Kurumsal Eğitim Dünyasının Geleceği

Ünlü Eğitmen ve Yazar Ümit ÜNKER Milliyet okurları için Denizbank İnsan Kaynakları ve Deniz Akademi Grubu Genel Müdür Yardımcısı Yavuz ELKİN ile ‘’Kurumsal Eğitim Dünyasının Geleceği’’ni konuştu. Bu özel ve keyifli röportajı aşağıda bulabilirsiniz.

Ümit ÜNKER: Merhaba Yavuz Bey, sizi uzun zamandır tanıyorum. Benim de yer alma fırsatı bularak katkı sunduğum Deniz Akademi’nin bugün 12. yıldönümü olduğunu öğrendim. İlk olarak sizin kişisel hikayenizi alabilir miyiz? Sizin yolunuz nasıl kesişti?

Yavuz ELKİN: Hoş geldin Ümit, Bankacılığa 26 yıl önce müfettiş olarak başladım. 4 yıl sonra da pazarlama tarafına geçtim. 3 farklı bankanın satış ve pazarlama alanlarında yöneticilik deneyiminin ardından 2004’te katıldığım DenizBank´ta 2007 yılında Deniz Akademi’yi kurma misyonunu üstlendim. Önce varlık nedenimize çalıştık. Banka çok ciddi bir büyüme atağına kalkacaktı. Biz de burdan hareketle 3 odak alanı belirledik. Bunlar, Ailemize katılan yeni mezunları hızla bankacı yapmak, büyüyen organizasyon için içimizden yöneticileri hazırlamak ve henüz 10 yaşındaki Bankanın kuruluştan gelen özgün kültürünü güçlendirmek. 300 şube ve 6 bin çalışan ile başlayan bu yolculuk bugün 750 şube ve 14,500 çalışan ile devam ediyor. Sadece Deniz’e değil, yıllar içinde sektöre de bir çok bankacı ve yönetici yetiştiren bir okulumuz oldu. 2008 yılında; Deniz Akademi’nin yanında İnsan Kaynakları sorumluluğunu da üstlendim. Deniz’de keyifle keşfetmeye ve öğrenmeye devam ediyorum.

Ümit ÜNKER: Burası gerçekten sektörün önemli okullarından birisi. Bu gelişimin ardında mutlaka öne çıkan çalışmalar vardır. Bunları biraz açar mısınız? 

Yavuz ELKİN:  İlk başta vurgulamam gereken iç eğitmenler. Biz bankada Deniz ile ilgili metaforları çok sık kullandığımız için onlara da Deniz’in Rehberleri diyoruz. İlk önce hem kültürümüzü yayacak hem de yeni katılanlara rol model olacak arkadaşlarımızı belirledik ve önemli yatırımlar yaptık. Diğer yandan sektörün önemli eğitim şirketleri ile özellikle liderlik konusunda ortak tasarımlara imza attık. Bunların içinde birini özellikle söylemek isterim: Yeni Kaptanlar Kulübü. Bildiğin gibi biz, Şube Müdürleri’mize Kaptan diyoruz.  Deniz Akademi’nin kuruluşundan bu yana devam eden bir program. Sanırım bu anlamda sektörün, belki de ülkenin en uzun soluklu programlarından da biri. Bugün şubelerimizin % 70’inden fazlasında çalışanlarımız arasından terfi ederek Kaptan olan ve bu programdan mezun olan arkadaşlarımız yer alıyor. Bu uygulamalar ile 5. yılımızda ulusal ve uluslararası alanda bir çok prestijli ödüller aldık. 2018 yılında 10. yılımızı kutlarken kendimize yeni bir hedef koyduk: Türkiye’nin en dijital kurumsal akademisi olmak! Buna göre bu yıl sonunda toplam eğitim üretiminin % 70’ini dijital kanallardan sunacağız. Burada elbette sadece nicelik olarak bir hedeften değil; etkili, tam da ihtiyaç duyulan zamanda ve miktarda eğitim sunmaktan bahsediyorum. 

Kurumsal Eğitim Dünyasının Geleceği

Ümit ÜNKER: Size göre sınıf eğitimleri bitecek öyleyse! Biz kendimize başka iş bakalım! 😊

Yavuz ELKİN: Sen zaten eğitimin dijitalleşmesi adına çok özel birisin! Artırılmış gerçeklik kitabı olan, eğitimlerde teknolojiyi çok etkin kullanan biri olarak senin endişe etmene hiç gerek yok! Sınıf eğitimi hiç bir zaman bitmeyecek; en azından ben görmem diye düşünüyorum 😊 Biz nasıl yapıyoruz? Gelişim yolculukları tasarlıyoruz. Alınması gereken teorik bilgiler önden dijital ortamdan gönderiliyor; duruma göre doğru sınıf ortamını oluşturabilmek için bazı ölçümlemeler yapılıyor. Sınıf eğitimi daha çok atölye, fasilitasyon gibi birinin anlatıp diğerlerinin dinlediği değil, birlikte öğrenmenin gerçekleştiği ortamlara dönüşüyor. Ardından da yine öğrenmeyi pekiştirecek dijital uygulamalar, oyunlaştırmalar ekleniyor. 

