Babacan ve Davutoğlu’nun partileri birleşiyor mu?

Ankara kulislerinde son günlerde en çok konuşulan konu bu.

Bir türlü beklenen sıçramayı yapamayan Babacan ve Davutoğlu’nun partilerinin yeni bir sinerji yaratmak için “Deva Gelecek” adıyla birleşeceği, liderin Babacan olacağı, hatta tüzük çalışmalarına bile başlandığı, seçim barajının yüzde 5’e çekilmesi durumunda bu ittifaka Saadet Partisi’nin de katılacağı iddia ediliyor.

Bu kulis bilgilerini Saadet lideri Temel Karamollaoğlu’nun “Abdullah Gül, Babacan ve Davutoğlu’nun AK Parti tabanında en az yüzde 20-30’luk bir çözülmeyi sağlayacağını düşünüyorduk ama olmadı” açıklamasıyla birlikte değerlendirmek gerekiyor.

Karamollaoğlu bu üç isme dolaylı olarak “Beceremediniz, yeni göreviniz birleşmek ve Erdoğan’ın oyunu hiç olmazsa yüzde 5 azaltmak” diyor.

Peki, anketlerde yüzde

1-2 bandında görülen üç partinin birleşmesi bir sinerji oluşturur mu?

Zor görünüyor. Karamollaoğlu’nun Babacan, Davutoğlu ve Gül hakkında söyledikleri aslında bu üç ismin AK Parti tabanında hiçbir özgül ağırlığının olmadığının itirafı ve ilanı anlamına geliyor.

Üçünün de ortak özelliği, Erdoğan sayesinde Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık ve önemli bakanlıklara gelmiş olmaları. AK Parti’den ayrıldıklarından beri ortaya bir vizyon koymak yerine sadece Erdoğan’ı eleştirdiler ve 19 yıllık iktidarın tüm başarılarını sahiplenmeye çalıştılar.

“Ben Erdoğan’a şunu dedim ama dinletemedim, bu Erdoğan var ya...” diye başlayan konuşmalarıyla kendilerini Halk TV, KRT, Tele 1, Cumhuriyet ve Sözcü’ye beğendirmeyi başardılar. Ama belli ki AK Parti tabanında yaprak bile kımıldatamadılar. Yoksa Karamollaoğlu durup dururken niye kendilerini başarısız ilan etsin?

Özetle... Bugün kıyasıya eleştirdikleri Cumhurbaşkanı Erdoğan sayesinde yükseldikleri siyasette bu kez de Erdoğan’ı eleştirerek ayakta kalmaya çalışıyorlar. Yani dün olduğu gibi bugün de Erdoğan’ın sırtındalar. Ve ona muhtaçlar. CV’lerinde yazan muhteşem kariyerlere rağmen Erdoğan’ın karşısında güneşin altında eriyen kardan farksızlar. 

Tam da bu sebepten birleşmeleri hiçbir şeyi değiştirmez.

İmamoğlu’na içeriden operasyon

CHP’deki “Cumhurbaşkanı adayı kim olacak?” tartışması erken başladı. Şimdi sorsanız hepsi inkâr eder ama Özgür Özel’den Faik Öztrak’a, İlhan Kesici’den Mansur Yavaş’a kadar hepsinin gönlünden adaylık geçiyor. Ve Ekrem İmamoğlu. Yukarıda saydığımız isimlerin tamamından daha popüler ve adaylık için istekli. Ama Kemal Bey onu düşünmüyor. Belki de bu yüzden attığı her adım partide tepki yaratıyor.

Malatya’da yaptığı gövde gösterisinden hemen sonra en yakın adamı Murat Ongun’un meşhur Sezgin Baran Korkmaz’ın bir o kadar meşhur Paramount Hotel’inde en pahalı villada yaptığı tatilin haber olması düşündürücü. Zamanlaması manidar. O haber İmamoğlu’na parti içinden verilmiş bir mesaj olabilir mi? Takdir sizin.

Akşener’i böyle bitirecekler

İyi Parti lideri Meral Akşener geçen yılki depremden sonra Elazığ’a gitti.

Karşısına sözde bir depremzede çıkardılar. Kameralar kayıttaydı. Yaşlı adam devletin Elazığ’da görülmediğini, depremzedelerin kaderine terk edildiğini pek güzel anlattı. Sonra Akşener’e sarıldı. Resimler çekildi, demeçler verildi. Her şey yolunda giderken adamın ağzından şu cümle çıkmasaydı iyiydi: “Ben de burada sizin bir elemanınızım. Kadir Bey ile görüştüm!”

Akşener, Kütahya’ya gitti. Karşısına Eti Bor’daki işini AK Parti’ye üye olmadığı için kaybettiğini söyleyen bir adam çıkardılar. Kameralar yine kayıttaydı. Akşener “Böyle vicdansızlık olmaz. Vatandaş AK Parti üyesi olmadan eve ekmek götüremeyecek mi?” dedi. 1 saat sonra adamın AK Parti üyesi olduğu ve farklı bir sebepten işine son verildiği ortaya çıktı.

Akşener’in Konya ve Hatay ziyaretlerinde yaşananlar yakın tarihli olduğu için ayrıntıya girmiyorum. Mağdur esnaf, zor durumdaki kuyumcu rolünde kamera karşısına çıkan adamlar hep sahte çıktı.

En son Adana’da aynı tiyatro yine sahnelendi. “Soğan para etmiyor” diyerek elindeki malı sokağa döken adam da patladı. Akşener’in ardından yere döktüğü soğanları toplayan kişinin üretici olmadığı, 5 bin lira maaş aldığı ve Ceyhan’da iki dairesinin olduğu bizzat kendi akrabaları tarafından açıklandı.

Meral Hanım... Danışmanlarınız, ekibiniz bilerek ya da bilmeyerek inandırıcılığınıza telafisi zor darbeler indiriyor. Sokak siyaseti iyidir ama 80 model olanı değil. Bunu bir düşünün bence.