Büyük takım havası özgüveniyle

27 Eylül 2021

80’li ve 90’lı yıllarda takımlarımızın Avrupa Kupası maçlarını izlemiş olanlar çok iyi hatırlayacaktır; bazı karşılaşmaların sonunda gazetelerde şöyle manşetler görürdük; “yenildik ama ezilmedik!”

Tamamen avuntudan ibaretti, çünkü her seferinde takımlarımız yenilir; kazandığımızda da olay olurdu.

Rakiplerimiz Avrupa’nın önemli büyük takımlarıydı ve ne yaparsak, ne kadar mücadele edersek edelim, bu takımları alt etmek mümkün olurdu. Onların kendine güvenen, ne yapacağını, nasıl gol atacağını bilen havaları sahaya çıkarken zaten bizim kaderimizi çizerdi sanki.

Dün Hatayspor karşısındaki Fenerbahçe büyük bir takım olduğu havasını hissettirdi.

Takımın özgüveni yüksekti, ön alanda Hatayspor’un oyun kurmasına izin vermeyecek şekilde baskı kurdu, savunmada rakibine belli bir oyun alanı bıraktı ve oralarda top doşaltırmasına izin verdi ancak ceza sahasına hiç sokmadı. Kısa sürede kaptığı toplarla alanı genişleterek hücuma çıktı ve bunların birinde de gol buldu.

İkinci yarı 49. Dakikada Mert Hakan, 51. Dakikada Rossi, 54. Dakikada yine Mert Hakan, 57. Dakikada Valencia ile çok önemli 4 boş pozisyonu harcadı ki işte buralarda çok daha dikkatli ve buraya kadar anlatmaya çalıştığımız o büyük takım olgusuna yakışan şekilde netice almak gerekiyordu ki olmadı.

Sonrasında düşen tempo ve yorgunluklar nedeniyle oyuncu değişiklikleri geldi ve oyun biraz değişmeye başladı.

Samuel’in çıkarken geriye doğru rakibe verdiği top golün başlangıcı oldu.

Yazının devamı...

Pragmatist 3 puan

24 Eylül 2021

Son yıllarda Fenerbahçe açısından sezonun en zor haftası ve galibiyeti olduğunu söylersek sanırım hiç de abartılı bir yorum yapmış olmayız.

Sırasıyla Beşiktaş, Galatasaray ve Trabzonspor’un puan kaybettiği bir seride genel teammüllere uyarak normalde Fenerbahçe de kazanamazdı. Ancak sarı lacivertliler uzun zaman sonra bu şanssızlığı kırdı; ikinci yarısında çok zorlandığı karşılaşmayı kazanarak tamamladı ve 7 puanlık bir avantaj paketinin de sahibi oldu.

Böyle haftaları kayıpsız geçmenin ne kadar önemli olduğunu geçtiğimiz sezonlardaki öğrenilmiş tecrübelerden biliyoruz.

Sezonun 6. Haftasında tüm takımların bir arayış içinde olduğu gerçeğini öncelikle zihnimizin bir yerinde tutmamız değerlendirme ölçütünün referans aralıklarını belirleme anlamında bize yararı olacaktır.

Dün Fenerbahçe’nin oyuna iyi başladığını, hemen golüne kavuştuğunu ancak özellikle Mert Hakan’ın sarı kartıyla birlikte ilk yarım saatten sonra düşüşe geçtiğini özetleyebiliriz.

Mert Hakan, Fenerbahçe’ye geldiğinden bu yana belki de en yararlı oyununu oynama gayretinde olduğu bir 30 dakika geçirdi. Çok koştu, oyunda kaldığı 45 dakika düşünülürse ortalamada en fazla topla oynayan, en yüksek pas isabeti yapan ve 90 dakika oyunda kalan Gustavo’dan sonra en fazla ikili mücadele kazanan futbolcu olarak sivrildi.

Ancak takımın eksik yakalandığı bir pozisyonda yaptığı kötü faul ile oyunu bozuldu, sebep olduğu penaltıdan sonra da hem oyundan düştü hem de Fenerbahçe’nin orta alandaki pas merkezinin aksamasının başlıca sebebi oldu.

Pazar günü oynanan Başakşehir karşılaşması sonrasında orta alanda oynayan futbolcularla ilgili bir tespitte bulunmuştuk. Burası artık bir ön libero alanı değil, pas istasyonu halinde çalışan çok hareketli bir oyun merkezidir.

Yazının devamı...

Coşku, tempo, arzu eksikti.

20 Eylül 2021

Dakika 8. Visca, hücum yönüne göre sağ taraftan, fazlasıyla boş durumda, çerçeveyi bulsa Altay’ı zor durumda bırakabilecek, çok sert bir şut gönderdi kaleye ancak az bir mesafeyle dışarı çıktı top.

Bir uyarıydı bu; zaten yıllardır Visca’yı burada izlememiş olanlar için kesinlikle bir sürpriz olamazdı. Herhalde futbolcunun dökümü yapılsa buna benzer en az 5 golü rahatlıkla bulunacaktır.

8 dakika sonra, Visca yine aynı yerden kaleye doğru yaklaştı; yakın sayılmayacak bir markajla takip ediliyordu Bosnalı oyuncu ve belki yine şut çekmesi bekleniyordu. Ancak şut yerine ceza sahasına orta yapmayı tercih etti bu kez.

Top ceza sahasında ofsayt çizgisinin biraz gerisinden hareketlenen Okaka ile buluştu.

İlginçtir pasın Visca’nın ayağından çıkmasından hemen sonra Okaka’ya gelirken önce Serdar Aziz’in salise farkla peşinden de Altay’ın pozisyonun takibini bırakarak kollarını bir hakem gibi yukarı kaldırdıklarını gördük.

Gol olmuş, Başakşehirli oyuncular sevinirken o sırada Serdar Aziz ve Altay’ın kolları henüz yere inmemiş, havada bekliyordu.

Pozisyonu bir kere daha izleyin, abartmadığımı göreceksiniz.

Visca’yı tutması gereken savunma oyuncusu, futbolcuya rahat orta yapma fırsatı tanıyınca ve ceza sahası içinde gol vuruşu yapacak oyuncuya engel olacak savunmanın 2 önemli oyuncusu işini bırakıp hakem rolüne soyununca size o golü kalenizde görmekten başka seçenek kalmıyor.

Yazının devamı...