Tartışmalı karar yoktu

26 Ekim 2012

Fenerbahçe maçın ikinci yarısında akıcı bir oyunla galip gelmeyi bildi. Rakibi AEL Limassol, Türkiye’de ancak PTT 1. Lig’de mücadele edecek bir görüntü ortaya koydu. Sarı-lacivertliler, Avrupa’da son iki maçtaki performansıyla liderliği hak etti.
Maçın Rumen hakemi Alexandru Dan Tudor, deneyimli bir FIFA hakemi. Hakemlik kariyerinin bence en kolay maçını yönetti. Kendine olan güveni ve kararlarındaki isabet oranı futbolcuların da kendisine güven duymasını sağladı. Maçta hakemin vermiş olduğu kararlarla ilgili herhangi bir tartışmalı pozisyon yoktu.

Yazının Devamı

LOKUM GİBİ HAKEM

24 Ekim 2012

Milyonlarca lira harcayıp çok güzel bir stat yapıyorsunuz. Tribünler, soyunma odaları, restoranlarıyla dört dörtlük olan Arena’da en başta en güzel olması gereken stadın zemini içler acısı bir haldeydi. İddia ediyorum, Şampiyonlar Ligi’nde oynayan hiçbir takımın stadının drenajı bu kadar kötü değildir. Böyle kötü zeminde de oynanan futbol ev sahibi için her zaman dezavantajdır. Cluj iyi bir takım. Eğer eksik kalmamış olsalardı maçın sonucu daha da farklı olurdu.
Maçın İtalyan hakemi Tagliavento Galatasaray açısından lokum gibi bir maç yönetti. Oyundan ihraç etmiş olduğu Clujlu oyuncuya gösterdiği ilk sarı kart bana göre hatalıydı. Galatasaray lehine vermiş olduğu penaltı kararı ise tartışmaya açıktı ve Clujlu oyuncu, havaya yükseldiği anda topu da görmüyordu.
Hakemin en çok eleştirilmesi gereken yönlerinden birisi uzatma dakikalarını kısa tutmasıydı. Clujlu oyuncuların bir çoğu hemen her ikili mücadelede yerde kaldı ve zaman geçirmeye çalıştılar. O nedenle hakemin 5-6 dakika uzatma süresi eklemesi gerekirdi.

Yazının Devamı

Başarıya giden yoldasınız

24 Ekim 2012

Beşiktaş futbol takımının sezon başından bu yana sergilediği duruşu ve özelikle de Trabzonspor maçının ikinci yarısında ortaya koyduğu mücadeleyi takdirle izledim.
Gösterdikleri performans ve gayretle maçın son saniyesine kadar birçok gol pozisyonuna girdiler. Bunların birçoğunu da değerlendiremediler, ancak çalışkanlıkları ve yaşattıkları heyecan ile hem taraftarların hem de izleyicilerin alkışını almayı başardılar.
Sezona büyük sıkıntılarla giren siyah-beyazlılar ligin diğer bazı maçlarında da istedikleri sonuçları alamadılar fakat hırslı oyunları ve disiplinli davranışlarıyla öne çıktılar.
Bünyesinde çok fazla yıldız oyuncusu olmadığı gibi bir yanda transfer sıkıntıları diğer yanda ise ekonomik sorunlarla boğuşuyorlar. İçinde bulundukları onca probleme rağmen gösterdikleri mücadele ve yansıttıkları sinerji ile artık bir ekip olduklarının sinyallerini de veriyorlar.
Trabzonspor maçının bitiş düdüğünden sonra Beşiktaşlı futbolcuların o üzüntüyle çimlere yatmış olmaları bunun en güzel örneğiydi. O tablo bizlere; eğer biraz sabredilirse bu oyuncuların uzun vadede sırtının yere değmeyeceğini de gösteriyordu.
Takım sporunda başarıya giden en kestirme yol da zaten inanmak

Yazının Devamı

BÜYÜK HATA

22 Ekim 2012

Trabzonspor’un daha baskılı olduğu bir ilk yarı oynandı. Ancak siyah-beyazlılar 2. yarıda oyun kontrolünü eline alarak çok önemli pozisyonlar yakaladı. Umarım milli takım seçicileri en azından bu maçtan sonra Onur’un yerinin milli takım olduğunun farkına varmışlardır.

Maçın hakemi Cüneyt Çakır, Avrupa’da zaman zaman hata da yapsa genel olarak iyi maçlar çıkardı. Ancak Çakır Türkiye ligi maçlarına gerekli özeni göstermiyor görüntüsü çiziyor. Çünkü bu maçların çoğunda bir amatör hakemin yapmayacağı çok ciddi hatalar yapıyor. Mesela bu karşılaşmada hem gerekli mesafeye açılmadığı için hem de oyunun başlamasını geciktirdiğinden Olcan’a bir sarı kart göstermeliydi ancak oyunu devam ettirdi. Trabzon bunun sonucunda bir gol kazandı.

Burada Olcan, Fernandes’in oyunu başlatmak için attığı topla oynadı ve yerini değiştirdi. Sonrasında ise Fernandes hakemin duyarsız kalmasına kızarak topu rakibine çarptırmaya çalıştı. Ve bu pozisyonda da Olcan ayağını koyarak topu engellemek istedi ve 9.15’e de açılmamıştı. Neticesinde hakem devam kararıyla oyunun neticesine etki etti.



