Tüm yönleriyle meme onarımı

28 Temmuz 2021

Meme onarımları, kanser tedavisinin önemli bir paçasıdır. Onarım hastanın vücut bütünlüğünü geri kazandırdığı gibi günlük yaşama ayak uyduracak moral ve motivasyonu da sağlar.

Mastektomi nedir?

Meme kanserinin cerrahi tedavisinin ilk aşaması memedeki kanserli dokuların alınmasıdır. Hastaların “memenin içinin boşaltılması” şeklinde de tanımladığı bu ameliyata “Mastektomi” denir. Bu aşamada genel cerrahlar tarafından, kanserli meme dokusu ya da memenin bütünü alınır.

Meme onarımı ameliyatı ne zaman yapılır?

Meme onarımı (meme rekonstrüksiyonu) ameliyatı, memenin alındığı aynı ameliyatta yapılabilir. Yani genel cerrahın “memeyi boşaltma” yani mastektomi ameliyatını yaptığı ameliyatta biz plastik cerrahlarda girip memeyi onarabiliriz bu onarıma eş zamanlı meme onarımı ameliyatı adı vermekteyiz. Eş zamanlı meme onarımı ameliyatlarında genellikle meme implantlarını (silikon meme protezlerini) kullanmaktayız.

Meme onarımı (meme rekonstüksiyonu) ameliyatları, memenin alınma ameliyatlarından aylar ya da yıllar sonra yapılabilir. Bu tür geç dönemlerde yapılan meme onarımlarına da “gecikmiş meme onarımı ameliyatı” adını vermekteyiz. Memesi daha önce alınmış olan hastalarda memenin yeniden yapılması için genelde hastaların kendi dokularını ya da hastanın kendi dokuları ile birlikte meme protezlerini birlikte kullanmaktayız.

Alınan memenin yerine yenisi nasıl yapılır?

Alınan memenin yeniden yapılması için kullanılan ameliyat yöntemleri; 1-Silikon meme protezleri (meme implantları), 2-Hastaların kendi dokuları, 3-Yağ dolguları (yağ enjeksiyonları), 4-Bu yöntemlerin birlikte kombine edilmesi (hibrit meme onarımı)

Yazının devamı...

Yazın yapılabilecek estetik işlemler

14 Temmuz 2021

Estetik uygulamalar için mevsim sınırı bulunmamakla birlikte, hastalar yaz döneminde dinlenme süreci gerektirmeyen işlemlere daha çok talep gösterirler. Kış mevsiminin ciltte yarattığı tahribatı gidermeye yarayan bakım uygulamaları, yıl boyunca alınan fazla kilolara yönelik ameliyatsız vücut şekillendirme işlemleri yaz döneminde daha revaçtadır. Yaz aylarında güneş ve sıcak havadan etkilenmeyen, uzun dinlenme süreçleri istemeyen, yaz aylarında, plajda daha iyi görünmek için bu yaptırabileceğiniz bu uygulamalarla yazı daha sıkı, bakımlı ve güzel geçirebilirsiniz.

HYDRAFACIAL İLE CİLDİNİZE NEFES ALDIRIN

Yazın terlemek, nem ve daha çok dışarıda olmak cildin gözeneklerini tıkar. Hydrafacial, derinlemesine cilt bakımı ve temizliği sağlayan bir uygulamadır. Çok sayıda cilt problemine çözüm sunan hydrafacial teknolojisi, elastik yapısını kaybetmiş, sivilcelenmiş, lekelenmiş ve pürüzlü cildin temizlenmesi, yenilenmesi, nemlendirilmesi ve antioksidan yönünden beslenmesini sağlar. Cildin temizlenmesini sağlarken cilt dokusuna zarar vermeyen bu yöntemde antioksidan ve nemlendirici serumlar da uygulanır. Yaklaşık yarım saat süren hydrafacial uygulamasının ayda bir kez olmak üzere 4-6 seans şeklinde yapılması önerilir.

