Mehmet Cemil Acar…
Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü’nde 1998 yılında işbaşı yaptı.
Bir memurun hayalini bile kuramayacağı dudak uçuklatan bir servete sahip oldu.
Hayatın olağan akışına uygun olmayan mal varlığı elbette ki birilerinin dikkatini çekecekti.
Öyle de oldu. CİMER’e ulaşan bir ihbarla Ulaştırma Bakanlığı tarafından hakkında soruşturma başlatıldı.
Acar şimdi cezaevinde.
Muhalefet haklı olarak “Bir bürokrat nasıl bu kadar zengin olur?” diye soruyor. Hatta işi Mansur Yavaş gibi İstanbul’da yürütülen yolsuzluk soruşturmasıyla kıyaslayan ve “Gördünüz mü, bizim arkadaşların evinden çıkan paraya bak, A-Ke-Pe’nin bürokratının evinden çıkana bak” noktasına götürenler de oldu.
Kazın ayağı öyle değil Mansur Bey… Keşke bu kıyası yapmakta bu kadar acele etmeseydiniz.
Hiç şaşırmayın.. Burası Türkiye…
Uğur Mumcu’nun ifadesiyle “Banka soyarken kar maskesi memleketi soyarken Atatürkçülük maskesi takanlar ülkesi..” Niye şaşıralım ki?
Olay Esenyurt- Hacıbektaş hattında geçiyor.
Esenyurt’un terörden alınan CHP’li belediye başkanı Ahmet Özer, 17 Ağustos 2024 tarihinde Hacıbektaş Belediye Başkanı Ali Kaim ile bir protokol imzalıyor.
Bu protokol ile Nevşehir İli, Hacıbektaş İlçesi, Bala Mahallesi Çoraklık mevkiindeki 956 ada, 3 parselde bulunan 2 bin 542,17 metrekarelik alanda kurulu Esenyurt Belediyesi’ne ait taşınmazın kullanımı Hacıbektaş Belediyesine devrediliyor.
Söz konusu taşınmaz “Hacı Bektaşi Veli Kültür Merkezi” adıyla faaliyet gösteren bir Cemevi aslında.
Ahmet Özer, Alevi vatandaşların ibadet merkezi olarak kullandığı taşınmazı belediye meclisinden yetki almadan Hacıbektaş Belediye Başkanlığına devrediyor.
“E ne var bunda” diyenler biraz sabretsin. Asıl hikaye şimdi başlıyor.
“İstanbul depremi bir milli güvenlik meselesidir…” Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un dün söylediği en kritik cümle buydu ama aşağıdaki cümle de en az ilki kadar önemliydi: İstanbul için her saniye değerli... 16 milyon İstanbullunun canının ve geleceğinin söz konusu olduğu bir yerde siyasete ve polemiğe yer yoktur. İstanbul’da yaşamayı hak eden milyonlara karşı hep birlikte el ele vermenin zamanıdır.
Kurum’un bu sözlerinin muhatabı deprem dönüşümünden doğrudan sorumlu İstanbul Büyükşehir Belediyesi… Artık herkes siyaseti bir kenara bırakıp, İstanbul için harekete geçmek zorunda. Allah korusun Anadolu yıkılırsa İstanbul ve çevresi onu yeniden ayağa kaldırır. Ama yıkılan İstanbul olursa işimiz çok ama çok zor olur. Bu can sıkıcı girişin ardından sorular ve rakamlarla devam edelim. .Belki durumun vahametini o zaman daha iyi anlarız..
■ İstanbul’da kaç riskli yapı var?
İl genelinde 7,5 milyon yapının bulunduğu İstanbul’da riskli yapı sayısı 1,5 milyon. Bunların yüzde 30’u
Halk TV ile vedalaştıktan sonra “Onlar TV” adında bir YouTube kanalı açan Barış Terkoğlu ve Barış Pehlivan’ın dedikodu ile gündem oluşturmak gibi tuhaf bir huyu var.
Haklarını teslim etmek lazım, çok güzel algı üretiyorlar. Hele de mevzu Atatürk ise..
Aslında sadece bu ikisinde değil iktidar karşıtı medyanın tamamında üstü örtülmek istenen bir gündem varsa hemen bir Atatürk tartışması başlatmak moda oldu. Zannedersin ki memlekette bir tek bunlar Atatürkçü. Kalan herkes Atatürk düşmanı!
