Türkiye’deki dijital platformların “Super App” olma yarışı

Asya’da ortaya çıkıp yükselen ve nihayetinde yakın zaman içinde Batı’ya da yolu düşen Super App’leri aslında uzun yıllardır konuşuyoruz. Hatta mobil uygulama ekosistemini yakından takip edenlerin bu konuyu duymaktan dahi sıkıldığı söylemek mümkün. Bununla birlikte Super App trendinin son dönemde Türkiye’deki dijital platformların ilgi odağı haline geldiği dikkatinizi çekmiş olabilir. Başta e-ticaret sektörü olmak finans, telekom, yemek teslimat şirketlerinin bazılarının satır arasında bazılarının ise yüksek sesle bu trendi vizyonlarının bir parçası olarak gördüklerini ifade ettiğine şahit oluyoruz. Türkiye’deki dijital platformların Super App olma yarışında ne durumda olduklarına geçmeden önce kısaca Super App neydi ve hayatımızı nasıl kolaylaştıracak bakalım.

İlk defa 2010 yılında Barselonaʼdaki Mobil Dünya Kongresi’nde Blackberry Kurucusu Lazaridis tarafından kullanılan Super App kavramını en basit ifade ile içinde onlarca uygulamanın olduğu bir çatı uygulama olarak tanımlamak mümkün. Çok yönlü ve basit bir kullanıcı deneyimi vadeden Super App’lerde kullanıcı aradığı her şeyi tek bir yerde bulabildiği için aidiyet açısından platformun kendisine ciddi bir artı getiriyor. Aynı zamanda hizmet veren bu sayede kullanıcı hareketlerini daha iyi gözlemleme şansına sahip oluyor. Yarattığı pazar yeri ile ekosisteme daha fazla üçüncü partinin dahil olabilmesi ise bir diğer artısı.

Super App’lerin kullanıcılar için avantajları neler?

Farklı farklı uygulamalar indirmeye gerek kalmadan tek bir uygulama ile tüm işlerini hallederek dikkat, zaman ve para tasarrufu elde eden kullanıcı aynı zamanda telefon hafızasında da tasaaruf sağlıyor. Taksi çağırmadan, yemek siparişine fatura ödemeden online alışverişe farklı servisleri tek bir çatı altında sunan Super App’lerin dünyada bilinen en önemli örnekleri Çinli Tencent’in bir mesajlaşma uygulamasının ötesinde onlarca hizmeti bir arada sunan WeChat uygulaması, Güneydoğu Asya’nın en büyük araç paylaşım şirketi Grab, teslimat uygulaması olarak doğan Endonezyalı Go Jek.

Başarılı Super App’lerin ortak özellikleri

Bu başarılı platformların ortak özellikleri Super App olma yolcuklarında öncelikle temel ürün ve değer teklifleriyle geniş kitlelere ulaşma stratejileri. Bu sayede insanların günlük hayatlarında sıklıkla kullandığı bir uygulama hâline geldiler. Daha sonra ise kullanıcı deneyimlerini koruyarak ek hizmetler ile Super App oldular. Buradaki kilit yaklaşım ek hizmetlerle büyürken kullanıcı deneyimini en üst düzeyde tutmak. Hiç bir uygulama kullanıcıları ile buluştuğu anda bir Super App olamaz, bunun için uzunca bir süreçten geçilmesi gerekir. Asya’dan yükselen Super App’lerin başarısı dünyanın dört bir yanındaki dijital platformlarının ilgisini çekiyor kuşkusuz. Örneğin Uber’in Batı’nın ilk süper uygulaması olma çabaları sürüyor. Uber, ulaşım, market alışverişleri, yemek teslimatı, bankacılık ve daha fazlasına erişim gibi tek bir uygulama içinde birçok hizmeti sağlamak istiyor. Peki, gelelim Türkiye’ye.

