Profesyonel cilt bakımı neden gerekli?

15 Nisan 2021

Cildin her daim sağlıklı, temiz, canlı ve taze görünebilmesi için rutin olarak zaman ayırıp cilt bakımı yaptırmak gerekir. Cildin hassasiyeti de düşünülürse, mutlaka uzman ellerin profesyonel olarak gerçekleştireceği bakımın ihmal edilmemelidir.

Metropol insanının maruz kaldığı hava kirliliği, stres, hazır ve yağlı yiyecekler, az su tüketiminin yanı sıra sigara ve alkol tüketimi cildin çok çabuk yıpranmasına yol açıyor. Özellikle yoğun iş temposu nedeniyle profesyonel cilt bakımı için zaman ayıramayan kişilerin ciltlerinde akne, leke; cilt kalınlaştığı için derin kırışıklıklar, siyah noktalar ve geniş gözenekler görülebiliyor. Cildin bu sağlıksız görüntüsü kişinin kendisini de rahatsız ediyor. Dolayısıyla uzman kişilerce profesyonel cilt bakımının aylık ve yıllık rutinlerine mutlaka uyulup, bu sorunların katlanmasına mani olmak gerekiyor.

Genel olarak yapılan profesyonel cilt bakımında bilindiği gibi öncelikle cilt temizlenir. Peeling’le gözeneklerin açılması sağlandıktan sonra ölü deri ciltten uzaklaştırılır. Buhar banyosundan sonra cildin toksinlerden arınması sağlanır. Bu işlemlerden sonra siyah noktalar cilt tahriş edilmeden boşaltılır. Cilt dezenfekte edilir, maske işleminin ardından özel kremlerle cilde masaj yapılır.

Profesyonel Cilt Bakımında Cihaz da Önemli

Öte yandan gelişen teknolojiyle bu işlemlerin sürecini kısaltan özel cihazlar da işimizi kolaylaştırıyor. Medikal cilt bakımı dediğimiz "Hydrafacial" ile güvenilir, acısız ve hızlı bir şekilde cilt problemlerinin birçoğunu çözebiliriz. Hydrafacial'daki vakum sistemi sayesinde cilt derinlemesine temizlenir. Vakum ve sıvı ile yapılan Peeling’in ardından tahriş etmeden cildin üst tabakasında mikrodermabrazyon sağlanır ve ardından ciltteki sorunlara göre özel serumlar uygulanır. Böylelikle kırışıklıklar azalır, cilt tonu düzelir, siyah noktalar gider, tıkalı geniş gözenekler sıkılaşır, lekeler azalır ve elastikiyet kaybı ortadan kalkar.

Ayrıca "Led Terapi Tedavisi" olarak bilinen uygulama ise sivilceleri ve akneleri oluşumuna neden olan bakterileri ortadan kaldırılır. Kırmızı led tedavisi ile cilt sıkılaştırılır.

Evde Cilt Bakımı Yapanlar Dikkat!

Profesyonel cilt bakımının önemini vurgulamak istememin nedenlerinden birisi de, evde yapılan cilt bakımından sonra ortaya çıkacak olan cilt sorunlarının önüne geçebilmektir. Cilt analizi yapılmayan ve doğal yollarla kulaktan dolma bilgilerle, asidik özelliği yüksek olan maddeler, çeşitli yağlarla kişi cildine zarar verebilir. Her bitkisel yağ, her evde yapılan maske, her cilt yapısına uygun olmayabilir. Bilinçsizce yapılan bu işlemler cildin çeşitli bölgelerin derisinde incelme, sebum dengesini bozmaya neden olabilir. Evde siyah nokta temizliği ise hem tahriş edebilir hem de siyah noktanın çıkarıldığı yer yeterinde dezenfekte edilmezse enfeksiyon kaparak iz kalmasına neden olabilir. Bu nedenlerle cilt bakımını profesyonel ellere ve cihazlara bırakmak en güvenilir yol olacaktır.

Yazının devamı...

Burun ameliyatı ve nefes ilişkisi

30 Mart 2021

Burunda gözle görünmese de iç kısmında kemik ya da kıkırdak dokusundan kaynaklı sorunlar (burun kemiği eğriliği/septum deviasyonu ve konka hipertrofisi) sağlıklı nefes almayı engeller.

