Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 15 Aralık 2005 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten

Ufukta yeni bir kriz görünüyor...


Ufukta kara bulutlar yoğunlaşıyor. Belki şu sıralarda tam anlamıyla farkedilmiyor, ancak ilerde fırtına işaretleri görülüyor.
Hemen önlem almak, stratejiler hazırlamak zorundayız. Eski alışkanlıklarımızı sürdürür ve çözümü son dakikaya bırakır veya herşeye HAYIR diyerek direnebileceğimizi sanırsak çok hata ederiz.
Sözünü ettiğim tehlike bulutları yine Kıbrıs etrafında yoğunlaşıyor.
Sorun, Gümrük Birliği çerçevesinde, hava ve deniz limanlarımızın Kıbrıs malı taşıyan Kıbrıs Rum gemi ve uçaklarına açılması zorunluğundan kaynaklanıyor.
Türkiye, Avrupa Birliğine limanlarını açacağına dair söz verdi. Yani bu işin kaçarı yok. Ancak, işi erteleyebilmek ve karşılığında da Rumlardan ve Avrupa Birliğinden ödün koparabilmek için dans ediyoruz.
Her ülke bu dansı yapar. Verdiğine karşı birşeyler almak ister. Ankara'nın istediği de, limanlarını açma karşılığında, KKTC'yi izolasyondan kurtaracak bazı adımların da AB tarafından atılması. Bunlardan biri, AB'nin vaadettiği ekonomik yardım, diğeri KKTC ile AB arasında serbest ticaret.
Rumlar, KKTC'ye serbest ticaret hakkı tanınmasını kabul etmiyorlar. Türkler de serbest ticaret olmadan sadece ekonomik yardımla yetinmek istemiyorlar.
Tam bir kısır döngü yaşanıyor.
Peki ne olacak?
Müzakereler başlayana kadar (büyük olasılıkla 2006'nın ilk yarısı) karşılıklı itişmeler, zemin yoklamaları sürecek. Ancak, sıra ilk müzakerenin açılmasına gelince, dananın kuyruğu kopacak. Zira, müzakerenin fiilen başlamasının bir koşulu var: Limanların açılması. Hadi 23 üye duruma göz yumsa dahi, Yunanistan ile Kıbrıs ısrar edecektir. Türkiye, verdiği sözü tutup limanlarını açmadığı taktirde, müzakereler başlamayacaktır.
Başka bir deyişle, daha başlamadan müzakerelerin askıya alınması gibi son derece tatsız bir durumla karşı karşıya kalma tehlikesi var. Böyle bir olasılıkta, Kıbrıs konusu ön plana çıkacak ve Ankara üstündeki resmi tanıma baskılarının daha artmasına yol açacak.

ARTIK, SERTLİKLE POLİTİKA YAPMA DÖNEMİ KAPANDI
AB kurumlarının şu sıralarda yanıtını aradıkları soru, önündeki bu tehlikeyi görmesine rağmen Türkiye'nin henüz ikna edici bir strateji üretip üretmeyeceği.
Bundan önce, AB ile ilişkilerinde genel olarak katı ve sürekli HAYIR' a dayalı bir politika benimseyen Ankara'nın, bu müzakerelerde aynı yaklaşımı devam ettirmesinin ters tepeceğine dikkat çekiliyor.
Şu ana kadar, sadece Başbakan'ın "KKTC üzerindeki izolasyon kalksın, bizde limanları açalım" sözü var. Ancak bu çok geniş ve soyut bir kavram. Hangi adımlar izolasyonun kalkması anlamına geliyor. Eğer Türkiye, KKTC'nin resmen tanınmasını istiyorsa, çok güç. Mutlaka bir pazarlık yapılacakta, öncelikler ne olacak?