HIFU İLE YAZIN DA SIKILAŞABİLİRSİNİZ

Ciltte sarkma ve kırışıklıklara iyi gelen Fokuslu Ultrason (HIFU) uygulaması da yaz döneminde rahatlıkla gerçekleştirilebilen ameliyatsız işlemlerden biridir. Yüz ve boyun bölgesinde toparlanma sağlayan ve cilt kalitesini artıran HIFU aynı zamanda cilt yüzeyini korur. Dokulara milimetrik noktalar şeklinde ısı veren HIFU teknolojisi herhangi bir ağrı ya da acıya sebep olmaz. Uygulanacak bölge ve derinliğe göre yarım saat ile 1 saat arası süren tek seanslık bu işlem sonrası cilt sıkılaşır ve 6 ay boyunca işlemin etkisi kalıcılığını sürdürür.

COOL SHAPE İLE DAHA SIKI VE FİT OLUN

Yılın diğer dönemlerinde alınan fazla kilolar ve bölgesel yağlanmalar, yaz döneminde gözümüze daha çok batar. Cool Shape teknolojisi, tek seanslık bir uygulamayla, bölgesel yağlanma sorununa çözüm sunar. Göbek, sırt, bacak gibi bölgelere uygulanabilen Cool Shape, bu alanlarda biriken yağları yüzde 40’a varan oranda kalıcı olarak azaltır. “Soğuk lipoliz” olarak da bilinen Cool Shape yağ dokularının soğutularak yok edilmesi mantığına dayanır. Tek seansta sonuçları ortaya çıkan Cool Shape uygulaması yaklaşık 1 saat sürer. İşlemden yaklaşık 3 hafta sonra sonuçlar gözle görülür hale gelir.

HYALURONİK ASİT DOLGULARLA CİLDİNİZİ DESTEKLEYİN

Yazının devamı...

DOĞUMDAN SONRA ESTETİK

21 Haziran 2021

DOĞUMDAN SONRA TOPARLANMADA AMELİYATSIZ ÇÖZÜMLER

Hamilelik süreci ve doğumla birlikte annelerin vücudunda önemli değişimler meydana gelir. Doğum sonrası geçen süreyle birlikte vücut eski haline gelmeye başlasa da her zaman doğum öncesi formunu tam olarak geri kazanamaz. Ameliyatlı ve ameliyatsız çeşitli yöntemlerle annelerin doğum sonrasında istedikleri görüntülere kavuşması mümkündür.

Cool Shape ile bölgesel incelme mümkün

Hamilelik sırasında alınan kilolar ya da bölgesel yağlanma gibi sorunlar birçok annenin kabusudur. Cool Shape teknolojisiyle tek seansta incelme sağlamak mümkün. Göbek, alt ve üst karın, sırt, basen, bacak, kollar ve bel bölgelerinde rahatlıkla uygulanabilen Cool Shape (soğuk lipoliz) teknolojisiyle, birikmiş fazla yağ kütleleri herhangi bir acı ya da ağrıya yol açmadan dondurulur. Dondurulan bu yağ dokuları vücut tarafından kendiliğinden yok edilir. Uygulama süresi 1 saat olan bu işlem, tek seans şeklinde gerçekleşir ve 3.haftadan sonra istenen vücut şekli ortaya çıkar. Gerekli durumlarda işlem 3 ya da 6 ay sonra tekrarlanabilir.

Sarkma ve çatlaklar için ThermaCell

ThermaCell Radyofrekans teknolojisi ciltte toparlanma ve sıkılaşma sağlamanın yanı sıra hamilelik döneminde meydana gelen çatlakların hafifletilmesinde de kullanılır. Radyofrekans enerjisinin cilde zarar vermeden cilt altı tabakaya etki etmesini sağlayan ThermaCell teknolojisi, kollajen ve elastin üretimini destekler. ThermaCell Radyofrekans uygulaması çatlak tedavisi, toparlanma ve sıkılaşmanın dışında gözeneklerin sıkılaşması, aknelerin giderilmesi, sivilce izlerinin yok edilmesi gibi birçok alanda da etkilidir.