Estetik amaçlı olan müdahalelerin yanı sıra deviasyon, konka hipertrofisi (büyümesi) gibi sağlık sorunları için de buruna operasyon yapmak gerekebilir. Müdahale edilmeyen sorunlar; horlama, nefes darlığı, ağız kuruluğu, geniz akıntısı ve çabuk yorulma gibi belirtiler gösterir, tedavi edilmezse daha farklı sağlık sorunlarına da yol açabilirler.

Plastik cerrahinin alanı sadece burnun estetik görünümünü düzeltmekle sınırlı değildir. Aynı zamanda hastaların kemik ve kıkırdak eğriliğinden, konka hipertrofisinden kaynaklı nefes sorunlarını da kapsar.

Rinoplasti, Septoplasti ve Septorinoplasti

Burun estetiği için plastik cerrahlar başvuran hastaların, nefes alıp verme konusunda şikayetleri olmasa da burun içinin muayene edilmesi gerekir. Hastanın burun içi anatomisi ile birlikte, varsa nefes alıp vermesini engelleyen sorunlar belirlenir ve burun ameliyatları buna göre şekillenir.

Septum burun boşluğunu ikiye ayıran anatomik yapıdır. Bu anatomik yapı kemik ve kıkırdaklardan oluşmaktadır. Burun boşluğunda nefes alma fonksiyonunda rol alan anatomik yapılardan bir diğeri de konkalardır. Septum ve/veya konkaların anatomik yapılarındaki bozukluklar nefes alma fonksiyonunu bozabilmektedir. Bu yapılardaki bozuklukların yani nefes almayı engelleyen kemik ya da kıkırdak eğriliklerinin düzeltilmesine yönelik operasyonlara Septoplasti ameliyatı denir. Konkalara yönelik işlemlere yada ameliyatlara da Konkaplasti ameliyatı denir. Yalnız estetik amaçla yapılan burun ameliyatları ise Rinoplasti olarak adlandırılır. Hem estetik hem de fonksiyonel amaçla yapılan burun ameliyatları ise Septorinoplasti şeklinde anılır.

Deneyimli ve uzman plastik cerrahlarca gerçekleştirilen bu ameliyatlar sonrası hasta hem estetik olarak yüzüne uygun, doğal ve estetik bir buruna sahip olur, hem de daha rahat ve sağlıklı nefes almaya başlar.

Bir burun ameliyatı; hastanın hem estetik beklentilerini olanaklar ölçüsünde karşılamayı hem de burnun asıl işlevi olan nefes alıp vermeyi en mükemmel hale getirmeyi amaçlamalıdır. Plastik cerrahınızın mesleki yetkinlik ve tecrübesinin size sağlık ve estetiği bir arada sunacağından eminseniz, içiniz rahat şekilde bu ameliyatı olabilirsiniz.

Yazının devamı...

Radyofrekans ve HIFU ile hem incelin hem sıkılaşın

17 Mart 2021

Ciltte yaş almayla beraber oluşan kırışıklık ve sarkmaları tedavi eden Radyofrekans ve Fokuslu Ultrason (HIFU), aynı zamanda en zararsız ve pratik zayıflama yöntemleri arasında yer alıyor. Bu iki yöntem kombine edildiğinde zayıflama etkisinin yanı sıra; daha sıkı ve genç bir vücuda ulaşmanız mümkün.

Pandemi döneminde evlerimizden çıkmadığımız şu aylarda hareketsizlik nedeniyle çoğumuz kilo alabiliyoruz. Ayrıca, kasların yeteri kadar hareket etmemesiyle birlikte vücutta sarkmalar da meydana geliyor. Bu sarkmaları toparlamak ve incelmek için teknolojinin bize armağan ettiği HIFU (Radyofrekans ve Fokuslu Ultrason) ve Radyofrekans uygulamalarına güvenle başvurabiliyoruz.

Pandemi Döneminde Güvenle Kullanılabilir

Herhangi bir cerrahi müdahaleye ihtiyaç duyulmadan, pandemi döneminde de çekinmeden yapılabilecek olan bu iki yöntem, dinlenme süreci de gerektirmediği için son derece pratiktir.

HIFU, zayıflama amaçlı kullanıldığında cildin, bağ dokusuna zarar vermeden yağ hücrelerine atış odaklı çalışır. Öte yandan kolajen üretimini tetiklediği için deride sıkılaşma ve gerilme meydana gelir. Kol içi, bacak içi, karın, sırt yağları, kalça ve göğüs askısı toparlamada oldukça etkilidir.

