Dekorasyon trendlerine öncülük eden stiller, endüstriyel stil

21 Ekim 2021

İkinci Dünya Savaşı sonrası sanatçılar karamsar günlerin sıkıntılarını atlatmaya çalışırken yenilik arayışı içine girmişlerdi. Terk edilmiş eski yapıları bu stille yeniden hayata döndürerek ‘olduğu gibi bırak ‘ felsefisinin de temellerini atmış oldular. Çünkü bu stilin en belirgin özelliği binanın yapısal öğelerini gözler önüne sermekten geçiyor.

Endüstriyel stilin detaylarına yakından baktığımızda gözümüze ilk çarpan malzemeler taş, tuğla, ahşap ve metal olacaktır. Ürünleri doğadaki hallerine en yakın oldukları şekilde kullanmak yani doğallık bu stilin olmazsa olmazıdır. Dekorasyonda çoğu zaman gizlenmeye veya kaybedilmeye uğraşılan kolon, kiriş, sıvasız duvar, havalandırma kanalları gibi unsurlar bu stilde olabildiğince vurgulanarak mekanın bir parçası haline getirilir.  Paslanmaz çelik yüzeyler, metal aydınlatmalar, açık raflar, işlenmemiş ahşap ürünler, beton zeminler, tuğlalar gibi kusurlu yüzeyler oldukça sık kullanılarak stilin felsefesi desteklenir.

İlk çıkış noktası fabrika ve depolar olduğu için bu stilde açık, geniş ve düz alanlar, yüksek tavanlara sahip mekanlar akla gelir. Günümüzde sayıları giderek artan; iç mekanları  fazla duvar ve oda içermeyen, genellikle asma kata sahip Loft (çatı katı) adı verilen daire konseptlerinin endüstriyel stilden ilham aldığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Özellikle lüks konut projelerinde loft konsept daire dekorasyonlarında yukarıda saydığımız özelliklere sahip ürünlere rastlamak mümkün. Endüstriyel stil, Loft tipi dairelerin yanı sıra Çiftlik Evi Stili, Bohem Stil, Modern Stil ve Rustik Stil gibi pek çok stille de son derece uyumlu şekilde çalışır.

Stilin renk paletinde nötr renkler, gri, siyah, bordo, kahverengi ve beyaz ön plandadır.  Bu koyu renkler ortama gizemli bir hava katar ve endüstriyel tarzın beklentisi zaten budur. Renklerden kaynaklanan kasvetli havayı kırmak için ahşabın sıcaklığından faydalanılır. Aralara serpiştirilecek sıcak tonlu ve metalik renklerle ortamın soğukluğu eritilir.

Duvarlar endüstriyel stilin en önemli parçalarındandır. Mekanlarda başrol oyuncusu olarak taş, sıvasız beton veya tuğla duvarlar kullanılarak yaşanmışlık hissi desteklenir. Bu etkiyi uygun duvar kağıtları ile sağlamak  pratik bir çözüm olarak değerlendirilebilir.

Yazının devamı...

Dekorasyon Trendlerine Öncülük Eden Stiller, Minimalizm

22 Eylül 2021

Minimalizm, modern sanat ve müzikte, kökeni 1960'lara giden, sadelik ve nesnelliği ön plana çıkaran bir akımdır.  Nesnenin nesne olma özelliğine dikkat çeker ve diğer tüm duygu içeren ifadeleri hiçe sayar. Dönemde yapılan heykeller minimalist sanatçıların nesnelliğe olan bağlılıklarını gösteren en belirgin sanat eserleridir. Günümüzde de minimalizm akımı popülerliğini korumaya devam etmektedir.

 

Dekorasyon trendlerinde Minimalizm stili özgür, rahat, basit, derli toplu ve düzenli bir alan yaratmak için temel ihtiyaçların karşılanması ile yetinir. Alman mimar Mies Van der Rohe nin ünlü sözü ‘’Az çoktur’’ ya da orijinal deyişiyle ‘’Less is More’’ prensibine dayanır. Sadelik, temiz çizgiler, düz hatlı mobilyalar, sade renk paletleri stilin belirleyici özelliklerini oluşturur.

