İŞSİZLİK HÂLÂ SORUN AMA AZALABİLİR

20 Ağustos 2019

İşsizlik oranı mayısta, mevsimsellikten arındırılmış bazda yükseliş eğilimini sürdürerek %14’e ulaştı. Mevsimsellikten arındırılmamış olarak ise, işsizlik oranı %12.8 seviyesinde gerçekleşti, Mayıs 2018’de oran %9.7 idi. İş gücüne katılma oranı %52.9 seviyesinde gerçekleşirken, genç nüfustaki işsizlik oranı ise %23.3 oldu.

Haziran ayı göstergelerine bakıldığında; reel kesim güven endeksi, mevsimsellikten arındırılmış bazda yükselirken, PMI imalat sanayii beklenti endeksi de bir miktar yükseliş gösterdi. Dolayısıyla, veri akışı, haziran ayında işsizlik oranının daha ılımlı seyredebileceğini ima ediyor. 

- İşsizlik oranı (m.a.) mayısta %13.8’den %14’e yükselirken, tarım dışı işsizlik oranı ise %0.2 artışla %16.2 oldu. Genç nüfusta işsizlik oranı mevsimsellikten arındırılmış bazda %25.5 düzeyinde yatay seyretti.

- Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam bir önceki döneme göre 137 bin kişi azalarak, 27 milyon 876 bin kişi olarak tahmin edildi. İstihdam oranı da 0.3 puan azalışla %45.4 oldu.

- Mevsim etkisinden arındırılmış işsiz sayısı bir önceki döneme göre 38 bin kişi artış gösterdi ve

4 milyon 527 bin kişiye ulaştı. Bu gerçekleşmelerle, işsizlik oranı da bir önceki aya göre 0.2 puan artarak %14.0 oldu.

Düzelme olacak

Akbank kaynaklı aşağıdaki grafikler, önümüzdeki yaz aylarında işsizlik oranında düzelme ve gerileme olacağını gösteriyor.

Yazının devamı...

Ticaret odaları ticarete engel

6 Ağustos 2019

Ticaret Odaları’nın ve bunların büyük kuruluşu olan Türkiye Ticaret Odaları ve Borsaları Birliği (TOBB)’nin Türk ticaretine katkısı çok az. Ama zamanın iktidarlarını ikna edip çıkardıkları yasa ile şirketler ve ticari kuruluşlardan hak etmedikleri gelirler elde ediyorlar.

Oda Başkan ve Yönetim Kurulu üyeleri, bu mevkileri genellikle çeşitli beklentiler için kullanıyorlar. Gelen, bir daha gitmemek için uğraşıyor. Zaten, birbirini destekleyen bir düzen kurulmuş.

Yanlış anlaşılmasın; bu düzen mevcut hükümetler ve AK Parti hükümetleri zamanında kurulmadı. Öncelere dayanıyor. Birçok parti, TOBB’un büyük parasal ve siyasi gücünü kendi çıkarı için kullandı.

Yapılana bak

Yaklaşık 18 yıl önce, para ve kredi piyasalarının kurulması için İstanbul Borsası’na başvurmuştum. Parasal bir gideri yoktu. “Bizim ihtiyacımız yok” Dediler. TOBB’a başvurdum. Önce, “İnceleyelim” dediler. Sonra, “Bize gereksizmiş” Dediler. Sonrasında, sistem başka ülkelerde (İngiltere ve Belçika) kuruldu.

Şehir Ticaret Odaları, şirket ve ticari kuruluşlardan aidat alır. Bu aidatlar zamanında ödenmez ise, üzerine günlük hesapla çok yüksek oranda faiz biner. Gene ödenemezse, şirket ve iş adamlarına haciz gider. Hazinemiz bile vergi faizlerini vs. af ederken, bu paralar için hiç bir af çıkmamıştır. Üstelik bu aidatları ödeyen işletmelere verilen hiç bir hizmet de yoktur.

Bazen, bir nedenle Ticaret Odası kaydı veya şirketin varlığını gösteren yazı istenir. Ticaret Odaları bu yazıları vermek için, ciddi para ister. Hatta önceki borçlar ödenmemişse, yazı verilmez. Ticaret Odaları tahsil ettikleri paralarla, her şehirde, büyük büyük binalar yaparlar. Üstelik şimdi, yanlışlıkla “olur” diyen şirket ve ticarethanelerin bilgileri, piyasadaki üçüncü kişilere satılıyor.

