KESESİ DE EN AZ KALP KADAR ÖNEMLİ

Perikardit’e (kalp kesesindeki iltihap) sebep olan hastalık biliniyorsa, onu tedavi etmek en doğru yoldur. Birçok hastada neden bilinmediği için, yüksek doz aspirin gibi iltihaba yönelik tedaviler uygulanır. Çoğu hasta şifaya kavuşur. Ender de olsa perikarditler tekrar edebilir...


Cemal geçirdiği epeyce şiddetli soğuk algınlığı nedeniyle 1 hafta üniversitedeki derslerine gidememişti. Tam “iyileştim artık” derken sol memesinin altında bir sancı hissetmeye başladı. Sanki aniden bir bıçak saplanıyordu göğsüne. Hele derin nefes aldığında ya da öksürdüğünde bu ağrı çok daha şiddetli oluyordu.
Dinlenirsem geçer diye düşünüp erkenden yattı. Ertesi gün kalktığında ağrısı azalacağına artmıştı, sırtına vuruyordu. Yatakta oturunca biraz daha rahatladığını hissetti.
Terliklerini bulmak için öne eğilince ağrısının tümüyle geçtiğini fark etti. Kendini halsiz ve yorgun hissediyordu. Öğrenci yurdunun revirindeki hemşire, ateşinin 37.9 olduğunu, bir doktora görünse iyi olacağını söyledi.
Acil servisteki genç doktor, Cemal’in şikâyetlerini dinledikten sonra göğsünü bir yere çarpıp çarpmadığını sordu. “Bu ağrı kaburga kırığı veya zedelenmesiyle ortaya çıkan bir ağrıya benziyor ya da akciğer zarının iltahaplanması olabilir” dedi. Çekilen akciğer röntgeninde ne kaburga kırığı ne de başka bir anormallik vardı ama, EKG’de kalp krizindekine benzer değişiklikler görüldü. Asistan doktor, acil servis sorumlusu uzmana danışma zamanı geldiğine karar verdi.
Kalbi çevreleyen kese: perikard

KESESİ DE EN AZ KALP KADAR ÖNEMLİ


Kalp, tıbbi adı perikard olan bir kesenin içinde yer alır. Bu kesenin iç yüzü olan incecik bir zar kalbin yüzüne yapışıktır. Kesenin dış zarı daha kalındır. Normalde kesenin içinde kayganlığı sağlayan az miktarda sıvı vardır. İç ve dış yüz arasındaki perikard boşluğu denilen belli belirsiz bir alan vardır. Çeşitli hastalıklarda buraya sıvı birikir.

Uzman hekim, hasta hakkındaki bilgileri öğrendikten ve muayenesini tamamladıktan sonra asistanına Cemal’in kalbini yatarken ve otururken dinlemesini söyledi. Yatarken kalp atımıyla uyumlu, kaba bir ses duyuluyordu. Sanki iki kösele sürtünüyormuş gibi bir sesti bu. Oturunca ses hafifliyor, öne eğilince neredeyse kayboluyordu. Bu bulgu, kalbi çevreleyen ince bir zardan oluşmuş kesenin iltihabının işaretiydi.
Ağrı, ateş, halsizlik ve EKG’deki değişiklikler de aynı nedene bağlıydı. Teşhis: perikardit, tıbbi adı perikard olan kalbi çevreleyen kesenin iltihabı. Uzman doktor bir de kalbe ultrasonla (ekokardiyografi) bakılmasını istedi. Kalbi çevreleyen kesenin içinde az miktarda sıvı birikmişti. Bu da teşhisi destekleyen başka bir bulguydu.



Perikardit neden olur?

