Statin ilaçları tehlikeli mi?

Statinlerin yan etkileri var ama kalp damar hastalarında yararları çok fazla. Tedaviye başlarken hastanın özellikleriyle beraber elde olan bilimsel verileri göz önüne alarak ilaçların yarar ve olası zararını hesaba katmak gerekir...

Geçen haftaki yazımdan sonra okurlardan gelen soruların önemli bölümü statin ilaçlarının yan etkileriyle ilgiliydi. Birini örnek olarak vereyim. Baypas ameliyatı geçirmiş olmasına rağmen doktorunun tavsiye ettiği statin ilacını almayan okur endişelerini şöyle dile getiriyor: “Karaciğer çürümesi, alzheimer hastalığı yapıyormuş, böbrekleri bozuyormuş. Yok yere şeker hastası olmakta var. Bu kadar zararı varken niye alacakmışım.”
Yerinde bir soru. Bir ilacın ciddi zararı varsa, ya da zararı yararından fazlaysa kullanılmamalıdır. Doktor tedaviye karar verirken hastanın özellikleriyle beraber elde olan bilimsel verileri göz önüne alır. Tedavinin yarar ve olası zararının boyutunu ve niteliğini hesaba katarak karar verir.
Karşılaştırma olmadan olmaz: Bir tedavinin yararlı olup olmadığının sınanmasında olmazsa olmaz kural karşılaştırma yapmaktadır. Sadece ilacı alanları inceleyip ortaya çıkan şikâyet ve belirtileri ilaca bağlamak yeterli değildir. Benzer özellikleri olan ama ilaç almayan insanlarda bu belirti ve şikâyetler yoksa o zaman yan etkinin varlığından söz edilebilir.
Bazı yan etkiler o kadar enderdir ki gerçekten ilaca bağlı olduğundan emin olmak zordur. On binlerce insanı içeren birçok karşılaştırmalı araştırmanın bir araya getirilerek incelenmesi gerekir.

Statin ilaçları  tehlikeli mi

Statinlerin yan etkilerini, özellikle diyabete yol açma gibi ciddi olanlarını, beklenen yararı da göz önüne alarak değerlendirmeliyiz. Resimdeki örnekle açıklayalım: Kalp krizi geçirmiş, 5 yıldır statin alan 250 hasta var. Statin kullanmayanlara göre kaç ölümün, kalp krizinin, inmenin önleneceği, aynı sürede kaç yeni diyabetin oluşacağı görülüyor. Bu yüksek riskli durumda karar vermek kolay. Buna karşılık, beklenen yararın çok düşük olduğu durumlarda küçük de olsa ciddi yan etki riski varsa tedaviye başlamak akıl karı olmayabilir.

Statinler diyabet yapar mı?

Statin ilaçlarının küçük de olsa diyabet yapıcı etkileri olduğunu düşündüren veriler var. Şimdiye kadar yapılmış karşılaştırmalı çalışmalara baktığımızda bu etkinin ortalama binde 4 düzeyinde olduğu anlaşılıyor. İlaçtan yarar görmeyecek insanlar için bu risk binde dört bile olsa yüksek. Çünkü ilaç alınmadığı zaman kaybedilen bir şey yok.
Buna karşılık kalp damar hastalığı olan birinde statinlerin ölüm, kalp krizi ve inme geçirme tehlikesini ciddi oranda azalttığını biliyoruz. Yani, ilaç alınmazsa yan etki riski yok ama kaybedilecek yarar büyük.

Beyin fonksiyonlarını ilaçlar bozuyor mu?

Birkaç yıl önce ABD’de ilaçların onay ve denetiminden sorumlu olan Besin ve İlaç İdaresi (FDA) statin ilaçlarının unutkanlığa, hafıza kaybına ve kafa bulanıklığına yol açabileceğini bildiren bir uyarı yayınladı. O sırada elde olan bilgilerin çoğu statinlerin bunamayı önlediği, beyindeki damar sertliğine bağlı hasarı azalttığını gösterdiği için bu uyarı şaşkınlıkla karşılandı.
Sözü edilen yan etkilerin ciddiyeti uzmanları bu konuyu derinlemesine incelemeye yöneltti. Geçen ay ‘Annals of Internal Medicine’ adlı dergide yayımlanan bir bilimsel makale bu çabanın ürünü. Tıp literatürünün bu konudaki tüm araştırmaları göz önüne alarak yapılmış kapsamlı araştırma, endişeleri büyük ölçüde giderecek ayrıntılarla dolu.
Son 20 yılda yapılan çalışmalarda tıbbi adı ‘demans’ olan bunama ve Alzheimer hastalığının statin alanlarda daha sık görüldüğünü gösteren hiçbir kanıt yok. Aksine, bu ilaçların yararlı olabileceğini düşündüren veriler var.
İdrak, muhakeme, hafıza, dikkat, tepki verme hızı gibi beyin fonksiyonlarının incelendiği karşılaştırmalı çalışmalarda da statin verilen kişilerle boş ilaç (placebo) verilenler arasında fark olmadığı görülüyor.