Her konuyu bir şekilde Atatürk üzerinden tartıştırmak gibi bir tavır geliştiren ikilinin Teğmenler meselesinde üstlendikleri misyon ve yaptıkları malum. Bugün de kendilerine servis edilen yarım yamalak ve yanlış bilgiler üzerinden Türk Silahlı Kuvvetlerini hedef alma, askerler arasında da ayrılık yaratma çabalarına hız kesmeden devam ediyorlar.
Herkese gazetecilik dersi veren bu arkadaşlar niyeyse Milli Savunma Bakanlığı (MSB) ile ilgili gündeme taşıdıkları konularda Bakanlığı arayarak işin aslını sorma ihtiyacı duymuyor! En son Konya’da yaptıkları
Yunanistan devleti 21 Temmuz 1832’de kuruldu.
Ve o tarihten sonra tam altı kez topraklarını genişletti.
29 Mart 1864 2.Londra Antlaşması..
24 Mayıs 1881 2.İstanbul Konferansı..
30 Mayıs 1913 Londra Antlaşması…
13 Şubat 1914 Altı Büyük Devlet Kararı..
24 Temmuz 1923 Lozan Antlaşması..
10 Şubat 1947 Paris Barış Antlaşması..
Türkiye’nin asıl gündemi iç siyasette bir yolsuzluk operasyonu çerçevesinde kopartılmaya çalışılan yapay fırtına değil.
Olmamalı...
Asıl ve ertelenemez gündem Suriye’nin kuzeyi...
Bölge hareketli...
Son 48 saatte yaşanan iki dikkat çekici gelişme...
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler: Silahı bırakmamakta ısrar eden, kardeşliği değil ayrılığı körüklemeye çalışan her yapı, dün olduğu gibi bugün de meşru hedefimiz olmaya devam edecektir...
Yeni Suriye Hükümeti ile SDG arasında varılan mutabakat kapsamında belirli bölgelerdeki çekilme ve devir süreci dikkatle izlenmektedir. Bu noktada Türkiye’nin beklentileri ve çekinceleri muhataplara açık bir şekilde iletilmiştir.
Yaşar Paşa’nın anlayana çok derin mesajlar içeren bu açıklamasından hemen önce Suriye’de sürpriz bir atama gerçekleşti.
Trump’ın Netanyahu ile görüşmesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında övgü dolu ifadeler kullanmasını muhalefet 7 yıl önceki “Rahip Brunson” krizi üzerinden etkisizleştirmeye çalışıyor. ABD Başkanının Türkiye için İsrail’e verdiği ayarı görmeyip, Papaz’a takılanlar için bir Brunson hatırlatması yapmak şart oldu.
9 Aralık 2016: Brunson tutuklandı.
16 Mayıs 2017: Washington’daki Trump-Erdoğan görüşmesinde ABD, Papaz’ın serbest bırakılmasını istedi.
16 Nisan 2018: Brunson’ın ilk duruşması görüldü. Tutukluluk halinin devamına karar verildi.
19 Nisan 2018: Trump ‘Papaz Brunson Türkiye’de zulme uğruyor’ dedi ve hemen ardından ilk yaptırım uyarısı geldi.
7 Mayıs 2018: İkinci duruşmada tüm suçlamaları reddeden Brunson’un tahliye talebi reddedildi ve dava ertelendi.
28 Mayıs 2018: Trump: ‘’Brunson masum. O casus ise ben ondan da casusum” dedi.
14 Temmuz 2018:
Kazananlar listesinin başında tabii ki Özgür Özel ve ekibi var.
Anahtar listesi firesiz onaylandı. (Yazılıp çizilenlerin aksine daha önce Kılıçdaroğlu’nun bir listesi de delinmeden onaylanmıştı. Yani CHP tarihinde bir ilk değil bu durum.)
Sadece CHP Genel Başkanlığını değil “Cumhurbaşkanlığı adaylığını da” sağlama aldı.
Kazananlar listesinin ikinci sırasında Önder Sav var.
2010’un Kasım ayında kendi elleriyle CHP’nin başına getirdiği Kemal Kılıçdaroğlu’ndan 15 yıl sonra intikamını aldı.
Özel’in parlak zaferinin mimarı, kurultayın taktik ve stratejik detaylarını belirleyen isim olarak CHP’ye kesin dönüş yaptı.
Kurultayda Özel’i ve listesini destekleyen Büyükşehir Belediye Başkanlarını kazananlar listesinin üçüncü sırasına yazmak lazım. Hepsi bir sonraki dönemde yeniden aday olmayı bu kurultayda garantiledi.
Gelelim kaybedenler listesine…