Fenerbahçe'nin isyanı yok!

20 Aralık 2020

Gaziantep FK Süper Ligin en irrasyonel takımı ve başındaki teknik direktör Sumudika sahadakilerden belki daha da fazla.

Sezona beşli savunma dizilişiyle başladı, onu 3’lüye dönüştürdü. Önce Beşiktaş’ı, geçen hafta Başakşehir’i yendi, dün akşam da Fenerbahçe’yi 3-1 ile geçerek tek yenilgi ile hızla zirveye doğru ilerliyor. Nereye kadar gider bilemiyorum ama buraları çok karıştıracağı ve etkileyeceği kesin. Galatasaray ilk hafta değil de şu sıralar karşılaşsaydı Gaziantep’i geçemeyebilirdi.

Fenerbahçe geçen hafta travmatik bir yenilgi aldı. Bu, zirve yarışında pek ala tolere edilebilecek bir sonuç olmasına rağmen, psikolojisini yönetemediğinden hep buralarda sorunlar yaşıyor.

Hafta içi birçok etkeni birbiriyle ilişkilendirerek tartışmıştık hatırlarsanız.

Buradaki güncel en önemli konu psikolojidir dersek hatalı bir yerden başlamış olmayız.

Kuşkusuz Fenerbahçe’nin şu an nereye elinizi atarsanız sorun haline gelecek bir hali de var.

Ama unutmayalım Konyaspor maçı öncesine kadar bu takım şampiyonluğun favorisiydi. İddia oranları güncellendi mi bilmiyorum ama ilk sırada Fenerbahçe vardı. O gün Fenerbahçe için tersini iddia etmemiş olanların kusura bakmasınlar bugün göğsünü gererek her tarafı yangın yerine getirip eleştirme önceliği bulunmuyor.

Yanlış anlaşılmasın eleştirmemekten söz etmiyorum, çünkü kazanırken de Erol Bulut’un oyun planı olmadığından, futbolcuları iyi kullanamadığından bu sayfalarda sıklıkla söz ediyordum.

Yazının devamı...

UEFA ceza falan veremez!

9 Aralık 2020

Dün gece Paris’te belki de UEFA’nın en büyük skandallarından biri bütün dünyanın gözleri önünde patlak verdi.

Sorumluluğu altında görevlendirilmiş hakem grubu tüm futbol kamuoyunun gözleri önünde, UEFA’nın en önem verdiği ırkçılık konusunda bir insanlık suçu işledi.

4. hakem, hakeme Webo’yu işaret ederek ve ırkçı bir söylemle “bu oyuncunun atılması gerektiğini” ifade ederken; hakem, 4. hakemi uyarma gereği duymaksızın Webo’ya direk kırmızı kart gösterdi.

Bu durum karşısında başta Başakşehirli oyuncular olmak üzere ve gelişmeleri yakından takip eden PSGli oyunculardan Mbappe, Neymar ve Kimpembe tepki göstererek hakemleri protesto ettiler.

Başakşehirli oyuncular soyunma odasına giderken, PSGli oyuncuların da önemli bir kısmının buna destek verdiğini öğrendik.

Bu durum çok büyük bir skandaldır ve UEFA’nın sorumluluk alanındadır.

UEFA nasıl kulüplere standyumun çevresi dahil her şeyiyle sorumluluk yüklüyor ve olası her türlü olayda bunun hesabını soruyorsa, kendi sorumluluk alanında gelişen bu büyük skandalın hesabını vermelidir.

Üzücü olan olayın canlı şahitleri futbolcuların tepkilerine rağmen durumun ne olduğunu anlayamamış başta yayıncı kuruluş yorumcuları olmak üzere, futbolumuzun en üst seviyedeki yöneticilerinin maçın devamı için Başakşehirli oyunculara “haklı durumdayken, haksız duruma düşmeme” telkininde bulunarak böylesi sarsılmaz bir haklılık zemininde bile UEFA Sopasının gölgesinde kalmaya devam etmiş olmalarıdır.

Yazının devamı...