Doğum sonrası ameliyatsız estetik yöntemlerinden biri de AWT teknolojisidir. Selülitlerin giderilmesi, vücuttaki ödemlerin atılması, cildin sıkılaşması ve toparlanmasında etkili olan AWT teknolojisi ThermaCell ile birlikte uygulandığında memnuniyet verici sonuçlar alınmaktadır.

Yazının devamı...

Doğum ve emzirme süreci sonrası meme estetiği

27 Mayıs 2021

Hamilelik ve doğum süreci kadınların vücudunda çok sayıda değişikliği beraberinde getirir. Gerek hormonal değişiklikler gerek kilo alımı gerek emzirme süreçleri tüm vücutta olduğu gibi meme dokusunda da deformiteye neden olur.

Hamilelik sürecinde kilo alımı ve doğumun ardından emzirme nedeniyle memeler büyür. Süt kanallarındaki genişlemeyle birlikte meme dokusu bu süreçlerde genişler ve esner. Ancak emzirme süreci tamamlandığında süt kanalları küçüleceği için memelerin içi boşalır, sarkma ve gevşeme meydana gelir.

Doğum sonrası meme estetiği nasıl yapılır?

Hamilelik ve doğum sonrası memede meydana gelen deformitelerin giderilmesi için annenin vücut yapısına göre meme büyütme, küçültme ve dikleştirme ameliyatlarından yararlanılır. Bu ameliyatlar “Torsoplasti” denen “Annelik Estetiği”nin önemli bir parçasıdır.

Doğum sonrası meme estetiği kapsamında tek başına meme dikleştirme ameliyatı yapılabileceği gibi, hastanın durumuna göre meme büyütme ya da küçültme işlemleri de gerçekleştirilebilir. Gerekli durumlarda meme protezlerinden yararlanılarak meme büyütme ile birlikte dikleştirme de yapılabilir. Aynı şekilde hamilelik sürecinde fazla kilo alan hastalarda, küçültme ve dikleştirmenin bir arada yapılacağı ameliyatlarla da meme şekillendirme sağlanır.

Meme dikleştirme ameliyatında, eğer meme volümü yeterli ise memedeki fazla deriler alınarak, memenin şekillendirilmesi sağlanır. Gerekli durumlarda meme ucu da olması gerektiği yere taşınır. Bu ameliyat sonrası memedeki sarkma ve gevşemeler giderilerek, memelerin daha dik ve dolgun görünmesi sağlanır. Eğer meme volümü yetersiz ise yani memeler hem sarkık hem küçükse, memenin şekillendirilmesi için meme protezlerinden yararlanılarak meme büyütme ile birlikte dikleştirme ameliyatı yapılabilir.

Eğer memelerde sarkma yok ve sadece içi boşalmış ise meme büyütme işlemi ile meme yapısı istenen forma getirilebilir. Bu işlem için vücut ölçülerine uyumlu olacak büyüklükte ve biçimde meme protezlerinden yararlanılır. Bu protezlerin seçimini doktor ve hasta birlikte yaparlar.

Eğer memeler büyükse anneye küçültme ve dikleştirme işlemleri yapılarak bu bölgeye istenen şekil verilebilir.

Yazının devamı...

Altın iğne ile gelen gençlik

15 Mayıs 2021

Ameliyatsız estetik alanında etkili uygulamalardan birisi olan “Altın İğne Tedavisi”, sağlıklı, canlı, gergin, parlak, daha genç ve pürüzsüz bir cilt hedefler.

Altın İğne olarak tanınan “Mikro iğneli Fraksiyonel Radyofrekans” uygulaması cilt gençleştirmenin yanı sıra; skarlar akne ve akne izlerinin azaltılması, cilt tonunun dengelenmesi, gözeneklerin sıkılaşması gibi tedavilerde de kullanılır.

Uygulama altın kaplı mikro iğnelerle yapılıyor

Altın İğne tedavisinde altınla kaplı mikro iğneler aracılığıyla radyofrekans enerjisi cilt altına ulaştırılır ve cildin kolajen üretimi tetiklenir. Kendisini onaran cilt, yaklaşık 20 gün sonra daha canlı, daha genç bir görünüme kavuşur.

