Gelecekteki mesleğinizi belirlerken teknolojiden nasıl yararlanabilirsiniz?

Üniversite adayları için tercih dönemi başladı. Barajı geçen aday sayısının geçen yıla göre düşük olmasının barajı aşan adaylar için avantaja dönüştüğü bu yılın sonuçlarında yükselen başarı sıralamaları da dikkat çekiyor. Sel ve yangın felaketleri nedeniyle tercih süresinin uzatıldığı bu yıl hayalindeki üniversiteye yerleşmenin peşinde olan adaylar 20 Ağustos’a kadar tercihlerini yapabilecek.

Doğru tercihleri yapabilme konusunda birçok uzman paylaştıkları tavsiye ve değerlendirmelerle bu dönemde adaylara yol gösterip işlerini kolaylaştırmaya çalışsa da, üniversite sınavına uzun yıllar evvel giren biri olarak her geçen yıl denkleme yeni parametrelerin eklenmesi ile bölüm ve okul tercihi yapmanın giderek zorlaştığını takip ediyorum. Bana göre bu parametreler arasında en belirleyici olanlardan biri de teknoloji.

Yeni teknolojiler hayatın her alanını şekillendirmeye devam ederken, bir yandan meslekleri de dönüştürüyor. Yapay zekadan blok zincirine her yıl farklı teknoloji trendleri ile tanışan iş dünyasında teknolojiyi bir kriter olarak ortaya koyarak ve gelecekte önemli olacak meslekleri öngörerek bugünden doğru tercih yapmak kolay bir iş değil. Çünkü gelecekte hayatımıza yön verecek o kadar çok yeni teknoloji var ki.

Gelişeceği kesin olan alanlar

Nano ve biyoteknoloji, yenilenebilir enerji, blok zinciri, dikey-topraksız tarım, 3D tasarım-modelleme-baskı, üretim teknolojileri, hologramlar, yapay organ, laboratuvar gıdaları, iklim krizini çözecek tüm konular ve su ile ilgili tüm meseleler, döngüsel ekonomi, atık yönetimi, dekarbonizasyon, veri analitiği, dağıtık finans, kripto para piyasaları, robotik, yapay zeka, 5G ve yeni nesil iletişim-iş süreçleri, kuantum bilişimi, artırılmış gerçeklik, sanal gerçeklik, siber güvenlik, uzun yaşam, temassız lojistik, otonom araç ve cihazlar, nesnelerin interneti, endüstri 5.0 ve tabii ki uzayla ilgili her şey. Liste böyle uzayıp gidiyor.

Otomasyonun, yapay zekanın ve tüm bu teknolojilerin giderek daha fazla benimsenmesi, insanların ekonomideki rolünün büyük ölçüde küçüleceğini ve bu süreçte milyonlarca işin ortadan kalkacağını gösteriyor. COVID-19, 2020'de bu etkiyi hızlandırdı. Muhtemelen dijitalleşmenin etkisi pandemi sonrası süreçte daha da artacak ve bazı alanlarda etkilileri kalıcı olacak. Diğer yandan yeni teknolojiler, bazı işleri tamamen ortadan kaldıracak olsa bile birçok yeni iş alanı da yaratacak. Dolayısıyla şirketler ve devletlerle birlikte bireylerin de bu dönüşümü bugünden göz önünde bulundurmaları gerek.

Geleceğin mesleklerine otomasyon etkisi

BCG (Boston Consulting Group) geçtiğimiz haftalarda yapay zeka ve analitik konusunda uzmanlaşmış bir firma olan Faethm ile yeni teknolojilerin ABD, Almanya ve Avustralya’daki işler üzerindeki potansiyel etkisini incelemek için bir çalışmaya imza attı. BCG bu çalışmada yeni teknolojilerin gelecekteki meslekler üzerindeki potansiyel etkisini anlamak için şu üç konuya odaklandı: İş gücü arz ve talebi, teknoloji ile GSYİH büyümesi.

Çalışma, ABD'nin 2030 yılına kadar muhtemelen %0,9 ila %4,4'lük bir işgücü açığı yaşayacağını öngörüyor. Almanya ise %0,5 ila %4,1'lik bir işgücü açığı yaşayacak. Avustralya, muhtemelen %3,7'ye varan bir işgücü açığı yaşayacak olsa da, pandeminin GSYİH büyümesi üzerindeki etkisi ile bu oran %4'e çıkabilir. Araştırma bu durumun temel gerekçelerinden birini otomasyon teknolojilerindeki gelişmeler olarak görüyor ve otomasyonun hem mavi hem de beyaz yakalı pozisyonların sayısını azaltacağını ortaya koyuyor.

