Artık ABD en büyük değil

Koronavirüs salgınından sonra, ezberlerimiz ve doğru kabul ettiğimiz birçok şey değişti ve değişiyor. Salgından sonra, bambaşka bir dünya ile karşılaşacağız.
Artık, ABD’nin dünyanın en güçlü ülkesi olmadığı anlaşıldı. ABD, Çin’den maske yardımı, Rusya’dan ventilator yardımı istedi. ABD’de virüsün yaygınlığı, sayısı ve ölüm oranı, Çin’i ve İtalya’yı geçti. ABD’li politikacılar, Çin’de ilk olayın Aralık 2019’da görüldüğünü; olay zamanında açıklansa idi, kendilerinde bu denli yaygın salgınla karşılaşılmayacağını söylüyorlar. Yani, kendi beceriksizlikleri için başkasını suçluyorlar.

Bir ilaç Türkiye’de, Çin’de ve tüm dünyada Kovid - 19 tedavisinde ve önleyici olarak kullanılırken, ABD’de ilaçların kullanılmasına izin veren ve ilaç şirketleri ile sıkı ilişkisi bulunan FDA (Food and Drug Administration) kurumu bu ilacın kullanımına Mart 2020 sonunda izin verebildi. Geç kullanım yüzünden, ABD’de 10.000 civarında Kovid - 19 ölümü gerçekleşti.

Tüm uluslararası uçuşlar durdurulmuşken, ABD’de hâlâ yurt içi uçak seferleri yapılıyor. Neredeyse tüm Avrupa büyüklüğünde bir toprak ve nüfusa sahip bu ülkede, dahili uçak seferleri de askıya alınmalıydı. Yine, şehir içi otobüs seferleri, ancak 1 Nisan tarihinde durdurulabildi; tren ve metrolar azaltılmış seferlerle çalışıyor.

Markette mal yok

Bizdeki 65 yaş üstüne yapılan eve malzeme gönderme kolaylığı da ABD’de yok. Besin satın almak için, herkes süpermarketlerde saatlerce bekliyor. Sadece, 65 yaş üstü kişilerin sabah 6 - 8 arası süpermarketlere gitmesi isteniyor. Üstelik, marketlerde mal yok. İnternetten verdiğiniz ve parasını peşin ödediğiniz siparişlerin konutlara ulaşımı bir ayı buluyor. Evlere servis yapan süpermarketler, bu hizmetlerini durdurdu. Eczane rafları hâlâ boş. Birçok günlük ihtiyaç bulunamıyor. Eczaneler, her çalışana 500 dolar ek ücret ödeyeceğini söylemesine rağmen, kimse eczanelerde çalışmak istemiyor.

Kasımda seçim var

ABD Başkan Yardımcısı Pence, kimsenin açlıktan ölmeyeceğini; süpermarketlere besin sağlanacağını açıkladı. ABD’nin düştüğü duruma bak. ABD Başkanı Trump, salgından ölmeyen herkese seyyanen 1200 dolar dağıtıyor. Ne de olsa, kasımda seçim var. Bu dolarların seçim kazandıracağını ümit ediyor. Sonuç olarak, ölenler oy vermez. Hiç olmazsa kalanlar bize oy versinler, diyor.

Ekonomi borsa değil


Trump, ekonomi ile borsayı karıştırıyor. Borsa yükselirse, ekonomi iyiye gidiyor zannediyor. Bu yüzden tüm halka dağıttıklarının toplamından fazla parayı büyük şirketlere verdi. Güya bu nedenle, ekonomi düzelecek; üretim artacak; işsizlik azalacak. “Önce Amerika (America First)” sloganı ile seçim kazanan Trump, ABD’nin dünyadan silinmesine neden oldu. Trump sanki, ABD’yi ikinci sınıf ülke yapmak için, bir çeşit “Manchurian Candidate” olarak gönderilmiş.

Küreselleşme rafta

Bu salgın, kapitalizmin ve demokrasinin sonu olacak. Kapitalizmin bürokratik kurumlarının, ciddi durumlara çözüm sağlayamayacağı anlaşıldı. Dünyanın her yerinde, demokrasi karşıtı rejimler yükseliyor. Bunun son örneği Macaristan oldu. Çin, hiç silah atmadan Üçüncü Dünya Savaşını kazandı. Küreselleşme olgusu, tamamen rafa kalktı. Bu “raflama”, Trump tarafından zaten başlatılmıştı.

NEYİ ANLADIK?

Avrupalılar sandığımız kadar eğitimli değiller.
Sağlık çalışanları, futbolculardan daha kıymetli imiş.
Tüketilmeyen malın hiçbir kıymeti yokmuş. Petrolde olduğu gibi.
Evde kalınca, hayvanat bahçelerindeki hayvanların ne hissettiklerini deneyimlemiş olduk.
Papazlar, rahipler, hahamlar, rabbiler, imamlar, şeyhler bizi olası bir salgından koruyamazlar.
Doğa, bir gün gelir insanlardan öcünü alır.