Radyofrekans ise uzun yıllardır kullanılan, sadece zayıflama değil, cilt germe ve selülitler için başvurulan uygulamalar arasında yer alır. Zayıflama amaçlı kullanıldığında, radyo dalgaları, cilt altına gönderilen yüksek bir sıcaklıkla; bölgesel yağların kitlesel olarak erimesini sağlar. Selülitlerde de çok etkili olan Radyofrekans, özellikle bel yağları, kalça, basen, karın, baldır yağlarını eriterek, sarkmaları toparlar. Radyofrekans yöntemi sayesinde kırışıklık ve sarkmalar da giderileceği için kişi yaptırdığı seanslardan sonra 8-10 yaş daha genç bir görünüme kavuşuyor.

HİFU ve Radyofrekans işlemleri uzun dinlenme süreçleri gerektirmediği için çalışma hayatından uzak kalmak istemeyenler için rahatlıkla tercih edilebilir. Deformasyonları ileri seviyede olmayan hastalar için güvenli memnun edici seçenekler sunabilirler.

Tek Seansta Bile Etki Görülebilir

Yazının devamı...

Cildinizin güzellik iksiri: İksir 715

15 Şubat 2021

İksir 715 ile cilt kalitenizi yükseltin

Ciltte zamanla istenmeyen görüntüler ortaya çıkar. Yaş almak, güneş ışınları, kirli hava, genetik faktörler, hareketsizlik, stres, sağlıksız beslenme, sigara kullanmak, az su içmek gibi etkenler cildin yıpranmasına, kırışıklıkların derinleşmesine, cansız, mat ve soluk görünmesine yol açar.

Fransa'da geliştirilen İksir 715, son dönemde rağbet gören cilt yenileme, gençleştirme uygulamalarından biridir. İksir 715’in formülünde bulunan yüksek konsantrasyonlu hyalüronik asit, cildin erken yaşlanmasını önlemeye destek olur ve cildin yoğun şekilde nemlenmesini sağlar. Bu ürünün içeriğindeki mineral ve amino asitler; cildin ipeksi, sağlıklı, canlı ve parlak bir görünüme kavuşmasına yardımcı olur.

İksir 715 bir mezoterapi ürünüdür

İksir 715 bir mezoterapi ürünüdür. Mezoterapi, cildin görünen katmanlarının görünümünü iyileştirmeye yarar. Bu bağlamda cildin ihtiyaç duyduğu maddeler, kişiye göre hazırlanarak uygulama yapılır. İksir 715 de diğer mezoterapi uygulamaları gibi cildin canlı ve parlak bir görünüme kavuşmasına yardımcı olur. Bilinen bir yan etkisi olmayıp, hastanın durumu ve beklentileri değerlendirildikten sonra rahatlıkla uygulanabilir. İksir 715 işlemi, hekim görüşü de alınmak şartıyla PRP, botoks gibi uygulamalarla aynı anda yapılabilir.

En etkili işlemlerden biri

İksir 715, uzun saatler süren tedavi ve işlemlere zaman ayıramayan, ancak cilt kalitesini artırmak isteyenler için uygun bir yöntemdir. İlk uygulamadan itibaren gözle görülür iyileşmenin beklendiği İksir 715; muayenehane ortamında yapılabilecek en etkili işlemler arasında yer alır. Bu işlem 20-30 dakika kadar zaman alır. Uygulama sonrası ödem oluşmaz ve hasta günlük yaşantısına hemen geri dönebilir.

İlk uygulamada etki

Yazının devamı...

Post bariatrik cerrahi nedir?

25 Ocak 2021

Aşırı kilo ya da obezite, estetik olarak istenmeyen görünümün dışında çok sayıda sağlık sorununu da beraberinde getirir. Doktor ve diyetisyen kontrolünde söz konusu kilolarından kurtulan bireyler, ya da obezite cerrahisi geçiren hastalarda, vücudun çeşitli yerlerinde sarkmalar görülebilir.

Söz konusu sarkmalar karın, meme, bel, kalça, sırt, kol ve bacaklar ile yüz bölgesinde meydana gelir. Kişi ideal kilosuna kavuşsa bile söz konusu bölgelerde meydana gelen sarkma ve deformiteler, hastaların istedikleri vücut biçimine sahip olmasını engeller.