Her şikâyet önemli
ABD’de her ilaç ve tıbbi cihaz piyasaya çıktıktan sonra doktorların veya hastaların ilaca veya cihaza bağlı olduğunu düşündükleri olumsuzlukları Besin ve İlaç İdaresi’ne kolayca bildirebilecekleri bir sistem var. Ender görülen yan etkilerin ilk işaretlerinin fark edildiği bu izleme yöntemi çok yararlı. Ancak bildirilen yan etkilerin öznel bir değerlendirme olduğunu da unutmamak gerek. Bir örnek vererek açıklayayım.
Diyelim ki yüksek tansiyonun için yeni bir ilaç almaya başladınız. Aynı zamanda gözlüğünüzü en son nerede bıraktığınızı hatırlamakta güçlük çekiyor ya da bir süredir görmediğiniz bir kişinin ismini hatırlamakta zorlanıyorsunuz. Bu şikâyetlerinizin yeni almaya başladığınız ilaca bağlı olma ihtimali tabii ki var. Ama, ilaçla hiçbir ilişkisi olmaması da muhtemel. Kısacası böyle bir şikâyet bildirildiğinde dikkate alınmalı ama arada bir ilişki olduğu sonucuna varılmadan önce derinlemesine incelemelidir.

Bilimsel bir veri yok
Yukarıda sözünü ettiğim araştırmada FDA’ya bildirilen şikâyetleri de değerlendirebilmek için ilginç bir yöntem kullanıldı. Statinlerle çok kullanılan bir tansiyon ilacı ve kanda pıhtı oluşumunu önleyici her stent takılan hastanın kullandığı bir ilaç için FDA’e gönderilen yan etki şikâyetlerini karşılaştırdılar.
Her üç ilaç için yapılan “Beyin fonksiyonlarını bozuyor” şikâyetlerinin hemen hemen aynı oranda olduğu ortaya çıktı. Elde ettikleri tüm verileri inceledikten sonra araştırmacıların vardığı sonuç: Statinlerin beyin fonksiyonlarına zarar verdiğini gösteren bir bilimsel veri yok.

Ya diğer yan etkiler?

Kanser: İskoçya ve Hollanda’da 90’ların sonunda 3 yıl süren ve 70 yaşın üstündeki insanlarda yapılan karşılaştırmalı bir araştırmada statin alan 100 kişi arasında, almayanlara göre fazladan 1 kanser vakası olduğu görüldü. Ama izleme süresi uzadıkça bu ilişkinin gerçek olmadığı anlaşıldı. Yapılan diğer karşılaştırmalı araştırmalar da bu sonucu doğruladı. 90 bin hastalık toplu değerlendirmede statinlerin kanseri artırdığına ait hiçbir ipucu bulunmadı. Son yıllarda, büyük araştırmaların on yıllık izleme sonuçları bu konudaki tartışmaya son noktayı koydu:
Statin ilaçlarının kanser riskini artırıcı etkisi yok.
Karaciğer hasarı: Statin grubu ilacı alan yüz kişiden bir veya ikisinde karaciğer enzimi denilen maddelerde yükselmeler görülüyor. Lakin, bu yükselişler karaciğerin hasta olduğunun veya olacağının işareti değil. Bu nedenle ilaç alanlarda bu testlerin yapılmasına gerek görülmüyor. Şimdiye kadar tıp literatüründe, statine bağlı olduğu kanıtlanmış kalıcı ciddi bir karaciğer hastalığı vakası yok. Öyle ki, çok ileri aşamada karaciğer yetersizliği oluşturmamışsa, uzmanlar sirozlu hastaların bile gerektiğinde statin alabileceğini söylüyor.
Kas erimesi: Statinlere bağlı tehdit edici ciddi kas erimeleri çok ender, yüz binde bir görülüyor. Buna karşılık kas ağrıları ender değil. Statinlerin en sık rastlanan yan etkisi olan kas ağrılarının büyük çoğunluğunda altta yatan ciddi bir kas problemi bulunmuyor. Yüksek dozda ilaç alanlarda ağrılar daha sık görülüyor. Diğer bazı ilaçlarla beraber alındığında ve bazı başka hastalıklar varsa kas problemleri daha sık görülüyor.

Ne yapmalı?

Son 20 yılda yapılan araştırmalara topluca baktığımızda kalp damar hastalığı olan, olmasa da riski yüksek olan kişilerde kullanılan statin ilaçlarının yararlarının olası zararlarından kat kat fazla olduğunu biliyoruz.
Ama bu demek değil ki statinlerin yan etkileri yok. Her ilacın ve tedavinin olduğu gibi bu ilaçların da yan etkileri var. Ama geri dönüşümsüz hasar, hayati tehlike fevkalade ender.
İlaca bağlı şikâyetler ortaya çıktığında kişi ilacı kendi kendine kesmemeli mutlaka doktoruna danışmalıdır. Yan etkiyi kolaylaştırıcı başka bir hastalık veya aynı zamanda alınan bir ilaç yoksa ve şikâyetlerin ilaca bağlı olduğu kanaatine varılırsa ilaç kesilebilir, dozu azaltılabilir, aynı aileden başka bir ilaç denenebilir. Bu yollardan hangisinin seçileceğine ancak doktor hastasıyla beraber karar verilebilir.