Ümit ÜNKER: Harika! Önemli bir sorum var şimdi size, okurlarımız bu eğitimlere banka dışından katılabilirler mi? Bu eğitimlere dışardan katılmak mümkün mü?

Yavuz ELKİN: Bazı STK’larla işbirliği içinde her fırsatta banka dışına da fayda yaratma azmindeyiz. Diğer yandan yıl boyunca yüzlerce öğrenciye staj sırasında eğitimler sunuyoruz; aynı şekilde 3 yıl önce bildiğim kadarıyla Türkiye’nin ilk online staj programını başlattık. Deniz Aşırı dediğimiz bu program sayesinde fiziksel olarak staj imkanı sunamadığımız öğrenciler ile yine dijital ortamda buluşuyoruz. 

Ümit ÜNKER: Kurumsal eğitimin sanılandan daha fazla değiştiği çok açık! Peki geleceğe dair bugün gündeminizde ne var? 

Yavuz ELKİN: 2 yıl önce bir “Veri Bilimi Okulu” kurduk. Bankada veriye dayalı karar verme kültürünü her alanda ve düzeyde artırmaya çalışıyoruz. Elbette bundan Deniz Akademi’nin etkilenmesi de kaçınılmazdı! İK’da olduğu gibi öğrenme analitiği üzerine ciddi odaklandık. Kimin, hangi içeriğe, ne zaman erişmesi gerektiğini veri ile anlamlandırmaya çalışıyoruz. Mesela sen sabah insanı isen ve daha çok video izlemeyi, yazılı dokümanlara tercih ediyorsan ki senin tüm tercihlerini görebildiğimiz için sana buna göre hatırlatmalar gönderiyoruz. 

Ümit ÜNKER: Peki bu kadar öğrenme konuşmuşken son olarak siz nasıl öğreniyorsunuz? Neler tavsiye edersiniz?

Yavuz ELKİN: Evde öğreniyorum! 😊 Şaka bir yana 3 çocuk babasıyım. Biri bilgisayar bilimi seçimini yapmış ve üniversiteye hazırlanan 19 yaşında bir oğlum, biri sporcu, sosyal sorumluluk konusunda oldukça duyarlı liseye yeni başlamış 15 yaşında bir kızım ve müzik, bale, dans ile  hayatını dolduran çok renkli 8 yaşında bir kızım daha var. Evde kimse diğerinin izinden gitmiyor ve bu farklılık herkesi çok besliyor. Eşimle de bu anlamda paylaşımımız çoktur. Okuduklarımızı, duyduklarımızı birbirimize anlatmayı severiz. Hele ki seyahatlerde, uzun yolculuklarda… İşe dönersem de, hocalık tarafımı söylebilirim belki. 4 yıldır Bahçeşehir Üniversitesi ile ortaklaşa yürüttüğümüz Kurumsal MBA programında insan kaynakları dersi veriyorum ve gerçekten bana da çok iyi geliyor; geliştiriyor. Ayrıca öğrencilerle yapılan buluşmalar, tersine mentorluk ve kurumiçi girişimcilik projelerinin içinde yer almaktan da çok mutlu oluyorum. Tavsiye demeyelim ama benim gördüğüm bu devirde yaşam boyu öğrenen olabilmek çok önemli! Bunu da aslında “meraklı olmak” diye söylebiliriz. Çocuksu bir öğrenme tutkusu ve düştükçe kalkabilme becerisi.

Ümit ÜNKER: Yavuz Bey çok teşekkür ederim. Oldukça doyurucu ve ilham verici bir sohbetti benim için eminim ki değerli okurlarımız da aynı şekilde düşünüyorlardır. Başarılı çalışmalarınızı yakından takip ediyor olacağız. Ülkemize ve genç nesillere kattığınız katma değerleri bizlerle paylaştığınız için tekrar teşekkür ederiz. Sizi takip etmek isteyenler için LinkedIn adresinizi de buraya ekliyorum.

Ümit ÜNKER

TEDi Eğitim Ve Danışmanlık

Kurucu – Genel Müdür

umitunker@tediegitim.com

Kurumsal Eğitim Dünyasının Geleceği