Munzam aidat neymiş?

Yazının devamı...

BİLİNMESİ GEREKEN ÖYKÜLER

5 Ağustos 2019

Tufan Türenç’in “Aynadaki Yüzler - Yakın Tarihten İbret Öyküleri” isimli yeni kitabında bilinmesi gereken öyküler var. Bana göre, bunlardan en ilginci, zamanın Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli ile Kemal Derviş arasında baş gösteren anlaşmazlık. Bu anlaşmazlık, şimdiki yönetimin iş başına gelmesinde önemli rol oynadı. Bakın, Türenç, olayı nasıl anlatıyor:

İstanbul’da Temmuz ayındaki bir toplantıda Bahçeli ile Kemal Derviş arasındaki görüş ayrılığı tartışmaya dönüştü. Kemal Derviş, Bahçeli’nin görüşlerine karşı çıkıyor ve bunların uygulanamayacağını savunuyordu.

Toplantıdan sonra Bahçeli, Kemal Derviş’e sürekli kendisine karşı görüşler ileri sürmesinin nedenini sordu... Derviş de aynı sert üslupla yanıt verdi... “İşlerin hızlı yürümesi için yeni bir siyasi irade gerekiyor efendim” dedi...

Derviş’le yaptığı konuşma uzun zamandan beri kafasını kurcalayan kuşkuları doğruluyordu. Ona göre toplumun bazı kesimlerinde ve basında MHP’nin koalisyondan ayrılmasına ve yerini DYP’nin doldurmasına dönük görüşler ileri sürüyorlar, hatta bunun için bazı insanların girişimde bulunduğu da konuşuluyordu.

Bahçeli, partisinin iktidardan uzaklaştırılmasına izin vermemesi gerektiğine inanıyordu, bunun da tek ve kesin çaresinin erken seçime gitmek olduğu kanısındaydı.

MHP lideri, kurmaylarıyla konuştuktan sonra yaptığı açıklamada erken seçime gidilmesine karar verdiğini söyledi ve 15 Temmuz 2002’de erken seçim yapılması için çağrı yaptı.

Derviş neden oldu

Ertesi gün Ecevit, Yılmaz ve Bahçeli Ankara’da toplandılar. Başbakan Ecevit, Bahçeli’ye “Erken seçim çağrınız yanlış oldu” dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü:

Yazının devamı...

ÜLKEMİZDE DURUM

30 Temmuz 2019

Merkez Bankası 4.25 puan faiz indirdi; çok iyi yaptı. Ciddi indirimlere devam edilmesi gerek. Çünkü, uluslararası ekonomik gelişmeleri dikkate aldığımızda, faiz yükseltmelerinin, gelişmekte olan ülkeler ekonomilerinde enflasyon düşürülmesine hiçbir katkısı olmadığı anlaşılıyor. Gelişmekte olan ülkeler için Friedman Ekolü’nün hiçbir fayda sağlamayacağını zaten yıllardır yazıyorum. Gelişmekte olan ülkelerin para politikasında faiz değil, miktar silahını çekerek piyasadaki parayı azaltmak lazım. Yüksek faiz, ülkemizi TL’ye dönülmesi yönünde en avantajlı ülke yapmıştı. TCMB, Bloomberg ve Akbank kaynaklı aşağıdaki çizelge bu durumu gösteriyor. Merkez Bankası faiz indirimi, bu avantajı 1.52’den, 1.2’ye indirdi.

Ülkemizde son bir yılda inşaat maliyeti %24.86 artmış olmasına rağmen, yeni inşaatlar satılamıyor. Tarihinde ilk defa ülkemizden dışarıya göç edenlerin sayısındaki artış, yabancı ülkelerden Türkiye’ye göç edenlerden fazla hale geldi. Tüketici güven endeksleri ve finans sektörüne güven endeksi düşüyor. Genç nüfustaki işsizlik yüzde 25’i aştı. TÜİK, TCMB; Bloomberg ve Akbank kaynaklı aşağıdaki grafikler, bu duruma işaret ediyor:

Ekonomi yönetiminin alacağı en önemli tedbir, bu aşamada bütçe açıklarını azaltmakla birlikte, özel sektörün önünü açmakla olacaktır.
İhracatın ithalata oranla daha hızlı artması ve turizm gibi görünmeyen işlemlerden elde edilen girdiler, cari açığımızı düzeltti. Aşağıda, bu iyileşmeyi görüyoruz:

Yazının devamı...