Post- bariatrik cerrahi, bu noktada devreye giren bir vücut şekillendirme işlemidir. Post bariatrik cerrahi ile kilo verme sonrası meydana gelen sarkmalar giderilir ve hastanın vücut şekli istenen hale getirilir.

Post bariatrik cerrahi çoğunlukla birden çok operasyon gerektiren işlemler bütünüdür. Hastanın şikayetlerine göre karın, bel, meme, kol ve bacaklar, sırt ve bel bölgesine cerrahi müdahale yapılarak sarkan deriler toparlanır. Bu operasyonların kaç seansta ve nasıl gerçekleşeceğine hastanın durumuna göre plastik cerrahlar tarafından karar verilir. Planlama kapsamında operasyonların hangi sıralama ile gerçekleşeceği, birden çok ameliyat söz konusu ise bu ameliyatlar arasındaki iyileşme ve dinlenme süreleri hesaplanır. Post bariatrik cerrahi ameliyatları genel anestezi altında gerçekleşir.

Post bariatrik cerrahinin aşamaları

Karın, bel ve kalçadaki sarkmaların giderildiği operasyonlar çoğunlukla bütün olarak gerçekleşir. Hastanın bel çevresinde genellikle 360 derecelik bir kesi açılır. Kalça bölgesinde hacim kaybının da mevcut olduğu durumda, hastanın kendi yağ dokusu dolgunluk vermesi için bu bölgeye uygulanabilir.

Kilo vermenin ardından memede meydana gelen sarkmalarda çoğu zaman hacim kaybı da meydana geldiği için hastalarda memelerde dikleştirme ameliyatı yapılabilir. Gerekli durumlarda istenen hacim ve görüntüyü sağlamak için silikon protez de ameliyata dahil edilir.

Hayalleriniz yarıda kalmasın

Yazının devamı...

Kök Hücre Uygulaması Nedir?

6 Kasım 2019

Kök hücre uygulamaları son yıllarda en çok tercih edilen doğal gençleşme yöntemlerinin başında gelir. Kök hücreler vücuttaki en değerli hücreler olarak kabul edilir.

Bu hücreler vücudun bulunduğu bölgesindeki hücrelerin şeklini alır. Ayrıca çok hızlı üreme özelliğine sahip olan bu hücreler son yıllarda birçok alanda kullanılmaktadır. Teknolojinin gelişmesi ile beraber çeşitlenen ameliyatsız estetik uygulamalarında da kök hücre uygulamaları büyük avantajlar sağlar.

Enjekte edildiği bölgenin doğal güzelliğini koruyarak gençleşme sağlayan uygulama, özellikle ameliyatsız estetik uygulamalara öncelik veren ya da operasyon için vakit bulamayan kişiler tarafından popüler bir şekilde tercih edilir. Kök hücre uygulaması kişinin kendi vücudundan alınan yağ hücrelerinden yapıldığı için herhangi bir alerjiye de neden olmaz.

Kök Hücre Uygulaması

Kök hücre uygulamasında kişinin kendi vücudundan alınan yağ dokuları kullanılır. Bu yağ dokularından elde edilen kök hücreler hasar giderme ve yenileme amacıyla kullanılır. Kök hücre enjeksiyonu kişinin sağlık durumuna, cerrahın tercihine ve işlemin kapsamına göre farklı anestezi uygulamaları ile gerçekleştirilir.

Enjeksiyon işlemi yaklaşık olarak 2 saat sürer. Kök hücre uygulaması yüz bölgesine, boyuna, dekolte bölgesinde ve ellere uygulanabilir. Bu bölgelerin yanı sıra anti-aging etkisi elde edilmek istenen bölgelerde ve dudak şekillendirme işlemlerinde de kök hücre uygulaması tercih edilebilir. Bu uygulama sonrasında herhangi bir istirahat dönemine ihtiyaç yoktur, kişiler hemen günlük hayatlarına geri dönebilirler.

Kök Hücre Uygulamasının Avantajları Nelerdir?

Enjekte edilen kök hücreler bulundukları bölgede hızlı bir iyileşme sağlar. Ayrıca ciltte parlaklık meydana gelir. Hücrelerin kolajen miktarını arttırması sayesinde hücre yenilenme hızı artmakta ve bu da cildin elastikiyetinin artmasını sağlamaktadır.

Yazının devamı...

