinden kişiye en uygununu seçerek uygulamakta fayda var. Açıklıklar varsa ve deri belirgin şekilde görünmeye başlamışsa saç ekimi ve saç nakli yapılır. Son dönemlerde saçı tıraş etmeden 3000-3500 grefte kadar alınabilmesi kişilerin günlük hayatı da etkilemiyor.

Son işlemin ise son dönemlerde oldukça popüler olan saç pigmentasyonu, özellikle saç ekimine uygun olmayan erkeklerde ve kadınlarda için tercih edilen bir yöntem. Kişi saç derisinin görünmesinden rahatsız olunuyorsa yaptırılacak ilk uygulama. Erkeklerde ise daha önce saç ekimi yaptırmış arkada FUE veya FUT izi kalmışsa; izi kamufle etmek için de saç simulasyonu uygun bir seçenek. Son olarak da eğer saç ekimi yaptırmasına rağmen saçlı derisi hala fotoğraflarda parlıyorsa ve ekim yapacak grefti yoksa yine saç pigmentasyonunu en uygun yöntem olacaktır.

Yazının devamı...

Selülitlerin Çözümü Var mı?

28 Mayıs 2019

Birçok kadının kabusu olan selülit cilt yüzeyindeki portakal kabuğumsu görünümdür. Cilt altında düzensiz yağ birikimi kan ve lenfatik dolaşımı bozar ve girintili çıkıntılı görüntüye sebep olur. Sanıldığı gibi sadece kilolu kadınlarda değil zayıf hatta kilosu normalin altında olan kişilerde bile görülebilir. Çoğunlukla yanlış beslenme, hareketsizlik ve genetik faktörler nedeniyle oluşan selülitle savaşmak için günümüze yüzlerce yöntem denenmiştir.

Selülit oluşumunu önlemek için düzenli spor yapmak, sağlıklı ve dengeli beslenmek, bol su tüketmek çok önemlidir. Siz bunlara dikkat etseniz bile genetik mirasınız selülite yatkın olabilir. Günümüz kozmetik sistemleri ve teknolojileri selülite daha komplike bir yaklaşımla savaş açtılar. En çok düzenli olarakyaptırılan cihaz masajları oluşan bozulan dolaşımı düzene koyar. Radyo frekans sistemindeki dalgalar, cilt yüzeyinde yer alan dokuları ısıtır ve selülitin oluştuğu bölgeyede nüfuz eder ve yağların yakılmasını ve drenajını sağlar. Aynı zamanda cilt yüzeyindeki kolajenini de uyararak pürüzsüz görünümü sağlar. Mezoterapi uygulamasında cildin orta tabakasına enjekte edilen sıvılar sayesinde yağların parçalanarak vücuttan dışarı atılması sağlanır. Bu sayede düzensiz yağ birikiminin oluşturduğu görüntünün giderilmesi amaçlanır.

Kullanılan her yöntem mutlaka beslenme ve düzenli egzersiz ile desteklenmelidir. Selülitlerden bir kere kurtulmanız bir kere daha oluşmayacağı anlamına gelmez. Çözüm için hem teknolojiyi hem de sağlıklı yaşam kriterlerini birlikte kullanmak gerekir.

Yazının devamı...