Bir Vejetaryenin Gaziantep Günlüğü

Gaziantep Ali Nazik’ten, beyrandan, küşlemeden, fındık lahmacundan ibaret değil dedim, düştüm yola. Et yemeden ve tatlı komasına girmeden de pekala şehir turu yapılabilirdi. Gerçi şeker koması kısmında pek başarılı olamadım. Sabah katmer, öğlen baklava, akşam şöbiyet yerken buldum kendimi ama fevkalade bir 48 saat geçirdim :))

Siz ne düşünüyorsunuz bilmiyorum ama Gaziantep’i, fotoğraflarlara bakmanın bile kilo aldırdığı şehir olarak tanımlıyorum ben.

Ve şimdi 48 SAATTE ‘ŞEKER KOMASINA GİRME, KİLO ALMA GARANTİLİ’ GAZİANTEP TURU ile karşınızdayım :)

KONAKLAMA:

Son dört yıldır Melek Lara Butik Otelde kalıyorum. Bakırcılar çarşısına, Tahmis kahveye, Almacı pazarına 10 - 12 dakika yürüme mesafesinde. On altı odalı, yüz yıllık bir konak. Odalar temiz, odalar pırıl. Ev sahibi Aydın güleryüzü ve ilgisi ile misafirperverlikte bir marka. Fiyat: İki kişi oda + muazzam bir kahvaltı 280 lira.

Bir Vejetaryenin Gaziantep Günlüğü

 KAHVALTI:

Klasik Antep kahvaltısı yapacaksam Melek Lara Otel ve Orkide pastanesini tercih ediyorum. İkisinde de geleneksel lezzetler var. Katmer, nohut dürüm, zeytin piyazı gibi...

Daha fanfinfon bir şey olsun isterseniz Hışvahan otel’i deneyebilirsiniz. Ortam harika. Kahvaltı ve sunum göz dolduruyor. Fiyat ortalamanın üzerinde.

Bir Vejetaryenin Gaziantep Günlüğü

Klasik kahvaltı yapmak istemem, Antep usülü olsun derseniz de Pazaryeri’nde, Adil Adiloğlu’nda ‘nohut dürüm’ yemelisiniz. Başka şubesi yok. İçinde nohut, soğan, domates, turp, maydanoz piyazı var. Gerçek bir rüya. Ayran ile süper bir ikili oluyor.

KATMER:

Metanet ve Zekeriya Usta katmerde çıtayı uzaya taşıyanlardan.

Katmerci Zekeriya da dördüncü kuşaktan Mehmet beyle sohbet ettim. Öyle tatlı, öyle güleryüzlüydü ki... Fotoğraf yetmez, gelin video çekin demeler, tatlı tatlı hikayeyi anlatmalar, babam bana döve döve öğretti bu işi diyerek kıkırdamalar. Tam bir esnaf. Kendisi dördüncü kuşak bir katmer ustası. 135 yıldır katmer yapıyorlar. Yanına çay istedik ama mideyi dengeler diyerek süt verdi. İyi de etti. 

Bir Vejetaryenin Gaziantep Günlüğü

Metanet’te simit katmer, diğerinde orjinal katmeri tercih ediyorum.

Madem Antep’e geldik, kahvaltıya katmerle başlayalım diyenlere önerim: Aman. Sakın.

Alışık olmayınca sabahın köründe katmer yerseniz, şeker koması, tansiyon fırlaması, mide fesadı kaçınılmaz oluyor. (Tecrübe ile sabit :))

Bir Vejetaryenin Gaziantep GünlüğüBAKLAVA:

Güllüoğlu’nun Bakırcılar çarşısındaki minik dükkanı favorim. Bu sefer cevizli baklavasından da yedim. Nefis.

Bir Vejetaryenin Gaziantep Günlüğü

Bir diğer tercihim ise kesinlikle Koçak. Havuç dilimi baklava için gidiyorum buraya.

Şöbiyet için ise Zeki İnal’ı tek geçerim. Hafif, çıtır, baymıyor. Sevgili Vedat Milor Gaziantep’e gastro tur düzenlesem ilk durak kesinlikle Zeki İnal olurdu demiş. Gerçekten de öyle.

