Aradığın devlete ulaşmak

Osmangazi Köprüsü’nde 31 Aralık gecesi... Saat 23.55. Yeni yıla girmeye dakikalar kalmış.

Gişelerden geçip köprüye girmek isteyen araçlardaki herkeste tatlı bir telaş var. Kimi sevdiklerine bir an önce kavuşmak, kimi de taşıdığı malı zamanında teslim etmek derdinde.

Birden beklenmedik bir gelişme yaşanıyor. Gişeler “Teknik aksaklık” gerekçesiyle kapatılıyor!

Gece 24’ten sonra köprü geçiş ücretlerinin zamlanacağını bilen sürücüler de haliyle bu duruma tepki gösteriyor. Ne olduğu anlaşılamayan teknik aksaklık 24.30’a kadar devam ediyor!

Ertesi gün köprü gişelerinde bekleyen araçların görüntüleri sosyal medyaya düşüyor. Sebebi ne olursa olsun, ortada bir mağduriyet var. Ulaştırma Bakanı Adil Karaismailoğlu hemen devreye giriyor.  Bu aşamadan sonra yaşananlar hem anlatılmayı hem de alkışı hak ediyor.

Önce köprüyü işleten Otoyol Yatırım A.Ş. yetkilileriyle görüşülüyor ve mağdur olan vatandaşlardan tahsil edilen paranın derhal iade edilmesi talimatı veriliyor.

Aksaklığın yaşandığı 23.55-24.30 saatleri arasında köprüden geçen 623 araca ödedikleri ücret iade edilmekle kalmıyor, tüm geçişlerinden de para alınmıyor.

Bitmedi... 35 dakikalık aksaklığın işletmeciye bedeli çok daha ağır oluyor. Bakanlık tarafından Otoyol Yatırım A.Ş ’ye 1 milyon 242 bin lira para cezası kesiliyor. “E ne var bunda, olması gereken zaten bu” diyebilirsiniz. Haklısınız. Ama hikâyenin beni asıl şaşırtan ve sevindiren kısmı da zaten şimdi başlıyor.

Yılbaşı gecesi Osmangazi Köprüsü gişelerinde yaşanan bu olayla ilgili sosyal medyada bin 750 paylaşım yapıldığı tespit ediliyor. Bakanlığın talimatıyla işletmeci firma bu paylaşımları yapan herkese bir özür ve bilgilendirme mesajı yolluyor.

Aynı saatlerde Ulaştırma Bakanlığı’nda da yoğun bir köprü mesaisi başlıyor. 31 Aralık gecesi gişelerden zamlı ücretle geçen 623 aracın sahibi tek tek telefonla aranıyor. “Firma size ücret iadesi yaptı mı?” diye soruluyor. Ve firmaya uygulanan ceza hakkında bilgi veriliyor. En son aşamada ise “Her ne kadar sorumluluk firmada olsa da denetleme görevi bakanlık olarak bizde. Hiç merak etmeyin, bu işin takipçisi olmaya devam edeceğiz. Özür dileriz” deniliyor.

“Avrupa’da bu yok azizim” diye başlayan hikâyelerle ömrü geçen bir kuşağız. Hepsinin sonu “Biz adam olmayız” cümlesiyle biterdi. Avrupalı vatandaşına değer veriyordu, bizde bu yoktu, vs.

Sizi bilmem ama yılbaşı gecesi Osmangazi’de yaşanan sıkıntıya devletin bu kadar hızlı müdahale etmesi, üstüne bir de vatandaştan tek tek özür dilemesi beni fazlasıyla mutlu etti. Aşırı abartılı Avrupa övgülerinin zihnimde bıraktığı negatif algı bir anda silindi.

Demek ki böyle şeyler artık bizde de olabiliyormuş. Umarım devamı gelir… Vatandaşına tepeden bakan buyurgan devletten hizmetkâr devlet anlayışına geçtiğimizin en somut örneğidir bu olay.

Bedellinin bedeli

Türkiye’de ‘bedelli askerlik’ uygulaması 2019’da kalıcı hale getirildi ama tartışma niyeyse hiç bitmiyor.

Bedelli askerliğin sürekli hale getirilmesine, öngörülebilir ve sürdürülebilir bir sisteme oturtulmasına rağmen sosyal medya üzerinden sürekli yeni talepler gündeme getiriliyor. Şu sıralar sosyal medya yine bedelli ücretini tartışıyor hararetle!

Oysa Milli Savunma Bakanlığı bedel miktarı tartışma konusu olmasın diye bedel tutarını bir asteğmenin yaklaşık altı aylık maaşına eşitlenebilecek bir şekilde yani memur maaşına endeksli bir hale getirdi.

Dolayısıyla, bedelli askerlik tutarı memur maaşına yapılan zamdan bağımsız olarak belirlenmiyor. 2021 yılında da tutarın çok yüksek olduğu yazılıp, çizilmiş ancak bedelli başvurularında bir önceki yıla göre yüzde 57’lik bir artış yaşanmıştı.

Kaldı ki yeni askerlik sisteminde tek alternatif bedelli askerlik değil. Bedelli ücretini yüksek bulanlar için farklı seçenekler var. Yüksekokul mezunları isterlerse ayda 8 bin 500 lira maaşla 12 ay süreyle yedek astsubaylık yapabiliyor. Altı ay askerlik yapan yükümlülerden belli kriterleri taşıyanlara 4 bin 250 maaşla ikinci altı aylık askerlik hizmeti yapma imkânı sağlanıyor. Üniversite mezunları 9 bin lira maaşla 12 ay yedek subay olarak askerlik görevini yerine getirebiliyor.  

“Ben askerliğimi bedelli olarak yapmak zorundayım” diyenin ise kanunun öngördüğü ücreti ödemek dışında bir alternatifi yok. Çünkü şu anki sistem, hem Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyacının karşılandığı hem de gençlerin beklentilerine cevap veren bir sistem. Kahraman Mehmetçik’in tarihinde olmadığı kadar yoğun bir şekilde fedakârca mücadele ettiği böyle bir dönemde bedelli ücretinin tartışılması çok yanlış. Ve Mehmetçik’in moralini bozmaktan başka bir işe de yaramıyor.