Balık lokantası nasıl olur?

Balık lokantası nasıl olur

Trilye’nin sahibi Süreyya Üzmez’in kitabı, bir balık lokantası sahibinin nasıl düşünmesi gerektiğini gösteriyor


Gidin Kapulukaya-Köprüköy’e, görün! Karada lokanta, kıyıda lokantaya ait, sudan yeni çıkmış kilometrelerce ağ! Kapulukaya’da balıkçılık yıl boyunca yasak!
Orayı beğenmediniz diyelim. O zaman Kesikköprü Barajı var. Orada da ağlarla balık lokantası iç içe ve balıkçılık her zaman yasak!
Olmadı mı? Gelin İstanbul’a. İşte size Kumkapı Balık Hali ve balıkçı barınağı! Trol tekneleri, kapıları asılı vaziyette bekliyor. Daha barınaktan çıkarken ağları suya bırakıyorlar. Ve Marmara’da trolle avlanmak, uzun yıllardır yasak!
Balık halinde, yasak olmasına karşın balıklar hâlâ açıkta satılıyor. Tezgahların önünde, leğende canlı kalkan. Ne zaman? Mayıs, haziran. O aylarda kalkan avı sadece Türkiye’de değil, tüm Karadeniz’de yasak. Sorun, yanıt hazır: Ukrayna’dan ithal bu kalkan! Konşimentosu bile var! Kalkan, ta Ukrayna’dan İstanbul’a, hem de canlı canlı gelmiş!
Diyelim pek bir sosyetiksiniz. Bodrum, Datça, Alaçatı’dan başka yer bilmezsiniz balık için! Olabilir. Herkesin bir kusuru vardır!
Bakın bakalım balıkların üzerinde zıpkın izi var mı? Zıpkınla avlanmış balığın satışı yasak da! Ahtapot satılıyor mu? Oralarda bulunduğunuz zamanlarda ahtapot avcılığı yasak, biliyor muydunuz?
Peki valiler, Tarım Müdürleri, polis, jandarma ne yapıyor? Onlar Av ve Yaban Hayatı Vakfı gelip bu işlere bir el koyuversin diye bekliyorlar! Bir de Süreyya Üzmez gelsin diye!
“Süreyya Üzmez de kim?” mi diyorsunuz?
“Bazen bir balığın fotoğrafını çekmek için aylarca beklediğimiz oldu. (...) Aradığımız balık avlanma yasağı kapsamındaydı. Sürenin bitmesini bekledik.”
“Eğer bir lokantada önümüze yavru veya dişi kalkan balığı geliyorsa geri gönderelim. Bir defada milyonlarca yumurta bırakan balıklarımızı trollere teslim etmeyelim. (...) Yavru kalkan balığı, dişi ıstakoz, balık, diğer deniz ürünleri henüz yeni yakalanmış, yaşıyorsa (...) denize bırakın. Doğal yaşamına geri gönderin fakat faturaya ekleyin. Ben ödemeye hazırım.”
“Dinamitle avcılık cinayettir. (...) Avlanmakta amaç yok etmek değil, aşırı olmamak kaydıyla ve mevsiminde avlanmaktır. Dünyanın pek az ülkesine nasip olan bu zenginliğin farkına varıp korumamız gerekmektedir.”
“İstanbul’da (...) el kadar küçük kalkanlar canlı canlı satılmaktadır. Rağbet etmezsek ellerinde kalır ve bir daha yakaladıklarında büyümeleri için denize bırakırlar.”
Bunlar Süreyya Üzmez’in “Trilye’nin Balık Sevdası” kitabından alıntılar. Trilye ise Ankara’nın en gözde balık lokantası!
Üzmez’i, her türlü usulsüz balıkçılığın kol gezdiği İstanbul’a vali mi yapsak? Veya Tarım Bakanı? Ama sakın tersini yapmayın! Bırakın bari Trilye düzgün yürüsün, usulsüzlük yapmasın, yapana göz yummasın!