Bu uygulamanın en önemli özelliği, epidermis ve dermisteki problemleri aynı anda tedavi edebilmesidir. İşlem sonrasındaki günlerde skarlar azalır, deri gerilir, akne izleri iyice görülmez hale gelir. Akneli cildin korkulu rüyası olan genişlemiş gözenekler büyük oranda küçülür. Kırışıkların ise daha da ince çizgiler haline geldiğini gözlemleyebilirsiniz.

Uygulama kişiye özel başlıkla yapılıyor

Uygulama, her seferinde kişiye özel başlıklarla yapılır. Radyofrekans enerjisini verirken üst deri yalıtımlı iğneler sayesinde korunur. Uygulama, yaklaşık 35-40 dakikada tamamlanır.

Bu işlem, boyun ve dekolte bölgelerindeki sarkma ve kırışıklıkları da azaltır.

Yazının devamı...

Profesyonel cilt bakımı neden gerekli?

15 Nisan 2021

Cildin her daim sağlıklı, temiz, canlı ve taze görünebilmesi için rutin olarak zaman ayırıp cilt bakımı yaptırmak gerekir. Cildin hassasiyeti de düşünülürse, mutlaka uzman ellerin profesyonel olarak gerçekleştireceği bakımın ihmal edilmemelidir.

Metropol insanının maruz kaldığı hava kirliliği, stres, hazır ve yağlı yiyecekler, az su tüketiminin yanı sıra sigara ve alkol tüketimi cildin çok çabuk yıpranmasına yol açıyor. Özellikle yoğun iş temposu nedeniyle profesyonel cilt bakımı için zaman ayıramayan kişilerin ciltlerinde akne, leke; cilt kalınlaştığı için derin kırışıklıklar, siyah noktalar ve geniş gözenekler görülebiliyor. Cildin bu sağlıksız görüntüsü kişinin kendisini de rahatsız ediyor. Dolayısıyla uzman kişilerce profesyonel cilt bakımının aylık ve yıllık rutinlerine mutlaka uyulup, bu sorunların katlanmasına mani olmak gerekiyor.

Genel olarak yapılan profesyonel cilt bakımında bilindiği gibi öncelikle cilt temizlenir. Peeling’le gözeneklerin açılması sağlandıktan sonra ölü deri ciltten uzaklaştırılır. Buhar banyosundan sonra cildin toksinlerden arınması sağlanır. Bu işlemlerden sonra siyah noktalar cilt tahriş edilmeden boşaltılır. Cilt dezenfekte edilir, maske işleminin ardından özel kremlerle cilde masaj yapılır.

Profesyonel Cilt Bakımında Cihaz da Önemli

Öte yandan gelişen teknolojiyle bu işlemlerin sürecini kısaltan özel cihazlar da işimizi kolaylaştırıyor. Medikal cilt bakımı dediğimiz "Hydrafacial" ile güvenilir, acısız ve hızlı bir şekilde cilt problemlerinin birçoğunu çözebiliriz. Hydrafacial'daki vakum sistemi sayesinde cilt derinlemesine temizlenir. Vakum ve sıvı ile yapılan Peeling’in ardından tahriş etmeden cildin üst tabakasında mikrodermabrazyon sağlanır ve ardından ciltteki sorunlara göre özel serumlar uygulanır. Böylelikle kırışıklıklar azalır, cilt tonu düzelir, siyah noktalar gider, tıkalı geniş gözenekler sıkılaşır, lekeler azalır ve elastikiyet kaybı ortadan kalkar.

Ayrıca "Led Terapi Tedavisi" olarak bilinen uygulama ise sivilceleri ve akneleri oluşumuna neden olan bakterileri ortadan kaldırılır. Kırmızı led tedavisi ile cilt sıkılaştırılır.

Evde Cilt Bakımı Yapanlar Dikkat!

