25 Aralık 2003 Perşembe
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   



   
En son moda, ayaklara estetik ameliyat

       
Vücudunu delen ve dönüştüren nesilden bir önceki nesil olan bendeniz, yamyamlıktan birkaç önceki nesil olabilir miyim dersiniz?

       
    Geçenlerde Serdar Turgut'un Akşam'daki köşesinde okudum:
    Amerikan televizyonlarından birinde "Extreme Makeover" (radikal dönüşüm) adlı bir program varmış. Orta sınıftan meslek sahibi kişiler, katılımcı olarak seçiliyormuş bu programa. Seçilenlerin ortak özelliği, çirkin olmalarıymış.
    Programın yapımcıları, Amerika'nın ünlü estetik cerrahları ve moda danışmanlarıyla anlaşmışlar. Adaylar arasından seçilen şanslı! kişi, 6 hafta boyunca kendisini uzmanların eline teslim ediyormuş.
    Estetik ameliyatlar dizisi öncesi bol bol görüntülenen katılımcı, 6 haftalık programın bitiminde yakınlarının, arkadaşlarının toplandığı bir salonda, perdelerin arkasından çıkıp geliveriyormuş.
    Yakın çevresinin karşılaştığı manzaranın etkileyici olduğuna kuşku yok. Estetik cerrahlar ve moda danışmanlarının, "Tanrım beni baştan yarat" diyen Amerikalıların hücumuna uğradıklarını tahmin etmek de zor değil. Yakında bizde de benzeri bir program başlarsa şaşmam. Haftada 3 - 4 kez, değişik boy, yaş ve karakterde, birbirinden çirkin kadın ve erkeklerin nasıl güzelleştiklerini seyretmek, insanın aklını pekalâ çelebilir!
   
    Ayaklar bıçak altına!
    Ameliyata ancak hastalık halinde ve başka hiçbir seçenek kalmamışsa evet diyen biri olarak vücudunu kestirip biçtirenlere her zaman hayret etmişimdir. Benimki korku değil, sağlığımla ilgili riskleri minimize etme çabası.
    Sadece incecik bir bantla tutturulmuş fevkalâde dekolte ayakkabıların soğuk kış günlerinde bile vitrinleri süslediği dikkatimi çekiyordu, ama son modanın ne olduğunu intikal edebilmem için İngiliz The Independent gazetesindeki şu haberi okumam gerekti:
    Burun küçültüp kaldırmak ya da göğüsleri silikonla büyütmek, artık estetik ameliyattan bile sayılmıyormuş. Son moda ayak parmaklarını güzelleştirmekmiş. Amerika'da hanımlar, binlerce dolar karşılığı ayak parmaklarını kestirip biçtirmek için plastik cerrahlara akın ediyorlarmış. Çünkü çok dekolte bir ayakkabı giyildiğinde, ayak parmakları da göğüs dekoltesi kadar seksi olabiliyormuş.
   
    Vücudunu delen nesil
    İngilizlerin entellektüel müzisyeni Brian Eno, 3 yıl önceki Davos toplantılarında "Yaşantımız üzerinde en hayati etkiye sahip 5 anahtar sözcük"ten birini bedenini dönüştürme (body modification) olarak nitelemiş ve "İnsanlar vücutlarını plastik cerrahi ile şekilden şekile sokuyorlar. Ben, vücudunu delen nesilden bir önceki nesilim," demişti. Eno'nun diğer 4 anahtar sözcüğünü merak ediyorsanız:
   
  • Ortak kullanıma açık alanlar (commons)
  • Sağlık hizmetleri (Dünya nüfusunun yarısı hastalıklara sahip, diğer yarısı da ilaçlara...
  • Şeref ve utanç
  • Bitmemişlik (Aslında hiçbir şey son halini almış değil)

  •    
        Yamyamlık moda olabilir
        Eno gibi ben de vücudunu delen nesilden bir önceki nesilim. Her sinirlendiğinde cebinden jileti ya da ucu sivri küçük bıçağını çıkartıp kolunu - bacağını kesip kanatan, dilinin küçük diline yakın kısmını deldirip taşlı küpeler takan gençler, filmlerde giderek daha sık karşıma çıkıyor. Anlamaya çalışıyorum, anlayamıyorum. Bana kendilerine eziyet ediyorlarmış gibi geliyor, ama herhalde tam tersi.
        "Öldürülüp yenecek adam arıyorum" diye internete ilan verip, cevap veren 430 kişi arasından Bernd Jürgen Brandes'i seçerek yiyen Armin Meiwes'in duruşmasıyla ilgili haberleri gazetelerde okuduktan sonra pes ettim sevgili okurlar. Anlaşılan böylesi bir zevk bile var, ama bunları benim aklımın havsalamın alması imkânsız!
        Almanya'da yargılanan sanık Meiwes savunmasında, Brandes'in kesilmeye ve yenmeye çok istekli olduğunu, hatta "Umarım beni lezzetli bulursun" dediğini söylemiş. "Arkadaşım yenmekten çok hoşlandı" diye de devam etmiş.
        Bugünkü vücudunu delen nesilden birkaç nesil sonra, insanların birbirlerini yemeleri de normal mi karşılanacak yoksa?
       
        Yamyamlık Ortaçağ'da yaygın değil miydi?
        2003'te dehşetle izlediğimiz uluslararası politika, insanın doğasında varolan ilkellik ve vahşetin 4 - 5 bin yıldır zerrece değişmediğini hepimizin gözüne sokmadı mı?
       
        mtamer@milliyet.com.tr
       
       





    Taha AKYOL
    Üç bomba: Kıbrıs, AB ve Kerkük

    Çetin ALTAN
    "Saat durmuş, ocak da tütüyorsa..."

    Melih AŞIK
    Raporlu Hoca...

    Fikret BİLA
    KKTC'de hükümet

    Hasan CEMAL
    Ya canın cehenneme Avrupa denirse...

    Yılmaz ÇETİNER
    Kaçak yabancı işçinin cezası ne?

    Güneri CIVAOĞLU
    Simyacı

    Hurşit GÜNEŞ
    Dış ticaretteki rekorların kaynağı

    Doğan HEPER
    İyimser mi olmalı, kötümser mi?

    Sami KOHEN
    Neden herkes hemfikir?

    Hasan PULUR
    Karşı devrim adım adım...

    Derya SAZAK
    Bütçede Derviş, Erdoğan

    Meral TAMER
    En son moda, ayaklara estetik ameliyat

    Güngör URAS
    Hem bakkal hem market olacak (...ama hepsi kanuna uyacak)

    Serpil YILMAZ
    'Özelleştirmeyi beceremezler'

    M. Ali BİRAND
    SON MİLLİ SIR...