Genellikle açık plan düzeni tercih edilir. Aşırı süslü, oymalı ürünler tercih edilmez; bunun yerine daha özgün ve vurucu parçalar seçilerek mekanlara hareket kazandırılır. Örneğin; yemek masamızın ortasına koyduğumuz tek bir vazo veya seçeceğimiz tek bir tablo ile karmaşık olmayan bir dekorasyon tercih edersek bu stilin beklentilerini karşılamış oluruz.

Minimalist mobilyaların odak noktası; temiz hatlı, işlevsel ve pratik olmalarıdır. Düz, pürüzsüz yüzeyler, güçlü ve net çizgiler stilin baskın öğeleri ile örtüşür. Çok desenli  kumaş, perde, halı gibi  tekstil ürünlerine rastlanmaz. Mobilyalar genel olarak tek renk tercih edilir. En sık kullanılan renkler beyaz, bej, ekru ve açık gridir. Bu renklerin arasına ten, bebek mavi, pudra pembe, kiremit, açık vizon gibi yumuşak renkler katarak derinlik etkisini arttırmak mümkündür.

Stilin hakim olduğu mekanlar; tek renk paletleri, sade ve sert hatlı çizgileri ile kolayca ayırt edilir. Ahşap ürünler kullanılacaksa açık renk ve natürel halleri ile kullanılır. Abartılı ve gösterişli her şey bu stilin adeta düşmanı gibidir.

Yazının devamı...

Dekorasyon Trendlerine Öncülük Eden Stiller, Maksimalizm

29 Haziran 2021

Edebiyat, mimarlık, moda, resim, heykel, dekorasyon gibi son derece önemli alanlarda dönem akımlarının izleri çok belirgin şekilde gözlemlenmiştir. Bu akımların bazılarının etkileri çok kısa sürmüş, bazıları ise on yıllarca etkilerini devam ettirebilmiştir. Özellikle Rönesans döneminde sanat ve mimarlık alanlarında bir patlama yaşanmış ve günümüz akımlarına yön veren pek çok stilin temelleri bu dönemde atılmıştır.

Sanat alanında yaşanan bu gelişmeler elbette dekorasyon dünyasını da önemli ölçüde etkilemiştir. Dekorasyon trendleri deyince akla gelen başlıca stiller Çağdaş (Contemporary), Geleneksel, Minimalist, Maksimalist, Yüzyıl Ortası Modern, Endüstriyel, Bohem, Rustik, Geçiş, Modern olarak sıralanabilir. Başlıca stillerden doğan ve günümüzde de sıklıkla kullanılan pek çok yan stil de mevcuttur. Mesela İngiliz stilinin bir yansıması olarak ortaya çıkan Shabby Chic (Salaş Şıklık) Stili buna iyi bir örnek olabilir.

Dekorasyon trendlerine öncülük eden önemli bazı stillere yazılarımda yer vermenin iyi olabileceğini  düşündüm. Bu hafta Maksimalizm Stili dekorasyona daha yakından bakalım istedim.

Sanatta minimalizme tepki olan maksimalizm akımı, aşırılığın estetiği demektir. Temel felsefesi, minimalizmin imza sloganı olan "daha az daha çoktur"a ters olarak "çok, çoktur" şeklinde özetlenebilir.

Daha önceki yazılarımda da sıkça üzerinde durduğumuz son yılların popüler akımlarında sadeleşme, doğal malzemelerin yaygın kullanılması, sürdürülebilirlik, açık renkler, toprak tonları gibi unsurlar öne çıkıyor. Ancak tüm bunlara inat Maksimalizm Stili 2021 yılında dekorasyon trendlerindeki yerini korumayı başardı. Aşırılık fikri bu stilin bir parçası olsa da denge öğesi çok önemlidir, bu nedenle mekanları tıka basa doldurmak anlamına gelmez.


Yazının devamı...

Buram Buram Yaz Kokan Bir Stil: Akdeniz Stili

17 Mayıs 2021

Akdeniz Stili adından da anlaşılacağı üzere Akdeniz’e kıyısı olan ülkeler arasında başlamış sonrasında ise zamansız bir dekorasyon stili olarak yerini sağlamlaştırmıştır. Temel olarak kendi içinde 3 ana başlıkta toplanır. Bunlar İtalyan etkisi, İspanyol etkisi ve günümüzde en sık uygulanan Modern Tarz Akdeniz Stilidir. Akdeniz kıyılarında yer alan Afrika ülkelerinin kültürel açıdan farkları, bu ülkelerin dekorasyon özelliklerine de yansımıştır. Bu özellikler arasında rustik öğelerin kullanımına sıklıkla rastlanmaktadır. Ülkeler arasında ufak farklar olsa da genel olarak aydınlık, yalın ve rahat bir çizgiyi takip ettikleri söylenebilir.