Türkiye’nin Super App adayları: Hepsiburada, Getir ve diğerleri

Önceklikle mobil kullanımı ve kullanıcı tabanı en geniş  olan uygulamaların Super App konusunda Türkiye’de dünyada olduğu gibi rakiplerine kıyasla avatajlı olduklarını söyleyebiliriz. Geniş bir ekosistemine dokunan bu platformlar arasında ise e-ticaret sitelerinin daha somut bir vizyonları olduğunu ya da en azından bu konuyu daha fazla dillendirdiklerini ifade etmek mümkün. Hepsiburada bu platformlar arasında ilk akla gelen. Geçtiğimiz günlerde ABD'de teknoloji şirketlerinin işlem gördüğü Nasdaq borsasında işlem görmeye başlayan Hepsiburada, ilk gün hisselerinin %20’sini satarak 738 milyon dolar toplamıştı. Sonrasında yaptığı açıklamada Hepsiburada’nın, şu anda kullanıcıların hayatını kolaylaştıran bir Super App olduğunu ifade eden Hepsiburada Kurucusu Hanzade Doğan Boyner aldıkları bu yatırımla özellikle fintech alanındaki çalışmalarını hızlandırarak vizyonlarını gerçeğe dökeceklerini ifade etmişti. Şirket bu önemli haberi duyurduğu reklam filminin cingılında “Türkiye’nin Super App’ı ifadesini kullanılıyor. Öte yandan Şirketin CEO’su Murat Emirdağ geçtiğimiz aylarda bir teknoloji etkinliğinde Hindistan’ın doğusuyla Almanya’nın batısı arasındaki bölgenin en büyük teknoloji şirketi olma vizyonları bulunduğunu ve Hepsiburada'yı Super App konumuna taşıyan teknoloji atağıyla yola devam edeceklerini açıklamıştı.

Gelelim son dönemin yükselen platformu Getir’e. Türkiye’nin çiçeği burnunda Unicorn’u Getir bir yandan platforma eklediği alt uygulamalarla hizmet verdiği ekosistemi genişletirken, diğer yandan globale açılma stratejisine eklediği yeni ülkelerle dünyada da büyümeye devam ediyor. Getir’in Super App olma konusunda net bir vizyon ortaya koymasa da- en azından medya ile paylaştığı- Super App olma stratejisinde en kritik halka olan fintech işine sektördeki rakipleri gibi yakın zamanda dahil olacağını tahmin etmek hiç de zor değil. Platformuna yemek ve market hizmetlerini de ekleyerek büyümeye devan eden Trendyol da bir diğer Super App adayı. Trendyol’un mobil mühendislik ekibini yöneten Murat Can Bur geçtiğimiz yılın Ağustos ayında Android ekibini genişleteceklerini duyurduğu bir sosyal medya paylaşımında, 2021 yılı için hedeflerinin multi-module super-app olmak olduğunu ve şu an bu uygulamanın Trendyol, Hızlı Market ve Dolap parçalarından oluştuğunu ifade etmişti.

Super App yarışına Migros da katıldı

Türkiye’nin önde gelen gıda platformlarından olan Migros Sanal Market geçtiğimiz günlerde anlık teslimat uygulaması Migros Hemen'i Migros uygulamasına entegre ederek Super App olma yolunda dev bir adım attı. Platform, Migros Hemen’in yanı sıra elektronikten sağlık ürünlerine kadar geniş bir ürün yelpazesi sunan Migros Ekstra ile müşterilerine ‘şimdi al sonra öde’   ayrıcalığını sunan ödeme, para transferi gibi finansal işlemlerin hızlı, kolay ve güvenli şekilde gerçekleştirilmesini sağlayan MoneyPay’in mobil uygulamalarını da bir araya getirdi. Super App vizyonları konusunda görüşlerini aldığım Migros Ticaret A.Ş. E-Ticaret İş Birimi Direktörü Orçun Onat, müşterilerinin dilediği hizmeti tek bir uygulama üzerinden kolaylıkla alabilmesini sağlayarak hem hayatlarını kolaylaştırdıklarını, hem de zamandan tasarruf etmelerini sağladıklarını belirtti ve şöyle devam etti: “Tüm dünyada e-ticaret ve perakende markalarının ana hedefi olan online ve offline ürün gamını genişletmek ve dijital kanallar aracılığıyla daha geniş kitlelere ulaşma noktasında önemli bir adım daha atarak, dünyada trend olan bir uygulamanın Türkiye’deki öncüsü olduk. Global arenada alanının en iyi örneklerinden biri olmaya aday olan uygulamamız, kullanışlı arayüzü, büyük görsel boyutları, kolay geçişleriyle müşterilerimize kullanım rahatlığı sağlıyor.”

Finans uygulamaları bir adım daha yakın

Super App yarışı sadece e-ticaret ve gıda teslimat oyuncuları ile sınırlı değil. Hatta finans uygulamalarının rekabette bir adım önde olduğunu söylemek mümkün. Her geçen gün daha da fazla dijitale yönelen ödeme ve yatırım alışkanlıkları sayesinde finans uygulamaları kullanıcıların günlük bazda kullandıkları hatta günde birkaç kez giriş yaptıkları uygulamalar hâline geldi. Alışveriş, para transferi ve diğer işlemler için artık kimsenin nakite veya bir şubeyi ziyaret etmeye ihtiyacı yok, finans uygulamaları üzerinden kolayca, zaman ve mekândan bağımsız olarak işlemlerini gerçekleştirebiliyor.