* * *

EKÜMENİKLİK BİZİ GİDEREK SIKIŞTIRIYOR
Göz göre göre, "Ekümeniklik" ve "Heybeliada Ruhban okulu" konularında kendimizi köşeye sıkıştırıyoruz.
Özellikle Washington ve Brüksel'den gelen işaretler, durumun aleyhimize geliytiğini gösteriyor.
"Ekümenik" sıfatıyla başlayalım.
Biz nedense, Patriğe bu sıfatla hitap edilmesine karşı savaş aşmıç bir görüntü veriyoruz. Oysa kimse Türkiye'den, Patriğe Ekümenik denmesini istemiyor. Zaten herkes bu sıfatı –Türkiye itiraz etse de, etmese de- kullanıyor. Türkiye'nin reddetmesi hiçbirşeyi değiştirmiyor. Ankara bu konuda savaşmasa, ancak Patriğe ekümenik de demese sorun kalmayacak.
Diğeri Heybeliada Ruhban Okulu...
AKP hükümeti, iktidara glediğinden bu yana Ruhban okulunun açılacağı yolunda çok sözler verdi. Milli Eğitim Bakanı defalarca tekrarladı. Ancak sözlerini yerine getiremediler. Bu iniş çıkışlı tutum büyük hayal kırıklığı yarattı.
Türkiye, eninde sonunda bu okulu açacak. Uluslararası konjonktür Ankara'yı zorluyor.
Eğer bir formül bulmakta gecikilirse, ülkemizin prestiji daha da hırpalanacak ve bir çözüm bulmak daha da zorlaşacak.
Uluslararası ilişkilerde zamanlama son derece önemlidir. Zamanlamasını iyi hesap edenler kazanır, kötü hesap edenlen kaybeder.

(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )

mabirand@e-kolay.net








Taha AKYOL
En tehlikeli fikir
BAZI okurlarımdan tepkiler alırım. Beni geric...
Çetin ALTAN
Gevşek kravat, pantolon dışına çıkmış gömlek...
Havaların kurak, yahut yağmurlu gitmesinden, ...
Melih AŞIK
Van'da adalet...
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Yücel Aş...
Fikret BİLA
Bahçeli tam yetki istiyor
MHP lideri Devlet Bahçeli, geleneksel hale ge...
Hasan CEMAL
Demokrasi, demokrasi düşmanı!
Hangisi kazanacak? Demokrasi mi? Demokrasi dü...
Yılmaz ÇETİNER
Türban olmadı, cami; cami olmadı, içki; içki olmadı, imam; imam olmadı?..
Osmanlı padişahı, aynı zamanda İslamların hal...
Güneri CIVAOĞLU
Pankart açmam
Bir iktidarın en kuvvetli olduğu gün, "hüküme...
Can Dündar
AKP'nin sonbaharı
"Balayı dönemi"nin uzunluğu evlilikten evlil...
Hurşit GÜNEŞ
Çuf çuf! İnşaat lokomotifi geliyor!
Gerek kamu kesiminde, gerekse özel kesimdeki ...
Doğan HEPER
'Yehova Şahidi' böyle öldü
O öldü.
Semih İDİZ
Bolkenstein: Orhan Pamuk'a 'zulüm' gibi davranışlar devam ediyor
Kimlik tartışmalarımız süredursun, Avrupa'da ...
Hasan PULUR
Anılar, anılar...
İNSANIN anılarını, hatıralarını, yazması kola...
Derya SAZAK
Akbabanın 3 Günü
CIA'yı en iyi anlatan filmlerden biriydi, Rob...
Meral TAMER
Benimki, sivil itaatsizlik!
Sabahtan beri kulağım radyoda, gözüm televizy...
Yaman TÖRÜNER
Bize bir şeyhler oluyor
2.8 milyar dolar muhammen bedelle satışa çıka...
Güngör URAS
IMF 'kıvırtmaya başladı'
IMF İcra Direktörleri Kurulu'nda Türkiye'nin ...
Serpil YILMAZ
Vodafone fiyat rekabetine girmeyecek
Aylık haber dergisi Tempo'nun 19. yılının kut...
M. Ali BİRAND
Ufukta yeni bir kriz görünüyor...
Ufukta kara bulutlar yoğunlaşıyor. Belki şu s...

© 2005 Milliyet