KESESİ DE EN AZ KALP KADAR ÖNEMLİ


Eskiden vereme bağlı perikardit sık görülürdü, günümüzde oldukça ender. Lupus gibi vücudun kendi bağışıklık sistemine savaş açtığı hastalıklar perikard iltihabına yol açabilir. Pek sık olmasa da kanser hastalarında da bu iltihabi durum görülebilir.
Bazı ilaçlar perikardite yol açabilir. Açık kalp ameliyatlarından haftalar, hatta aylar sonra perikardın mikropsuz iltahaplanması ortaya çıkabilir. Ama hastaların çoğunda hastalığın nedeni kesin olarak saptanamaz.
Perikardit teşhisi konulan 5 hastanın dördünde, bilinen nedenlerden hiçbiri yoktur. Bu olguların çoğuna virüs enfeksiyonlarının yol açtığı düşünülmektedir. Cemal’in geçirdiği soğuk algınlığını yapan virüsün kalbini çevreleyen keseyi de tutup iltihaba yol açtığını düşünmek akla yakın.

Tedavisi var mı?
Perikardite sebep olan hastalık biliniyorsa, onu tedavi etmek en doğru yoldur. Çoğu hastada neden bilinmediği için iltihaba yönelik tedaviler uygulanır. Yüksek doz aspirin veya daha çok romatizmal hastalıklarda kullanılan iboprufen veya naprosin gibi ilaçlar verilir. Etkinliği karşılaştırmalı çalışmalarda gösterilmiş olan kolşisin adlı ilaç da çok etkilidir. Bu tedaviler sonuç vermezse kortizon tedavisi yapmak gerekebilir.
Cemal, doktorun tavsiye ettiği gibi yüksek doz aspirin almaya başladı. Lakin, şiddetli mide ağrıları başlayınca ilacı kesmeye karar verdi.
Aradan geçen 2 hafta içinde ağrısı azaldı ama halsizliği ve yorgunluğu geçmedi, aksine arttı. Nefes darlığı nedeniyle bir kat merdiven çıkamaz hale geldi. Bir gün sabaha karşı boğuluyormuş gibi hissederek uyandı. Oturunca biraz rahatlasa da sıkıntısı devam ettiği için tekrar acil servisin yolunu tuttu.



Kan kalbe rahat dolamazsa...



KESESİ DE EN AZ KALP KADAR ÖNEMLİ


Acil servisteki doktor tansiyonunu düşük, nabzını yüksek buldu. Hemen yapılan bir ekokardiyografi, kalbin çevresindeki sıvının çok arttığını gösterdi. Perikard boşluğunda sıvı birikince kalbin hareket alanı kısıtlanmış, içine kan dolması için rahatça genişleyeceği yer kalmamıştı.
Normalde, hücrelerde oksijeni alınan kan yeniden oksijenle dolmak için geri dönüp iki büyük toplardamar yoluyla kalbin sağ üst odasına boşalır. Perikard kesesinin içi sıvıyla dolarsa, kalbin kanla dolması mümkün olmaz.
Kalbe yeterli kan gelmediği için yeterli kan atılamaz. Bu durumu telafi edebilmek için kalp daha hızlı çalışmaya başlar. Çarpıntı, nefes darlığı, halsizlik, baygınlık hissi gibi şikâyetleri ortaya çıkar.
Hayati tehlike oluşturan bu durumda derhal müdahale eden doktorlar, hastanın kalbinin çevresindeki keseye ince bir iğneyle girip enjektörle 1 litreye yakın, açık sarı renkli sıvı boşalttılar. Sıvı boşaltılır boşaltılmaz Cemal gözünü açtı, rahatlamıştı. Doktorları da yükselen tansiyonunu, normale dönen nabzını, rahatlayan solunumunu görünce rahat bir nefes aldı.
Hastaneye yatırılan Cemal, tedavisine ve doktor tavsiyesine harfiyen uyacağına, ilaçların bir yan etkisi olursa doktoruna danışmadan kendi kendine tedaviyi kesmeyeceğine söz verdi. Artık hastalığı iyileşmiş sayılır mıydı? Başına tekrar aynı sıkıntılar gelir mi diye merak ediyordu. Doktoru, perikardit geçiren her 4-5 kişiden birinde hastalığın aylar veya yıllar sonra tekrar edebileceğini söyledi. Ender de olsa, kalbin çevresindeki kesenin giderek kalınlaşıp, sertleşip kalbi zırh gibi sarma ihtimali de vardı. Ama Cemal’in, perikardit hastaların büyük çoğunluğu gibi tamamıyla iyileşme ihtimali çok yüksekti.