Tunca Bengin

Tunca Bengin

tunca.bengin@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Pençe-Kartal operasyonu kapsamında Irak’ın kuzeyinde PKK’lı terörist temizliği sürerken Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKBY), kendi coğrafyasında PKK’nın varlığından rahatsız olduklarını çok açık dile getirdi. Yani Barzani bölgelerinde PKK’yı istemiyor. Hatta bu konuda Türkiye’ye istihbarat desteği verdiği iddiaları da var. Ama aynı Barzani Suriye topraklarında ise o PKK’lıların kolu PYD/YPG’yle “kanka” konumunda ve onları meşrulaştırma çabasında. Dolayısıyla da iki farklı Barzani görüntüsü var ve samimiyet açısından ciddi soru işaretleri söz konusu. Benzer örneklerini geçmişte de gördüğümüz gibi. Şöyle ki; terörün zirve yaptığı 1992-93’lü yıllarda PKK’ya karşı çeşitli tarihlerde “girdi-çıktı” halinde kısa süreli sınır ötesi operasyonların ardından Irak topraklarındaki en büyük harekâtlardan biri Ekim 1992’de düzenlendi. Mart 1995’de gerçekleştirilen “Çelik” adlı operasyonda da 4 koldan kuzey Irak’a girilerek, PKK kampları hedef alındı. O yıllarda Türkiye’ye sızarak eylem yapan teröristlere karşı geliştirilen bir başka hamle de Barzani’nin desteğiyle Irak topraklarında konuşlandırılan karakollardı. Çünkü Barzani o zamanlar da Türkiye’nin yanında havasındaydı, hatta PKK’ya karşı saf tutuyordu. o nedenle de, beklenti yüksekti. Neler yaşandığını o dönemde bölgede kurmay subay olarak görev yapan emekli Tuğgeneral Dr. Naim Babüroğlu’nun ağzından 5 Ekim 2017 tarihli yazımızda şöyle aktarmıştık:

Haberin Devamı

“1992’de terör zirvedeyken Barzani çağrıldı. O zaman tabii böyle havası falan yoktu. Görüşüldü. Dedi ki: ‘Bizim bölgede karakollar kuralım, teröristlerin geçiş çıkış yerlerini tutalım.’ Bunun üzerine, Irak topraklarında kritik yerler tespit edildi. Türkiye tarafından 40 tane karakol inşa edildi ve her birinde 65 peşmerge görevlendirildi. Her peşmergeye de ayda 100 dolar verildi. Yani aylık 260 bin dolar para ödendi. Bu 1992’den 2004 yılına kadar sürdü. 2004 yılında Silahlı Kuvvetler baktı ki bütçesinden o kadar para çıkmasına rağmen terörist giriş çıkışları etkilenmedi. Bunun üzerine de bu ödemeyi kaldırdı.”

Haberin Devamı

Yani Barzani samimi davranmadı, daha doğrusu sözünde durmadı. Peki ya şimdi? Bugün dünden farklı mı? Soruyu yine İstanbul Aydın Üniversitesi öğretim üyesi, emekli Tuğgeneral Dr. Naim Babüroğlu yanıtlıyor:

“Barzani eskiden PKK’dan rahatsız değildi, şimdi rahatsız. Bu rahatsızlığı da Barzani’yi Türkiye ile işbirliğine zorluyor. O nedenle Barzani, yani Kuzey Irak yönetimi istihbarat desteği de sağlıyor Türkiye’ye. Çünkü kendi coğrafyasında yer alan PKK bölücü terör örgütü artık ona zarar veriyor, onun için buradan gitsin diyor. Yani Haftanin’e operasyon yaparken Barzani istihbarat desteği sağlıyor işbirliği yapıyor eskiden yapmazdı bunu gösteriş olarak yapardı sonra tuzak kurardı. Şimdi onu yapmıyor çünkü PKK’dan rahatsız. Ama 2017’de yaptığı referandumda cebinde ve fırsat kolluyor. Bir yandan da Barzani’nin desteklediği Suriye Ulusal Kürt Konseyi (ENKS) ile PYD/PKK ABD ve Fransa’nın zorlamasıyla ya da ikna etmesiyle masada siyasi olarak anlaştı. Dolayısıyla PYD/PKK’yı Kürt gruplarıyla birleştirerek ilerde bütünleşme yönünde önemli bir adım attı. Yani Barzani PKK’dan kendi coğrafyasında rahatsız ama fırsatını bulup bağımsızlığını ilan etmesiyle birlikte Suriye’nin kuzeyi ya da Fırat’ın doğusuyla bütünleşecek ilk etapta. Ondan sonraki etapta ise İran ve Türkiye’de onun hayal ettiği coğrafi parça geliyor. Zaten onların televizyonu bir zaman hava durumunu verirken Kürdistan diye söz ederken bizim doğu illerini de içine alıyordu...”

Haberin Devamı

Bu durumda Barzani’ye ne kadar güvenilir?

“Barzani’ye hiçbir zaman güvenilmez. ABD’ye ne kadar güvenilirse Barzani’ye o kadar güvenilir. Barzani ABD’nin sözünden dışarı çıkmaz. Yani Barzani ‘biz Suriye’nin kuzeyiyle birleşmeyeceğiz’ diyorsa buna Türkiye güvenemez. Barzani geçmişinde çizdiği rotayla, izlediği politikayla, bağımsız bir Kürdistan kurma hayaliyle yaşayan güvenilmez bir aktör şu anda. Türkiye referanduma şiddetle karşı çıkmıştı biliyorsunuz. Barzani bu projeyi unutmadı, iptal etmedi sadece cebine koydu. ABD’de iptal etmedi. Yani hedeflerinin hiçbirinden vazgeçmedi Barzani.”

Şu andaki işbirliği görüntüsü de onun için mi?

“Kesinlikle. Orada kendisine zararlı olan bir terör örgütü var. Türkiye terör örgütünü yok ederken onların da işine geliyor ama öte yanda da PYD/PKK’nın Kürt gruplarıyla beraber oluşturduğu bir yapıyla da bütünleşme adımları atıyor. Çünkü o Suriye’de kendi coğrafyasında değil.”

Türkiye’ye bir dostluk anlamında değil yani?

“Değil, tamamen kendi çıkarlarına dayalı bir işbirliği. Türkiye’nin menfaatine, yararına olduğu için bu adımı atmıyor. Bir bağımsız devlet kurma hedefinde PKK şu anda ona orada bir engel. O engelin ortadan kalkması için Türkiye’ye yardım ediyor.”

Özetle; Barzani, eskinin aksine şimdilerde gerçek işbirliği yapıyor görünüyor ama bu Türkiye’nin yararına hareket ettiği anlamına gelmiyor. Tam tersine ülkenin coğrafi bütünlüğüne kasteden bir oluşumun hayata geçirilmesinde ABD’ye destek sağlıyor, yardımcı aktörlük yapıyor...