Mesele Baykal ve Ecevit mi?

Zülfü Livaneli’nin CHP’nin biri mezarda, diğeri hasta yatağındaki iki eski liderini ağır suçlamalarla hedef alması kişisel bir hesaplaşmadan öte bir şey.

Önce Kemal Kılıçdaroğlu’nun Baykal CHP’sini adeta gömdüğü “Ce-Ha-Pe Zihniyeti” adlı belgesel… Şimdi de partinin Karaoğlan’ı Ecevit’in FETÖ’cü, CHP’yi yeniden açan Baykal’ın sağcı ve Sünni olmakla suçlanması!

Hem Kılıçdaroğlu, hem de Livaneli CHP-İyi Parti ve HDP tabanlarına bir şey anlatmak istiyor. Doğrudan söylemeye cesaret edemedikleri bu şeyi eski CHP ve onun genel başkanlarına çakarak dile getiriyorlar.

Livaneli 2005 yılında “CHP kapatılsın, vakıf olsun. Türkiye’nin yeni bir sol partiye ihtiyacı var” diyen adam. Şimdi Ecevit ve Baykal’ı yerin dibine sokarken, Kılıçdaroğlu, Meral Akşener ve HDP’ye övgüler düzüyor!

Aslında proje çok net. CHP’nin HDP ve İyi Parti ile aynı anda ittifak yapacak bir çizgiye getirilmesi gerekiyordu. O aşama büyük ölçüde tamamlandı. Sıra artık HDP ve İyi Parti tabanlarının hem CHP hem de birbirleriyle resmi ya da gayri resmi ittifakı kabullenmesine geldi.

Tamam, Ecevit hayatta değil, özel hayatı üzerinden vurdukları Baykal da hasta yatağında. Ama gölgeleri CHP’nin üzerinde dolaşmaya devam ediyor. Sözcülüğünü Livaneli’nin yaptığı yeni bir sivil inisiyatif işte bu gölgeyi ortadan kaldırmaya, Kılıçdaroğlu’nun işini kolaylaştırmaya ve bunu yaparken de İyi Parti ve HDP tabanlarına “Biz değiştik” mesajı vermeye çalışıyor.

24 Haziran 2021 günü İstanbul’da ‘Demokrasi Konferansı’ adıyla bir de toplantı düzenleyen bu sivil inisiyatif kimlerden oluşuyor bir bakalım. Amerika’nın Sesi’nin haberine göre, CHP, HDP ve 70 civarında sendika, STK destek veriyor bu oluşuma. Eski AİHM yargıcı Rıza Türmen, Türk Tabipler Birliği Başkanı Şebnem Korur Fincancı, adının başına sadece sosyalist yazılması yeterli görülmeyip  ‘Kürt sosyalisti’ olarak tanıtılan Tarık Ziya Ekinci ve Zülfü Livaneli bu oluşumun öne çıkan figürleri. Amaçlarını “Türk siyasetinde yeni bir kanal oluşturmak ve eski aktörleri değiştirmek” olarak ilan ettiler.

Bu arkadaşların değiştirmek istediği aktörün Deniz Baykal olduğu gibi bir yanılgıya kapılmayın. Onların derdi Cumhurbaşkanı Erdoğan… Sadece farklı bir yol izliyorlar.

Erdoğan’a güçleri yetmez ama bu ekibe Kılıçdaroğlu’nun çok dikkat etmesi lazım. 

Livaneli, 2002’de kendisini milletvekili yapan Baykal’a altı ay sonra bayrak açmış ve genel başkan adayı olmuştu.

Şimdi eski aktörleri değiştiriyoruz diyerek aynı tarifeyi Kemal Bey’e de uygularsa seyredin gümbürtüyü.

Devrimci Livaneli’nin Meclis günleri

Yemin töreni dışında Meclis kürsüsünde pek görünmedi.

Kimse gelmesin diye makam odasının kapısından adının yazılı olduğu levhayı kaldırttı!

CHP’den istifa etti ama milletvekilliğini bırakmadı. Vekilliğinin son iki yılını Avrupa’da kitap yazarak geçirdi.

Hiçbir Meclis komisyonunda görev almadı.

Beş yılda sadece bir kanun teklifi ve sekiz soru önergesine imza attı.

Ecevit ve Baykal’ın solculuğunu, devletçiliğini hatta Sünniliğini sabaha kadar tartışalım. Ama tek bir şartla. Devrimci Livaneli’nin Meclis karnesinden yansıyan manzarayla beraber.

Not: Bir siyasetçinin Sünni olması ayıp mıdır? Ya da bir kusur mudur? Bu kutuplaştırıcı dil Türkiye için çok ciddi bir tehdit değilse nedir?

Tank Paleti Fabrikası gerçekleri

Fabrika 1973’te hizmete girdi. Dönemin medyası “Erbakan parayı Arifiye bataklığına yatırdı” diye manşet attı. 

Fabrikada uzun süre sadece tank modernizasyonu ve onarımı yapıldı. Tank üretimi yapılması kararı 2007 yılında AK Parti döneminde alındı.

Yerli tankın prototip üretimini üstlenen Koç Grubu 10 yılda yalnızca test aşamasına gelebildi ve yabancı ortak arayışına girdi. Koç Grubu’nun Otokar şirketine 1 milyar dolar ödeme yapıldı ancak motor üretimi bir türlü gerçekleşmedi.

Daha önce taahhütte bulunan Alman ve Avusturya şirketlerinin çekilmesiyle yerli üretim için ihale kararı alındı.

İhaleye Otokar, BMC-FNSS firmaları teklif verdi. Otokar’ın 6 milyar euro teklif verdiği ihalede BMC’nin teklifi 3.6 milyar euro oldu. 2.4 milyar euro kâr edilmiş oldu.

Fabrikanın mülkiyeti ve idaresi devlette kalmak üzere zamandan ve nakitten tasarruf yapabilmek için işletme hakkı yüzde 49 oranında 25 yıllığına BMC’ye kiralandı.

Denetim yetkisi MSB’de olan fabrikanın finansman desteği Katarlı yatırımcılar tarafından sağlandı. Katarlı yatırımcı ön hazırlık için 50 milyon dolar bütçe ayırdığı fabrikaya toplamda 4 milyar dolar yatırım yapacak.   

Süreç iddia edildiği gibi gizli kararnamelerle yürütülmedi. 14 Mayıs 2019 tarihli 1105 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile gerçekleştirilen sürecin tüm aşamaları kamuoyuyla paylaşıldı.

Fabrikada şu ana kadar 281 adet Fırtına obüsü üretildi. Daha önce 10 milyon dolara mal olan bu üretim için sadece 4.2 milyon dolar harcandı.