Dr. Bahar Eriş'in düzenlediği Momtalks (Anne Konuşmaları) bu yıl da gerçekleşti. Gün boyu farklı oturumlarda "Bilinçli Ebeveynlik" temasıyla paylaşımlar yapıldı. Mümin Sekman, Ali Koç, Sinan Canan, Şermin Yaşar, Bahar Eriş, Aslı Elif Tanuğur, Elif Çakır gibi pek çok isimle anneleri ve konuyla ilgilenenler buluştu. Gün boyu tüm oturumlara ben de katıldım.

Uykudan beslenmeye, başarıya, annenin girişimciliğinden, çocukla oynanan oyunların kalitesine pek çok farklı konuda paylaşımlar yapıldı. Bu etkinlikler çok değerli çünkü anneyle çocuğun daha bebek öncesinden hamilelik sürecine, emzirme, bağlanma süreçlerine çok özel ve birbirinden çok etkilenen bir ilişkisi var. Bu yüzden annenin bilinçli olması, rahatlığı, kendine güveni, aldığı destek, birbirine olan desteği çok çok önemli. 

Oturumlarda aldığım birkaç notu da paylaşmak isterim.

-Evlerdeki üretimin bitmesiyle çocukların oynayabilecekleri doğal oyun ve ilham alanları kayboldu. Birkaç on yıl önceki evlerde ekmek yapımı, dikiş, nakış, örgü gibi işler çocuklar için doyurucu oyun unsurlarıydı. O zamanlarda doğal olarak hayatımızın içindeki bu besleyici ortamlar, bugün Montessori Metodu olarak uygulanıyor.

- Çok fazla yapay oyuncak arasında çocukların hayal ederek kendi kendilerine bir şeyler üretmesini bilinçsizce engelleyebiliyoruz. Bu yüzden bilinçli olmak, çocuğa oyuncak, etkinlik seçerken dikkatli olmak çok önemli. Çünkü bugün kolayca satın alabildiğimiz niteliksiz pek çok oyuncak çocuğun hayal gücünün kısıtlanmasına, dikkat dağınıklığı gibi pek çok sıkıntıya sebep olabilir. 

-Başarı için eğilim ve eğitim birlikte olmalı. Kişinin istediği, sevdiği şey; eğilimi olan, iyi olduğu alan ve bu konudaki toplumdaki ihtiyaç birbiriyle örtüşecek şekilde  kariyer tasarımı yapılmalı.

-Her şey duygularını okuyan insanlara amade olur. Duygularımızı iyi okuyabilirsek hevesle hedefi ayırt edebiliriz. Eğitim yokluklar çağında işçi yetiştirmeye devam ederken bugün çokluklar çağında seçim yapmamız gerekiyor. Duygularımızı yönetemediğimizde, şampuan seçimi gibi basit konularda bile bizi yönlendiren şeylere göre karar verebiliyoruz.

-Eğitimde mantık ve sezgi birlikte olmalı. Duyuların etkili bir biçimde kullanımı da eğitimin içinde olmalı.

-İnsan önüne hazır gelince değil, kendi sınırlarını aşmak için çalışıyor. Bu yüzden çocuklara her şeyi hazır vermek yerine sınırlarını aşabileceği basit zorluklar sunulmalı.

-Ebeveynin başarı hırsı yüzünden çocukları nefes almadan kurs kurs dolaştırmaya gerek yok. Neticede çocuk, çocuktur, robot değil. Bunlar yerine ebeveynin de çocukla beraber isteyerek katıldığı etkinlikler çocukta çok daha etkili. 

-Eğitimin işi bilgi değil, dert ve ilham vermektir. Hazır bilgiyi doldurmak yerine bir ihtiyaç hissetmek ve bunu kapasite ve yetenekle birleştirip bir şeyler üreterek harekete geçirmek önemli. 

Bilinçli ebeveynlik, potansiyelini gerçekleştirebilen mutlu çocuklar, iyi bir gelecek için bol bol böyle etkinlikler olsun, bilenler bilmeyenlere anlatsın, paylaşalım zenginleşelim.

Sevgiler,

Ayşegül Karahan Ertuğrul
Eğitimci, Ebeveyn Danışmanı

www.aysegulkarahan.com
Instagram @aysegulkarahanBilincliAileler