Jinekomasti Ameliyatı Üzerine

31 Ekim 2019

Ergen ya da yetişkin erkeklerde östrojen ve testosteron hormonlarındaki dengesizlik nedeniyle meme dokusunun normalden fazla büyümesine jinekomasti adı verilir. Jinekomasti hem tek hem de çift meme de birden meydana gelebilir. Ayrıca bu durum yeni doğmuş bebeklerde ve yaşlılarda da fizyoloik olarak gözlemlenebilir.

Jinekomasti bazı durumlarda memede ağrıya neden olabilir. Antibiyotik, kalp ilaçları, anksiyete ilaçları, AIDS ve kemoterapi ilaçları, kalp hastalıklarını gidermeye yönelik bazı ilaçlar da jinekomastinin ortaya çıkmasını sağlayabilir. Bunların dışında jinekomasti ve böbrek hastalıklarının sonucu olarak da görülebilir.

Jinekomasti Ameliyatı Nasıl Gerçekleştirilir?

Jinekomasti tedavisi ameliyat ile ya da liposuction ile gerçekleştirilebilir. Ameliyatta en sık kullanılan yöntem eksizyonel tedavidir. Bu tedavide meme başının etrafında yer alan koyu bölgeye açılan kesiden fazla doku ve deri alınır.

Genel anestezi altında gerçekleştirilen ameliyat yaklaşık olarak 1 saat sürer. Ameliyat sonrasında meme etrafında oluşan iz kalıcı değildir.

Liposuction da ise yaklaşık olarak 1-2 mm büyüklüğünde kesiler açılmaktadır. Lokal anestezi ile gerçekleştirilen bu yöntemde kesilerden içeri yerleştirilen kateterler ile yağ dokusu emilir. Yaklaşık olarak 2 saat süren bu işlemden sonra izler farkedilmez çünkü bütün işlem çok küçük kesilerden gerçekleştirilir.

Jinekomasti Ameliyatı Sonrası

Liposuction ile gerçekleştirilen işlem sonrasında hastaların evine gitmesinde herhangi bir sakınca bulunmaz. Ancak eksizyonel ameliyatlar genel anestezi yapıldığı için hastaların ameliyattan sonra 1 gün hastanede kalması gerekir.

Yazının devamı...

Vaser Liposuction

3 Ekim 2019

Liposuction özellikle kadınlar arasında oldukça yaygın olan bir estetik uygulamadır. Vaser liposuction ise bu işlemin ultrasonografik ses dalgaları kullanılarak uygulandığı tekniğin adıdır.

Vaser liposuction tekniği hem uygulanma şekli hem de sonuçları ile oldukça rağbet gören teknikler arasında yer alıyor. Bu uygulama bölgesel yağlanma için son derece etkili çözümler sunsa da, bütün estetik işlemlerde olduğu gibi doğru planlama önemlidir.

Kimler Yaptırabilir?

Vaser liposuction tekniği kilo vermek isteyenlere çözüm sunmaz. Liposuction uygulamaları ile ilgili bilinen en büyük yanlış şüphesiz ki bu uygulama ile kilo vermenin mümkün olacağının düşünülmesidir.

Liposuction uygulamalarının bütün türleri diyet ve spor ile incelme elde edilemeyen bölgeler için uygundur. Bu uygulama kişinin kilo vermesini sağlamak için değil, inatçı yağların meydana getirdiği görünümü düzeltmek için tercih edilir.

Bu nedenle vaser liposuction için uygun adayın ideal kilosunda olması önemlidir. Fiziksel olarak sağlıklı her birey vaser liposuction yaptırabilir. Diyabet hastalığı olan, dolaşım sorunları yaşatan, uygulamanın yapılacağı bölgede ya da bölgenin yakınlarından ameliyat geçirmiş olan kişiler için vaser liposuction riskli olabilir.

Bu tür durumlarda alternatif yöntemlerin değerlendirilmesi daha doğru olacaktır. Yüksek tansiyon, kalp hastalıkları, sistemik rahatsızlıklar, sinir sistemi hastalıkları olan kişilerde de vaser liposuction uygulaması tercih edilmeyebilir. Bu tür rahatsızlıkları olan kişilere uygulama yapılacaksa da tıbbi olarak etraflı bir değerlendirme ve operasyonun etki alanının daraltılması sonrası yapılması tercih edilmektedir.

Hangi Bölgelerde Etkili?

Yazının devamı...