|
|


Suçluluk tasması
BİR NEO-LEVANTEN'İN NOT DEFTERİNDEN / DONATELLA PİATTİ
Bir çeşit kadın-eş, küçüklüğünden beri "seks üzerine tamamen cahil" yetiştirilmiştir ve konu hakkında net fikir sahibi olmadığından, konuşmayı ve hatta deneyim kazanmayı özenle reddeder. Herhangi bir okulu bitirir ve hemen, kendine öğretildiği gibi tam bir kadın olabilmek için, bu toplum tarafından kabul edilebilecek, kendine uygun bir koca aramaya koyulur. İstek ve şehvetin ne demek olduğunu bilmediği için pek kıskanç sayılmaz ama seksi gözüken kadınlara derinden bir haset duygusu hisseder ve gizliden bir korku duyar. Onları, evliliğinin ahengini bozacak, yani kendi huzurunu kaçıracak sürekli bir tehlike gibi görür.
Bunun için hep erkeğini kontrol eder ve aldatıldığını anladığı zaman bunu gerçek bir trajediye dönüştürür. Ama hiçbir zaman erkeğini bırakmayacaktır...
Bırakmadığına göre mutlaka aklından geçen bir şeyler vardır elbette. O dakikadan itibaren kocasının "günahını" yüzüne vuracak bir sebebi vardır. Her seferinde ona bunu hatırlatarak kendisinin ne kadar iyi bir eş, ne kadar iyi bir anne olduğunu; hayatını, hayallerini, hırslarını (?) bir tarafa bırakıp kendini kocasına ve çocuklarına adadığını gönül rahatlığıyla vurgulayabilir. (Saçların süpürgeye dönüşme olayını düşününce hep gülmekten karnıma ağrılar girmiştir!) Ve böylece erkeğini sonsuz kadar suçluluk duygusuyla kendine bağlayacaktır... Böyle bir davranışta ne kendisine ne kocasına karşı bir aşk söz konusudur. Hatta kocasından hoşlanmıyordur. Hem sonra neden hoşuna gitsin ki? Onun için mi evlendi sanki! Aldatma olayından sonra kazandığı hakları düşünerek kocasını eleştirmeye başlar ve sürekli olarak daha zengin, daha başarılı ve ailelerine daha bağlı kocalardan örnekler verirler. Ayrıca daha konforlu bir yaşama istekleri yüzsüzce artacaktır.
Evde oldukça düzenli ve sıcak bir atmosfer yaratılmıştır ama devamlı bir şeyleri yüzüne vurmaktan ve onun yüzünden yorgun olduğunu söylemekten hiç vazgeçmez. (Neden yorgun acaba? Kocası eve para getiriyor ve çalışıyor, evin temizliğini yardımcı kadın yapıyor, kocasına şehvetli geceler yaşatmıyor, çocuklar zaten okula gidiyor... Ne yorgunluğu bu?)
Yaşlandıkça durum daha iyiye gitmiyor tabii ki. Hiçbir zaman kendi vücudunu sevmediği için yavaş yavaş şişmanlamaya başlıyor, iyice aksileşiyor, kocasının o çok hoşuna giden diğer genç ve gösterişli kadınlara karşı daha da kıskanç oluyor. Ve onu cezalandırmak için kocalarıyla aynı yatağa girmeyi tamamen ret ediyor. Bu şekilde her zaman onu rahatsız eden, hiçbir zaman çözümlenememiş eski seks problemi toptan ortadan kalkmış oluyor.
Kocası ona karşı hep bir suçluluk duyduğu ama tartışmadan nefret ettiğinden, karısının isteklerini yerine getirmeye mecbur nasıl olsa... Yani evdeki öncelikler ona göre ayarlanıyor: Önce aile, sonra onun hastalıkları, onun saatleri, onun arkadaşları yani onun istekleri... Sonuçta onunla niçin evlendi ki zaten?
Doğal olarak kontroller, baskılar, tehditler, suçluluk duygusu; ilgiye, takdire, aşka ve sağlıklı bir seks hayatına ihtiyaç duyan bu adamın devamlı olarak karısını aldatmasını engellemiyor.
Gerçek problemler, bu adam (istemeden mi acaba) farklı bir kadın bulduğunda başlıyor. Aşık olmaktan, sevişmekten hoşlanan ve bunu sadece vücutlarıyla yapmayan kadınlar... Sahte ve çıkarcı olmaksızın yaşayanlar... Onunla birlikte eğlenerek azarlandığı tüm konularda her şeyi yapabilen, onu dinlemeyi ve öğüt vermeyi bilen, onu takdir eden ve -bak sen şu işe- onu olduğu gibi seven!
Böylece erkeğin içinde kızgınlıkla karışık bir kuşku duygusu uyanıyor ve karısını seçerken korkunç bir tuzağa düştüğünü düşünmeye başlıyor... Kuşku bir çeşit kişisel gururla karışıyor ve onun tuzağa düştüğünü kabullenmesini engelliyor. Bir daha aldatılma, hayatını değiştirme ve belirsizliğe düşme korkusu...
Eeeee, evet çünkü diğer kadınlar veriyorlar ama aynı zamanda duygusal anlamda çok fazla şey bekliyorlar. Onu canlı, sağlıklı, arzulanan ve gerçek bir erkek gibi hissettiriyorlar ama sürekli bir ilgiye, zamana, özene ve bazen yorgunluğa bedel oluyorlar!
Öyleyse belki de elde edilmiş düzenin esiri olup kaçamaklarla yetinseler, eşleri içlerindeki büyük fedakarlık duygusuyla ve kocalarını kaybetmemek için devamlı olarak görmezden gelecekler!
donatellapiatti@hotmail.com
YAŞAM

Bu iki afacan trene ters bindi
Tarihimiz bir ölüye emanet!
Mars'la aramıza bulutlar girdi...
Sapığa suçüstü
Acı çikolata tansiyonu düşürüyor
Robot İdmanyurdu maçta
Ayten Nine kapkaçı yendi!
Ölüme kaçtılar!
Eminem, Türk Adliyesi'ne düştü
İkinci evlatlığı 'Çeçen' olacak
Emine'nin gözyaşları
Sapık tecavüzcüye idam
Sahte kredi kartı çetesi yakalandı
Önce çalıyorlar sonra arıyorlar
Bu gece Regaib Kandili
Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur...
Suçluluk tasması
"Daimi balayı" oyunu!
|
|




|