Akdeniz evlerinin en tipik özelliklerinden biri iç mekanların küçük olmasıdır. Buna karşılık balkon, teras veya avlu gibi mekanlar oldukça geniştir ve ılıman iklimden dolayı insanlar zamanlarının çoğunu buralarda geçirirler.

Modern Akdeniz Stili renk paletine açık ve sıcak tonlar hakimdir diyebiliriz. Duvarlar genellikle beyaz kireç badanadır. Stil; seramikler, ahşap, ferforje, keten kumaşlar, doğal taş duvarlar kullanılarak  olabildiğince basit ve ferah mekanlar oluşturmayı hedefler. Özellikle denizden ilham alan mavi ve beyaz renklerin ağırlıkla kullanıldığı hemen dikkatimizi çeker. Bu iki renk stilin demirbaşı olup mutfak, banyo, oturma alanları ve dış mekanlarda bolca kullanılır. Mobilyaların yanı sıra kepenk, panjur, kapı, pencerelerde ve bunların pervazlarında mavi rengi görmek mümkündür.  Ayrıca tüm toprak tonları, yeşil, turuncu, pembe ve sarı gibi parlak renklerde sıkça kullanılır.

Yazının devamı...

Dekorasyonda 60-30-10 Kuralı

29 Mart 2021

Dekorasyon çok yönlü, kafa karıştırıcı ve bazen hayal kırıklıkları ile son bulabilecek, oldukça fazla  emek isteyen bir süreçtir. Çoğu zaman dengeli bir mekan oluşturmak zorlayıcı olabilir. Etkileyici ve hoş bir mekan yaratmak için en önemli unsur tabi ki renklerin doğru kullanımından geçiyor.

Dekorasyon konusunda tecrübeli olmayan veya nereden başlayacağını bilemeyenler için işleri kolaylaştıracak bazı temel yöntemler elbette var. İşte bu yöntemlerin en pratik ve efektif olanı 60-30-10 kuralı.

Bu kuralı uygulamak özellikle renkleri birleştirmede zorlananlar için iyi bir yoldur. Çünkü temel olarak tasarıma esas olan 3 renk seçmek başlangıç için yeterlidir. Sonrasında daha fazla doku ve desen katarak görselliği zenginleştirebilir veya hareket kazandırabiliriz.

Renk paletini oluştururken mekanımızın geneline hakim olacak renk %60 oranında kullanacağımız ana rengi oluşturacaktır. Duvarlar, zeminler, büyük mobilyalar, ana tekstil elemanları genellikle bu kategoriye dahil edilir. Odaya girdiğimizde gözümüzün en çok algıladığı renk bu renk olacağı için çok baskın renkleri tercih ederken dikkatli olmakta fayda vardır. O nedenle ana renk genellikle pastel ve toprak tonlarından seçilir. Bu tür renkler dinlendirici ve sakin bir ortam algısına katkı sağlar.

Mekanın %30’luk bölümünde kullanılacak ikincil rengi belirlerken ana rengimizin tonlarına yakın bir ton tercih edebilir ya da tamamen kontrast bir renk ekleyebiliriz. Tavan, daha küçük mobilyalar ve sehpalar, zeminin bazı bölümleri, büyük halılar, sandalye veya berjer kumaşları bu kategoride değerlendirilebilir. Mesela en sevdiğimiz rengi bu kısımda kullanabiliriz.

Yazının devamı...