YEMEK:

Benim vejetaryen önerilerim sizi mutlu eder mi bilemiyorum :)

Bir Vejetaryenin Gaziantep Günlüğü

Beraber seyahat ettiğim arkadaşlarımın yoğurtlu kebap, fındık lahmacun, Ali Nazik, küşleme yerken kendilerinden geçtiklerini görüyorum ama benim de ille de yiyin diyeceğim şeyler var elbette.

Bir Vejetaryenin Gaziantep Günlüğü

Mesela sebzeli lahmacun. Beş senedir giderim, ilk kez bu sefer denedim İmam Çağdaş’ta. Menüde yazmıyor ve fakat bir takipçim tüyo verdi, hemen sipariş ettim ve daha birincisini bitirmeden ikinci siparişimi verdim.

Bir Vejetaryenin Gaziantep Günlüğü

Muazzam bir şeydi. Yalandan yapmamışlar, baya baya lezzetliydi.

Veganlar, vejetaryen bilir, bazen menülere sırf koymuş olmak için inanılmaz lezzetsiz seçenekler koyarlar ama sebzeli lahmacun hiç öyle değildi. Çıtır, leziz, bol sebzeli. İlle de deneyin. Onun dışında yine İmam Çağdaş’ta peynirli ekmek yedim, güzeldi. Ama en sevdiğim Ali Nazik’in etsiz kısmı oldu. Yani patlıcanlı yoğurdu.

Bir Vejetaryenin Gaziantep Günlüğü

Gaziantep’e her gittiğimde mutlaka uğradığım bir yer daha var. Bayazhan. 1920’lerde bir dönem Antepli Amil Müslim Ağa tarafından satın alınarak rakı imalathanesine çevrilen, yapımı 1909’a dayanan tarihi Bayazhan’da hizmet veren Bayazhan Meyhane, restoran ve pub bir avlu içinde. Sunum, mezeler, servis, ortam etkileyici. Meyhane kısmında haftasonları fasıl ekibi var. Ama ortam daha sakin olsun derseniz restoran kısmını tercih edin. Gecenin ilerleyen saatlerinde, pub kısmında bahçede ateş yakılıyor. İnsanlar etrafında toplanıp bir şeyler içiyor.

Şık bir yerde yemek yemek istiyorsanız Bakırcılar çarşısına üç dakika uzaklıktaki Anadolu Han’da aklınızda olsun. Benim bu sefer vaktim dar olduğu için kahveye uğradım. İzlenimim: Ortam şık şıkırdam, çalışanlar ilgili. Avlusuna bayıldım.

KAHVE:

Bakırcılar Çarşısı’nda, Almacı Pazarı’nda tur atıp, alışveriş yaptıktan sonra ilk işim Tahmis kahvesinde soluklanmak oluyor. Ve kaç gün kalıyorsam kalayım, her kaldığım gün bir kez ve ille de Tahmis’e uğruyorum.

Kahvenin hemen girişindeki kocaman soba gürül gürül yanıyor. Kahvede her daim tatlı bir kalabalık. Kimi tavla oynuyor, kimi sohbet ediyor, kimi köşede duran kafesteki papağanı konuşturmaya çalışıyor. Etrafı izlerken, sobanın yanında oturup, kahve içmeye bayılıyorum.

Bir Vejetaryenin Gaziantep Günlüğü

Bir diğer ve daha az bilinen önerim: Bey mahallesindeki Papirüs. 225 yıllık fevkalade bir Ermeni konağı. Avlusu şahane. Kışın bahçede soba yakıyorlar. (Güzel bir restorasyon ile Gaziantep’in en şahane konağı olacağına eminim)

Bir Vejetaryenin Gaziantep Günlüğü

Son olarak yeni denediğim Gümrük handaki iki renkli kahve. Kahveci Seddar yapıyor. (Başka yapan da yok)

İlk önerdiklerinde uydurma bir şey diye düşünüp denememiştim, hata etmişim. Gerçekten çok güzeldi.

Çalgılı çengili kahve içeyim derseniz Millet Han’a gidin. Çalıp söyleyen neşeli bir grup var.

Dayanamayıp, kalkıp oynayanlar oluyor.

Not: Elbette Gaziantep bu kadar değil. Daha birçok müze, gezilecek yer, yeme içme önerisi var ama onlar da başka bir yazıya...