Sam Amca’da oyun bitmez

Bu ülkenin yakın tarihindeki bütün büyük siyasi krizlerin Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde yaşanması elbette ki bir tesadüf değil.

2014’teki Cumhur-başkanlığı seçimlerine 8 ay kala ne demişti dönemin ABD Ankara Büyükelçisi Ricciardone? Şimdi bir imparatorluğun çöküşünü izleyeceksiniz.

Çöken Türkiye değil, küresel güçlerin ihtiyaç duydukça Türkiye’ye karşı kullandığı terör örgütleri FETÖ ve PKK oldu.

Ama Sam Amca’da oyun bitmez. Pandemi sebebiyle yaşanan ekonomik sıkıntıları da hesaba katıp Türkiye’yi eski yörüngesine çekmek istiyorlar. Ulusal çıkarlarını gözeten, Suriye’deki terör devletine ‘dur’ diyen, Kıbrıs’ta, Azerbaycan’da, Irak’ta, Libya’da, Doğu Akdeniz’de, Afrika’da bayrak gösteren bir Türkiye işlerine gelmiyor.

Darbe de dâhil her şeyi denediler ama Türkiye’ye istikamet veremediler. Önlerinde köprüden önceki son çıkış olarak 2023’teki Cumhurbaşkanlığı seçimlerini görüyorlar.

Zamanında yapılacak bir seçimi yine Erdoğan’ın kazanacağının onlar da farkında. Bu yüzden seçimi erkene almak için hamle üstüne hamle yapıyorlar.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve eski Başbakan Binali Yıldırım üzerinden yürütülen son operasyon da bu büyük planın parçalarından biri. Türkiye’ye mafyanın devlete egemen olduğu, yönetilemeyen bir ülke etiketini yapıştırma çabaları aslında erken seçime zorlama taktiği.

Son 72 saatte bize sosyal medyadan çekilen operasyonu konuştururken iki kritik hamle daha yaptılar.

ABD Merkez Kuvvetleri Komutanı General Frank McKenzie, terör örgütü YPG’nin sözde komutanı Mazlum Abdi’yi Kuzey Suriye’de ziyaret etti. Bir gün sonra ise Türkiye’de piyasalara erken seçim balonuyla haber uçuruldu. Borsada yüzde 3.5 düşüş yaşandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Erken seçim teranesi diye tutturanların sufleyi nereden aldıkları belli. Erken seçim diye boşuna tutturmayın, seçim 2023 Haziran’dadır” açıklaması muhalefetten çok dışarıyadır.

Hazirandaki Biden-Erdoğan görüşmesine kadar şapkadan daha çok tavşan çıkaracaklarından şüpheniz olmasın. Sonra ne mi olur? Su akar yatağını bulur. Biden da sonuçta bir siyasetçi. Türkiye-ABD ilişkilerinin eskisi gibi olmayacağını o da anlayacak. Bir orta yol bulunacak.

Daraltılmış bölge kime yarar?

Ankara’nın olağan dışı hareketliliği sebebiyle üzerinde çok durulmuyor ama Türkiye’de seçim kanunu değişiyor. AK Parti’nin uzun süredir üzerinde çalıştığı Seçim Kanunu ve Siyasi Partiler yasalarında değişiklik öngören taslak metinde sona gelindi. MHP ile uzlaşma sağlanırsa 2023 seçimlerinde yüzde 10 baraj olmayacak. Yüzde 5 ya da 7’ye çekilecek olan barajı aşan partiler Hazine yardımından yararlanabilecek.

Kulislere yansıyan bilgilere göre taslakta yüzde 10 barajlı mevcut seçim sistemine alternatif iki sistem üzerinde durulmuş. Bunlardan birincisi, İngiliz modeli olarak bilinen, her seçim çevresinde en çok oyu alan partinin bir milletvekili çıkarmasına dayanan dar bölge sistemi. Ülkeyi parlamenter sayısı kadar seçim çevresine bölen bu sistemde seçim çevresini birinci sırada tamamlayan parti adayı ya da bağımsız aday milletvekili seçiliyor.

Dar bölge en fazla oyu alan partiye büyük avantaj sağlıyor. Türkiye’de dar bölge sistemiyle gidilecek bir seçimde AK Parti, CHP’nin güçlü olduğu sahiller dışında bütün vekillikleri alır.

CHP belki İzmir’de 20 vekil çıkarır ama zaten güçlükle 1 vekil aldığı Anadolu illerinden tamamen silinir. HDP büyükşehirlerden vekil çıkaramaz ama Güneydoğu’da tulum çıkarır.

MHP ve İyi Parti bu sistemin kaybedenleri olur.

Üzerinde durulan ikinci ve öne çıkan sistem ise daraltılmış bölge. Her seçim çevresine 5-7 vekilin düşeceği bu sistemin yabancısı değiliz aslında.

Türkiye’de 1987 ve 1991 seçimlerinde bu sistem uygulandı. 1991’de oyların yüzde 27’sini alan DYP, Meclis’teki sandalyelerin yüzde 39’unu kazandı.

Oyların yüzde 10’unu alan DSP ise sandalyelerin yüzde 1.5’ini kazanabildi. HDP bu sistemde de büyükşehirlerden kolay kolay vekil çıkaramaz ama Güneydoğu’dan istediğini alır. CHP mevcut oyunu koruması şartıyla daraltılmış bölgeden hiç etkilenmez.

Seçim barajının yüzde 5 ya da 7 olmasına göre daraltılmış bölge sisteminde Türkiye’deki seçim çevresi 100’ün üzerine çıkacak. Seçim çevrelerinin artması vekil çıkarmak için alınması gereken oyu da artıracak.

Şimdilik bu kadar. Şu sosyal medya operasyonları bir hız kessin. Bu konuyu daha çok konuşacağız.