Özelleştirme iyidir

ELEKTRİK dağıtım hatları ihalesinde dört bölgedeki hatlar için Türk şirketleri toplam 5.8 milyar dolar teklif verdiler ve ihaleyi aldılar.
Atatürk 1937’de İngiltere ile 16 milyon sterlin tutarında kredi anlaşması yapılmasını “memleketimizin mali itibarının” başarılı bir göstergesi olarak nitelemişti. “Kaç milyonerimiz var ki...” diyerek hayıflanan da Atatürk’tü.
Menderes’in “her mahallede bir milyoner” ideali aynı özlemin ifadesiydi.
Köylü ve bürokrat Türklerin ticaret ve sanayiye yönelerek milyoner olması 1850’lerdeki Sadık Rıfat Paşa’dan beri milli hedefimiz olmuştur! Abdülhamid de İttihatçılar da bunun için çalışmışlardı.
Bugün Türkiye, hem de küresel kriz ortamında, bazı elektrik iletim hatlarını 3.5 milyar dolara ihaleye çıkarıyor; Türk şirketleri 5.8 milyar dolar veriyor!
Bu performansın temelinde girişimci sınıf ve piyasa ekonomisi vardır. Eğer Türkiye bölgesinde Almanya gücünde bir dev olacaksa, bu aynı dinamiklerle gerçekleşecektir.

Kamu yararı?
Elektrik iletim hatlarının özelleştirilmesine karşı çıkanlar var. “Stratejik sektör” diyorlar. Niye stratejikmiş?..
Stratejik olsa bile niye özelleştirilmesin?
Telekom’un özelleştirilmesini engellemek için, aynı sebepler, hatta “sömürgecilik” gibi korkunç tehlikeler ileri sürülmüştü.
Temmuz 1994’te Telekom’un T’sinin özelleştirilmesini engellemek için Anayasa Mahkemesi’nde dava açan Mümtaz Soysal’lar ve Necmettin Erbakan’lar dilekçelerinde bakın ne diyordu:
“Mondros Mütarekesi ile Osmanlı Devleti’nin bütün haberleşme sistemlerine İşgal Kuvvetleri el koymuştu... Şimdi bu yetkiyi altın tepsi içinde sunma anlamı taşıyan bu düzenleme (özelleştirme), ulusal bağımsızlıktan bile bile vazgeçme ve sömürgeleşmeyi kabul etme anlamına gelir!..”
Özel sektörün telefona zam yaparak halkımızı sömüreceği de anlatılıyordu dilekçelerinde!
Hâlbuki Türk Telekom’un beş yılda yaptığı yatırımlar ve rasyonel iş idaresi sayesinde konuşma ücretleri yüzde 50 ucuzladı!! ADSL hızı 16 kat arttı, üye sayısı dört yılda 1.5 milyondan 6.5 milyona çıktı! Bırakın sömürgeleşmeyi, Türk Telekom artık yatırım ve teknoloji ihraç etmektedir!

Yargının görevi
Elektrik dağıtımı dediğimiz dev ağı Ankara’dan kamunun verimli işletmesi mümkün değildir. Özel sektör yatırdığı milyarların kârını elde etmek için kayıp ve kaçakları azaltmaya, maliyetleri düşürmek için yeni teknoloji getirmeye, hat ve sayaçları yenilemeye mecburdur...
Telefon alanında piyasa nasıl hem ucuzluk, hem ürün çeşitlenmesi yaratmışsa, elektrik iletiminde de aynı şey olacaktır; bir süre sonra bunu göreceğiz.
Devlet de aldığı 5 milyar dolarla yol, okul, hastane, santral yapacak.
Yargı bu özelleştirmede “kamu yararı yoktur” diye karar veremez. Çünkü “kamu yararı” siyasi tercihe göre değişir. Liberal iktidar özelleştirir, devletçi iktidar kamulaştırır. Yargı bu terimi bir yönde yorumlayarak taraf tutamaz.
Yargı sadece ‘teknik hukuki’ inceleme yapar.
Anayasa Mahkemesi, keskin devletçilik yaptığı yıllarda bile, “Anayasamız liberal ekonomiye müsaittir” diye karar vermiştir. (K: 1985/16)
2001 yılına gelindiğinde, Ecevit özelleştirmeyi Anayasa’ya koymuştur! (Md. 47)
Başta Turgut Özal olmak üzere, 1980’lerden beri özelleştirme yapanlara ve elini taşın altına koyan girişimcilerimize saygı duyuyorum.