Sapphire

Türkiye’nin ve Avrupa’nın en yüksek binası “İstanbul Sapphire Rezidans”ta bugünlerde farklı uygulamalar yapılıyor. Türkiye’nin en iyi otoparkına sahip binada zemin altı 10 kat, zemin üstü 56 kat yer alıyor. Binanın yüksekliği 236 metreyi buluyor. Binanın tam altında bulunan 4. Levent metrosu sayesinde hiç yürümeden İstanbul metrosuna ulaşabilmek mümkün.

Böylesi güzel bir rezidansta, rezidansların bir bölümü tamamen Boğaz’a bakarken, bir bölümü Kağıthane’ye baktığından, ön ve arka daireler arasında büyük bir değer farkı oluşmuş. Dolayısıyla, binanın ön daireleri satılırken, arka daireleri boş kaldı. Sonuçta, inşaat sahipleri binanın teslime hazır olduğu 2012 yılından beri büyük bir aylık masrafla karşı karşıya kaldılar.

Binanın 36. katında 7 metreye varan tavanıyla harika bir golf sahası bulunuyor. Bu uygulama New York’ta sadece yeni bir rezidansta bulunuyor. Cam altlarındaki mazgalların istenildiğinde açılabilmesi sayesinde, daire balkonları istenildiği kadar hava alabiliyor. Bu haliyle Sapphire, dünyanın en gelişmiş rezidanslarından biri ve İstanbul’un en iyisi olma özelliğini koruyor.

İş yerlerine kiralık

Böyle güzel bir rezidansta yeterli satış yapamayan mal sahipleri, çıkış yolu olarak boş daireleri iş yerlerine kiralamaya başladılar. Konutlar ve iş yerleri iç içe oldu.

Oysa, böyle bir uygulama “Kat Malikleri Anlaşması”na aykırı idi. Büro ve iş yeri kiracıları, ortak alanları geniş ölçüde kullanmaya başladılar ve asansörleri özellikle gündüz saatlerinde meşgul ettiler. Mal sahipleri, iş yerlerini ev-ofis konsepti altında kiraladıklarını söylüyorlardı.

İş yeri olarak kiralanan bölümler 3-10 kişi çalıştırmaya, müşteri kabul etmeye, dışarıdan yemek getirmeye ve konut konseptinde oldukları için belediyenin iş yeri kontrol kurallarından kaçmaya başladılar. Buna rağmen, mali polis bazı iş yerlerini basabildi. İş yerinde çalışanlar çeşitli biçimde rezidans sahiplerini rahatsız edince, “Yönetim” katlar arası inip çıkılmasını önledi; her kattaki 4 merdivenin hepsini “yangın merdiveni” yapıp, kilit altına aldı. Böylece, iş yerlerinde çalışanların, merdivende sigara içmesini engellemiş de oldular.

Yangında panik

Halen, Sapphire’deki merdivenler yangın dışında kullanılamıyor. Oysa, dünyadaki bütün rezidans ve apartmanlarda asansörlere ek olarak merdiven kullanma olasılığı vardır. Örneğin, asansörlerin 44. kat çıkma sinyali bozulursa, 44. katta oturanlar asansör değiştirmek için 43. kata inemiyorlar. Çünkü her kat girişi olduğu gibi, 43. kat girişi de kilitli oluyor.

Yangın merdivenlerine girildiği takdirde, hiçbir biçimde ne kendi katına ne de başka katlara erişebilmen mümkün değil. 236 metre yürüyerek rezidans lobisine inmek zorundasın. Örneğin, bir çocuk tesadüfen yangın merdiveninin kapısını açsa, tekrar içeri giremeyecek; belki de orada hayatını kaybedecek. Üstelik yangın merdivenleri ile haberleşme ve kamerayla izleme sistemi yok.

Yangın kapıları da uluslararası standartta uzun çubuklu açma kulplarına, yaylı otomatik kapanma, gerekirse içeriden açılma sistemine sahip değil. İşin en komik yanı, itfaiyenin de bir yangın halinde katlara girmesi mümkün görülmüyor; çünkü yangın merdiveninden katlara girilemiyor. Bir yangın halinde, seyir terasında bulunan yüzlerce kişinin boşaltılması zor olacak.

Türkiye’nin belki de dünyanın en iyi spor olanaklarına ve lobi katına sahip bu binadaki aksakların bir an önce giderilmesi gerekiyor. Aksi takdirde, bir acil durum karşısında büyük kayıpla karşılaşılabilecek.