Yazının Devamı

Uzatma da doğru olsaydı

21 Ekim 2012

Anadolu takımlarının yükselişi bu sezon da çok bariz şekilde hissediliyor. Bu da lige ayrı bir renk katıyor. Maçın hakemi Yunus Yıldırım deneyimiyle oyunu iyi kontrol etti ve oldukça başarılı yönetti. Bana göre tek hatası uzatmalara 2 dakika eklemiş olmasıydı. Sadece Ertuğrul Sağlam ve idari menajerinin ihracında bile 2 dakika geçmişti. Bir de üstüne oyuncu değişikliklerini hesaba katarsak karşılaşmaya en az 5 dakika eklemeliydi.

Yardımcı hakem Adil Sinem çok doğru ofsayt yorumları yaptı. Fakat kale çizgisi hizasında olmadan çizgiyi geçmeyen topa korner demesi, onun deneyiminde bir hakeme yakışmadı.

Yazının Devamı

EMRE’YE FAUL VARDI

20 Ekim 2012

Sarı kırmızılılar geçtiğimiz sezon şampiyon olurken takımda bir ekip ruhu vardı. Bu sezon başında da bunu yakalayan Galatasaray son haftalarda bu görüntüden uzaklaştı. Bilhassa savunmanın sağında ve solunda bu maçta da aksamalar oldu. Gençlerbirliği iyi bir direnç gösterdi.

Hakem Halis Özkahya, ilk yarıda mükemmel yönetim gösterdi. Ancak ikinci yarı için aynı şeyleri söyleyemeyiz. Karşılaşmayı yönetirken, öylesine standart dışı faul değerlendirmeleri yaptı ki, oyuncuların tansiyonunu yükseltti. Bazen faul olmayana faul çaldı, bazı pozisyonlarda da olan faulleri vermedi.

Bir pozisyonda öylesine önemli bir faul değerlendirme hatası yaptı ki, bu hata oyunun sonucuna etki etti. Gençlerbirliği’nin ikinci golünden önce Lekic’in, Emre’ye yapmış olduğu açık faulu vermeyen Özkahya, sonrasında oyunun kontrolünü de elinden kaçırdı.
Yardımcı hakemlerden Asım Öz ve Hakan Yemişken ofsayt değerlendirmelerinde hatalar yaptılar. Özellikle Öz’ün, Burak’ın kaleciyle karşı karşıya kalabileceği bir pozisyonda kaldırdığı bayrak çok büyük bir hataydı.

Yazının Devamı

HAKEM BAHANE OLAMAZ

17 Ekim 2012

Milli takım oyuncuları bugüne kadar izlediğim en kötü performansı gösterdi. Bu maç oynanmadan önce sonucunun böyle olacağı tahmin ediliyordu. Çünkü bugüne kadar hiç yaşanmamış bir şekilde ne oyuncular ne de ülkemiz maçın havasına girebildi.
Bence bunun en önemli sebebi milli takım teknik heyetine güven duyulmaması ve maç kadrolarının sürekli değişiyor olmasıydı. Milli takımımız her kademesiyle bir ekip olmayı başaramadı ve sonucunda da gelinen bu nokta tam bir hüsran oldu.
Maçın hakemi Orsato hiçbir şekilde bahane olamaz. Bana göre Macarlar lehine vermiş olduğu penaltı kararında Hamit’e bir de kırmızı kart göstermesi gerekiyordu. Evet, Nuri’nin penaltı beklediği pozisyonda hakem bence de beyaz noktayı göstermeliydi. Ancak burada penaltı kararı verilmiş olsaydı bile milli takım oyuncularımızın bu mücadeleleri ile maçı çevirmeleri çok zordu.
Artık dünü bırakıp yarınla ilgili ne yapmalıyız bunu düşünmenin zamanı geldi.

Yazının Devamı

KÖTÜ GÖRÜNTÜ

13 Ekim 2012

Bu maçta aslında milli takımımız için olumlu yazılacak pek bir şey yok. Sonuç da ortada zaten! Milli takımımızın oyuncuları her mevkide tel tel döküldüler. Doğru düzgün ne bir gol pozisyonuna girebildiler, ne de bunu yakalayabilmek için mücadele ettiler. Bu mağlubiyetle Türkiye gruptan çıkma şansını fazlasıyla zora soktu. Romen takımı ise ne yaptığını bilen, çok iyi organize olmuş bir görüntü çizdi ve maçı kazanmayı da bildi. Rumenler, finallere Hollanda ile birlikte çıkmaya en büyük aday olduğunu gösterdi.
Maçın hakemi Howard Webb çok deneyimli bir isim. Bu maçta da otoritesini kurarak maçı başarıyla yönetti. Milli Takım oyuncularının zaman zaman kolay faul beklentilerine yanıt vermedi. Maçta bana göre en kötü görüntü bir korner atışı kullanmak üzere olan oyuncuya atılan yabancı madde idi. Bu yabancı maddeyi sahaya atan kişi nasıl bir mantıkla hareket ederek bunu yapıyor anlamak mümkün değil. Futbolcu bu maddeden yaralanmış olsa hakem maçı tatil edebilirdi. O yüzden tribünlerde bulunan taraftarların da sorumluluklarını bilerek hareket etmeleri gerekir.

Yazının Devamı