Teknolojik ve sosyal beceriler için talep artıyor

Araştırmaya göre her üç ülke için de işgücü arzının gelişimi, belirli meslekler dışında talepteki değişikliklerle tam olarak örtüşmüyor. Aynı zamanda, birçok sektörde ciddi nitelikli çalışan sıkıntısı, yetenek talebindeki büyümenin karşılanamayacağı anlamına geliyor. Bu, özellikle bilgisayarla temelli meslekler ile bilim, teknoloji, mühendislik ve matematikteki işler için geçerli. Çünkü teknoloji tüm endüstrilerde otomasyonun yükselişini körüklüyor.

Bununla birlikte otomasyon gerektirmeyen ya da çok az ihtiyaç duyulan bazı sağlık hizmetleri, sosyal hizmetler gibi iletişim ve etkileşimin daha önemli olduğu alanlarda insani becerilere olan talebin artacağını da araştırmada görüyoruz. Dünyanın en güçlü ekonomilerine sahip bu ülkelerde tablo üç aşağı beş yukarı böyle. Peki pandemi ile birlikte çalışmanın giderek mekandan ve coğrafyadan bağımsızlaştığı bir iş dünyasında bireyler meslek konusunda geleceğe uyum sağlama konusunda öncelikle nelere dikkat etmeliler?

-Yaşam boyu öğrenmeyi yeni normal haline getirin

İster işverenler tarafından sunulan imkanlar isterse bireysel çabalar ile sürekli öğrenme ve yeni becerilerin kazanılması, bireyin çalışma hayatının merkezinde yer almalıdır. Üniversite tercih dönemindeki bir aday iseniz yaşam boyu öğrenmeyi hem yerleşeceğiniz okul ve bölümü destekleyecek hem de gelecekteki iş dünyasına uyum sağlamanızı sağlayacak eğitimlerle alışkanlık haline getirin.

-Yeni beceriler geliştirmeye odaklanın

Birçok ülke, şu anda talep gören ve gelecekte önem kazanacak iş ve becerilere dair planlamalar yapıyor. Bireylerin değişen yetenek talep ve ihtiyaçlarına göre kendilerini geliştirmeye ve yeni beceriler kazanmaya odaklanmaları gerek. Bu konuda çevrimiçi platformların gelecekte daha fazla öne çıkacağını söyleyebiliriz.

-Kariyer seçiminde esnek olun

Gelecekte sık kariyer değişiklikleri ve benzer iş pozisyonlarına yatay geçişler giderek daha normal hale gelecek. Bu nedenle, çalışanlar kariyerleri boyunca daha esnek olmalı, mevcut beceri setlerini başarıyla etkili ve verimli kullanabilecekleri pozisyonlar aramalı ve kendi çıkarlarının pazarın ihtiyaçlarıyla örtüştüğü yere göre beceri setlerini güncellemelidir.

Gelecekteki mesleğini belirlemek için pratik bir yol

Gelecekteki mesleğinizi belirlemek için Futurist Ufuk Tarhan’ın ortaya koyduğu basit ve etkili bir formül var:

Geleceğin ALANI (A) + Geleceğin İŞİ (İ) = Gelecekteki MESLEĞİNİZ (GM)

Gelecekteki mesleğinizi bulmak için şu linkte https://bit.ly/3jeUzh9 Ufuk Tarhan’ın çok pratik biçimde anlattığı basit formülü uygulayarak mutlaka birkaç egzersiz yapın. Bulduğunuz meslek ve alan ile ilgili Google’u araştırın. Hatta formülün yapısından yararlanarak, şimdi var olan ve gelecekte oluşacak problemleri, ihtiyaçları düşünerek siz de yenilerini türetin. Hayal kurun, o konu sizin işiniz, mesleğimiz olduğunda çözeceğiniz sorunlara odaklanın ve yaratıcılığınızı, ilham perilerinizi göreve çağırın.

Büyük olasılıkla saptadığınız mesleğin, şu anda olmadığını fark edeceksiniz! Yani göreceksiniz ki daha henüz ortalarda öyle bir iş yok! Hatta bulduğunuzu çok saçma, ütopik olarak düşüneceksiniz. Ya da çevreniz öyle söyleyecek, belki de dalga geçecek. Veya birkaç tanesine rastlayacak ama henüz popüler olmadıklarını anlayacaksınız. Bunlara hiçbir şekilde aldırmayın. Bugünün gözde mesleklerinin de geçmişte olmadıklarını hatırlayın. Seçiğiniz meslek, gelecekte mutlaka “sayenizde” önemli haline gelecek, emin olun! Bu alan ve konu içinize sindi, sizi heyecanlandırdı ve ben kendimi bu işe adayabilirim dedirtti ise kendinizi ve o alanı geliştirmek için var gücünüzle çalışın.