Finans uygulamaları tarafında çok fazla oyuncu olsa da Türkiye İş Bankası tarafından geliştirilen Maximum Mobil uygulaması son dönemde geliştirdiği işbirlikleri ve sunduğu yeni hizmetlerle güçlü adaylardan biri olduğunu söyleyebiliriz. Bir diğer güçlü aday ise Papara. Pek çok finansal çözümü bir platformda bir araya getiren ve 10 milyona yakın kullanıcıya ulaşan Papara’nın Kurucusu ve CEO’su Ahmet Faruk Karslı finans uygulamalarının Super App olma yarışındaki şansını söyle değerlendiriyor: “Alışverişten, fatura ödemelerine, para transferinden yatırım ürünlerine kadar hayatın her alanında finans uygulamaları bu kadar yer etmişken, bu ekosistem içerisinden bir Super App çıkma şansının diğer sektörlere göre daha yüksek olduğunu söyleyebilirim. Diğer yandan açık bankacılık düzenlemesinin hayata geçmesi ile birlikte, kullanıcılar bankalarda ve farklı finansal kuruluşlardaki hesaplarına yetkilendirdikleri uygulamalar üzerinden erişebilir hâle gelecek. Bu regülasyonla birlikte var olan FinTech şirketleri arasından finansal bir Super App’in ortaya çıkması çok daha olası görünüyor.”

Türkiye’den Super App çıkmasının önündeki zorluklar neler?

Super App alanındaki dünya çapında öne çıkan WeChat gibi başarılı örneklerin iş modellerine baktığımızda Türkiye’deki platformlarının işinin biraz zor olduğunu söylemek gerek. Yatırımcı kimliğiyle dijital ekosistemin önemli isimlerinden Erdem Yurdanur da benzer şekilde Türkiye'den bir Super App çıkmasının zor olduğunu düşünüyor. Yurdanur bunun nedenlerini şöyle açıklıyor: “Böyle düşünmemin birçok nedeni var. Birincisi bu tür büyük yazılımlar ortaya çıkartmak için büyük ekiplere ve bu ekipleri finanse etmeye ihtiyaç var. Ben Türkiye’de böyle ekipleri toparlayacak bir yatırımcı göremiyorum. Bu kadar insanı bir araya getirmek ve yönetmek zor. Ayrıca Türkiye’deki şirketlerin ve insanların birbirine güven sorunu var. Böyle bir yazılım yapılsa bile yaygınlaşmasının çok zor olduğunu görüyorum. Bu tür bir Super App kullanımının kisisel bilgileri de çok detaylı kapsaması nedeniyle Türkiye’de şu anki siyasi ortamda bu bilgilerin paylaşılması konusunda insanların çok istekli olacağını düşünmüyorum.”

Türkiye’deki servisler API altyapısı konusunda bir hayli eksik

Bir Super App doğası itibari ile içinde birçok özelleşmiş uygulamayı barındıran bir şemsiye uygulamadır. Bu mini-uygulamaların her birisi ana uygulamaya bağlı olarak kendi içinde servis verir. Bu servisleri verebilmeniz için ya tüm servisleri ilk elden sağlamalısınız ve buna göre daha merkezi bir teknolojik altyapı oluşturmalısınız, ya da tüm servisleri dışarıdan işbirlikleri ve anlaşmalar yolu ile bir araya getirmeli ve bu durumda birbirleri ile konuşan, iletişim kuran bir teknolojik altyapı oluşturmanız gereklidir. İlkini oluşturmak imkansız değil ancak bir hayli zor, ve buna rağmen yine de dışarıdan servise mutlaka ihtiyacınız doğacaktır. İkinci durumda ise iş birliği için teknoloji altyapılarının birbirleri ile konuşabilmesi gereklidir. Bunun içinde API altyapısı olmalıdır. Peki Türkiye’deki servisler API altyapısı konusunda yeterli mi?

Super App pazaryeri platformu Barakatech Kurucu Ortağı Tuna Orbay Türkiye’deki servislerin API altyapısı konusunda bir hayli eksik olduğunu düşünüyor ve bunun açıklamasını şöyle yapıyor: “Olanların bir kısmınında test ortamları ile kullanıcıya dokunan servisin yayınlandığı ortamları arasında bir hayli fark var. Ayrıca belgeleme çoğu zaman yetersiz ya da tutarsız. Geliştiricilere dokunan Sandbox ortamları yok dencek kadar az. Bunun bir yandan doğal bir süreç olduğunu düşünüyorum, çünkü arayı kapatmak ve daha fazla saha deneyimi edinmek  adına çok hızlı iş yapıldığı için bu tip problemler oluşuyor, ancak kullanım arttıkça API servislerinin kalitesinin arttığını hem de belgelemenin iyileştiğini görüyorum. Daha fazla API ve servisinin dışarıya tüm geliştiricilere limitli de olsa açılması gerektiğini düşünüyorum.”