Profesyonel cilt bakımının önemini vurgulamak istememin nedenlerinden birisi de, evde yapılan cilt bakımından sonra ortaya çıkacak olan cilt sorunlarının önüne geçebilmektir. Cilt analizi yapılmayan ve doğal yollarla kulaktan dolma bilgilerle, asidik özelliği yüksek olan maddeler, çeşitli yağlarla kişi cildine zarar verebilir. Her bitkisel yağ, her evde yapılan maske, her cilt yapısına uygun olmayabilir. Bilinçsizce yapılan bu işlemler cildin çeşitli bölgelerin derisinde incelme, sebum dengesini bozmaya neden olabilir. Evde siyah nokta temizliği ise hem tahriş edebilir hem de siyah noktanın çıkarıldığı yer yeterinde dezenfekte edilmezse enfeksiyon kaparak iz kalmasına neden olabilir. Bu nedenlerle cilt bakımını profesyonel ellere ve cihazlara bırakmak en güvenilir yol olacaktır.

Yazının devamı...

Burun ameliyatı ve nefes ilişkisi

30 Mart 2021

Burunda gözle görünmese de iç kısmında kemik ya da kıkırdak dokusundan kaynaklı sorunlar (burun kemiği eğriliği/septum deviasyonu ve konka hipertrofisi) sağlıklı nefes almayı engeller.

Estetik amaçlı olan müdahalelerin yanı sıra deviasyon, konka hipertrofisi (büyümesi) gibi sağlık sorunları için de buruna operasyon yapmak gerekebilir. Müdahale edilmeyen sorunlar; horlama, nefes darlığı, ağız kuruluğu, geniz akıntısı ve çabuk yorulma gibi belirtiler gösterir, tedavi edilmezse daha farklı sağlık sorunlarına da yol açabilirler.

Plastik cerrahinin alanı sadece burnun estetik görünümünü düzeltmekle sınırlı değildir. Aynı zamanda hastaların kemik ve kıkırdak eğriliğinden, konka hipertrofisinden kaynaklı nefes sorunlarını da kapsar.

Rinoplasti, Septoplasti ve Septorinoplasti

Burun estetiği için plastik cerrahlar başvuran hastaların, nefes alıp verme konusunda şikayetleri olmasa da burun içinin muayene edilmesi gerekir. Hastanın burun içi anatomisi ile birlikte, varsa nefes alıp vermesini engelleyen sorunlar belirlenir ve burun ameliyatları buna göre şekillenir.

Septum burun boşluğunu ikiye ayıran anatomik yapıdır. Bu anatomik yapı kemik ve kıkırdaklardan oluşmaktadır. Burun boşluğunda nefes alma fonksiyonunda rol alan anatomik yapılardan bir diğeri de konkalardır. Septum ve/veya konkaların anatomik yapılarındaki bozukluklar nefes alma fonksiyonunu bozabilmektedir. Bu yapılardaki bozuklukların yani nefes almayı engelleyen kemik ya da kıkırdak eğriliklerinin düzeltilmesine yönelik operasyonlara Septoplasti ameliyatı denir. Konkalara yönelik işlemlere yada ameliyatlara da Konkaplasti ameliyatı denir. Yalnız estetik amaçla yapılan burun ameliyatları ise Rinoplasti olarak adlandırılır. Hem estetik hem de fonksiyonel amaçla yapılan burun ameliyatları ise Septorinoplasti şeklinde anılır.

Deneyimli ve uzman plastik cerrahlarca gerçekleştirilen bu ameliyatlar sonrası hasta hem estetik olarak yüzüne uygun, doğal ve estetik bir buruna sahip olur, hem de daha rahat ve sağlıklı nefes almaya başlar.

Bir burun ameliyatı; hastanın hem estetik beklentilerini olanaklar ölçüsünde karşılamayı hem de burnun asıl işlevi olan nefes alıp vermeyi en mükemmel hale getirmeyi amaçlamalıdır. Plastik cerrahınızın mesleki yetkinlik ve tecrübesinin size sağlık ve estetiği bir arada sunacağından eminseniz, içiniz rahat şekilde bu ameliyatı olabilirsiniz.

Yazının devamı...