Biz değil Mesut bilir

Biz değil Mesut bilir


Tunca BENGİN

       ANAP yumruk gibi parti... Genel merkez 'değişiklik şart' diyor, hop İstanbul'daki 32 ilçe yönetimi basıyor istifayı. Asil ve yedekleriyle birlikte 1.500'ün üstünde seçilmiş kişi... 'Göreve geleli henüz bir yıl oldu, daha zamanımız var' diyen yok. Tereddüt eden dahi yok. Vallahi bravo...
       İstanbul İl Başkanı İbrahim Taşkın, bunun 'tasfiye değil yeniden yapılanma olduğunu' söylüyor. Başkana göre; yeni görevlendirmenin adı da atama değil merkez seçimi... Zorlama olmadığını, herkesin kendi rızasıyla istifasını verdiğini belirten Taşkın, şöyle diyor:
     "Büyük kısmına belki tekrar görev verilecek. Çünkü görevden alınan bir yönetimi yeniden getirmek yanlış olurdu. O nedenle böyle bir yönteme gidildi. Hafta sonu İstanbul'da üç günlük bir toplantı olacak. Ersin Taranoğlu'nun başkanlığında genel merkez yönetimi sağlıklı bir örgüt yapısı oluşturabilmek amacıyla, tüm ilçelerin eski - yeni yöneticilerini ayrı ayrı dinleyecek. Önerilerini alacak. Ayrıca, ilçe örgütleri üzerinde tüzük değişikliği hazırlığı içindeyiz, asil ve yedek üye sayıları 25'ten 15'e düşecek. Hedefimiz 2000 yılındaki Türkiye vizyonuna renk katabilecek isimlerle bir şeyler yapmak."
       Hayır diyen çıktı mı? Ya da haksızlık olarak yorumlayan?
     'Hayır, yok, aksine... Büyük oranda teklif ilçe başkanlarından geldi."
       Peki, kimseye yeniden görev için garanti verildi mi?
     'Kesinlikle hayır. Garanti yok. Önyargı yok. Bütün herkesi dinleyip ona göre karar verilecek. Çok farklı bir tablo çıkacak. Şunun adamı, bunun adamı yaklaşımı olmayacak. Bu, hezeyan ve korkudan da kaynaklanmıyor. Köhne yapıdan kurtulalım istiyoruz. Delege imparatorluğuna, delege ağırlığına son vermek gerekir. Delege, üye yapımızı tamamen değiştiriyoruz. Sandık örgütlenmesine gidiyoruz. Herkesin katılabileceği sistem getirmek istiyoruz. Bu yapılanmada siyaseti rant kapısı olmaktan çıkaracağız. Niyetimiz bu."
       Başkan, ilçelerden sonra sıranın il örgütüne geleceğini de sözlerine ekliyor.

ÇEKÜL gün sayıyor

     Depremzedelere en büyük destek sivil toplum örgütlerinden geldi. Hiç kimse aksini iddia edemez. Aradan 79 gün geçmesine karşın; aynı gönüllü ordu durmaksızın savaşıyor. Bunlardan biri de Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı.
       ÇEKÜL'ün hedefi kalıcı konut desteği... Bu amaca yönelik, içinde okulu, çevre kültür evi, rekreasyon alanları olan 5 bin kişilik bir mahalle oluşturmak istiyor. Adı da Değirmendere Projesi... Acaba, çalışmalar hangi aşamada?
       Vakıf Genel Sekreteri Betül Sözen, iki ayrı yer gösterildiğini belirterek, şöyle diyor:
     "Jeofizikçiler ilk yerin zeminini olumsuz buldu. Fay hattına çok yakınlığı nedeniyle bina yapılması sakıncalıymış. Onun üzerine başka yer arandı. Belediye, kamu arazileri tarandı. Şimdi bu ikinci yerle ilgili zemin etüd çalışması sürüyor. Hafta sonu bitecek. Hah burası bizim der demez de ikinci aşama startı verilecek."
       Projenin henüz hazır olmadığını, yerin duruma göre yapı malzemelerini (ahşap, çelik vb.) belirleyeceklerini anlatan Sözen, devam ediyor:
     "Arkadaşların ortak düşüncesi; 'Hazırlık aşaması uzun sürsün ama iş başladığı zaman artık karşımıza hiçbir engel çıkmadan kısa sürede tamamlansın.' Yer belli olduktan sonra üç dört ay içinde proje çalışmalarını, sonraki 6 - 8 ayda da inşaatları bitirmek istiyoruz. Çok sayıda destek sözü aldık. Aralarında yabancı bir banka, çok sayıda Türk firması var. Yurtdışından ciddi destek sözleri geliyor. Henüz kimseden para toplanılmadı. Sadece adresleri tespit ediyoruz. Elimizde somut malzeme olmadan afaki konuşmak istemiyoruz. Ama; tek bir kuruluşun projeyi tümüyle finanse etmesine de karşıyız. Yaygın bir yardımla; sivil toplum örgütü dayanışmasını göstermek istiyoruz."


Yazara E-Posta: tbengin@milliyet.com.tr