Dekorasyon Yenilemek İçin Ekonomik ve Pratik Çözümler

22 Mart 2021

Ev dekorasyonunu yenilemek veya evde tadilat yapmak zaman alan ve bir o kadar da maliyetli bir süreçtir. Bu sorun özellikle kiralık evlerde sıkça karşılaşılan bir durumdur. Bazı ufak değişikliklerle hoşunuza gitmeyen alanları gizleyebilirsiniz. Ayrıca birkaç minik dokunuşla herkesi daha memnun edecek sonuçlara varmak mümkündür. Burada en önemli nokta bütçeyi belirlemektir. Çünkü bütçemizin ne kadar olduğu yapabileceğimiz değişikliklerinde belirleyicisi olacaktır. Bu konuda sizlere yardımcı olabilecek bazı püf noktalarını paylaşmak istedim.

Hibrit Boyalar

Pek çok farklı marka ve renk seçeneği olan; ahşap, seramik, polyester, kumaş, deri, plastik, metal, ​duvar, dolap gibi çoğu yüzey için kullanılabilen boyalar yenileme projelerinin en gözde ürünüdür. Mutfak, banyo, gardırop gibi yıpranmış veya rengini değiştirmek istediğiniz yüzeylerde rahatlıkla kullanılabilir. Ayrıca duvarlar ve seramikler içinde uygundur. En önemli özelliği ise kullanımının diğer boyalara göre çok daha kolay olmasıdır, astar veya zımpara gibi ön işlemler gerektirmez. Örneğin oturma alanında veya odalarda duvarları iki farklı renge boyayarak hareketlendirebilir, mekana derinlik katabilirsiniz.

Halı ve Kilimler

Evlerde en büyük sorun yaratan alanlardan biri zemin kaplamalarıdır. Özellikle sık ev sahibi değiştiren evlerde zamanla çizilmeler meydana gelir. Zeminde değişiklik yapmak bütçe ve uygulama zorlukları nedeniyle genelde kaçınılan bir tadilattır. Burada kurtarıcı büyük ebatlı kilim ya da halılar olacaktır. Zeminlerde çizikleri bu şekilde gizlemek en pratik çözümdür. Eğer rahatsızlık duyduğumuz yüzey daha küçükse ilgi çekici bir kilim ile odak noktasını değiştirebiliriz.

Yazının devamı...

Huzurlu ortamlar için dekorasyonda renk psikolojisi

15 Mart 2021

Renklerin insan psikolojisinde ne kadar önemli olduğu artık bilimsel olarak da belgelendi. Pandeminin etkisiyle evlerde olduğumuz zamanın artması, burada geçirdiğimiz zamanlardaki ruh hallerimizin çok daha önemli olmasına yol açtı. Mesela sarı bir odada olmak sizi endişeli mi hissettiriyor? Yoksa mavi renk sizi sakin ve rahat mı hissettiriyor? Tasarımcılar ve iç mimarlar uzun zamandır rengin ruh halini ve davranışı fazlaca etkilediğine inanıyorlardı. Renk, güçlü bir iletişim aracıdır, ruh halini etkilemenin yanı sıra fizyolojik reaksiyonları etkilediği de araştırmalarla kanıtlanmış oldu. Bazı renkler yüksek kan basıncı, artan metabolizma ve göz yorgunluğu ile ilişkilendirilmiştir. Sanatçı Pablo Picasso "Renkler, tıpkı özellikler gibi, duyguların değişimini takip eder" demişti. Peki renk tam olarak nasıl çalışır?

1666'da İngiliz bilim insanı Isaac Newton, saf beyaz ışığın bir prizmadan geçtiğinde tüm görünür renklere ayrıldığını keşfetti. Newton ayrıca her rengin tek bir dalga boyundan oluştuğunu ve başka renklere daha fazla ayrılamayacağını buldu. Renk paletinde renkler sıcak, soğuk ve nötr olmak üzere üç ana grupta incelenebilir. Kırmızı alandaki renkler sıcak renkler olarak bilinir; kırmızı, turuncu, pembe ve sarıyı içerir. Bu renkler, sıcaklık ve rahatlık duygularından öfke ve düşmanlık duygularına kadar değişen hisler uyandırır.

Mavi alandaki renkler soğuk renkler olarak bilinir; mavi, mor ve yeşili içerir. Bu renkler genellikle sakin olarak tanımlanır, ancak aynı zamanda üzüntü veya ilgisizlik duygularını da çağrıştırabilir.

Bir diğer grup ise nötr renklerden oluşur. Bunlar kahverengi, gri, beyaz, siyah ve metalik renkler olarak gruplanabilir.

Yazının devamı...